Kuytul: Bunlar İslami hareketten nefret ediyorlar

img

ADANA - Adana’da üyelerine yönelik polis işkencesini “Devlet ile hükümet bize karşı birleşmiş” diyen Furkan Vakfı’nın kurucusu Alparsan Kuytul, “Bunlar İslami hareketten nefret ediyorlar” dedi.  

Son zamanlarda sıklıkla polis şiddetinin hedefinde olan Furkan Vakfı’nın 20 Mart’ta tutuklu 8 üyeleri için yapmak istediği yürüyüş işkence görüntüleriyle engellendi. Vakfın kurucusu Alparslan Kuytul'un 15 yaşındaki oğlunun da olduğu 600 kişi yaralandı. Ortaya çıkan görüntülerde özellikle başörtülü bir polisin tesettürlü bir kadını coplaması AKP’nin başörtü politikalarını bir kez daha teşhir etti. Kamuoyu, “Eskiden kadınlar başörtülerinden dolayı kamudan atılırken, gelinen aşamada başörtülerinden dolayı coplanıyor” şeklinde tepki verdi.
 
Vakfın kurucusu Alparslan Kuytul,  üyelerine yönelik saldırılar başta olmak üzere, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin eylemlerini kriminalize eden söylemlerine dair sorularımızı yanıtladı.
 
Tutuklu bulunan 8 üyeniz için yapmak istediği yürüyüş ya da açıklama polislerin saldırısıyla engellendi. Oğlunuz dahil birçok kişi ağır yaralandı. İşkence görüntüleri ortaya çıktı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Biz haksız ve hukuksuz yere tutuklanan sekiz arkadaşımız için bir yürüyüş düzenlemek istedik ve buna dair valiliğe bildirimde bulunduk. Ancak valilikte evrak kayıtlarına bakan memur, bildiri evrakımızı alamayacağını söyledi. Sonra arkadaşlarımızı hukuk işlerine yönlendirmişler, oradakiler de evrakımızı alamayacaklarını söyleyip, vali yardımcısına yönlendirmişler. Bunun üzerine arkadaşlarımız noterde valiliğe ihbar çekmek için gidiyor noter de evrakları almıyor. Noter de evrakları almayınca, arkadaşlarımız posta yolu ile valiliğe bildirimde bulunmak için evrak yolladı.
 
Hükümet izne bağladığı basın açıklaması, toplantı ve yürüyüş hakkı için yapmak istediğiniz başvuru fili olarak engelliyor. Bir devlet kurumunun bu keyfiliğini neye bağlıyorsunuz?
 
 
 Alanda siviller hariç yaklaşık 500 polis vardı. Çok sayıda arkadaşımızın kafası kırıldı, iki arkadaşımızın beli kırıldı, bir kişinin ayağı kırıldı. İşte benim oğlum beyin kanaması geçirdi.
 
Belli ki talimat almışlar. Biz ilk etapta tam anlayamadık ama şimdi çok daha iyi anlıyoruz ki, bunlar kasten evraklarımızı almadılar ve sonradan ‘sizin başvurunuz yok’ demek için’ Yaptığınız yasal değil onun için müdahale ettik’ demek için bunu yaptılar. Hâlbuki bildiri yapmış olmazsak dahi, böyle bir zülüm yapılmaz. Çünkü bizim yaptığımız şey anayasal bir haktır. Zaten anayasa izin verdiği için yani madde 34 diyor ki; herkes önceden izin almaksızın silahsız ve saldırısızı olmak şartıyla toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir. Meğer bu şekilde bir zulüm planlıyorlarmış. Zaten saldırıdan bir gün önce konferansta bulunan eşimin yanına gelen Adana İl Emniyeti Güvenlik Şube Müdürü, ‘Pazar günü sizinle müzakere bile yapmadan doğrudan saldıracağız’ demiş. Binlerce insana coplarla vurdular. Alanda siviller hariç yaklaşık 500 polis vardı. Bunlar çok büyük bir zülüm yaptılar. Çok sayıda arkadaşımızın kafası kırıldı, iki arkadaşımızın beli kırıldı, bir kişinin ayağı kırıldı. İşte benim oğlum beyin kanaması geçirdi.
 
