Yeni yapılaşma için köyler imara açıldı

img

İZMİR - "Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği"nde yapılan değişiklikle köylerin imara açıldığını söyleyen Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gencay Serter, yönetmeliğin inşaat sektörü için yeni bir pazar alanı oluşturacağını aktardı.    

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 11 Temmuz'da “Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği”nde yaptığı değişiklikle, kırsal yerleşik alan sınırını 100 metreden 300 metreye çıkardı. Yönetmeliğin 4'üncü maddesinde yapılan değişiklikle, köylerin etrafında yapılaşma için 200'er metrelik yeni bir genişleme alanı oluşturuldu. Yine bir parsele birden fazla yapı yapılmasını yasaklayan düzenlemede 1.5 dönümden büyük parsellerin içine 3 ayrı yapının birden yapılabileceğinin de önü açıldı. Bir diğer değişiklikle de köylere yapı yapabilmek için aranan “köy nüfusuna kayıtlı olma ve köyde sürekli oturma şartları” da kaldırıldı. 
 
Özellikle Ege, Akdeniz, Marmara ve Karadeniz bölgesindeki köyleri etkileyecek olan yönetmeliğe karşı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası, köyleri şehirleştirecek düzenlemenin yürütmesinin durdurulması ve iptali için 8 Eylül'de Danıştay'a dava açtı. TMMOB Şehir Planlamacıları Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gencay Serter, yönetmelik değişikliğinin doğuracağı olası sonuçları ajansımıza değerlendirdi. 
 
KÖYLÜNÜN SÖZ HAKKI OLMAYACAK
 
Yönetmelikte yapılan değişikliklerle köylerde yapılaşabilecek alanların genişletildiğine dikkati çeken Serter, köylerde yapılaşabilecek alanlarda köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlara avantajlar sağlanmakta iken bu pozitif ayrımın yönetmelik değişikliği ile ortadan kaldırıldığını aktardı. 
 
Köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarla ilgili tüm ibarelerin, yönetmelikle kaldırıldığını aktaran Serter, "Bu şekilde köylerde yeni açılan yapılaşma alanlarına şehir kökenli kişilerin yerleşmeleri kolaylaştırılmış, köyde yaşayan köylülerin o coğrafyada doğmalarından dolayı öncesinde var olan avantajları ortadan kaldırılmıştır” dedi. 
 
İNŞAAT SEKTÖRÜNE YENİ ALAN
 
Değişikliklerle inşaat sektörüne yeni alanlar yaratıldığını vurgulayan Serter, pandemi ile birlikte kırsal alanlara yaşanan göçün inşaat sektöründe yeni bir yapılaşmayı getireceğini söyledi. Bunun ciddi bir pazar alanı yarattığını ifade eden Serter, “Kırsal kesimde yaşayan ve son yıllarda zirai üretimi yapmakta zorlanan vatandaşlarımıza sağlanan istisnai hakların birçoğu büyükşehirlerden gelen vatandaşların kırsal alanlara daha kolay konut yapabilmeleri adına ortadan kaldırılmış durumda” diye belirtti. 
 
KIRSAL ALAN ETKİLENECEK 
 
Yeni düzenlemenin Akdeniz, Marmara ve Ege gibi nüfus yoğunluğu olan bölgeler başta olmak üzere tüm kırsal yerleşim yerlerini olumsuz etkileyeceğini ifade eden Serter, Karadeniz Bölgesi’nin yönetmelikte özel bir yeri olduğuna dikkati çekerek, şunları söyledi: "Yönetmeliğin 43’üncü maddesi ile dağınık yerleşimlerin olduğu yerlerde, arası en çok 200 metre olan 2 ve daha fazla binayı içerecek şekilde ‘Dağınık Yerleşik Alan’ belirlenme imkânı sağlandığı, bu alanlarda da köy yerleşik alanı kuralları geçerli hale getirildiği görülmektedir. Bu maddede bahsedilen dağınık yerleşmelerin bir köy niteliği olmadığı, ülkemizdeki coğrafi koşullar dikkate alındığında 2 veya daha fazla binayı içerecek çok fazla yapı ve küçük yapı grubunun bu kapsam altına girebileceği açıktır. Bu tip dağınık yerleşimlerin bölgenin coğrafi koşullarından dolayı en çok Karadeniz Bölgesi’nde görüldüğü hepimizin malumudur. Dolayısıyla yönetmeliğin bu maddesinin Karadeniz coğrafyasındaki kırsal alanlarda yapılaşma baskısını artıracağını kesin olarak söyleyebiliriz” diye belirtti.
 
Köyleri hedef alan yönetmelikte değiştirilen maddelerin iptali için dava açtıklarını yineleyen Serter, buna karşı hukuki mücadelenin yanı sıra yerellerde STÖ öncülüğünde çalışmaların yapılmasının önemli olduğuna vurgu yaptı.