Kadınlar barışı tartıştı

  • kadın
  • 20:46 29 Ağustos 2022
  • |
img

İZMİR- Barışı konuşmak için bir araya gelen kadınlar, yürütülen savaş politikalarının sonuçlarının en çok kadınlarını etkilediğini belirterek, savaşa karşı barış mücadelesini büyüteceklerini vurguladı.

Kadınlar, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında Kültürpark'da Barış Forumu düzenledi. Foruma kentte bulunan kadın örgütleri temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı. Forum kadınların çektiği barış halaylarıyla başladı. 

Açılış konuşmasını yapan Didar Gül, “Bizler İzmirli kadınlar olarak biliyoruz ki savaş ve barış, toplumun tüm ezilenlerini ilgilendiren, onları siyasi süreçlerin öznesi kılan bir toplumsal yeniden yapılanmadır. Biliyoruz ki barış Lice’den Gezi’ye, Roboski’den Soma’ya  Dersim’den  izmir’e uzanmalıdır. İktidar, ulusçuluk adına, sermaye adına, muktedir kalma adına yaşanan tüm gerçeklerin üzerini örtmeye çabalasa da, bizler hakikatleri ancak birlikte ve el birliğiyle inşa edebiliriz. Bu yüzden biz kadınlar ‘barış için sözümüz, savaşı durdurmak için gücümüz var’ demekten asla vazgeçmiyoruz” ifadelerini kullandı.

‘SAVAŞ GÖZYAŞIDIR’

Daha sonra konuşan Barış Anneleri Meclisi üyesi Peyruze Kurt ise, “Ülkeye barış gelmesini en fazla kadınlar istiyor. Her gün çocuklarımız katlediliyor. Bunların yaşanmaması ne bir asker bir gerilla annesi göz yaşı dönmesin. Bundan durduğu zaman daha huzurlu olacağız. Şehirlerde hayatlar durmuş durumda. Ne olursa olsun anneler bu mücadeleye emek verecek. Anneler başlarını yastığa rahat koymak istiyor” dedi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu İzmir Kadın Meclisi üyesi Gülsev Sağıroğlu da, egemenlerin açtığı savaştan en büyük zararı kadınların gördüğünü belirtti. Savaş politikalarını besleyen militarizmin erkek egemen zihniyeti besleyen en önemli unsur olduğuna dikkati çeken Sağıroğlu, “Taliban ve IŞİD pratiğinden bildiğimiz gibi kadınların haklarına yönelik saldırı, kadınlara kölelik koşullarında yaşam dayatması; çocuk yaşta evlilik, taciz ve tecavüzlerin meşrulaştırılması olmuştur” diye konuştu.

DOĞAYA TALAN

Ardından konuşan Sedanur Uğur da, savaşın aynı zamanda doğaya karşı da açıldığını kaydetti. Rant projeleriyle doğanın talan edildiğini vurgulayan Uğur, “Bu arada görüyoruz ki faşizmin kurumsallaşmaya başlamasıyla birlikte kadına karşı şiddeti ve baskıyı nasıl meşrulaştırmaya çalışıyorsa aynı politikayı doğaya, hayvanlara karşıda uygulamaya çalışıyor. Bugün hem kadınlar olarak hem ekolojistler olarak burandaysak bunun bir sebebi var oda her alana savaş açan kapitalizme karşı faşizme karşı mücadele etmemiz. Bu mücadele hatlarına yarına bırakma şansımız yok. Kadınlara şiddet ve baskı arttırılmaya çalışıyor, doğaya açılan savaşlar gün geçtikçe derinleşiyor” diye belirtti.

ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARI

TJA üyesi Nur Aytemur da şunları söyledi: “Barışın kendisi silahla mi oluyor. Bölge illerinde bu kadar yakıcı. Bunun batıya yansıması tecavüz ve ekonomik krizle oluyor. Silaha giden bütçe haftalık pazarın bütçesinden çıkıyor. Kürt halkı savaş politikalarından birebir etkileniyorsak kışkırtılmış erkeklik bu savaş politikalarından etkileniyor. Kadınlar barışı nasıl inşa edeceğiz.” 

Ardından söz alan kadınlar, Kürt illerinde kadınlara karşı yürütülen özel savaş politikaları, kadın bedeninin savaş aracı olarak kullanılması ve kadınların barış istekleri üzerine konuşmalar yaptı.

TUTUM METNİ

Forumda son olarak hazırlanan tutum metnini okuyan Didar Gül, “Erkek egemen zihniyetin ürünü olan bu savaş, en çok kadın ve çocuklara zarar veriyor. AKP iktidarının uzunca bir süredir içeride ve dışarıda sürdürdüğü bu savaş politikalarının sonucunda, bütün kadınlar farklı farklı etkilere maruz kalıyorlar. Yerel ve küresel barış çabalarıyla ortaklık ve dayanışma içinde olacağız. Bulunduğumuz her alanda kadınlarla yan yana gelerek kadını ve barışı her zeminde konuşulur kılacağız. Evinde pazara gidemeyen ay sonunu zar zor getiren kadınların evine yansıyan savaş politikalarını konuşacağız. Savaşı başlatıp kadınları mülteci olmaya ve milliyetçilerin hedefine oturtanlara karşı mülteci kadınlarla yan yana geleceğiz. Fındık toplayan, pamuk toplayan, çay toplayan ellerle bir araya geleceğiz. Savaşın akademiye, bilime zararlarını ve ekolojik talanını birlikte durduracağız. Savaşın açtığı yaralarımızı birlikte saracağız.”