MERSİN - Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş’e dair açıklamaları nedeniyle yargılanan Şehriban Şeker’in yarın görülecek duruşmasında karar bekleniyor. Avukat Figen Alp, dayanışma çağırısında bulundu.
Mersin’de Mimoza Kadın Derneği üyesi Şehriban Şeker, kayıp Gülistan Doku ile Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüne ilişkin Mezopotamya Ajansı’na (MA) verdiği röportaj nedeniyle Mersin 15’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor. Şehriban Şeker hakkında “alenen yanıltıcı bilgi yaymak” iddiasıyla ceza talep edilirken, davanın 16 Ocak'ta görülecek 4’üncü duruşmasında karar çıkması bekleniyor.
SAVCI CEZA İSTEDİ
Şehriban Şeker, 6 Mayıs 2025’te verdiği röportajda, söz konusu dosyalarda delillerin karartıldığını, intihar algısı yaratılmaya çalışıldığını ve kadın cinayetlerinin üzerinin örtüldüğünü dile getirmişti. Savcı, 5 Ocak’ta görülen 3’üncü duruşmada sunduğu mütalaada, Şeker’in ifadelerinin “halk arasında endişe ve korku yaratmaya elverişli, kamu barışını bozabilecek nitelikte gerçeğe aykırı bilgi” olduğu iddiasıyla cezalandırılmasını talep etti. Şeker’in avukatlarının ek süre talebini kabul eden mahkeme, duruşmayı 16 Ocak’a erteledi.
'ŞÜPHELERİ DİLE GETİRDİĞİ İÇİN YARGILANIYOR'
Karar duruşması öncesinde konuşan Şehriban Şeker’in avukatı Figen Alp, dava sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Figen Alp, müvekkili hakkında önce Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açıldığını, yetkisizlik kararıyla dosyanın Mersin’e gönderildiğini belirterek, “Emniyette ifade verdikten sonra Mersin 15’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı” dedi. İlk duruşmada savunmalarını yaptıklarını belirten Figen Alp, “Müvekkilim kamu düzenini bozmakla suçlanıyor. Oysa Gülistan Doku 6 yıldır kayıp ve dosyada hâlâ gizlilik kararı var. Rojin Kabaiş dosyasında ise kayıp denildikten 18 gün sonra cansız bedeni bulundu, intihar denildi ancak DNA incelemesinde iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edildi. Müvekkilim bu şüpheleri dile getirdiği için yargılanıyor” diye konuştu.
'SAVCI DOSYAYI İNCELEMEMİŞ'
İlk duruşmada polislerin duruşma salonunda bulunmasına dikkat çeken Figen Alp, bunun yargıya baskı amacı taşıdığını diye getirerek, “Hakime bunu dile getirdik ancak ‘duruşmalar alenidir’ yanıtını aldık. Bu durumu kabul etmiyoruz” dedi. Son duruşmada savcının dosyadaki belgeleri incelemeden mütalaa verdiğini söyleyen Figen Alp, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarına ilişkin talep edilen bilgilerin gizlilik gerekçesiyle paylaşılmadığını vurgulayarak, “Somut hiçbir delil yokken ceza talep edilmesi, kadınların sesini bastırma çabasının göstergesidir” ifadelerini kullandı.
DAYANIŞMA ÇAĞRISI
"Yanıltıcı bilgi yayma" suçunun oluşması için gerçeğe aykırı beyan, kamu düzeninin bozulması ve halkta korku yaratılması gibi kriterlerin gerektiğini hatırlatan Figen Alp, “Müvekkilim gerçeğe aykırı hiçbir beyanda bulunmadı. Dosyada kamu düzeninin bozulduğuna dair somut bir delil yok. Bu açıkça ifade özgürlüğünün yargılanmasıdır. Kadınların hakikat ve adalet talebi kriminalize ediliyor. Kadın cinayetlerine ve şüpheli ölümlere karşı ses çıkardığımız için yargılanıyoruz. Buna rağmen mücadelemiz sürecek. Şehriban Şeker’in 16 Ocak’ta Mersin Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşması için tüm kadınları dayanışmaya çağırıyoruz" diye konuştu.