Yol yapımında ağaçları kesilen yurttaştan dava: Bilirkişi raporu hazırlandı

Paylaş:
AMED - Yol yapımı için ağaçları kesilen Engin Kaçar, Erxenî Belediyesi’ne dava açtı. Bilirkişi tarafından bölgede yapılan keşifte belediyenin yaptığı parselasyon planı düzenleme işleminin yönetmeliğe uygun yapmadığı sonucuna varıldı. Belediye ise planın 2012'ye ait olduğunu belirtti. 
 
Amed’in Erxenî (Ergani) Belediyesi Makamdağı ve Kemaliye Mahallesi 14 Numaralı Uygulama Parselasyon Planı kapsamında, Ekrem ve Engin Kaçar’ın Kemaliye Mahallesi’nde bulunan bahçesinin hizasından geçen yolu, 5 metre kadar kazdı. Kazı sırasında bahçede yer alan onlarca ağaç kesildi, birçok ağaç zarar gördü, bahçe tahrip edildi, 200 yıllık olduğu bilinen tarihi bir çeşme de zarar gördü. Yine 200 yıllık bir ağaç da yol çalışmaları için kesildi. Bağ ve bahçe niteliğinde toplam 53 bin 640.90 tapu alanına sahip olan Kaçmaz’ın taşınmazının 2 bin metrekare alanı parselasyon işlemine tabi tutuldu ve yol olarak ayrıldı. 
 
Ekrem ve Engin Kaçar, avukatları Mehdi Özdemir aracılığıyla işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptaline karar verilmesi istemiyle İdare Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Başvuruda, “Müvekkiller paydaş oldukları taşınmazın tapu alanının bir kısmı yönünden keyfiyet içeren şekilde ve ilan askı süresi içerisinde kesinleşme beklenilmeksizin parselasyon ve imar kanunu 18. Madde uygulaması ile birlikte meyve ağaçları kesilmiş ve bahçe tahrip edilerek yol yapım için müdahalede bulunulmuştur. Bu bağlamda, müvekkillerin açıkça zararına sebebiyet verilmesi gözetildiğinde, mülkiyet hakları ihlal edilmiştir” denildi. Başvuruda davaya konu taşınmazın da yer aldığı alanda yol yapımı için hukuka aykırı bir şekilde müdahalede bulunulduğu, meyve ağaçlarının kesildiği, bahçe olarak kullanılan alanın tahrip edildiği belirtilerek, işlemin telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracağına dikkat çekildi.
 
BİLİRİŞİ RAPORU
 
Açılan davanın ardından Diyarbakır 4’üncü İdare Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Harita Mühendisi ve Şehir Plancılarından oluşan bilirkişi heyeti tarafından bölgede keşif yapıldı. Keşif sonrası hazırlanan raporda, parselasyon planı düzenleme işleminin, 3194 Sayılı İmar Kanunu ve Arazi ve Arsa Düzenlenmeleri Hakkında Yönetmeliğe uygun yapılmadığı sonucuna varıldı. Raporda, dava konusu parselasyon planının 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planına Uygun olarak hazırlanmadığı ve düzenleme sahasının uygun geçirilmediği belirtildi. Raporda ayrıca, dava konusu parselasyon işlemi sonucu oluşturulan dava konusu taşınmazın imar mevzuatında öngörülen imar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımındaki esaslara uygun olarak belirlenip belirlenmediğinin tespitine dair, “2 ayrı parsel olan 1888 Ada 4 ve 1888 Ada 6 nolu yeni imar parselleri teknik zorunluluk olmadığı halde en yakın imar adasından daha farklı imar adasında ve aynı ada olan 1888 ada 2 ayrı parselde tahsisi yapıldığı, imar yollarına uzakta planlandığı, uygulama sahası içerisine alınan düzenleme sınırın geçirilmesinde eklenen yol alanının imar adaları ağırlık merkezinin dışında kaldığı ve dop oranına etki eden alanlar olduğundan sınırının geçirilmesinden kaynaklı hatalı ve arsa arazi düzenlemesi kriterlerine aykırı olduğu anlaşıldığı (…)” denildi.
 
‘EŞİTLİK İLKESİNE UYGUN DAVRANILMADI’
 
Raporda, dava konusu parselasyon işlemi sonucu davacılara eş değer yerden tahsis yapılıp yapılmadığının, parselasyon işlemi sonucunda davacılara verilen taşınmazın/taşınmazların herhangi bir değer kaybına yol açıp açmadığının ve eşitlik ilkesine uygun davranılıp davranılmadığının tespiti de yapıldı. Raporda buna dair, “Eski düzenleme sınırı içinde kalan (7 No’lu düzenleme sahasında kalan) ada ve parsellerin yerinde bırakıldığı dava konusu olan parselin krokide gösterildiği gibi 14 No’lu son düzenleme sahasında konumundan çok uzakta ve parselin eski konumu bakımından arka imar adalarda tahsis edildiği parselin en yakın adadan yerden verilmesi esasından çıkıp düzenlemeye giren alan hesaplarına bakılacak olursa, 1 parselin teknik zorunluluk olmamasına karşın 2 ayrı parçada iki farklı birbirinden uzak adalarda tahsisin yapıldığı, konumsal olarak eski konumundan uzak parsellerde tahsis edilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine uygun davranılmadığı anlaşılmıştır” ifadelerine yer verildi.
 
