Urfa'nın bütüncül bir imar planı yok

img

URFA - Urfa'da artan çarpık kentleşmeye dikkat çeken Şehir Plancıları Odası Temsilcisi Mehmet Selim Açar, kenttin bütüncül imar planının olmadığını söyledi. 

Toplam 13 ilçesi ve 2 milyon 155 bin nüfusu olan Urfa’nın merkez ilçelerinin kimi yerlerinde 5 kat kimi yerlerinde ise 10 katlı binalar inşa edildi. Kentin gelişiminde önemli rol oynayan imar planlarının her ilçede ayrı uygulanması çarpık kentleşmeyi de beraberinde getirdi. Son 10 yıl içerisinde ilçe statüsüne geçiş yapan Karaköprü, kısa bir sürede betonlaştırıldı. Dağ yamaçları ile dere yatakları için çizilen imar planlarıyla inşa edilen yüksek katlı binalar, görüntü kirliliğini andırıyor.  
 
Trafik sorununun yaşandığı kentin imarına ilişkin konuşan Şehir Plancıları Odası Urfa Temsilcisi Mehmet Selim Açar, kentin ileriye dönük imar planının olmadığını söyledi. 
 
KARAKÖPRÜ'DE KAT FARKI
 
Urfa merkezinin çarpık olarak yapılaştığını belirten Açar, merkez ilçe olan ve gelişmekte bulunan Karaköprü’de imar planının hükmüne göre kat serbestiyesinin olduğunu söyledi. Bir yapının istenildiğinde 5, istenildiğinde 10 kat kaldırılabildiğini belirten Açar, “Bu sokak siluetlerinin olmaması gibi nedenler, Karaköprü’de çarpık yapılaşmayı ortaya çıkarmaktadır. Diğer tarafta şehircilik normlarına, planlama ilke ve esaslarına uymayan şehir planları da yapılmaktadır” dedi.
 
'KONUT ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ'
 
Karaköprü ilçesi nüfusunun hızla artarak 250 bine vardığını belirten Açar, ilçeye bakıldığında planlı, projeksiyonlu bir gelişim sürecini göremediklerini söyledi. Açar, "İleriye yönelik herhangi bir plan ve proje yok. Aksine şu örnekleri verebiliriz. Karaköprü ilçesi Doğukent Mahallesi’nde 101 dönümlük Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi alanı ve Batıkent Mahallesi’nde 52 dönümlük tüberküloz ve göğüs hastalıklarına tahsisli hastane alanları daha önce Başbakanlık Özelleştirme İdaresi, akabinde Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile konut alanına çevrilmişti. Biz yerel kaynakların halk için kullanılmasından yana bir odayız. Bu noktada daha önce kamuoyuyla paylaştığımız şekilde Danıştay 6’ncı Dairesi’nde imar planı değişikliğine karşı dava açtık. Hukuki süreç devam ediyor" dedi. 
 
30 İMAR PLANI
 
Değişik yüksekliklerdeki bina katlarının Urfa'da şehrin sülietini bozduğunu ifade eden Açar, "Şehrin yapısını bozuyor. Yan yana iki blok görüyorsunuz, biri 5 kat, biri 10 kat. Bu durum Urfa büyükşehir olmadan önce Karaköprü Belediyesi’nin yapmış olduğu plandan gelen bir hüküm. Büyükşehir Belediyesi ise Karaköprü’de farklı, Haliliye’de farklı bir uygulama çıkarıyor. Eyyubiye’ye gittiğimizde daha farklı bir uygulama var. Bunun nedeni bizim bütüncül bir imar planımızın olmamasıdır. Bohça gibi Urfa Merkez, yaklaşık 30 küsur imar planının yan yana konulması ile oluşmuş. Büyükşehir’in yapması gereken bunların hepsini ortak bir planlama şablonuna oturtmaktır. Yoksa ilçeler arasında bu kadar keskin yapılaşma farklarını ortadan kaldırıcı bir plan yapması gerekiyor. Büyükşehir Belediyesi’ne biz dönemdir söylüyoruz. Urfa merkezin bütüncül bir imar planına ihtiyacı var. Ne hikmetse hiç bir başkan bu yönde irade göstermiyor" diye konuştu. 
 
'YANLIŞ PLANLARDAN DÖNÜLMELİ' 
 
Haliliye ilçesi Devteyşti Mahallesi’nden örnek vererek konuşmasını sürdüren Açar, "50 metrelik bir yol. Yolun sol tarafındakiler bitişik nizam 3 kat. Yolun sağ tarafındakiler ayrık nizam 10 kat. Bir taraf site tarzı. Sadece bir yol geçmesine rağmen, jeolojik olarak bir fark olmamasına rağmen bu keskin geçişi sağlayan nedir? Bu noktada yapılan yanlış planlardan bir an önce dönülmesi gerektiğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu.  
 
ULAŞIM SORUNU
 
Urfa'da yeşil koridorla birlikte ulaşım master planının bulunmadığını ifade eden Açar, şunları söyledi: "Ulaşım master planı olmadığı için trambüs gibi garip garip projeler üretebiliyoruz. Bu memleketin kaynaklarını trambüs gibi gelişi güzel heba edebiliyoruz. Şehrin geleceğine yönelik kalkıp hangi toplu taşıma aracı lazım, onun tespitini yapamıyoruz.”
 
MA / Müjdat Can