EHP Genel Başkanı: Yasa kapsamında Abdullah Öcalan’ın koşullarının değiştirilmesi gerekiyor

Paylaş:
İSTANBUL – Çerçeve yasanın kapsamının yetersiz ama bir yol açtığını ve bu nedenle önemli olduğunu belirten EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, yasa kapsamında  Abdullah Öcalan’ın koşullarının düzenlemesi gerektiğinin de altını çizdi. 
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında sunulan çerçeve yasa teklifi, Adalet Komisyonu’ndan geçti. Teklifin Meclis Genel Kurulu’na gelerek yasallaşması bekleniyor. Birçok kesim ise çerçeve yasanın önemli ancak eksikliklerinin de bulunduğu mesajını verdi.
 
Çerçeve yasaya dair ajansımıza konuşan Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, çerçeve yasanın geçiş hukukunun oluşturulması aşamasının bir başlangıcı olarak gördüğünü belirtti.  Öztürk, “Bu başlangıçları yapmak genelde zordur ama yapılırsa önemli bir iş başarılmış olur. Biz bu adımı çok önemli buluyoruz. İmkanları değerlendirilerek, barışın tamamıyla hayata geçirilmesi üzerine hareket edilmelidir. Çabayı esirgememek, mücadeleden geri durmamak, bunu ilerletmeye çalışmak pozisyonunda olmalıyız. Genelde ilk başta hep biraz eksiktir. Ülkemizde Kürt halkının hak mücadelesi, ileri sürülen hedefler tartışılmıştır. Bu anlamda belli bir noktaya da gelindi. Konu bir suç kapsamında konuşulmuyor. Bir Kürt halkının varlığı, Kürt halkının talep ettiği haklar dikkate alınıyor” dedi. 
 
ÇERÇEVE YASANIN ÖNEMİ
 
Yasanın herkesi kapsamadığını anımsatan Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yasa genel olarak herkesi kapsamamış durumda. Sonuçta fiilen bir siyaset yasağı sürdürülüyor, siyasal yasakların söz konusu olacağı belli.  Siyasal yasaklar ortadan kalkmalıdır. Mademki ülkede siyaset yapılması isteniyor, mücadele edilmesi isteniyor bunun şartlarının da yasa içerisinde oluşturulması gerekir. Bu ve buna benzer birçok yönden eleştiriyor vaziyette olabiliriz.  Ama bununla birlikte Kürt halkının doğal hakları olarak ileri sürülen anadili, kimliği, siyasal hakları dâhil değil. Bütün bu şekliyle ilk adımın atılmış olmasının önemiyle değerlendirmek zorundayız. Kürt halkının hak mücadelesiyle ilgili çok zor dönemler yaşadık.  Hak mücadelesini anlatmak, neler yapılacağı üzerine konuşmak hep çok zordu. Birçok engellerle tıkanmış vaziyetteydi. Şimdi yasanın yetersizliğine rağmen önümüzde bir yol açıldığını görebiliriz. Buna bağlı olarak daha önceki zamanlarda Kürt meselesini anlatmanın yeterli koşulları yokken , şu an biraz kapının aralandığını görüyoruz. Barışın toplumsallaşması üzere elimizden geleni yapıyor vaziyette olmalıyız.”
 
‘ÇABA GÖSTERMELİYİZ’
 
EHP olarak Kürt halkının yanında yer aldıklarının altını çizen Öztürk, toplumun barış süreçlerine her zaman iyileştirici ve yapıcı baktığını söyledi. Öztürk, “İktidar grubundan MHP'nin bir lideri, Öcalan ile ilgili olarak barış sürecinde, 'Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü' olması gerektiğini söyleyebilmiştir. Bu en üst düzeyde deklare edilmiş. Bir siyasallaşma süreci olduğu kabul ediliyor. Bu birbirini tanıma durumudur. Genel tablo böyle olursa toplum adapte olma eğiliminde olacaktır. Böyle gerçekleşmesi için çaba göstermeliyiz. Bu anlamıyla açıklayıcı olma işlevini yerine getirirsek, özellikle sosyalist, Kürt halkının dostları olarak halk üzerinde çok etkili olabiliriz diye düşünüyorum” dedi.
 
‘ÖCALAN’LA İLETİŞİM KURABİLMESİ GEREKİYOR’
 
Çerçeve yasada dikkat çeken “2005 öncesini kapsamaması” maddesini hatırlatan Öztürk, “Abdullah Öcalan'ın konumunun da değiştirilmesi, barış sürecini, siyasallaşma sürecini organize etmek üzere, Devlet Bahçeli’nin aynen ifade ettiği gibi rolünü üstlenmesi gerekir. Abdullah Öcalan’ın iletişim kurması gereken kim varsa kurabiliyor hale gelmeli. Kısacası koşulların değiştirilmesi gerekiyor. Gazetecilere bütün bu durumu anlatıyor olması gerekiyor. Gerçekten barış sürecinin, siyasallaşmanın bir koordinatörlüğünün gerçekleşmesi gerekiyor. Öcalan'ın konumunun da değişmesi yönünde bir adım atılabilir ise bu çok etkili olur. Önümüzdeki dönemlerde mücadeleyi eksik bırakmamak, geri kalmamak kaydıyla bunu başarabiliriz diye düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.