İHD’li Yılmaz: Halep için uluslararası mekanizmaları harekete geçirmeye çalışıyoruz

Paylaş:
AMED - HTŞ’nin Halep’e dönük saldırılarında ağır insan hakları ihlalinin yaşandığına işaret eden İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı Ercan Yılmaz, “Yaşanan ihlallere karşı uluslararası mekanizmaları harekete geçirmeye çalışıyoruz” dedi. 
 
HTŞ ile Türkiye destekli paramiliter yapıların 6 Ocak’ta Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik gerçekleştirdiği saldırılarda onlarca sivil katledildi, yüzlerce sivil yaralandı, yüzlercesi de kaçırıldı. Mahallelere ağır silahlarla saldıran gruplar, sivillerin evlerinin yanı sıra hastane gibi sivil alanları bombaladı. Aynı gruplar Halep’teki katliamın ardından Dêr Hafir ve Tişrîn Barajı bölgelerine de saldırı düzenleyerek, sivil yerleşim alanlarını hedef aldı. 
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkan Yardımcısı Ercan Yılmaz, saldırılara ve yaşanan insan hakları ihlallerine dair değerlendirmelerde bulundu. 
 
Dürzilere ve Alevilere karşı gerçekleştirilen saldırılar sonrası Şêxmêqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik gerçekleştirilen saldırıların tesadüfü olmadığını dile getiren Yılmaz, göreve gelen yapının Suriye’nin çoğulcu yapısını veya demokrasiyi gündemine alan bir yaklaşımının olmadığını kaydetti. Yılmaz, Suriye’de yaşanan gelişmelerin yüz yılı aşkın süredir devam eden Kürt meselesinin çözümsüzlüğünü daha da katmerleyen bir hal alacağı uyarısında bulundu. Suriye’de yaşanan işkenceleri hatırlatan Yılmaz, “Bunların tamamı özellikle Kürtler açısından sinir uçlarına dokunan meseleler. Uluslararası hukuk açısından da bir savaş suçu olarak tanımlanan fiiller ve eylemler. Burada insanlık onuruna karşı bir saldırı var. Etnik kimliğinden bağımsız hiçbir insanın maruz kalmaması gereken işkence, cenazeye yapılan saldırılar gibi hususlar, ağır bir insan hakları ihlalidir” dedi. 
 
Yaşanan ihlallere karşı uluslararası mekanizmaları harekete geçirmeye çalıştıklarını kaydeden Yılmaz, Suriye’de yaşanan saldırıların ve kamuoyuyla paylaşılan görüntülerin ciddi anlamda infiale neden olma ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yılmaz, “Burada eğer yeni bir Suriye Devleti kurulacaksa, gerçekten Baas rejiminin onlarca yıl sürdürdüğü baskı politikalarından vazgeçilmesi gerekiyor. Herkesin kendi kimliğiyle, diliyle, kültürüyle var olduğu bir toplumdan bahsediliyorsa; ortaklaşılması gereken ve buna inancı güçlendirecek güçler, Kürtler” diye belirtti.   
 
‘TÜRKİYE’NİN ARA BULUCU ROLÜNÜ OYNMASI GEREKİYOR’
 
Türkiye’deki Kürt meselesinin çözümünün, sadece Türkiye sınırlarındaki bir çözümle mümkün olmadığını dile getiren Yılmaz, Türkiye’nin Rojava yönetimiyle olan gerginliğinin de Türkiye’deki Kürtlerle ilişkisine olumsuz anlamda yansıyacağına dikkat çekti. Yılmaz, “Çünkü Kürt meselesini bir bütün olarak ele almak gerekiyor. Sadece kendi sınırları içerisinde yaşadığı Kürtlerle bir diyalog zemini kurmak, bu meselenin bir ayağını eksik bırakır. O yüzden Türkiye’ye bu meseledeki gerginliği sona erdirecek, taraflar arasında arabulucu olabilecek bir misyon düşüyor. Bu konuda Türkiye’nin Suriye Geçici Hükümeti ve diğer gruplar yanında bir tavır ortaya koymaktan ziyade; tarafsız ve arabulucu rolünü oynaması gerekiyor” diye konuştu. 
 
Türkiye’de yaşayan Kürtlerin Kuzey ve Doğu Suriye’de yaşayan Kürtlerle ciddi anlamda manevi bir bağı olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Orada yaşanacak olan insan hakları ihlalleri, orada maruz kalınacak olan şiddet burada en derinden hissedilir. Buradaki yurttaşlar bu konuda ağır bir duygusal bağla meseleye yaklaşıyor” diye kaydetti. 
 
‘TEMASLARIN ÇÖZÜM ÇABASIN DÖNMESİ GEREKİYOR’
 
BM’ye saldırılar konusunda ciddi görevler düştüğünü belirten Yılmaz, BM Genel Sekreteri, insan hakları komitesinin, bu konuda aktif rol alması gerektiğini vurguladı. Yılmaz, “Bu konuda yaptırım uygulaması gerekiyorsa, yaptırım uygulamalı. Halep’te yaşanan saldırıların olduğu gün AB heyetinin şu an geçici hükümetin başında olan Ahmet El Şara ile bir görüşmesi oldu. ABD’nin Suriye temsilciliğinin yoğun bir görüşmesi olduğunu biliyoruz. Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı’nın ve Dışişleri Bakanlığı’nın Suriye Geçici Hükümeti’yle çok yoğun temaslarının olduğunu biliyoruz. Bu temasların bir bütün olarak Ortadoğu coğrafyasındaki Kürt meselesinin çözümü için çabaya dönmesi gerektiğini düşünüyoruz. Burada Kürtlere yönelik gerçekleşen saldırıların son bulması gerekiyor. Aksi taktirde bu yakalamış olduğumuz Kürt meselesinin çözümü konusundaki güçlü havanın, bir anda tam tersine dönebileceğinden endişe ediyoruz” dedi.
 
‘DUYARSIZLIĞI VE TARAFGİRLİĞİ KIRMAK İSTİYORUZ’
  
İHD olarak uluslararası toplumun bu meseleye dair “duyarsızlığı ve tarafgirliğini” kırmak istediklerini belirten Yılmaz, insan hakları evrensel kurallarını baz alan bir yaklaşımın olması gerektiğini belirtti. Yılmaz, “Bunun için önümüzdeki süreçte ülkelerin başkonsolosluklarıyla, Suriye temsilcileriyle bazı görüşmeler yapıp, meseleyi onlarla etraflıca konuşmak istiyoruz. Suriye şu anda dış dünyaya çok açık olmayan bir sistemle çalışıyor. Ancak kamuoyuyla paylaşılan görüntülere baktığımızda, durumun bu meseleye dair çok iyimser olmadığını görüyoruz. Ancak üyesi olduğumuz uluslararası insan hakları kuruluşlarıyla bu süreci paylaştık. Bu konuda dünya kamuoyunun yönünü bu tarafa çevirmek ve bu meseleyi silahsız, çatışmasız, ölümsüz bir şekilde çözme konusunda bir çabamız var. Yine aynı zamanda diplomatik bazı görüşmeler yaparak bu meselenin yine silahsız, çatışmasız çözümü için diyalog ve müzakere yöntemleriyle çözülmesi konusunda bir çaba içerisindeyiz” aktarımlarında bulundu.
 
MA / Rukiye Payiz Adıgüzel