Afganistan'dan uluslararası kamuoyuna çağrı: Bizi duyun, görün

  • kadın
  • 09:02 19 Mayıs 2022
  • |
img

ANKARA - Taliban'ın yönetimi ele geçirmesi sonrasında kadınların dilenciliğe zorlandığını, kimisinin böbreklerini satmak zorunda kaldığını aktaran Afganistanlı R.M., uluslararası kamuoyuna,"Bizi görün. Bizi ciddiye alın" çağrısı yaptı. 

Afganistan'da geçen yıl Ağustos ayında yönetimi ele geçiren Taliban, kadınları hedef almaya devam ediyor. Pek çok kadın, toplu gözaltı süreçlerinden sonra ülkeyi terk etmek ve isimlerini değiştirmek zorunda kalırken, Afganistan'da kalan kadınlar hakları için mücadele ediyor. Taliban'ın kadınları ve kız çocuklarını eğitim ve iş yaşamından dışlaması nedeniyle ekonomik olarak zor durumda kalan kadınlar, evlerinde çalışacak bir erkek yoksa dilencilik yapmak zorunda kalıyor. Geçtiğimiz gün pek çok arkadaşı Taliban tarafından gözaltına alınan R.M., bazı kadınların böbreklerini ve çocuklarını satmak zorunda kaldığını söyledi.
 
BİR ARAYA GELMEK 'SUÇ' OLDU 
 
Ajansımıza ulaşan ve güvenlik nedeniyle ismini saklı tutuğumuz R.M., burka giymeyi reddettiği için geçen hafta 13 kadının gözaltına alındığını aktardı. R.M.,"Geçen günlerde 30 kadın bir restoranda buluşma kararı verdik. Kabil'deki bir Türk restoranında buluşup birbirimizi görecektik. Bazı arkadaşlarımız biraz erken gitmiş. Tailban restoranı basıp 6 arkadaşımızı işkence ederek gözaltına almış. Bu arkadaşlarımız 'Namahrem erkeklerin bulunduğu bir yerde buluşmak ve burkasız gezmekle’ suçlanmışlar. Maalesef bu kadın arkadaşlarımız kırbaçlanarak o restorandan çıkarılmış ve şu anda nerede tutulduklarını, durumlarının iyi olup olmadığını bilmiyoruz" dedi.
 
Toplantının siyasi bir amacının olmadığını ve bir eylem örgütlemek amacıyla buluşmadıklarını belirten R.M., "Aramızda aktivist kadınlar da vardı ama bu bir örgütlenme toplantısı değildi. Yalnızca arkadaşlarımızla biraz oturmak, normal bir şeyler yaşamak istemiştik. Fakat Taliban rejiminde kadın arkadaşlarınla buluşup bir restoranda oturmak bile bir eylem haline geldi ve bunun sonucunda 6 arkadaşımız işkenceyle gözaltına alındı" ifadelerini kullandı.
 
BURKASIZ ÇIKMAK YASAK 
 
Taliban'ın baskıları nedeniyle ülkedeki pek çok kadın gibi kendisinin de durumunun iyi olmadığını ifade eden R.M., "Psikolojim iyi durumda değil. Güvende değilim. Güvenli bir yerde değilim. Geleceği düşündükçe anksiyete atakları yaşıyorum. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Son yaşanan gözaltılardan sonra sokağa çıkmadım ama çıkacağım. Burkayla dışarı çıkmayı reddettik. Hala da ediyoruz. Burkasız dışarı çıkıp bizi dövecekler mi, gözaltına mı alacaklar bakacağım. Bunu çok yakında yapacağım" diye konuştu.
 
