ANKARA - Merkez Bankası verilerine göre özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu 2025 yılı Aralık ayında bir önceki çeyreğe göre 12.1 milyar ABD doları artarak, 219.7 milyar ABD dolarına yükseldi.
Merkez Bankası (TCMB), Aralık 2025'te özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu tutarını açıkladı. Verilere göre; 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki çeyreğe göre 12.1 milyar dolar artarak 219.7 milyar dolar oldu. Bir önceki çeyreğe göre finansal kuruluşların toplam borcu 5.6 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların toplam borcu ise 6.6 milyar dolar artış gösterdi. Aynı dönemde finansal kuruluşların uzun vadeli borçları 6.4 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların uzun vadeli borçları 6.7 milyar dolar artış gösterdi.
Kısa vadede ise finansal kuruluşların borçları 0.8 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların borçları 0.2 milyar dolar azalış gösterdi. Döviz kompozisyonuna bakıldığında, dolar cinsinden borçlanmanın en yüksek paya sahip olduğu görüldü. 210.9 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 58.2'sinin dolar, yüzde 31'nin Euro, yüzde 2.7'sinin Türk lirası ve yüzde 8.1'inin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu; 8.8 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 20.6'sının dolar, yüzde 22.5'inin Euro, yüzde 53.5'inin Türk lirası ve yüzde 3.4'ünün ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.
DIŞ BORÇ YAPISINDA KIRILGANLIK HALİ DEVAM EDİYOR
Kısa vadede finansal kuruluşların borçları 0.8 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların borçları ise 0.2 milyar dolar azalmış görünse de toplam dış borç yapısındaki kırılganlık devam ediyor. Rakamlar, ekonominin üretim temelli bir dönüşümden ziyade borçlanma üzerinden ayakta tutulduğunu ortaya koyuyor.
Döviz kompozisyonu, Türkiye ekonomisinin yabancı para bağımlılığını açık biçimde yansıtıyor. 210.9 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 58.2'sinin dolar, yüzde 31'inin Euro cinsinden olması, toplam borcun yaklaşık yüzde 90'ının yabancı para birimlerine endeksli olduğunu gösteriyor. Türk lirasının payı yalnızca yüzde 2.7 seviyesinde kalırken, bu tablo yerli para biriminin uluslararası finans sisteminde ne denli zayıf konumda olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.