LFI: Macron sessizliğiyle Fransız halkını utandırıyor

Paylaş:
HABER MERKEZİ - Rojava’ya saldırılara tepki gösteren Fransa Boyun Eğmeyen  (LFI) Grubu, Ulusal Parlamento’da yaptığı açıklamada, saldırıların Türkiye ve ABD desteğiyle gerçekleştirildiğine dikkat çekerek Fransa hükümetini harekete çağırdı.  
 
Türkiye destekli HTŞ’ye bağlı grupların Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Bölgesi’ne yönelik saldırılarına uluslararası alandan tepkiler gelmeye devam ediyor. Bu kapsamda Fransa Ulusal Meclisi’nde bir basın toplantısı düzenleyen Fransa Boyun Eğmeyen (La France Insoumise / LFI ) milletvekilleri, Rojava’ya yönelik saldırılara dikkat çekerek uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. 
 
Basın toplantısına, grup başkanı Mathilde Panot, Kürt Araştırmaları Grubu Başkanı Thomas Portes ve çok sayıda parlamenter katıldı. 
 
‘ROJAVA’DA YAŞANANLARI GÖRMELİYİZ’ 
 
Basın toplantısında söz alan Parlamenter Thomas Portes, Rojava’da yaşananların medyanın gündeminde olması gerektiğini ifade ederek konuşmasına başladı. Gazetecilerin Rojava’da yaşananları gündemine alması gerektiğini vurgulayan Portes, “Gazeteciler olarak orada yaşananları belgelemek, anlatmak ve duyurmak gibi bir sorumluluğunuz olmalı. Bu gelişmeler çok uzakta yaşanıyor gibi görünebilir, ancak Suriye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’de olup bitenler, kuşkusuz bölge üzerinde etkiler yaratacak, aynı zamanda dünya dengesi üzerinde de sonuçlar doğuracak, ne yazık ki bunu son yıllarda defalarca gördük” diye konuştu. 
 
‘HALEP BAŞLANGIÇDI’ 
 
HTŞ ile QSD arasında yapılan 10 Mart Antlaşmasını hatırlatan Portes, “Ancak bu anlaşma Suriye yönetimi tarafından hiçbir zaman uygulanmadı; özellikle Türkiye’nin desteği ve teşvikiyle bu anlaşmaya uyulmadı. 6 Ocak’ta, Halep’in Kürt mahallelerine yönelik saldırı başlatıldı. Bu saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı ve 150 bin kişi yerinden edildi. Bu saldırılar tesadüf değil. Suriye Ulusal Ordusu’nun Rojava’nın tamamına yönelik başlattığı genel bir saldırının başlangıcıydı” dedi. 
 
Saldırılarının bütün Özerk bölgeye yayıldığını belirten Portes, devamla şunları ifade etti: “Bu saldırılarda sivillere ve savaşçılara karşı vahşi ihlaller gerçekleştiriliyor. Bu saldırı, büyük ölçüde terör örgütlerinden ve cihatçı milislerden oluşan bir Suriye Ulusal Ordusu tarafından yönetilmekte.” 
 
‘TÜRKİYE VE ABD DESTEĞİYLE GERÇEKLEŞİYOR’ 
 
Rojava’ya dönük saldırıların uluslararası toplumun sessizliğinin gölgesinde gerçekleştiğini kaydeden Portes, şu ifadelerde bulundu: “Bu saldırı, ABD’nin desteğiyle; aynı zamanda uluslararası toplumun, özellikle de Fransa’nın sessizliği ve hareketsizliği sayesinde mümkün olmuştur. Bu saldırı Türkiye tarafından teşvik edilmekte. Türkiye, Suriye’deki durumu, PKK’nin kendini feshetmesi ve silah bırakmasıyla başlatılan barış sürecini hayata geçirmemek için kullanmakta.” 
 
İLHAM VERMİŞ BİR MODEL YOK EDİLMEK İSTENİYOR 
 
Ben şimdi konuşurken, Kobané ciddi bir şekilde tehdit altındadır. Kobané, sıradan bir şehir değil; simgesel bir kenttir. Geçtiğimiz Ocak ayında, oradaydım. Şehitler mezarlığına yaptığım ziyareti unutamıyorum. DAİŞ’e karşı en ön safta savaşırken hayatını kaybeden Kürt kadın ve erkekleri hatırlıyorum. Uluslararası toplumun tamamı, siyasi görüşleri ne olursa olsun Fransız siyasi partiler de dâhil, bu kadın ve erkekleri verdikleri mücadele nedeniyle selamlamıştı. Bugün ise herkes onları terk ediyor. Herkes onlara ihanet ediyor. 
 
Bunu bir kez daha söylüyorum: Bunun hem ulusal düzeyde hem de uluslararası düzeyde sonuçları olacaktır. Biz, Boyun Eğmeyen parlamenterler olarak, Kürt halkına olan borcumuzu unutmuyoruz. Eşitlikçi, özgürleştirici ve sosyal adalet temelli bu model, dünya genelinde on milyonlarca insana ilham verdi. Bugün yok edilmek istenen tam olarak budur. 
 
FRANSA DERHAL HAREKETE GEÇMELİ 
 
Fransa hükümetinden, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin toplanmasını, Kürtlerin güvenliğini sağlamak ve yeni Suriye Anayasası’nda haklarını garanti altına almak için kalıcı bir ateşkes ilan edilmesini istiyoruz. Emmanuel Macron, sessizliğiyle bugün Fransa’ya utanç yaşatmaktadır. Kürt halkını yüzüstü bırakmaktadır; en ön safta savaşmış, mücadele etmiş, gerçek kahramanlar olan kadınları ve erkekleri terk etmektedir. Bugün, siyasi çıkarlar uğruna ve siyasi cesaret eksikliği nedeniyle Kürtler terk edilmekte ve Suriye Ulusal Ordusu tarafından katledilmektedir. Aynı ordu, bu durumu onlarca hatta yüzlerce teröristin serbest bırakılmasını organize etmek için de kullanmakta” diye çağrıda bulundu.