Din alimleri: ‘Sözde Müslümanlar’ Rojava’da Kürtleri katlediyor

Paylaş:
AMED / MERSİN - HTŞ'nin Halep'te Kürtlere dönük gerçekleştirdiği saldırılara tepki gösteren Mele Abdullah Arkan, "Sözde Müslümanlar Rojava'da Kürtleri katlediyor” derken DİK Delegesi Yunus Kaya, yaşananların insanlığa aykırı olduğunu kaydetti. 
 
HTŞ’nin Halep'in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine gerçekleştirdiği insanlık dışı saldırılara tepkiler sürüyor. Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu Üyesi Mele Abdullah Arkan ve Demokratik İslam Kongresi (DİK) Delegesi Yunus Kaya, HTŞ’nin saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mele Abdullah Arkan, cenazelere dönük saldırıları “vahşet” olarak nitelendirdi. Efrîn’de Türkiye’nin başlattığı saldırı da on binlerin yerlerinden edinerek göç etmek zorunda kaldığını hatırlatan Arkan, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yerleşen Kürtlerin yine Türkiye’nin desteklediği grupların hedefinde olduğunu söyledi.  
 
İNKAR VE İMHA
 
HTŞ’nin inkar ve imha politikası çerçevesinde saldırdığını dile getiren Arkan, “Efrîn halkı kimsenin malına ve canına zarar vermedi, ancak sürgün ve ölüme maruz kaldı. Yaşamını yitirenler şehittir. Peygamberimiz, ‘Saldırgan, talancı şehit olmaz, toprağını, halkını koruyan şehittir’ diyor. Masum halkı katleden münafıktır. Rojhilat ve Bakur’da Kürt halkının dili engelleniyor. Dilimizde dinimizi yaşamamız engelleniyor. İnkar üzerine kurulmuş bir saldırı var. Rojava’da binlerce şehidin kanıyla kazanımlar elde edildi. Halklar birlikte yaşamını sürdürüyor. İşte buna saldırıyorlar. Kürt halkına karşın inkar ve imha dışında bir şey görmüyorlar” dedi.
 
KUNDAKTAKİ BEBEĞİ KATLETİLER
 
HTŞ’nin kundaktaki bebekten yaşlı insana kadar savunmasız insanları katlettiğini belirten Arkan, “11 yaşındaki çocuktan kundaktaki bebeğe, kadınlara dönük katliam gerçekleşti. O görüntüleri hepimiz gördük. Çocuğun nasıl dövülerek katledildiğini gördük. Bir kadın savaşçıyı binadan atarak, ‘Allah u ekber’ diyorlar. Bunların yaptıkları münafıklıktır. Bunlar insanlık düşmanı. Allah’ın verdiği canı ancak Allah alır. Ancak bunlar Allah’ın adını vererek katliam gerçekleştiriyor. Bunlar İslam başta olmak üzere tüm dinlerin düşmanı. Hastane de tedavi görürken, sofrada, uykuda, kundakta katlettiler. Engellileri, hastaları, yaşlıları, bebekleri öldürenler vahşeti yaşattılar. Azeri, Kırgız, Türkmen, Çeçen ve Araplardan oluşan bir katliam ordusu oluşturmuşlar. Bu kadar katliamı yapanları Türk devleti ve medyası kahraman olarak nitelendiriyor. Ancak toprağını savunanları ise ‘terörist’ olarak adlandırıyor. Zalimler öbür dünyada hesap verecekler. Eli mazlumun kanında olan herkes hesap verecek. O zalimleri savunan Türk medyası, iktidarı kim varsa öbür dünyada hesap verecekler” diye konuştu. 
 
GAZZE İÇİN ALANA ÇIKAN KÜRTLER NEREDE?
 
Kürt halkının inkarı ve imhası üzerine politikalar yürütenlerin tarihin çöplüğünde kaybolduğunu kaydeden Arkan, HTŞ’nin akıbetinin de Beşar Esad’ın akıbeti gibi olacağını belirtti. İslam adına slogan atanların İslam’a büyük zarar verdiğini kaydeden Arkan, “İslam dinini temelinden sarstınız. İslam’ı bitirdiniz. Tövbe edin. Tüm kutsal kitaplarda insanın öldürülmesi yasaklanmıştır. Ancak bunlar tekbir getirip insan katlediyor. Çocuk, kadın, yaşlı demeden katlediyor. İslam da bunların hiçbiri yok. Bunlar şirk koşuyor. Dil, ırk inkarına gidiyorlar. ‘Kurmê darê ji darê ye’ (Ağacın kurdu ağaçtandır). İsrail Gazze’ye saldırdığında binlerce Yahudi alanlara çıkıp bu saldırıları protesto etti. Siyonizmi kabul etmeyeceklerini dünyanın her yerinde alana çıkarak gösterdiler. Ancak burada kendine Müslüman diyenler ‘tekbir’ eşliğinde katliam gerçekleştiriyor. Gazze için alana çıkan Kürtler neden bu katliama karşı alana çıkmıyor. Paris’te İsrail ile anlaşan sözde Müslümanlar Rojava’da Kürt halkını katlediyor. Buna karşın Kürt halkı her gün dünyanın her yerinde, 4 parçada alanda olmaya devam edecek. Allah’ın buyruğudur; ‘Halkın, toprağını koruyun’ diyor. Kürtler birliğini oluşturup topyekun bir mücadele vermeli” diye konuştu.
 
