Riha’da isot fideleri tarlaya ekildi, girdi maliyetleri katlandı

Paylaş:
RIHA - Riha’da yeni yılın ilk fideleri tarla ile buluşurken, Bêrecûk’te isot ekimi yapan Abdulkadir Kılıç, “Lüks yatları olanlara ucuza mazot veriliyor fakat çiftçiye yüksek vergili veriliyor” dedi. 
 
Kürdistan’ın önemli tarım kentlerinden Riha’da İsot ekimi başladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) verilerine göre, ülkede 780 ile 900 dekar alanda biber ekiliyor. Riha İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre, Riha’da 194 bin dekarlık alanda sebze üretimi yapılıyor. Bu alanın 18 bin 900 dekarlık alanı ise isot üretiminde kullanılıyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü rekolte verilerine göre, Riha’da 2025’te 90-95 bin ton arasında üretim gerçekleşti. 2025 yılında artan mazot, gübre ve işçilik maliyetleri nedeniyle biber üretim alanları daraldı. 2025 yılındaki üretim miktarı bir önceki yılın üretim miktarına göre yüzde 3-5 arasında geriledi. 
 
 
Riha’da isot üretimin yapıldığı yerlerden biri de Bêrecûk (Birecik) ilçesi. İlçede isot ekimi yapan Abdulkadir Kılıç (51), bu yılki hazırlıklarını anlattı. 
 
Geçimlerini tarımcılık üzerine sağladıklarını belirten Kılıç, yıl içerisinde sarımsak, buğday ve isot ekimi yaptıklarını söyledi. İsotun çok uğraş ve zaman isteyen bir ürün olduğunu belirten Kılıç, “Şubat ayında isot tohumlarını toprakla buluşturuyoruz. Bunun için naylon altında özel bir alan yapıyoruz. Şubat ayında tohumları toprağa attıktan sonra ortalama Mayıs ayında tarlaya ekmeye hazır hale geliyor” dedi. 
 
Fide haline getirdikleri isotu Mayıs ayı gibi ekmeye başladıklarını söyleyen Kılıç, “Ekim yapmak için tarlamızı sürmeye başlıyoruz. Önce toprağı havalandırma işlemi için toprağı sürüyoruz. Daha sonra toprağı ufaltmak için bir işlem uyguluyoruz. Son olarak mikser adlı bir araçla isotları ekeceğimiz kanalları oluşturuyoruz. 15 dönüm arazinin sürümü için ortalama 10 bin TL sürüm masrafı çıkıyor. Traktörler bizim olduğu için maliyet az çıkıyor. Eğer traktör bizim olmasa bu masraf daha artıyor” ifadelerini kullandı.  
 
YÜKSEK GİRDİ MALİYETLERİ
 
Toprağın sürülmesinin ardından fide ekimi yaptıklarını kaydeden Kılıç, “Fideleri ekmeden önce hazırladığımız kanallara su bırakıyoruz. Toprak yumuşadıktan sonra fideleri ekmeye başlıyoruz. Ortalama her dönüme 4 bin fide ekiliyor. Her fide tek tek elle ortalama 20 santim aralıklarla ekiliyor. Bir işçi ortalama bir günde bir dönüm fide ekimi yapar. 15 dönüm için 15 işçi yevmiyesi veriyoruz. Bugün bir işçinin yevmiyesi ortalama bin 200 TL’dir. Fideler ekildikten sonra 3-4 günde bir sulama yapıyoruz. Fide köklendikten sonra suyla birlikte taban gübresi vermeye başlıyoruz. Bir ton gübre 45-50 bin TL arasındadır. Her dönüme ortalama 30-50 kilo aralığında gübre atıyoruz. Fideler biraz büyüdükten sonra etrafındaki zararlı otların toplanması için çapa başlıyor. Bir dönüm için iki işçi ancak bitirebiliyor. 15 dönümlük bir tarlanın tek seferlik çapası için 30 yevmiye işçi masrafı çıkıyor. İsotlar olgunlaşana kadar bu işlem 2-3 defa tekrarlanıyor” diye konuştu. 
 
Temmuz ayında isotların toplanmaya başlandığını dile getiren Kılıç, “Eğer toprağın bakımı iyi yapılırsa ürün verimi ona göre yüksek olur. Daha önceki yıllarda bir dönümden 80 çuval isot aldığım zamanları hatırlarım. Fakat sürekli ektiğimiz için artık toprak yorulmuş. Bunun için ürün verimi azalmış. Şu an ortalama 50 çuval isot topluyoruz. Bir çuval 18-20 kilogram ağırlığındadır. Ürün bitene kadar bir dönümde ortalama 2 bin 500 kilogram ile 5 bin kilogram kadar ürün topluyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
300 BİN TL’Yİ AŞAN ELEKTRİK FATURALARI
 
Kılıç, “Suyu tarlamıza kadar çekmek için elektrik kullanıyoruz. Bir sezonda dönüm başına 20-25 bin TL elektrik maliyeti çıkıyor. Bunu 15 dönüm için hesapladığımız zaman 300 bin TL'yi aşan bir maliyet çıkıyor. Bunun için artık insanlarımız panel kullanımına geçmeye başladı. Herkes kendi elektriğini üretiyor. Yoksa çiftçiye hiçbir kar kalmayacak. Lüks yatları olanlara ucuza mazot veriliyor fakat çiftçiye yüksek vergili veriliyor. Girdi maliyetlerinden dolayı her yıl ekili alan azalıyor. Çünkü insanlar kurtaramıyor. Devletin mazotu vergisiz bir şekilde çiftçiye vermesi gerekiyor. Ayrıca gübre desteğinin sağlanması gerekiyor. Bunların yanında bizim bölgemizde en yaygın olan sorun tapu sorunudur. Topraklarımız ortaklaşadır. Müstakil tapu bulunmuyor. Bundan dolayı ÇKS de yapılmıyor. Bundan dolayı kimse herhangi bir üründen destekleme alamıyor” ifadelerini kullandı. 
 
EN BÜYÜK SORUN FİYAT DENETİMSİZLİĞİ
 
Girdi maliyetlerinin yanında rantçılara da dikkat çeken Kılıç, geçen yıl ürünlerini tarlada 10-15 TL aralığında sattıklarını fakat ürünün tezgahlara 50-60 TL’den yansıdığını söyledi. Sebzelerdeki fiyat artışlarının mazot gibi bahanelerle örtülmeye çalışıldığını dile getiren Kılıç, fiyat artışlarındaki esas gerekçenin fiyat denetiminin olmaması olduğunu söyledi. 
 
MA / Ömer Akın