İstanbul Sözleşmesi'nin 10'uncu yılı: Çekilme imzalamamaktan daha endişe verici

  • kadın
  • 09:09 10 Mayıs 2021
  • |
img
ANKARA - GREVIO’nun ilk başkanı Prof. Dr. Feride Acar, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını sözleşmeyi imzalamamaktan daha endişe verici olarak yorumlarken, EŞİK gönüllüsü Zelal Ayman ise kadın örgütleri olarak konuyu gündemde düşürmeyeceklerini söyledi.  
 
Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin imzaya açıldığı 11 Mayıs 2011’in üzerinden 10 yıl geçti. Sözleşmenin taslağı, 7 Nisan 2011’de Strazburg’ta yapılan Avrupa Konseyi Bakan Yardımcıları toplantısında kabul edildi. Ardından İstanbul’da gerçekleşen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 11 Mayıs 2011 tarihindeki toplantısında imzaya açılarak, İstanbul Sözleşmesi olarak anılmaya başlandı.
 
İMZALAYAN, ONAYLAYAN VE ÇIKAN İLK ÜLKE
 
Türkiye, 11 Mayıs 2011'de sözleşmeyi ilk imzalayan ve 24 Kasım 2011'de Meclis’te onaylayan ilk ülke oldu. Sözleşmeyi ilk imzalayan ülke olan Türkiye, çekilme kararını da ilk açıklayan ülke oldu. Türkiye’nin sözleşmeden çekilme kararı, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla gece yarısı verildi. Çekilme kararını Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği’ne bildiren Türkiye hakkında Genel Sekreterlik kararın 1 Temmuz itibariyle yürürlüğe gireceğini belirtti.
 
GREVIO
 
Sözleşmeni imzalanmasının ardından taraf devletlerin vermiş oldukları teahhütleri izleme ve denetleme komitesi olan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddette Karşı Eylem Uzmanlar Grubu” (GREVIO) kuruldu. GREVIO’nun ilk 10 üyesi 4 Mayıs 2015’te seçildi ve 21-23 Eylül 2015 tarihlerinde Strazburg’ta ilk toplantısını gerçekleştirdi. Komitenin başkanlığını 2015-2019 arasında iki dönem Prof. Dr. Feride Acar sürdürdü. Komite ilk ülke değerlendirmelerine 2016’da başladı. 3 Temmuz 2017’de GREVIO Türkiye'ye ilişkin ilk raporunu yayımladı. Raporda atılan olumlu adımlar için memnuniyet dile getirilirken, kadına yönelik şiddeti sonlandırmak için yasal düzenleme, politika ve tedbirlerdeki eksikliklere vurgu yapıldı ve bu kapsamda sözleşmenin daha etkin uygulanması için öneriler sunuldu.
 
6284 SAYILI KANUN
 
Sözleşmenin kabulü Türkiye’de aile içi şiddetin önlenmesine yönelik ilk kanun olan 4320 sayılı “Ailenin Korunması Hakkındaki Kanun”daki yetersizlikler sivil toplum örgütleri ve kadın hareketinin çabasıyla değiştirildi. 8 Mart 2012 tarihinde 6284 sayılı “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”  Meclis’te oy birliğiyle kabul edildi ve 20 Mart 2012’de yürürlüğe girdi. 4320 sayılı kanunda şiddetin tanımı belli değildi. 6284 sayılı kanunda şiddet; “kişiye, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar veren, fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış” olarak tanımlandı. Şiddetin tanımının yanı sıra pek çok yeni düzenleme getirilerek 3 maddelik 4320 sayılı kanun 6284 sayılı kanunla 48 maddeye çıkarıldı.
 