 
Raporda buna karşın parselasyon işleminin yapıldığı alanda bulunan imar adalarında asgari parsel büyüklüğü dikkate alınarak davacıların sahibi olduğu hisseli taşınmazdaki hissesine karşılık gelen miktarın asgari parsel büyüklüğünü sağladığı belirtildi. Raporda, “Davacıların maliki oldukları hisse oranının düzenleme sahasına giren alanın kök parsele göre yüz ölçüm bakımından yeterli olduğu 1888 ada 6 no’lu parselde eski müşterekleri ile birlikte tahsis edildiği, diğer yandan 1888 ada 4 No’lu parselde ise eski maliklerin dışında müşterekleri olmayan parsel hissedarları ile müşterek sayısının arttığı, 1888 ada 4 no’lu parseldeki hisselerin az miktarda alan olduğu dikkate alındığında aynı adada 1888 ada 6 no’lu parselde eski müşterekleri ile birlikte tahsisi yapılabileceği ancak yerinde fiili konumdan çok uzak olan başka adada planlandığı anlaşılmıştır” denildi.
 
YOL VİLLAYA SIFIR YAPILDI
 
Bahçe sahibi Engin Kaçar, derine kazılan yolun kendi bahçelerinden genişletildiğini fakat bahçenin aşağısında bulunan villalardan yol payı alınmadığını belirtti. Kaçar, “Villa yolun altındayken, şu anda villa yola sıfır. Benim bahçem olduğu gibi yüksekte kaldı. Bu da ciddi bir şekilde bahçemin değerini düşürdü. Bahçeye traktörle giremiyoruz, hiçbir şekilde bahçemizi kullanamadığımız için faydasını göremiyoruz” dedi. Kaçar, yoğun yağmur sonrası yolun yapıldığı yerde heyelanın meydana geldiğini ve ağaçlarının zarar gördüğünü söyledi. Kaçar, “Bahçemiz ciddi anlamda değer kaybetti. Ağaçlarımızdan meyve falanda alamıyoruz. Heyelan oluyor, risk taşıyor diye bahçemize hiçbir şekilde gidemiyoruz” diye kaydetti.
 
‘MAĞDURİYETİMİZİ GİDERSİNLER’
 
Kazılan yolu 6 mahallenin kullandığını ve mağduriyet yaşadıklarını belirten Kaçar, “Yine bu yolda mezarlıklar var. Mezarlığa gidiliyor. Bu tarihi çeşmeden nice insanlar, çocuklar su içmişler. Şu anda hiç kimse bu sudan yararlanamıyor. Heyelan olduğu için bu yolu kimse kullanamıyor da. Bu yol açılsa bile bizim mağduriyetimiz giderilmeli. Yukarıdan gelen suyumuzu nereye akıtacağız. Ona bir çözüm bulmaları gerekiyor. Bu mağduriyetimizi gidersinler, buraya istinaf duvarı yapsınlar. Bahçemin değer kaybını versinler” diyerek taleplerini ifade etti. 
 
Kaçar, belediyenin bahçelerinden yapılan yer kesintisinin yerine verilen alanın mağduriyetlerini gidermediğini de savundu. 
 
BELEDİYEDEN YANIT: PLAN 2012’YE DAİT 
 
Konuya dair görüştüğümüz belediye yetkilileri ise, bölgenin 2012’de kesinleşmiş imar planıyla yol olarak ayrıldığını belirterek, yolun yapımında İmar Planı’nın 18’inci madde uygulamasını da gerçekleştirdiklerini savundu. Belediye yetkilileri, Kaçar ailesinin tarlalarından takriben bin 700 metrekarelik yer kesintisi olduğunu dile getirerek, “Onun yerine onlara aynı alan kadar imar planı içerisinde bir yer verdik. Bu yolun seviyesi Güney’den Kuzey’e giden yolların bağlantısını sağlamak için yaptık. Güney’deki imar yollarının kodu düşüktü, o yolun kodunu da aynı seviyeye getirdik. Burada başka bir amaç düşünülemez. Onun dışında bir sorun yok. Mahkeme sonucunu bekliyoruz, ona göre hareket edeceğiz. O yüzden yolun yapımını durdurduk” şeklinde konuştu.
Yetkililer, 6 mahallenin bağlandığı yolun imar planında genişliğinin 20 metre olduğunu ve 15 mahallenin yolunu söz konusu yola bağlamak istediklerini aktardı.
 
DAVANIN SONUÇLANMASI BEKLENİYOR 
 
Yetkililer, ağaçların çalı çırpı olduğunu ve 200 yıllık ağacın ise yolun tam ortasında olduğu için kesildiğini savundu. Yetkililer yine yolun genişletilmesi durumunda ağaçların kesileceğini belirtti. Yetkililer son olarak yol yapımı dolayısıyla yaşanan heyelana dair, istinaf duvarını açılan davadan kaynaklı yapamadıklarını, davanın sonuçlanması durumunda istinaf duvarı yapacaklarını aktardı.
 
MA / Rukiye Payiz Adıgüzel