İzmir'de bağımlılığa karşı yürüyüş: Yaşamı savunan tarafta olacağız

Paylaş:
İZMİR - Bağımlılığa karşı Karşıyaka'da yapılan yürüyüşte, bağımlılığın sisten sorunu olduğu vurgulanarak "Bizler el ele tutuşarak yaşamı savunan tarafta olacağız" denildi. 
 
İzmir Bağımlılıkla Mücadele Platformu ile Karşıyaka Emek ve Demokrasi Platformu, “Bağımlılık değil, yaşam” şiarıyla İzmir’in Karşıyaka ilçesinde bulunan Yamaç Mahallesi’nde yürüyüş gerçekleştirdi. Yamaç Mahallesi Trafo Durağı'nda bir araya gelen kitle sloganlar eşliğinde Cumhuriyet Mahallesi pazar yerine kadar yürüdü. Burada yapılan açıklamaya Halkların Eşitlik ve Demokratik Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk ve çok sayıda yurttaş katıldı. “Özgür toplum ve gelecek inşası için bağımlılık değil yaşam” pankartının açıldığı açıklamada sık sık “Bağımlı olma özgür ol”, “Bijî berxwedana ciwanan”, “Jin jiyan azadî” sloganları atıldı. 
 
Açıklamada söz alan Burcugül Çubuk, İzmir'in yoksul mahallelerinde çocukların çetelerin ağlarına düşürüldüğünü ifade ederek buna karşı kadınların, gençlerin ve ezilen halkların mücadele göstermesi gerektiğini söyledi. Burcugül Çubuk, "Biz hapishanelere dahi uyuşturucunun girdiğine duyumlar alıyoruz. Bizler basın açıklaması yaparken etrafımızda olan polise soruyoruz; torbacıları sokaklara salanları, o çetelerin başlarını ve Uzak Asya'dan bu maddeleri getirenleri nasıl yakalayamıyorsunuz? Neden sürekli bizlerin kardeşleri, çocukları, arkadaşları tutuklanıyor da bu işin başında duranlar ellerini, kollarını sallayarak dolaşıyorlar? Bu sorunun cevabı, bağımlılığın sistem sorunu olduğunu ortaya koyar. Bu sorunun cevabı ağırdır. Cevap bizde var. Cevabı herkese ulaştıracağız" dedi.  
 
'BAĞIMLILIK BİR SİSTEM SORUNUDUR'
 
Ardından kitle adına basın metnini okuyan Dilan Toprak, bağımlılığın bireysel bir tercih olmadığına dikkat çekerek, bağımlılığın bir sistem sorunu olduğu söyledi. İktidarların ve egemen sınıfların toplumları denetim altında tutmak için çeşitli araçlara başvurduğunu belirten Dilan Toprak, "Modern kapitalist düzen ise bu denetim mekanizmalarını yalnızca siyasal baskılarla değil, aynı zamanda toplumsal değerleri çözerek, dayanışma ağlarını dağıtarak ve bireyi yalnızlaştırarak yeniden üretmektedir. Kapitalizmin bağımlılığı bir savaş aracı olarak kullanması, özellikle yoksul mahallelerde, genç nüfusta ve kadınlarda çok daha görünürdür. Yoksulluğun genişlediği, geleceksizliğin büyüdüğü her alanda madde kullanımı teşvik edilir, uyuşturucu ticareti örgütlü yapılara bırakılır, dijital bağımlılıklar kontrolsüz biçimde yayılır. Bu durum, toplumun direncini kırmaya ve kolektif örgütlenmelerin önüne geçmeye yönelik daha geniş bir stratejinin parçası hâline gelir" ifadelerini kullandı.
 
'BAĞIMLILIK ÇOK KATMANLI BİR TOPLUMSAL KRİZDİR'
 
Bağımlılığın sadece madde kullanımı olmadığına da işaret eden Dilan Toprak, "Bağımlılık, çocukluktan yetişkinliğe uzanan bütün yaşam çizgisinde etkili olan çok katmanlı bir toplumsal krizdir. Madde kullanmaya başlama yaşının dokuzlara kadar gerilemesi, toplumda yaşanan çöküşün en sarsıcı göstergelerinden biridir. Ancak bağımlılık yalnızca bununla sınırlı değildir. Dijital teknolojiler ve sosyal medya platformları, bebeklik döneminden itibaren çocukları yoğun bir uyarıcı bombardımanının içine sokmakta; Yetersiz beslenme koşulları, yoksulluk, dışlanma politikaları, ayrıştırıcı eğitim sistemi politikaları, erişimi sınırlı sağlık hizmetleri rehabilitasyon ve bakım hizmetleri çocukları doğdukları andan itibaren zorlu koşullarla baş başa bırakmaktadır. Yaşamın her alanına yayılmış olan bu görünmez şiddet biçimi çocukların karar verme mekanizmalarını ve tüm gelişim süreçlerini olumsuz etkilemektedir. Bizler özel savaş politikalarıyla özgürlük talebinin güçlü olduğu mahallelerimize resmi güçlerin göz yummasıyla sokulan maddelerin farkındayız. Sanmayın ki bu kirli ticarete duyarsızız. Sanmayın ki evlatlarımızı, kardeşlerimizi neden yaşayan ölülere çevirmek istediğinizi bilmiyoruz. Ama bu kirli politikalarla tüm kardeşlerimiz uçuruma sürüklense de, bizler el ele tutuşarak yaşamı savunan tarafta olacağız" diye konuştu.