RİHA - Rojava’ya dönük tehdit ve Kobanê’deki kuşatmaya tepki gösteren Barış Anneleri Meclisi üyeleri, Kürtlerin el ele verdiği müddetçe kimsenin baş edemeyeceğini belirterek, birlik çağrısı yaptı.
Türkiye, DAİŞ ve Heyet Tahrir el-Şam’a (HTŞ) bağlı yapıların, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine dönük 6 Ocak’ta başlattığı saldılar ilerleyen günlerde Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetim’in tüm kentlerine yayıldı. DAİŞ’lilerin serbest bırakılmasıyla tüm kentleri işgal etmeyi hedefleyen HTŞ, ancak QSD, YPG ve YPJ öncülüğünde halkların verdiği direnişe çarptı. Seferberlik ilanı kapsamında hem Rojava’da hem de Kürdistan’ın dört parçası ve Avrupa ülkelerinde ayaklanan Kürtler ve dostları, bölge üzerinde kurgulanan tüm hedefleri boşa düşürdü. Ve Şam’ın geçici hükümeti, QSD ile 30 Ocak’ta saldırıları sonlandıracak bir anlaşmaya vardı.
Anlaşmaya rağmen göçlerle birlikte 500 binden fazla kişinin yaşadığı Kobanê’de kuşatma 18’inci gününe girdi. Askeri kuşatma altındaki Kobanê’de su, elektrik ve internet kesintisi nedeniyle pek çok insani ve sağlık krizi yaşanıyor. Yaşananlara tepkilerini sokağa çıkarak gösteren Barış Anneleri de, ablukasının bir an önce kaldırılmasını istiyor.
‘ROJAVA’NIN ÇOCUKLARI BİZİM ÇOCUKLARIMIZ’
Barış Annesi Eyşan Can, abluka nedeniyle çocukların yaşamını yitirdiğini anımsatarak, “Rojava’nın çocukları bizim çocuklarımızdır. Çocuklar açlıktan yaşamını yitirirken, Türkiye yardımların ulaşmasını engelliyor. Türkiye çetelere destek vermemeli. Gerilla, asker ve polis anneleri hepimiz aynı acıları çekiyoruz. Hiçbir çocuğun, gencin ölmesini istemiyoruz. Hiçbir annenin ağlamasını istemiyoruz” diye belirtti.
‘KÜRTLER TETİKTE, BİR ARADA OLMALI’
Barış Annesi Sara Canbek de Kobanê’deki ablukaya dikkat çekerek, çocukların ve kadınların yaşamını yitirdiğini vurguladı. Katledilen kadınların cenazelerinin binalardan atılmasını hatırlatan Sara Canbek, “Bu zulüm kabul edilir mi? Bunu kabul etmediğimiz için ayağa kalktık. Elimizden ne gelirse onu yapacağız. Kürt halkı Rojava’daki kazanımların korunması için sürekli ayakta olmalı. Düşmana güvenimiz, inancımız yok. Her şeyi yapıyor, düşmanlığını sürdürüyor. Buna karşı Kürtler olarak bir arada olmalıyız” dedi.
‘DÜŞMANLIKTA SINIR TANIMIYORLAR’
Barış Annesi Fatma Akbaş, saldırılarla birlikte binlerce kişinin yerinden edildiğini ifade ederek, ekledi: “Hangi dinde, kitapta bu durum var? İnsanım diyen bu saldırıları, bu ablukayı kabul eder mi? Müslüman olanlar kendi çocukları için istemediği şeyi, niye bizim çocuklarımız için istiyor? Oradakiler kız, erkek kardeşlerimizdir. Yardımların ulaştırılmasına izin verilmiyor. Gönderilen yardımlar keyfi yardımlar değil. Çocuklar için mama, yaşlılar için yiyecek ve içecek, kış şartlarına uygun elbiseler var. Bunları bile bırakmıyorlar. Kürtlere karşı düşmanlıkta sınır tanımıyorlar. Sessiz kalanların vicdanı nasıl kabul ediyor? Kürtlere çağrımdır; hiçbiri evinde oturmasın, ayağa kalksınlar. Rojava’daki Kürtler direnmemiş olsaydı bu gün ne Urfa ne başka bir yer kalmıştı, hepsini DAİŞ almıştı. Rojava’daki çocuklar bizim çocuklarımızdır, Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın bir an önce açılmasını istiyoruz.”
‘KANIMIZIN SON DAMLASINA KADAR DİRENECEĞİZ’
Barış Annesi Gülizar Öztürk, Rojava dönük devam tehdit ve Kobanê’deki kuşatmaya tepki göstererek, “Kanımızın son damlasına kadar Rojava’yı korumayı bırakmayacağız. Rojava’yı tek başına bırakmayacağız. Kobanê tek başına değildir. Ölünceye kadar direnmeye devam edeceğiz. Barış diyorlar nerede barış? Kürtlerin dünya üzerinde hakkı yok diyorlar. Kan dökülmesini istemiyoruz. Bu yürüyüşlerimizi de bırakmayacağız. Kürtler el ele versin, Kürtler ele ele verirse kimse onları yenemez” ifadelerini kullandı.
Barış Anneleri Feride Polat, Emine Cızır, Sadet Cin ve Aslıhan Çiftçi de, Kobanê’deki kuşatma ve saldırı tehditlerine tepki göstererek, birlikte mücadeleye vurgu yaptı.
MA / Mehmet Aslan