'Çocuğa cinsel taciz' davasında tutuklama talebi reddedildi

img
RIHA - Weranşar'da 10 yaşındaki çocuğa sistematik cinsel tacizde bulunan M.S. hakkında açılan davada, tutuklama talebi reddedildi. 
 
Riha’nın Weranşar (Viranşehir) ilçesinde 10 yaşındaki çocuğa sistematik cinsel tacizde bulunan üvey ağabeyi M.S. hakkında açılan davanın 3’üncü duruşması Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya fail M.S. ile avukatları, İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin, Av. Zeynep Dilek Polat ve Ali Osman Ulutaş hazır katıldı. 
 
Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada bir önceki duruşmada verilen mütalaa okundu. Mütalaanın ardından söz alan Keskin, mütalaaya kısmen katıldıklarını ifade ederek failin cezalandırılması istemini yineledi. Ardından söz alan fail avukatları, çocuğun beyanlarının iftira olduğunu öne sürerek failin beraatini istedi. 
 
Mahkeme heyeti fail M.S.’nin ek savunmasının alınması istemiyle duruşmayı 13 Kasım’a ertelerken, tutuklama istemini ise reddetti. 
 
NE OLMUŞTU? 
 
Wêranşar ilçesinde M.S. (17), üvey kardeşi 10 yaşındaki çocuğa 1 yıl boyunca cinsel tacizde bulundu. 21 Mayıs 2021'de gözaltına alınan M.S., emniyetteki ifadesinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edildi ancak serbest bırakıldı. M.S. hakkında, “zincirleme şekilde cinsel taciz” suçundan açılan soruşturmada ise, “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı çıktı. Dosya avukatı İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin, karara itirazda bulundu. Yargıtay itirazı yerinde bularak davanın Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğine karar verdi. Kararın ardından M.S. hakkında hazırlanan iddianameyi Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesi kabul etti.  "Zincirleme şekilde üvey kardeş tarafından çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs" suçlamasıyla açılan davada, raporlarda her ne kadar “cinsel istismarın tıbbi delillerinin bulunamadığı belirtilse de, mağdur ile suça sürüklenen çocuk arasında husumet olmaması nedeniyle mağdurun gerçeğe aykırı beyanda bulunmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığına” da yer verildi. 
 
İddianamede deliller ve tüm evrak kapsama alındığında SSÇ üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli şüphenin oluştuğuna karar verilerek cezalandırılması istenildi.