Koçerlerden yasaklara ve kalekollara tepki: Yaylalar bizim

img

ŞIRNAK - Besta Bölgesi'nde yaylalarına yapılan kule ve kalekollar nedeniyle yaşam alanları kısıtlanan kadınlar, yaylaların gasp edilmesine karşı suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti. 

Bölge kentlerinde uygulanan “güvenlikçi politikalar” nedeniyle yurttaşların yaşam alanları kısıtlanıyor. Sadece Şırnak sınırında bulunan Cudi Dağı eteklerinde adına "Cudi Dağı Güvenlik Konsepti" dedikleri çalışmalar kapsamında son bir yıl içinde Şırnak Valiliği 22 kulenin inşa edildiğini açıkladı. Kule ve kalekolların inşa edildiği bölgelerden Cudi ve Gabar Dağları ile Besta Bölgesi'nde köylülerin bütün geçim kaynakları yok edilirken, yurttaşların bu bölgelere geçişlerine ise "güvenlik" gerekçesiyle izin verilmiyor. 
 
Besta Bölgesi'nde de köylülerin sıkça kullandığı Kaniyamîra ve Çiyayêpîra bölgesinde bulunan yaylalara askerler tarafından el konuldu. Yaylara, askeri kule ve kalekollar inşa edilirken, duruma tepki gösteren kadınlar, yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. 
 
KULELER YAŞAMA ENGEL 
 
Bölge sakinlerinden Taybet Güngen (55), her yıl olduğu gibi geçen yıl da havaların ısınmasıyla Besta'da bulunan yaylalarına gitmek için yola koyulduklarını ancak askerler tarafından engellediklerini belirtti. Şırnak'ta ilan edilen sokağa çıkma yasaklarından sonra geçimlerini sağlamak için küçükbaş hayvan aldıklarını aktaran Güngen, "Her yıl serbestçe gittiğimiz Kaniyamîra ve Çiyayêpîra'da bulunan yaylalara bu yıl askerler ve korucular tarafından girişimize izin verilmedi. Kendi imkanlarımızla bölgede bulunan Girêsor yaylasına çadırlarımızı kurduk. Yaklaşık bir ay orada kaldık. Ama her gece askerler tarafından ablukaya alınıyorduk. Bir ay rezalet içinde geçti. Bir gece bulunduğumuz yer yine ablukaya alındı. Sumak toplamaya giden çocuklarımız yaylalarımıza kuleler dikildiğini görmüş. Birini Milazin, birini de Giresor'e inşa etmeye başlamışlardı. Daha sonra asker ve korucular çevremizi tamamen kapattı ve yeni kuleler yapacaklarını söyledi. Karakol ve kulenin yapımıyla birlikte suyumuz da kesildi. Yaşamımızı orada ki su kaynağı sayesinde sağlıyorduk" dedi. 
 
'YAYLALAR BİZİM'
 
Asker ve korucuların etrafa rastgele ateş ederek orman yangını çıkardıklarını ifade eden Güngen, "Bir hayvanın bile oralarda otlamasına izin vermiyorlardı. Yaylalarımıza el koydular. Oysa yaylalar bizim. Yaylalarımızı karakol yaparlarsa geçimimizi nasıl sağlayacağız? Kereng, soryaz ve her türlü ot yaylada yetişiyor. İlkbaharda bu otları toplayamaya giderdik. Ama şimdi gitmemize izin verilmiyor. Onlar yaylamıza girdikten sonra biz orada duramadık. Ne namaz kılabiliyorduk, ne yıkanabiliyorduk, ne de hayvanlarımızı sağabiliyorduk. Oysa yaylalarımıza el koymaya hakları yok. Yetkililer hakkında dava açacağız. Devletin yaylalarımıza el koymasını kabul etmiyoruz” diye belirtti. 
 
YAYLAYA KALEKOL YAPTILAR 
 
Kadınlardan Hikmet Taşar (56), yaylalarında yapılan kulelerin kendilerini huzursuz ettiğini söyleyerek, "Bu yaşa kadar hayvancılıkla uğraştım. Ancak bu yıl yaylalarımıza gidemedik. Koyunlarımızın geçmesine izin vermediler, biz de Besta'ya Rîsor bölgesinden geçiş yaptık. Kendi imkanlarımızla bir yerde durduk. Sonra asker tepelere konuşlandı ve oradan da sürüldük. Bu zozanlar (yayla) 50 yıldan fazladır bizim. Topraklarımıza kalekol kurdular. 20 yıl önce yaylalarımızı kullanabiliyorduk. Her geçen yıl biraz daha zorlaştırdılar. Yıllardır yaylalarımızın suyundan, otundan yararlanıyorduk ama bu yıl hepsini ellimizden aldılar” diye konuştu. 
 
'NEYİ, NASIL KORUYORLAR?'
 
Taybet Güngen (57) de, her yıl kullandıkları yaylada 2 kalekolun yapıldığını vurgulayarak, artık toprakları üzerinde kendilerine yaşam alanlarının bırakılmadığını söyledi. Yayla yolu üzerinde son yıllarda bir çok kalekol inşa edildiğini ifade eden Güngen, “Yaylaya gittiğimizde saatlerce bekletiliyoruz. Askerler bize, 'sizi korumak ve güvenliğinizi almak için buradayız' diyorlar. Ama neyi, nasıl koruyorlar? Engellemekten ve zorluk çıkartmaktan başka bir şey yaptıkları yok. Yaylalarımıza gitmemize izin vermedikten sonra neyimizi koruyacaklar? Bu yıl kuraklık olmasına rağmen onların belirledikleri sınırlar dışında hayvanlarımızı otlatamıyorduk. Onlar yüzünden bulunduğumuz yerden taşınmak zorunda kaldık” şeklinde tepkisini dile getirdi. 
 
MA / Zeynep Durgut