Özellikle son beş yıldır vakfınızın çalışmalarına ve üyelerinize yönelik bir yönelim var. Bunu neye bağlıyorsunuz? 
 
Bunlar diyorlar ki, siz bize boyun eğmiyorsunuz. Evet eğmiyorum. Ben sana boyun eğmek zorunda değilim. Benim boynum Allah’ın önünde eğilmiş insanların önünde eğilmez. Bunlar bize boyun eğdirmek istiyorlar. Sekiz yıldan beridir bizimle uğraşıyorlar. Özellikle de son beş yıldır bizimle uğraşıyorlar. Velhasıl Türkiye’nin geldiği nokta bu. Diyorlar ki burası polis devletidir ve diyorlar ki,  anayasa da bizim için önemli değil, insan hakları da önemli değil. Hangi görüşten olursa olsun bunlarla hareket etmeyenlere bu zulümleri yapıyorlar. Kimine PKK deyip yapıyor, kimine FETO diyor yapıyor, kimine de Alevi deyip yapıyor. Mesele geçtiğimiz günlerde doktorlara bile yaptılar. Yine Mersin’de basın açıklaması yapmak isteyen avukatlara yaptılar. Bunar diyor ki, Türkiye’de bizden başka kimse olmasın. Biz de diyoruz bu ülke polis devleti olmasın. Bu haksızlıklar yapılmasın diyoruz.
 
 İktidar neden sizden rahatsız? 
 
Biz evvela İslami bir hareketiz. Asıl mesele bu. Bunlar İslami hareketten nefret ediyorlar. Bunlar laftan Müslüman. İslami bir hareket istemiyorlar. Çünkü biz tevhidi anlatıyoruz. Tevhidi anlattığımız için, la ilahe illallah’ın manasını, halkımıza anlayacağı dille anlattığımız için bize saldırıyorlar. La ilahe illallah demek, Allahtan başka ilah yok demek, Allahtan başka otorite yok demek ve itaat edilecek vatan yok demektir. Tevhidin manası bu. Biz bunları anlatınca bunlar rahatsız oluyor ve ‘Burada bizim dediğimiz olur’ diyorlar. Onun için bu saldırıları arttırıyorlar. Ayrıca bunun dışında da yapmış olduğumuz eleştiriler. Yani özetle tevhidi anlattığımız için devlet bizden rahatsız, yaptığımız eleştirilerde hükümet rahatsız. Devlet ile hükümet bize karşı birleşmiş vaziyette.
 
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ortaya çıkan görüntülerden sonra sizin için “Kökü dışarda olan bir adamdır” dedi. Bakan neden böyle bir açıklama yaptı? 
 
Bizim kökümüz burada. Ben buranın çocuğuyum. Burası benim vatanım. Anamda belli, babamda belli, görüştüğüm insanlarda belli. 24 saat polislerce takip ediliyorum. Nereye gitsem arkamdalar. Bununla ilgili daha evvel görüntüler de yayınladım. Ben hapiste çıktığım zamandan beri 24 saat boyunca takip altındayım. Eğer başkalarıyla benim diyaloğum varsa ya da köküm dışarıda ise neden ispat etmiyorlar. Sürekli peşimdeler. Tüm telefonlar dinleniyor hatta şu oda bile dinleniyor. Her taraf dinleniyor ve 24 saat boyunca takip altındayım. Eğer benim başkalarıyla diyaloğum varsa, ya da köküm dışarıdaysa neden ispat etmiyorlar. Bunu ispat etmeyen müfteridir, (İftira eden kimse) ve bundan dolayı ben gerek Soylu gerekse de Bahçeli ile ilgili suç duyurusunda bulunacağım. Hakkımı arayacağım. Bakalım bu savcılar milletin savcıları mı yoksa bunların savcıları mı? Bunu göreceğiz.
 