GERİ ÇEKİLME KARARINA TEPKİ 
 
Sözleşmeden 20 Mart’ta çekilme kararı aldı.Geri çekilme kararı pek çok kesim tarafından kabul edilmedi ve hukuksuz olduğunu yönünde tepkilere neden oldu. Türkiye’deki muhalefet partiler, yabancı devlet başkanları, Avrupa Konseyi, kadın ve LGBTİ örgütleri, STK'lar ve hem Türkiye içinde hem de yurt dışında pek çok kesim tarafından eleştirildi. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric, kararı “yıkıcı haber ve Türkiye'de ve yurtdışında kadınların korunmasını tehlikeye atan büyük bir gerileme” olarak nitelendirdi. Kararın iptali ve yürütmenin durdurulması için pek çok dava açıldı.
 
Sözleşmenin 10’uncu yılında İstanbul Sözleşmesi’nin etkili bir biçimde uygulanmasını sağlamak amacıyla kurulan GREVIO’nun ilk başkanı ve Birleşmiş Milletler (BM) Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığı Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW) komitesi eski üyesi Prof. Dr. Feride Acar ve Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) gönüllüsü ve Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği çalışanı Zelal Ayman sorularımızı yanıtladı.
 
İMZALAMAMAKTAN DAHA KÖTÜ
 
Prof. Dr. Feride Acar, çekilmenin ülkenin genel görünümü açısından olumsuz bir etkisi olacağının açık olduğunu belirtti. Bunun insan hakları için temel bir sözleşme olduğunu vurgulayan Acar, “İstanbul Sözleşmesi özellikle kadınların şiddetten korunmasına, yaşamalarına ilişkin bir sözleşme. Türkiye'nin başta bu sözleşmeye tarafken, sonradan çıkması kanımca olumsuz olarak yorumlanacak bir durum. Hatta bu baştan İstanbul Sözleşmesi’ni imzalamamaktan daha endişe verici olarak dahi yorumlanabilir. Dolayısıyla kadınlar açısından olası tehlikeli sonuçların yanında bu durumun olumsuz bir görüntü ve imaj yaratacağı da beklenir” ifadelerini kullandı.
 
ENDİŞE VERİCİ  
 
Sözleşmenin sadece bir ülkeye özgü hazırlanmadığını hatırlatan Acar, “Bu bir Avrupa sözleşmesi ve bütün Avrupa’da sorun olan bir konuya ilişkin bir sözleşme. Bu sorun da kadına yönelik şiddet. Şiddet bütün dünya için sorun. Ama Türkiye için de ciddi sorun olduğu hepimizin bildiği bir durum. Dolayısıyla bu sözleşme; devlete bu sorunla başa çıkmak için yol gösteren, devleti neler yapılması gerektiğine yönelik olarak yönlendiren çok ciddi bir yardım aracı. Bundan çekilmenin bir takım olumsuz sonuçlar getirebileceği açıktır. Ne getirdiğini tam olarak görmedik, ne olup olmayacağını şu anda bilmiyoruz. Ama bu adım olumsuz gelişmelerin önünü açabilir, ki bu da çok endişe edilmesi gereken bir durumdur. Bundan sonra yaşanacakları, uygulamaları çok sıkı ve yakından takip etmek lazım” dedi.
 
GERİYE GİDİŞ
 
Kararı “olağanüstü geriye dönüş” olarak değerlendiren Zelal Ayman, “Çünkü sözleşme, şiddet ve ayrımcılığın başta kadınlar ve erkekler olmak üzere, toplumsal kesimler arasındaki iktidar ve güç ilişkilerine dikkati çekiyor. Yani ayrımcılık ve şiddetin temelde bu iktidar ve güç ilişkilerinin eşitsizliğinden kaynaklandığını savunuyor. Dolayısıyla son 100 yılın feminist bilgi ve mücadele birikimini yansıtan bir sözleşmeden söz ediyoruz. Temelinde başta kadınlar olmak üzere ötekileştirilen, iktidar ilişkileri kapsamında ezilen kesimlerin korunmasını, şiddet ve ayrımcılıktan azade olarak yaşayabilmenin koşullarının nasıl olması gerektiğini anlatıyor” şeklinde konuştu.
 