KADINLAR DİLENCİLİĞE SÜRÜKLENİYOR
 
Taliban'ın gelişiyle kadınların neredeyse tamamının işsiz kaldığının altını çizen R.M., şöyle devam etti: "Taliban geldikten sonra ben de işten çıkarıldım.  Benim birden fazla çocuğum var ve evimizde bir erkek yok. Bu çocukların ekonomik sorumluluğu benim sırtımda. Taliban çalışma hakkımı elimden aldı. Çocuklarımı nasıl doyuracağım, kim alacak bu çocukların sorumluluğunu? Afganistan'da binlerce kadın bu durumda. Durumumuz her gün daha da kötüye gidiyor. Burada bir trajedi, bir dram yaşanıyor. Erkeklerin olmadığı pek çok ev var Afganistan'da. Bu durum bu şekilde devam ederse tüm kadınlar dilenci olacak. Şu anda Kabil'de sokağa çıktığınız zaman caddeler boyu dilencilik yapan kadın grupları görüyorsunuz. Bu kadınlar daha birkaç ay öncesine kadar gururuyla çalışan kadınlardı. Kimse böyle bir aşağılanmayı hak etmedi. Bu kadınlar çocukları ve kendileri açlıktan ölmesin diye gelen geçen arabalardan para istiyor. Bunu kimse görmüyor." 
 
Erkeklerin de durumunun çok iyi olduğunun söylenemeyeceğini dile getiren R.M., yine de mevcut durumun özellikle kadınları etkilediğini vurguladı. R.M., "O kadar kötüyüm ki başımıza daha neler geleceğini düşünmek bile beni dehşete düşürmeye yetiyor. İşsiz kaldığım için başka kadın arkadaşlarım bana ve çocuklarıma bakıyor. Yurtdışında tanıdığı olan bazı kadınlar onlardan yardım alıyor. Ama bunun fark edilmesi durumunda karşı karşıya kalacakları suçlama ve bu suçlamalara karşın verilen cezalar çok ağır. Ayrıca bu sürdürülebilir bir durum değil. Bu destek ne kadar sürebilir ki? Bir hafta? İki hafta? Üç ay? Bizler kendine bakamayacak kadınlar değiliz, aciz değiliz, öyleyse neden bu haldeyiz" diye sordu.
 
ÇOCUKLAR SATILIYOR 
 
Son dönemde pek çok kadının böbreklerini ya da çocuklarını satmak zorunda kaldığı bilgisini veren R.M., şunları söyledi: "Tanıdığım onlarca kadın bıçak altına yatıp böbreklerini sattı! Kendi çocuklarını satmak zorunda kalanlar oldu, bunu aklınız alıyor mu? Bu kadınlar, çocuklarını satarak onlara daha iyi bir gelecek verebileceklerini düşündüler belki de... Ama ben böbreklerimi veya çocuklarımı satmak istemiyorum. Çalışmak istiyorum. Lütfen sesimi duyurun." 
 
ULUSLARARASI KAMUOYUNA ÇAĞRI
 
Pasaportu olmadığını ve hiçbir ülkenin de kendisine ve çocuklarına vize vermediğini ifade eden R.M., Ukrayna'da çıkan savaşla birlikte Afganistan'da olan bitenin unutulduğunu ama Afganistan'da bir toplumsal felaket yaşandığını hatırlattı. Afganistan'daki durumu protesto etmek için pek çok kez yaşamlarını hatta ailelerinin yaşamlarını riske atarak, sokaklara çıktıklarını ve tüm konuşmalarında yurt dışındaki aktivist kadınlara ve uluslararası kurumlara çağrıda bulunduklarını belirten R.M., çağrılarına gerçek bir karşılık bulamadıklarının altını çizdi.
 
R.M., sözlerini şu çağrıyla sonlandırdı: "Afganistan'daki kadınların durumunun görülür olabilmesi için her şeyi göze aldık. Onlarca kadın arkadaşımız Taliban tarafından gözaltına alındı, kırbaçlandı, işkence gördü, yerinden edildi. Her sokağa çıktığımızda dedik ki, 'Okuma hakkımız elimizden alındı, çalışma hakkımız elimizden alındı. Afganistan'da kadın hakları askıya alındı. Afganistan'da kadınlar temel insan haklarından mahrum bırakıldı. Bizi duyun.' Sesimizi duyuramadık. Hiç bir uluslararası kurumdan ses çıkmadı. Duydularsa da bizi görmezden geldiler. Gerçek bir uluslararası tepki göremedik. Durumumuzu kimse umursamıyor. Uluslararası topluma çağrım şudur; Bizi görün. Bizi ciddiye alın. Burada yaşananlar son derece ciddi ve son derece gerçek. Bunun için de ciddi tedbirler alınması gerekiyor."
 
MA / Gözde Çağrı Özköse