EŞİK: Danıştay kadınların hayatlarıyla oynuyor

  • kadın
  • 15:26 21 Eylül 2021
  • |
img
İSTANBUL - EŞİK, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının iptal edilmesine dönük yaptıkları başvuruya ret yanıtı veren ve kararı 84 sonra bildiren Danıştay'a tepki gösterdi.  
 
Eşitlik için Kadın Platformu (EŞİK), İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararına karşı Danıştay’a açmış oldukları davalara dair yazılı açıklama yaptı. “Danıştay 10. Dairesi İstanbul Sözleşmesi Davalarında Ne Yapmak İstiyor?” başlığıyla yapılan açıklamada, sözleşmeden çekilme kararının alındığı 20 Mart 2021 tarihinden itibaren çekilme kararına karşı kadın örgütleri ve çeşitli kesimlerin iptal davaları açtığına yer verildi. Açıklamada, “1 Temmuz yaklaşırken yürütmeyi durdurma talepleri konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği için EŞİK Platformu’ndan kadınlar 24 Haziran’da Danıştay’a ek dilekçe vererek yürütmeyi durdurma kararı verilmesini istemişlerdi. Bunun üzerine Danıştay, Meral Akşener’in açtığı iptal davasında 28 Haziran 2021 günü yürütmenin durdurulması talebinin reddi kararı verdiğini açıkladı” denildi.
 
İTİRAZ HAKKI ENGELLENMİŞ OLDU
 
Açıklamanın devamında 200’e yakın dosyada da benzer şekilde ret kararının verildiği belirterek, bu kararların davayı takip edenlere ve avukatlarına gönderilmediği ve dosyaya konulmadığına yer verildi. Açıklamada, “Bu açıklamanın yapıldığı 28 Haziran 2021 tarihinden bu yana geçen 84 günde dosyalara konmayan ret kararları sonunda 20 Eylül günü diğer dosyalarda da tebliğ edilmeye başlandı. 84 gün boyunca verdiği ret kararını yazmayan Danıştay 10'uncu Dairesi dava açanların yürütmeyi durdurma konusunda verilecek karara zamanında itiraz hakkını da geciktirmiş oldu. Danıştay 10'uncu Dairesi kadınların hayatları ile oynadığı yetmiyormuş gibi asgari bir hukuk devletinde olması gereken usul işlemlerini de yok saydı” ifadelerine yer verildi.
 
POLİTİK PAZARLIK
 
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Yürütmeyi durdurma talebimize İstanbul Sözleşmesi’ne devlet olarak taraf olmaktan çıkış günü olan 1 Temmuz’dan aylar sonra, 20 Eylül günü cevap verilmesi, hukuk devleti ilkesinin yargı makamlarınca bile umursanmadığının bir göstergesidir. Sözleşmeden çıkış sürecinin hukukla değil siyasi pazarlıklarla yürütüldüğünün farkında idik. Danıştay’daki dava sürecinde de, son anda mahkeme heyetine iki yeni üye atanması; iki üyenin karşı oylarına rağmen kararın oy çokluğu ile kadınların aleyhine çıkartılması; bu konuda ilk ve tek tebligatın İyi Parti Genel Başkanı’na yapılması; diğer tüm davacıların kararlarının aylarca bekletildikten sonra tebliğ edilmesi de politik pazarlık süreçlerine göre hareket edildiğini gösteriyor.”
 
‘ESASA DAİR KARAR ACİLEN VERİLSİN’
 
Danıştay'ın acilen sözleşmeden çekilmesine dair açtıkları iptal davalarında esasa dair karar vermeye davet ettiklerinin belirtildiği açıklamada, “Danıştay’ın Türkiye ve dünya kamuoyunu daha fazla oyalamaya, Türkiye kadın hareketinin İstanbul Sözleşmesi için verdiği hukuki mücadelenin önünü tıkamaya hakkı yok. İstanbul Sözleşmesi hala yürürlüktedir. Sadece çıkış işleminin iptali için açılan davalar henüz sonuçlanmadığı için değil, 6251 sayılı onay yasası hala yürürlükte olduğu için de yürürlüktedir. TBMM’de oybirliği ile kabul edilmiş olan 6251 sayılı yasa yürürlükten kaldırılmadığı için sözleşme iç hukuk normu olarak Anayasa’nın 90’ıncı maddesi gereğince tüm içeriğiyle yasa olarak yürürlüktedir ve yine aynı madde gereğince bu hükümlerin anayasaya aykırılığı dahi ileri sürülemez” denildi.