BÜYÜK KAYIP
 
Sözleşmenin Türkiye gibi Müslüman çoğunluklu ülkeler açısından önemli bir felsefeye sahip olduğuna vurgu yapan Ayman, “Bu felsefe ve ruh, ‘insanlar eşittir, eşitlik önemlidir’ der ve eşitliğe giden yolda yapılması gerekenleri sıralar. Müslüman yoğunluklu ülkeler içerisinde Türkiye gibi kadın ve çocuk hakları açısından kazanılmış yasal hakların bulunduğu benzer başka bir ülke neredeyse yok. Sözleşme bu açıdan çok büyük bir aşamaydı Türkiye için. Bunun geriye alınması ‘biz eşitlik perspektifinden, eşitliğe inanan yaklaşımdan geri adım atıyoruz’ anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. Sözleşmenin taraf devletlere sorumluluklar yüklediğini de hatırlatan Ayman, “Ev içinde erkek de olsa şiddete uğrayan herkes için, en önemlisi kadın ve çocuklar için, LGBTİ’ler, mülteci, engelli kadınlar için çok önemli bir sözleşme. Tüm bunlardan geri adım atmak çok büyük bir kayıptır” diye belirtti.
 
6284 SAYILI KANUN 
 
İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının ardından şiddete karşı daha kapsamlı ulusal bir yasanın oluşması için bir süreç başladığını hatırlatan Ayman, “Biz o zamanlar bu konuda kampanya yürüten ‘Şiddete Son Kadın Platformu’ olarak imzalanmış İstanbul Sözleşmesi’nin felsefesine ve ruhuna uygun yeni bir yasa çıkarılmasını istedik. Bunu da büyük oranda başardık. 3 maddelik 4320 sayılı kanunu 48 maddeye çıkardık 6284 sayılı kanunla. Bunların hiçbiri tesadüf değildi ve hepsi birbiriyle ilişkili bir stratejinin ürünüydü. Bu bakımdan Mayıs 2011’de imzalanıp 24 Kasım 2011'de parlamentoda oy birliğiyle kabul edilmiş bir sözleşmenin 10 yıl sonra hukuka uygun olmayan bir şekilde feshedilme girişimi olağanüstü geriye gidişi ifade ediyor” şeklinde konuştu.
 
Sözleşmeden geri çekilemeye yönelik söylemlerin arttığı bir süreçte tehlikeyi fark edip EŞİK’i kurduklarını aktaran Ayman, şunları söyledi: “Daha çekilme kararı verilmeden biz eylemsellik içindeydik. İstanbul Sözleşmesi gibi temel bir sözleşmeye yönelik saldırıya karşı bizim de topyekun bir cevap vermemiz gerektiğini düşünerek, daha geniş bir cepheden örgütlenmemiz gerektiğine inanarak EŞİK Platformunu kurduk ve o zamandan beri de eylemlilik halindeyiz. Sözleşmeyi tekrar geri almak istiyoruz ve bunu sürekli gündemde tutacağız. Gerek Türkiye gerekse bölgesel düzeyde pek çok grup ve platform birlikte hareket ediyoruz. Biz kadın örgütleri olarak vazgeçmeyeceğiz ve sözleşmenin Türkiye gündeminde kaybolup gitmesine izin vermeyeceğiz.”
 