‘CENAZEYE VAHŞET UYGULAYAMAZSIN’
 
Yunus Kaya, savaşın dahi kuralları olduğunu belirterek, İslam inancında esirlere ve ölülere saygının temel bir ilke olduğunu belirterek, Hz. Muhammed’in bir Yahudi cenazesi geçerken ayağa kalktığını hatırlatarak, “Yanındakiler der; ‘Ey peygamber neden ayağa kalktın bu bir Yahudi cenazesiydi’ der.  Peygamber bir cenazedir. Kur'an-ı Kerim'de geçen ayette; ‘Allah tüm insanları kutsal olarak yaratım’ der. Başka bir ayette de ‘Ben insanları güzel yarattım ve birbirini sevmeleri ve saygı duymaları gerekir.’ Eğer buna rağmen insan insanlığını yapmıyorsa ve birbirilerine saygı duymasalar Allah onları en aşağıdaki mahluk hatta hayvandan daha aşağı biri olarak sayıyor. İslam’a göre ölüye ve esire saygı vardır. İslam dini diyor; ‘iki kavim arasında kavganız olsa dahi ölüm olduğundan veya esir olduğundan onların ölülerine ve esirlerine saygı duyacaksın. Cenazeye vahşet uygulayamazsın. Hakaret yapamazsın” diye konuştu.
 
‘İSLAMLA ALAKASI YOK’
 
Günümüzde iktidarlar eliyle şekillendirilen din anlayışının İslamla bağdaşmadığını belirten Kaya, “Bu yaşananlar Peygamberin anlattığı İslam değildir. İslam, çıkar ve iktidar aracı haline getirilmiştir. Cenazelere yönelik vahşet kesinlikle İslam dışıdır. Yaşamını yitirenlerin cenazelerine saygısızlık yapanlar, Allah’tan, peygamberden, insanlıktan ve Kur'an-ı Kerim’den uzaktırlar. Bunlar, Kur'an'dan ve hadislerden nasibini almamış kişilerdir. Kısaca insanlıktan nasibini almamışlar. Amasız fakatsız hiçbir şekilde cenazelere yönelik yapılanlar kabul edilemez. İslamiyet kesinlikle bunu kabul etmez. Allah û Ekber diyerek, halka kurşun sıkan ya da cenazeleri apartmanlardan atanlar Allah'a hakaret ediyorlar. Allah’ın ismini andığın andan ne insanları öldürebilirsin ne de cenazelere saygısızlık yapabilirsin. Zülüm ve hakaret yapamazsın" dedi.
 
‘KÜRTLER OLUNCA ÜMMET UNUTULUYOR’
 
Ümmet kavramına da değinen Kaya, Kürtlere yönelik zulüm karşısında sessiz kalınmasına da tepki gösterdi. Kaya, "Her canlının bir ümmeti vardır. Bu ayrıdır. Ancak peygamber ümmeti dendiğinde Allah ve peygamberine inanan herkes ümmettir. Muhammed peygamberin ümmetine inandığın anda sen başkasına hakaret, zülüm ve saygısızlık yapamazsın. Yaptığın anda demek ki sen ümmetten değilsin. Ortadoğu’da en çok yaşayan Kürt, Türk, Arap ve Farslardır ve en çok İslam’a hizmet yapan da Kürt halkıdır. Hz Muhammed ilk hizmet yetkisini Cebanî Kûrdi’ye vermiş. Sadık ve dürüstlüğünden dolayı vermiş. Ancak günümüzde söz konusu Kürtler oldu mu; Araplar, Türkler ve Farslar Kürtlere yapılan zulme karşı adeta ümmeti unutuyorlar, İslamiyet’i, Allah'ı ve peygamberi unutuyorlar. Bu şu anlama geliyor; demek ki Müslüman değiller. Demek ki peygamber ümmetinden değiller. Peygamber ümmetinden olsalar, bir kadının saçından tutup saygısızlık yapamazlardı. Bir cenazeyi apartmandan atmazlardı. Allah,  ‘zülüm yapanlara destek olmayın, zulme destek olanlar da onların yanında yanar’ der. Bu zulme karşı sessiz olan şeyh, seyda, meleler, diyanet, din alimleri ya da camiye gidip namaz kılanlar, hacca gidenler Allah’ın gazabından kurtulamazlar. Bugün din alimleri yapılanlara karşı sessiz kalmaları, kıldıkları namaz, hac ve oruç Allah için değil kendi çıkarları, menfaatleri içindir. Yapılan ibadetler semboliktir. Eğer sembolik olmasaydı bu zulme karşı çıkarlardı" şeklinde konuştu.
 
MA / Mehmet Güleş - Fethi Balaman