Devlet Bahçeli’den de şikayetçisiniz. Kendisi sizin için “Sokakları karıştırmak istiyor” ve “Görev yapan her polisin alnından öpüyorum” dedi…  
 
Biz ne zaman sokakları karıştırmışız. Bunlar diyorlar ki, yürüyüş, basın açıklaması yapmaya kalkarsan, ‘sokakları karıştırdın diye kabul ederiz’. Böyle saçmalık olabilir mi? O zaman Anayasa madde 34’ü, 2911 Sayılı Maddeyi değiştir, kimseye toplantı yürüyüş hakkına izin vermiyoruz deyin.  ‘Biz diktatörüz,  biz ceberut bir devletiz deyin’ olsun bitsin. Biz Libya’yız, biz Irak’ız, biz Saddam’ız de. Beşşar Esad’ız de. Ne dersen de… Yani Süleyman Soylu ile Devlet Bahçeli direk bu işin içinde. Devlet Bahçeli’nin alnından öptüğü şu polislere dünya lanet okurken, ‘Filistin’deki İsrail polislerini gördük’  diye insanlar tepki gösterirken ‘Acaba bu görüntüler İsrail’de mi çekildi’ diye insanlar tepki gösterirken, Devlet Bahçeli bu polislerin alnından öptüğünü söylüyor. Dolayısıyla bu işin arkasında Devlet Bahçeli’nin de olduğu açıkça ortadadır. Görüntülere de yansıdı. Dört beş polis bir arkadaşımızı köşeye sıkıştırıyor ve içlerinden bir tanesi testisini sıkıyor. Bağırttırmak için bunu yapıyor. Bu olacak iş mi? Bunun görüntüsü var. Devlet Bahçeli bu polislerin mi alnından öpüyor. Bunu yapan al… alnından mı öpüyor! 
 
İşkence görüntülerinden bahsettiniz. Bir diğer tepki toplayan görüntü ise başörtülü bir polisin başörtülü bir üyenizi coplamasıydı. AKP iktidara geldiği günden beri  “başörtü” söylemi üzerinden siyaset yapıyor. Buna dair neler söylemek istersiniz? 
 
Aslında hepsini bize karşı doldurmuşlar. O polis başörtülü ama başındaki örtünün ne olduğunu anlamamış ve sadece para kazanmak için o mesleğe atılmış. Başında bir örtü var ama demek ki örtü örtü değil. Bir çaput parçası anlaşılan. Bırakın bir başörtülünün bir başörtülüye vurmasını, bir başörtülü polisin açık saçık birine vurmasını da kabul edemeyiz. Yani bu işin bir kanunu var. Hiçbir zaman polis insanların başına copla vuramaz. Kadın polis de kadına öyle vuramaz. Ama benim gözümün önünde erkek polisler, kadınlara coplarla vurdu. Daha beter olaylarda var. İğrenç olaylar var.
 
Daha beter, daha iğrenç olaylar derken, görüntülere yansımayan farklı şeylerin olduğunu mu söylüyorsunuz?
 
Bu söyleyeceğim şeyi ilk defa sizinle paylaşıyorum. Ben de eşimden duydum. Bir kadın eşime erkek bir polisin kadınlardan birini taciz ettiğini söylemiş. Bunu ilk defa sizinle paylaşıyorum. Şu anda bunu hiç kimse bilmiyor. Bunu eşimden öğrendim. Polislerden biri böyle bir al… yapmış. Biz yalan söyleyecek insanlar değiliz, neyse onu söyleriz. Biz onlar gibi iftiracı değiliz ve kimseye iftira etmeyiz. Tüm polisleri suçlamıyorum ama içinden bir tane ş… bunu yapmış. Namussuzun biri böyle bir şey yapmış.  Yine birçok kardeşimizin telefonu kayıp. Polis arkadaşlarımızın elindeki telefonu almış ve vermemiş. Arkadaşlarımız soruyor emniyete ama telefonlar yok. Herhalde alıp ceplerine atmışlar. Evet, o hengâmede nasılsa kim kime dum duma. Yani kim vurduya gidiyor. Birçok telefon kırıldı parçalandı ve sadece elleri ayakları kafaları gözleri kırmadılar, telefonları da kırdılar, kameraları da kırdılar, gözlükleri de kırdılar. Olur, mu böyle şey?
 
 İşkenceye varan görüntülere rağmen hiçbir üyeniz gözaltına alınmadı. Bu size de ilginç gelmiyor mu?
 