MA / Zemo Ağgöz

Diğer başlıklar

17:14 Kaçırılan Suphi Orhan: Kimsenin can güvenliği yok
16:45 HDK: Madımak’la yüzleşin
16:36 Adana'da 37 kişi 6 gündür gözaltında
16:31 Karaköy’de vapur iskeleye çarptı
15:27 ‘Tek başına kalamaz’ raporu olan tutuklu tekli hücrede tutuluyor
15:15 Hasta tutuklu Muhlise Karagüzel’in durumuna dikkat çekildi
14:36 ‘Ağır hasta tutuklu Koyuncu derhal tahliye edilsin’
14:26 Ortadoğu ve Kuzey Afrikalı kadınlar HDP ve TJA’lılarla bir araya geldi
14:07 Emekçiler geçici 35’inci maddenin kaldırılmasını istedi
13:51 Cumartesi Anneleri: Galatasaray’dan vazgeçmiyoruz
13:35 Meclis tatile girdi
13:34 Kayıp yakınları Vedat Aydın’ı andı
12:57 Mahkeme Kaz Dağı’nda ‘ÇED olumlu’ kararını durdurdu
12:03 DTSO’dan kadın kooperatifi çalıştayı
11:46 Mazıdağı’nda silahlı kavga: 1 ölü, 3 yaralı
11:45 Şenyaşar ailesi: Acının son bulması için adalet gelsin
11:43 Madımak’ta katledilenler anıldı: Sivas’ın ışığı hiç sönmeyecek
11:11 Munzur Çevre Derneği’nden Arslan: Madenlere izin vermeyeceğiz
11:10 Beyoğlu'nda şüpheli ölüm
11:00 Kayıp yakınları Hüseyin Ertaş'ın faillerini sordu
10:57 Mersin’de kaza: 4 kişi öldü
10:43 Cezaevindeki işkence kamerada: Darp edildi, sürüklendi, su dökülen hücreye çıplak konuldu
10:40 Haliç'te metrobüs alev aldı
10:40 Osmaniye’de mültecilere saldırı: Çok sayıda yaralı var
10:27 Kaçırılan Orhan mezarlıklarda gezdirildi, çıplak fotoğrafları çekildi
10:00 İran'da peş peşe 3 deprem: 3 ölü, 19 yaralı
09:21 Oluç: Kongremiz Newroz'da verilen mesajın devamı olacak
09:08 Kayyım işçileri tehditle sendika değiştirmeye zorluyor
09:06 Mahkeme tecavüz failinin geleceğini düşündü: Cezayı düşürdü
09:04 Şırnak’ta Kemal Kurkut Futbol Turnuvası başlıyor
09:01 02 TEMMUZ 2022 GÜNDEMİ
01/07/2022
23:16 Tutuklulardan ‘Özgürlüğün Sesi’ sergisi
19:40 İzmir’in iki ilçesinde yangın
19:35 ‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğiz’
19:13 Ekonomist Şahinöz: Asgari ücrette yüzde 25’lik zam göstermelik
18:51 Madımak'ta katledilenler için anma
18:46 Kobanê Davası tanığından mahkemeye: Ne anlatmamı istiyorsunuz?
17:38 Asgari ücret 5 bin 500 TL oldu
16:57 Mimarlar Odası: Mardin’de tarihi yapılara izinsiz müdahale ediliyor
16:55 Boşanma duruşması öncesi katledildi
16:39 İzmir’de makilik alanda yangın çıktı
16:36 EGEÇEP: İliç’teki altın madeni kapatılsın
16:32 Stant açmak isterken gözaltına alınan HDP’liler serbest bırakıldı
16:14 Lokumcu davasında kaymakam hakkında suç duyurusu talebi
15:32 Zap'ta bir asker yaşamını yitirdi
15:14 Sağlık emekçileri talepleri için eylemde
14:58 Kayıp korucuların Zap’ta yaşamını yitirdikleri ortaya çıktı
14:52 KESK: TUİK gerçek rakamları açıklasın
14:50 Yine ‘yüksekten düşme’: 1 çocuk öldü 1 çocuk ağır yaralı
14:09 Gazeteci Safiye Alağaş: Gazeteciler toplumun nefes borusu
