Askerler eşini öldürüp davadan vazgeçmesi için sahte tutanak hazırladı
WAN - Van İl Jandarma Komutanlığı'nın, üsteğmen Y.A.'nın açtığı ateş sonucu katledilen Seyithan Durdu’nun eşinin yaşadığı evin kaçak olup olmadığına dair savcıdan talepte bulunduğu yazı ve tutanağın sahte olduğu ortaya çıktı.
Wan’ın Serav (Saray) ilçesine bağlı Avzêrk kırsal mahallesinde asker kurşunuyla katledilen Seyithan Durdu (40) ölümüne dair skandallara her gün bir yenisi ekleniyor. Daha önce olayın yaşandığı bölgenin haritası değiştirildi, Durdu’nun vücuduna isabet eden mermi çekirdeğinin değiştirildiği, askerlerin birbirleriyle olan yazışmalarının silindiği, olayın yaşandığı yer haritanın vasfının askerlerce değiştirildiği dosyada, bu kez de askerlerin savcılığa korsan bir belge sunduğu ortaya çıktı.
TUTANAK KORSAN ÇIKTI
İl Jandarma Komutanlığı'nın, 12 Şubat'ta Durdu’nun eşinin yaşadığı evin imar durumuna dair savcılığa talepte bulunduğu, savcının da bu talebi Rêya Armûşê (İpekyolu) Belediyesi'ne gönderdiği ortaya çıkmıştı. Durdu’nun eşinin, ev önünde çekilmiş bir fotoğrafının da yer aldığı talep dosyası belediyeye gönderilerek evin yıktırılması istenmişti. Ancak Jandarma Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekiplerinin savcıya sunduğu araştırma tutanağı ve sözü edilen savcılık kararının korsan olduğu ortaya çıktı.
EVDE İNCELEME YAPILIP FOTO ÇEKİLMİŞ
Seyithan Durdu’nun öldürülmesinin ardından çalışma alanı olmamasına rağmen KOM’a bağlı bir ekip aileyi davadan vazgeçirmek için birçok yola başvurdu. Ekip, “Yapı Ruhsatı” başlıklı bir araştırma tutanağı hazırladı. Tutanakta, "Bahse konu arsa üzerine inşa edilmiş 3 katlı betonarme yapı olduğu, dışarıdan bakıldığında inşaatın bittiği, boyasının yapıldığı, dış bahçe duvarının örülerek çevrelendiği, demir bahçe kapısının bulunduğu, oturuma hazır hale getirildiği tespit edilmiştir. N.D’nin (Durdu’nun eşi) tapu bilgileri hakkında yapılan inceleme ilgili pafta ve parselde mesken niteliği taşıyan bir tapu kaydına rastlanılmamış olup ilgili yapının izinsiz ve ruhsatsız yapı olabileceği değerlendirilmiştir. Bahse konu yapının dışarıdan fotoğraflaması yapılmış olup tanzim edilen işbu tutanak imza alıntına alınmıştır” denildi.
ESAS NUMARASI DA TUTANAK DA KORSAN
Üç kişilik KOM ekibinin 12 Şubat 2025 tarihinde imza attığı tutanağın Saray Cumhuriyet Savcılığı’nın 2024/145 esas sayılı dosyasına dayandırıldı. Ancak söz konusu esas numaralı dosya hakkında Saray Cumhuriyet Savcılığının 17 Nisan 2024 tarihinde kovuşturmaya yer yok kararı verdiği ortaya çıktı. Yani jandarma KOM ekibi kapanmış bir dosyanın esas numarası ile tam bir yıl sonra korsan bir işlem yaparak hem belediyeye hem de Van Cumhuriyet Savcılığı’na korsan bir belge sunmuş oldu. Savcılığın yapılan bu belgede sahtecilik ve korsan işleme dair nasıl bir yol izleyeceği ise merak konusu.
