Kamaç: Savaştan çıkışın yolu Abdullah Öcalan’ın paradigmasında
AMED - İran’daki saldırılara dair konuşan Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Kamaç, Ortadoğu’daki savaş halinden çıkışın tek yolunun Abdullah Öcalan’ın paradigmasından geçtiğini söyledi.
ABD-İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a dönük başlattıkları saldırılar devam ediyor. Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Kamaç, Ortadoğu’da devam eden savaşa ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bu süreçte Kürtlerin birliği ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın paradigmasının önemli olduğunu söyledi.
Hegemonik güçlerin 3’üncü dünya savaşını başlattığını kaydeden Kamaç, “Amerika-İsrail ve İran arasında yaşanan savaş geniş bir alanı etkiliyor. Emperyalistler istediğini alamadığı için yine savaş çıkardı. Kürt halkı tarihi günlerden geçmektedir, herkes biliyor ki Kürt halkı 1’inci Dünya Savaşı’nda parçalandı. 4 devlet arasında paylaşıldı. O günden bugüne hep katliamlar ve yok etme saldırıları devam etti. Buna karşın Kürtler yüzyıldır direnerek varlığını koruyor. Gelinen aşamada Kürtler diplomaside yani masada özne konumuna gelmiştir” dedi.
‘BİRLİK SAĞLANMALI’
Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırıların Kürt halkının direnişine çarptığını belirten Kamaç, “Rojava, Rojhilat’a yapılan saldırılar Kürtlere ve Kürdistan’a yapılan saldırılardır. Bakûr ve Başûr’a da öyle. Kürt halkı da bu bilinçtedir. Kürt halkı birliğini sağladığı zaman Rojava üzerindeki saldırıları nasıl yenilgiye uğrattığını gördük. Bu önemli günlerde Kürt halkının birliği, Kürtlerin varlığını sürdürmek ve statü elde etmek için şarttır. Bu temelde Ortadoğu’da yaşanan bu savaşlarda Kürtler birliğini sağlamladır. Bundan sonra Kürt halkı baş aktördür” diye konuştu.
‘BARIŞÇIL BİR YAŞAM İNŞA EDİLMELİ’
Ortadoğu’da devam eden savaş halinin kurtuluşunun Abdullah Öcalan’ın paradigmasından geçtiğine dikkat çeken Kamaç, “Eşitlik ve özgürlük bu paradigmanın en önemli ayaklarıdır. Bunlarda bir hukukla yerine getirilir. Hukuk, her tarafın birbirini tanıması, saygı duyması, kendi dilinde, kendi inancında, kendi ideolojisinde yaşamını idame edip, ilişkilerini bu farklılıklar üzerinden yaşatabilmesi ile oluşur. Ortadoğu’da yıllardır savaş ve kavgalar çözüme kavuşmamıştır. Aksine ağırlaşmıştır ve Ortadoğu halkı ağır bedeller vermiştir. Bundan dolayı Sayın Öcalan’ın önüne koyduğu paradigma tüm inanç ve haklar için önemlidir. Savaşların son bulması için barışçıl ve huzurlu bir yaşamın inşa edilmesi gerekiyor. Sayın Öcalan’ın isteği ve paradigması böyle bir yaşama tekabül etmektedir” dedi.
SÜREÇ VE SAVAŞ
Ortadoğu’da devam eden savaş halinin, yürütülen barış sürecinde devletin acil bir şekilde adımları atmasının bir göstergesi olduğunu belirten Kamaç, “Türkiye’de süren süreç bugüne kadar Sayın Öcalan’ın öncülüğü ile aktörlüğü ile ortaya konuyor. PKK, fesih kararı, geri çekilme, silah yakma gibi tarihi adımlar atarak savaş düzeyinden hukuk ve demokrasi düzeyine getirilmesini talep etmiştir. Sayın Öcalan Ortadoğu da devam eden savaş halinin barışa evrilmesi için önemli aktördür. Şuan zindanda etrafı kapalıdır. Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğü hem Kürt sorunu hem de Ortadoğu’da ki savaş halinin çözümü için önemlidir” dedi.
Yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaşması için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün mutlaka sağlanması gerektiği çağrısında bulunan Kamaç, “Sayın Öcalan’ın halk ile siyasi aktörler ile aynı zamanda uluslararası aktörler ile ilişkilerini sağlıklı kurabilmesi için şartları düzeltilmelidir” ifadelerinde bulundu.
‘ORTADOĞU HALKLARI ÖZGÜRLÜK İSTİYOR’
Rojhilat halkının sistemin baskı ve zulmü altında yüzyıllardır yaşamlarını idame etmek zorunda bırakıldığını kaydeden Kamaç, “Kürtler 4 parça Kürdistan’da katliamlarla karşı karşıya kalmışlar. Bu güne kadar varlıkları, kültürleri, yaşamları, tarihleri üzerinde bölgesel devletlerin ağır bir baskısı vardır. Ortadoğu’da yüzyıllardır savaşlar devam etmektedir ama hiçbir sorun çözüme kavuşmamıştır. Ortadoğu halkı artık bir çözüm yaratılmasını ve herkesin kendi toprakları üzerinde özgür bir yaşamı olsun istiyor. Bundan dolayı Ortadoğu’daki devletlerin ve halkların arasındaki ilişki yüzyıllardır sorunlu ilerliyor. Bundan dolayı biz Ortadoğu halklarının isteği özgürlük, eşitlik ve kardeşliktir” diye konuştu.
MA / Fethi Balaman