13:47 Dedeoğulları’na saldırı davası görüldü
13:45 Kobanê Davasında ‘Şikayetçi misin’ sorusuna müştekinin yanıtı: Olayı hatırlamıyorum
13:05 HDP'nin kongresine 100'ü aşkın yabancı delegasyon katılacak
13:03 Metin Lokumcu davası: Uyarı yapıldığını duymadım
12:57 Sayaç taşımaya karşı çıkan 3 kişi gözaltına alındı
12:56 DW’den erişim engeline ilişkin açıklama
12:37 Alıkonulan sinemacı Orhan işkenceye maruz kaldı
12:33 Öcalan’ın aile ve vasisinden görüş başvurusu
12:14 Şenyaşar ailesi: Adalet toplumları var ya da yok eder
11:44 HDP’de kongre için geri sayım başladı: Danışma Kurulu deklare edilecek
11:44 Yemek zamlarını protesto eden öğrenciler yurttan atıldı
10:56 Özer’in ‘cezanın konutta infazı’ için yapılan başvuruya ret
10:53 Pınar Gültekin'in katili cinayeti 'Aktütün baskını'yla savundu
10:47 Demirtaş: En etkili barış kurucu aktör Öcalan'dır
10:06 Bir kadın katledildi, bir kadın ağır yaralandı
09:34 İstanbul Sözleşmesi: Esas mesele eşitlik fikridir
09:27 Operasyona katılan 2 korucu kayıp
09:26 Yeni Yaşam Kadın Eki ‘Mekan ve Kadın’ manşetiyle yayında
09:24 Artvin’de heyelan: 1 ölü, 2 yaralı
09:15 AKP’li belediye, yol ihalesini yüksek teklif veren firmaya verdi
09:14 Madımak Katliamı 29’uncu yılında: Katleden zihniyet iktidarda
09:13 Avukat Akipa: Öcalan’la görüşme sağlansın
09:11 Gençler futbol turnuvasını Kemal Kurkut anısına düzenleyecek
09:10 Gazeteci Eryılmaz: Sansür yasasıyla toplum hedef alınıyor
09:08 Madımak tanığı: O is kokusu silinmiyor
09:07 Herkese açık olan İstanbul Adliyesi tutuklu yakınlarına yasak
09:05 Erdoğan verdiği müjdeyle çiftçi maliyeti kurtaramıyor
09:03 Karadenizliler talan ve sömürüye karşı HDP kongresinde olacak
09:02 HDP bileşenleri: Kongre umutsuzluğa cevap olacak
09:00 Bekir Kaya’nın avukatı: Dosyada somut tek bir delil yok
09:00 01 TEMMUZ 2022 GÜNDEMİ
30/06/2022
23:34 Polisten sokak ortasında işkence
22:56 DW Türkçe ve Amerika'nın Sesi sitelerine Türkiye'den erişim engeli
22:42 Kürt sinemacı Suphi Orhan'dan haber alınamıyor
21:53 Ankara’da selde bir kişi hayatını kaybetti
21:36 Adana ve Mersin’de ekmeğe zam
20:46 CPJ’den gazeteci Gök ile dayanışma mesajı
20:40 Ekoloji örgütleri: İliç Türkiye'nin Çernobilidir
20:07 İsrail Parlamentosu feshedildi
19:27 Teklif edilen asgari ücret açıklandı
18:52 KESK Adana Şubesi: İhraçlar işlerine iade edilsin
18:48 HDP İstanbul İl Kadın Meclisi’nden kongreye çağrı
18:43 TTB, KESK, TMMOB VE DİSK: 6331’i kaldırın!
18:39 İliç'e giden heyet: Mücade edeceğiz
18:06 Alp’in cenazesi İdil’de defnedildi
17:47 Kobanê Davası’nda dinlenen tanıktan soyut ve çelişkili beyanlar
17:09 Gazeteci Gök: Yaptığım işten dolayı başım dik
17:01 Amedspor Beyaz Grup’ta mücadele edecek
17:00 DEDAŞ iki mezranın elektriğini kesti
16:42 Adliye önünde hasta tutuklular için tabutlu eylem