Saçını ördüğü için tutuklanmıştı: Bizim gibi çocukların yeri cezaevi değil

Paylaş:

İZMİR – Saçını örmesi nedeniyle tutuklanan 16 yaşındaki A.K., "Bizim gibi çocukların yeri cezaevi değil, bizim yerimiz okul sıralarıdır" dedi. 

İzmir'de sanal medya hesabından saç örme videosu paylaşması nedeniyle 5 Şubat'ta "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla tutuklanan lise son sınıf öğrencisi 16 yaşındaki A.K., Şakran Çocuk Cezaevi'ne götürülmüştü. Cezaevi girişinde çıplak aramaya maruz kalan A.K., ardından birlikte tutulduğu adli tutuklular tarafından da darp edilmişti. 26 gün cezaevinde kalan A.K., 3 Mart'ta görülen ilk duruşmada tahliye edildi. Tahliye sonrası Mezopotamya Ajansı'na (MA) konuşan A.K., cezaevi sürecinde yaşadıklarını anlattı. Tahliye sonrası bir yandan mutlu bir yandan da öfkeli olduğunu söyleyen A.K., "Bu adalet sistemine karşı bir öfkem var" dedi. 
 
Duruşma günü kendisine gösterilen dayanışmayı hissettiğini ifade eden A.K., "Duruşma salonunda sürekli kapıya bakıyordum. Birçok kişi ordaydı, tahliye kararı verildikten sonra alkış ve zılgıt seslerini duydum. Tahliye kararı verildikten sonra mutluluktan ağladım. Ring aracındayken de çok garip hissediyordum, yani 1-2 saat sonra özgür olacaktım, artık cezaevinde kalmayacaktım. Aslında hiçbir çocuğun bu duyguları yaşamaması gerekiyor. Çünkü biz çocuğuz. Ben kendi adıma çok üzgünüm ve başka çocukların da bu duruma düşmesini istemiyorum. Bu konuda sorumlu olanlar var. O çocukların da psikolojisi iyi değil, çıkmak istiyorlar; ama çıkamıyorlar. Cezaevi çocuklar için uygun bir yer değil, bunu bilmeleri gerekiyor" ifadelerini kullandı. 
 
'TUTUKLANMAMIN NE OLDUĞUNU DAHİ BİLMİYORDUM'
 
A.K., 5 Şubat günü gözaltına alınma sürecini ise şu şekilde aktardı: "Ben alındığım gün, evde değildim, evime yakın bir okulda İzmir bölgesinde bir aşçılık yarışmasındaydım. Yarışmada tam tabağımı çıkaracağım zaman, babam beni aradı ve polislerin eve geldiği söyledi. Ardından ağabeyimle birlikte emniyete gittik ve oradan adliyeye sevk edildim. Benim o gün sınavım vardı. Ben savcılık sorgumda, okul okuduğumu ve o gün sınavım olduğunu söyledim. Böyle bir konudan tutuklanacağımı düşünmüyordum, bunun suç olmadığını düşünüyorum. Daha tutuklanmanın ne olduğunu dahi bilmiyordum. Hayatımda ilk defa karakola ve adliyeye gittim, polisle konuştum." 
 
'BÖYLE NEDENDEN DOLAYI TUTUKLUYORLAR MI?'
 
Cezaevine götürüldükten sonra çıplak aramaya maruz kaldığını aktaran A.K., ilk iki gün boyunca da tekli hücrede kaldığını belirtti. Ardından adli tutukluların olduğu koğuşa konulduğunu ifade eden A.K., "O gün bana cezaevi kurallarını, işleyişini anlatan 'adalet' kitabını verdiler. Ben sabaha kadar o kitabı okudum. Aile görüşünden sonra koğuşa alındım ve orada benle benzer nedenden dolayı içeride olan arkadaşım kulağıma cezaevine neyden dolayı girdiğimi söylemem gerektiğini söyledi. Ardından 5-6 çocuk üstüme çullandı ve bana 'neyden içeri girdin, o kız kulağına ne söyledi, şimdi gidip onu döveceğiz' dediler. Ben de onlara 'neyden dolayı içeri girdiğimi söyleyebilirim, bundan utanacak değilim' dedim. Cezaevine girme nedenimi söyledikten sonra bana 'gerçekten böyle bir nedenden dolayı tutukluyorlar mı?' diye sordular. Kaldığım odada sürekli kavga çıkıyordu. Beni de zaten yeni geldim diye dövmüşler. Benle aynı nedenden dolayı içeri giren arkadaşımı da dövmüşler" diye konuştu. 
 
