DEM Parti Kadın Meclisi'nden şiddet faili Cumhurbaşkanı korumasına dair açıklama
- Kadın
- |
- 17 Ocak 2026 13:11
- |
ANKARA - DEM Parti Kadın Meclisi, evli olduğu kadını katletme girişiminde bulunan Cumhurbaşkanı koruması şiddet faili Yasin Çakmak'ın adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına tepki göstererek tutuklanmasını talep etti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korumalığını yapan ve Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi Eğitim Birimi’nde görevli olan şiddet faili Yasin Çakmak'ın evli olduğu Fatma Çakmak’ı kesici aletle ve işkence ile katletme girişimine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada fail Çakmak'ın ifadesi alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının kadına karşı işlenen suçların cezasız bırakılmasının göstergesi olduğu belirtildi.
Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: "2025 yılında, cebinde koruma kararı olmasına rağmen 23 kadın katledilmişken, fail Yasin Çakmak’a yalnızca adli kontrol ve uzaklaştırma kararları verilmesi Fatma’nın yaşamının korunamayacağını açıkça göstermektedir. Fatma’nın hikayesi, bu ülkede boşanmak istediği için erkek devlet şiddetinin hedefi olan tüm kadınların hikayesidir. Onun yaşamak için yükselttiği ses, bu şiddete karşı mücadele eden tüm kadınların sesidir.
DERHAL TUTUKLANMALI
Tüm yetkililere sesleniyoruz: Çalıştığı kurumun gücünü arkasına alarak kadına karşı şiddet uygulayan fail Yasin Çakmak derhal tutuklanmalı, hak ettiği cezaya çarptırılması için harekete geçilmelidir. Fatma’nın can güvenliğini sağlayacak koruyucu ve kollayıcı tedbirler acilen alınmalıdır. İyi bilinsin ki; Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesinde çalışan bu kişinin korunmasına ve kollanmasına asla izin vermeyeceğiz.
SESSİZ KALMAYACAĞIZ
Çakmak’la dayanışmayı büyütecek, erkek yargının cezasızlık politikalarıyla kadınların yaşamına kastetmesi karşısında sessiz kalmayacağız. İstanbul Sözleşmesinin tekrar hayata geçirilmesi ve 6284 Sayılı Kanunun tüm maddelerinin etkin bir şekilde uygulanması kadınların yaşam güvencesidir demekten vazgeçmeyeceğiz.”