DURDU’NUN EŞİ: EVİM GÖZETİM ALTINDA
Durdu’nun eşi Nejla Durdu, olaydan sonra evinin sürekli gözetlendiğini aktarmıştı. Nejla Durdu, "Evimin önüne geliyorlar ve bize gözdağı veriyorlar. Daha önce o arsa üzerinde 2 katlı bir yapı vardı ve biz de 3’üncü katı çıktık. Bu şehrin neredeyse yüzde 90’ının ruhsatı yokken gelip benim evimin ruhsatının olup olmadığını sormaları ne anlama geliyor? Ben bunu kabul etmiyorum ve davamdan vazgeçmiyorum” dedi.
OLAY HAKKINDA
Wan’ın Serav (Saray) ilçesine bağlı Avzêrk kırsal mahallesinde Seyithan Durdu (40), 28 Aralık 2024 tarihinde askerlerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Özalp 2. Hudut Taburu 3. Hudut Bölüğü Tulgalı Hudut Karakolu'una komutan olan Y.A., 31 Aralık'ta gözaltına alındı ve tutuklandı. Y.A., 7 Ocak'ta ise yapılan itiraz üzerine "yetersiz delil" gerekçesiyle tahliye edildi.
Van Cumhuriyet Başsavcılığı, olay günü Y.A.'nın yanında bulunan üsteğmen M.Ç. ve onbaşı S.G. hakkında "takipsizlik" kararı verilirken, Y.A. hakkında "olası kastla adam öldürme" suçlamasıyla hazırlanan iddianame mahkemeye sunuldu. İddianame Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, ilk duruşmanın 21 Mayıs’ta görülmesine karar verildi.
İddianamede, Seyithan Durdu'nun "dur" ihtarına uymadığı için vurulduğu ileri sürüldü. Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü ve Erzurum Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’nın kriminal uzmanlık raporuna işaret edilerek, olay yerinde bulunan kovanların Y.A.'nın silahından atıldığının tespit edildiği kaydedildi.
TEKERLEK İZLERİ ASKERLERİN ARACINA AİT
Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü uzmanlık raporunda, Y.A. ile diğer 2 askerin bölgeye gittiği araç ile Durdu’nun vurulduğu yerdeki araç lastik izlerinin uyuştuğu belirtildi. İddianamede, "Şüpheli Y.A.'ın aracın sağ arka koltuğundan pencereyi açıp ‘dur’ ihtarı yaptığı, durmayınca havaya 2-3 el ateş ettiği, yapılan atış sonucunda mermi çekirdeğinin maktulün 2. ve 3. bel omurunu kırarak karın boşluğuna girip büyük damarda (aort) ve bağırsaklarda yırtıklar oluşturarak arkadan öne seyirle karın bölgesinde tanımlanan yerden vücudu terk etmesi suretiyle ölümüne neden olduğu, olay yerinde yapılan incelemede 2 adet kovan ve 1 adet mermi çekirdeği tespit edildiği” bilgilerine yer verildi.
KOVAN VE ÇEKİRDEK AYRI SİLAHLARA AİT!
Van Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü kriminal uzmanlık raporuna iddianamede yer verildi. Raporda, olay yerinde bulunan kovanların Y.A.’nın kullandığı silaha ait olduğu kaydedildi. Ancak Durdu'nun ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin "Y.A.'nın silahından atılmadığının tespit edildiği" iddia edildi.
İddianamede, şu iddiaya yer verildi: "Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğü biyoloji raporuna göre olay yerinde bulunan şüpheli Y.A.’nın veya diğer şahısların silahından atılmadığı, tespit edilen çekirdekte maktulün kanı olduğunun tespit edildiği ancak ölene ait olduğu düşünülen kar maskesi ve mont dışında olay yerinde gerek atlardan alınan gerek çevreden alınan hiçbir numunede maktulün kanına rastlanılmaması hususu ile çelişki oluştuğu (...)"
MERMİ ÇEKİRDEKLERİ AYNI DEĞİL
Erzurum Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü kriminal uzmanlık raporunda, "söz konusu çekirdeğin deformasyona uğramadığı ve herhangi bir cisme çarpmadığı" yönünde uzman görüşünün olduğu aktarıldı. Devamında, olayın yaşandığı gün Van Adli Tıp Kurumu'nun hazırladığı otopsi tutanağı hatırlatıldı. ATK raporunda yer alan ve Durdu'nun ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin "aort ve omurgayı parçalayarak" deforme olduğu hatırlatıldı. Ayrıca olay yerinde bulunan deformasyona uğramayan çekirdeğin Durdu'nun ölümüne sebep vermeyeceği ifade edildi. Söz konusu raporda belirtilen çelişki, Durdu'nun ölümüne neden olan mermi çekirdeğinin değiştirildiği şüphesini kuvvetlendirdi.