3 KİŞİ TARAFINDAN DARP EDİLDİ 
 
A.K. ardından kaldığı odanın değiştirilmesinden birkaç gün önce yaşadığı darp olayını ise "Ben odamı değiştirmemden 3-4 gün önce 3 tane tutuklu beni lavaboya çağırıp 'Gel seninle bir şey konuşacağız' dediler. Ben de bir şeye ihtiyaçları vardır diye lavaboya gittim. Bana birtakım şeylerle itham ettiler, tam kapıdan çıkarken beni tuttular ve geriye ittiler, saçlarımdan tutup lavaboya, duvarlara vurdular. Bu olayı kimseye söylememem konusunda beni tehdit ettiler, sürekli birilerinin gelip beni görmelerinden dolayı benden korkuyorlardı. Psikolojim kötüydü, o zaman ve darp edilmemden sonra daha kötü oldum. Bunun üzerine aileme ve avukatıma haber verdim. Ardından beni cezaevi görevlisi çağırdı ve ben de olanları anlattım. Darp raporu almak için kampüsteki hastaneye gittim, ama vücudumdaki izler geçmişti. Ağrılarım geçsin diye kendimi sürekli sıcak tutuyordum çünkü orada ilaç da vermediler. Bu olaydan sonra odam değiştirildi. Yeni odaya geçtikten sonra kendimi daha iyi hissetim. Ailemden odada birlikte kaldığım arkadaşımın ailesine ulaşmalarını ve onu da benim odama göndermeleri söyledim. Ardından onu da benim yanıma verdiler" şeklinde konuştu. 
 
ERBANESİYLE 8 MART'I BEKLİYOR  
 
Değişen odasında sık sık kitap okuduğunu, şarkı söylediğini ve birlikte kaldığı tutukluların saçlarını ördüğünü söyleyen A.K., "Kendime 'çıkana kadar her gün saçımı öreceğim' diye söz verdim. Çünkü ben saç örmenin bir suç olmadığını düşünüyorum. 8 Mart'a katılmayı çok istiyordum, her sene de 8 Mart'a katılıyorum. Duruşma günü avukatıma 'erbane alıp 8 Mart'a katılmayı istiyorum, çıkmazsam da üzülürüm' dedim. Çıktığım gün aileme 'Biriktirdiğim paramla erbane alacağım, cezaevinden çıktım, ve özgürlüğümün bir simgesi olsun' dedim. Çıktıktan sonra gidip erbane aldım. 8 Mart'ı bekliyorum. Müziğin yanı sıra mesleğimi de seviyorum. Okuluma gitmeyi de çok istiyorum. Bizim gibi çocukların yeri cezaevi değil, bizim yerimiz okul sıralarıdır. Ben hiçbir çocuğun cezaevine girmesini istemiyorum" diye konuştu.  
 
MA / Uğurcan Boztaş
 
 
İlgili Haberler
Kadınlar Newroz’a akın ediyor: Barış, özgürlük ve gelecek için buradayız
Kadınlar Newroz’a akın ediyor: Barış, özgürlük ve gelecek için buradayız

Newroz alanına gelen kadınlar, farklı şehirlerden yola çıkarak ortak talepler etrafında buluştu. Alanı dolduran kadınların talepleri ise barış, özgürlük ve direniş oldu.

Nasrin Parvaz’ın Evin Zindanı deneyiminden Sara’nın hikayesine
Nasrin Parvaz’ın Evin Zindanı deneyiminden Sara’nın hikayesine

Evin Cezaevi’nde yaşadıklarını “Abbasi Lalesinin Altında” adıyla kaleme alan Nasrin Parvaz’ın hikayesi bugün İran’da direnen sayısız kadın ile benzer özellik taşıyor. O kadınlardan Sara da, genç yıllarda tanıştığı cezaevi deneyimini politik bir güce dönüştürmeyi başardı.

Newroz öncesi kiras ve fistan telaşı
Newroz öncesi kiras ve fistan telaşı

Newroz için kiras ve fistanlara yoğun talebin olduğunu belirten terzi Şerbet Aydın, günde onlarca kişinin ya elbise baktığını ya da diktirmek istediğini kaydetti.

Jin dergi ‘Savaş ve direnişi' kapağına taşıdı
Jin dergi ‘Savaş ve direnişi' kapağına taşıdı

Jin derginin 159’uncu sayısı, “Savaş ve Direniş: Hafıza, Mücadele ve Gelecek" başlığıyla çıktı.

İranlı gazeteci Leila Kari Khamaneh: Rejime ağlamıyor, yas yerine dans ediyoruz
İranlı gazeteci Leila Kari Khamaneh: Rejime ağlamıyor, yas yerine dans ediyoruz

İran’dan baskıcı rejim nedeniyle göç etmek zorunda kalan gazeteci Leila Kari Khamaneh, rejimin kadınlara düşman olduğunu belirterek, “Hükümet, İran halkından ağlamasını istiyor ama biz artık yas yerine dans ediyoruz” dedi.