SANIĞIN ÇELİŞKİLİ BEYANLARI İDDİANEMDE
İddianamede, Y.A.'nın savunmasında Durdu'nun vurulmadığını belirttiği ve sonrasında çelişkili ifadelerde bulunduğu da belirtildi. İddianamede, "(...) şüphelinin çelişkili beyanlarda bulunması, şüpheli ile arkadaşının ‘sakin’ şeklinde birbirlerine mesaj atmaları, olayın gerçekleştiği 03.00-05.00 saatleri arası iletişim bilgilerini silmeleri karşısında şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik beyanına itibar edilememesi gerektiğine" vurgusu yapıldı.
DURDU’NUN VURULDUĞU YER ASKERİ ALAN DEĞİLMİŞ
İddianamedeki bir başka dikkat çekici bilgi ise, Durdu’nun öldürüldüğü yerin "2. Derece Askeri Yasak Bölge dışında kaldığı" bilgisi oldu. İddianamede, jandarmanın "kolluk görevlilerine haber vermesi gerektiği ancak şüphelinin herhangi bir bildirimde bulunmadığı" kaydedildi.
Tüm bunlara rağmen sanık asker hakkında "alt sınırdan haksız tahrik hükümlerinin uygulanması" talep edildi. İddianamede, devamla şunlar kaydedildi: "(...) şüphelinin açtığı ateş sonucunda önündeki maktulü vurabilme ihtimalini öngörerek kabullendiği, bu suretle şüphelinin eylemini olası kastla gerçekleştirdiği, şüphelinin olay tarihinde maktulü durdurma amaçlı kendisine ait tabanca ile ateş ederek maktulü vurmak suretiyle olası kastla adam öldürme suçunu işlediği hususunda kamu davasının açılması yönünde yeterli şüphe ve delile ulaşıldığı anlaşılmakla (...)"
Ancak ceza talep edilen bölümde, raporlarda yer verilen çelişkilere değinilmemesi dikkati çekti.
AV. BEDİR: TAHLİYENİN GEREKÇESİ ORTADAN KALKTI
Durdu ailesinin avukatı Özal Bedir, MA'ya verdiği röportajda, 2 asker hakkında verilen "takipsizlik" kararına itirazda bulunduklarını aktardı. Mermi çekirdeklerinin uyuşmadığına dikkati çeken Av. Bedir, Erzurum Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün hazırladığı raporun sanık hakkında verilen tahliye gerekçesini ortadan kaldırdığını vurguladı.
'3 ASKERİN KİMLİĞİ BELİRSİZ'
Av. Bedir, Durdu'nun otopsisi sırasındaki usulsüzlüklere de değinerek, "Dava sürecinde gizlilikten kaynaklı müdahil olamadığımız ancak yazılı taleplerle talep ettiğimiz birkaç husus oldu. Jandarmanın olay yerinde, görev sahasının dışında hareket ettiği görüyoruz. Jandarma, aslında hiçbir görev yetkisi olmamasına rağmen maktulün otopsisinde hazır bulunmak istiyor. Savcı olmadan, yazılı bir emir ya da talimat olmadan, halen kimlikleri tespit edilemeyen 3 askeri personel maktulün yanına girip çıktığını görüyoruz. Duruşma gününde bu hususlar daha netleşecektir" ifadelerini kullandı.
Seyithan Durdu’nun ölümüne ilişkin görülen son duruşmada sanık asker Y.A., “Kürtçe konuşsa bile bir vatandaşın ölümüne üzüldüm” dedi. Durdu’nun eşi Nejla Durdu ise, “Tekraren söylüyorum; bilerek, isteyerek ve takip ederek öldürdüler” diyerek tutuklanmasını istedi. Ancak mahkeme talebi kabul etmedi.
MA / Adnan Bilen