 
 O kadar darp ettiler, daha doğrusu birkaç bin insanın katıldığı bir programa müdahale ediyorlar. Benim bildiğimi sadece darp edilenler 600-700 civarında ama bunlardan 300’ü kadar darp raporu alabildi. Diğerlerine hastaneler rapor vermiyor. 
 
Evet, çok ilginç. O kadar darp ettiler, daha doğrusu birkaç bin insanın katıldığı bir programa müdahale ediyorlar. Benim bildiğimi sadece darp edilenler 600-700 civarında ama bunlardan 300’ü kadar darp raporu alabildi. Diğerlerine hastaneler rapor vermiyor. Raporu alanlarda o raporu alana kadar canları çıkmış. Bunlar yasalara göre iş yapmak istemiyorlar. Yasaya göre yapacak olsalar,  gözaltı yapmaları lazım. Amaçları darp edip, korkutup bir daha kimsenin sokağa çıkmasını engellemek.  O yüzden gözaltı yapmıyor. Yine gözaltı yapsa o insanları hastaneye götürecek, savcıya götürecek gibi gibi. Bu kadar insana hangi birisini yapacak. O yüzden bunlar o işe girmek istemiyorlar. Ayrıca biz emniyette ifade vermek istemiyoruz. Savcıya ifade vermek istiyoruz diyoruz. Savcı bu kadar insanın ifadesini mi alacak. Bir de biz bir arkadaşımızın haksız yere gözaltına alınmasına ciddi direniş geliştiriyoruz. Onlar bundan çekiniyor diye yapmıyor olabilir.
 
Bu yöntem başka kesimlere karşı da sıklıkla kullanılıyor… 
 
Bunlar kendilerine muhalif olan herkesi ya dış güçlerle iş birliği yaptıklarını söylüyorlar ya da buradaki bir “terör örgütü” ile ilişkilendiriyorlar. Bunlar, bunu bir yöntem olarak kullanıyor. Yani şunu diyorlar, ‘Sen bize karşı gelirsen, bizi eleştirirsen, bize muhalefet edersen, rejimi eleştirirsen, laikliği eleştirirsen, Türkçülüğü eleştirirsen biz sana böyle bir damga vururuz’ Bu şekilde herkesi susturmak için bunu yapıyorlar. Bu bir strateji. Yoksa bunu yapmalarını gerektirecek bir şey yok ve bunu çok iyi biliyorlar. Bu devletin insanları susturma stratejisi aslında. Bunun manası budur.
 
 Son 20 yıldır kendisine İslami diyen hiçbir dernek, cemaat sokaklara çıkıp itirazlarda bulunmadı. Hatta hak talep eden kesimler kimi cemaat tarafından “dinsizlik”le hedef gösterildiler. Neden?  
 
 
 İslam’da iyilikleri söyleme bir de kötülüklere engel olma prensibi var. İslam’ın temel prensiplerindendir bunlar.  Şimdi bakıyoruz cemaatler bu ruhu kaybetmiş durumdalar. Devlet ile güzel geçinmek istiyorlar. Hâlbuki bu şekilde hiçbir yanlış düzelmez.
 
İnsanların fikir ve ifade hürriyeti var. Allah insanı şerefli yaratmıştır. Kur-an’i Kerim buyurur ki, ‘Biz insanoğlunu, âdemoğlunu şerefli kıldık, onurlu kıldık.’ İnsan onurlu bir varlıktır. İnsanın şerefli olmasının gereği,  insanın konuşma hakkı, fikir ve ifade hürriyetidir. Tüm dünyada da bu kabul edilmiştir. İslam’da bunu kabul ediyor ve ‘Dinde zorlama yoktur’ diyor. ‘Herkes kendi fikrini, zikrini söyleyebilir’ diyor. Biz bunu yapıyoruz. Diğerleri yapmıyorlarsa onların sorunu. Korkuyor olabilirler. Aslında bakarsanız yüzyıllardan beri korkutulmuş bir toplumuz. Bu ülkede zamanında Kur-an okunması yasaklanmış, camiler ahıra çevrilmiş ve 1949 yılında çıkartılan Kur-an öğretme yasağı hala da devam ediyor. Ondan dolayı insanlar korku içerisindeler. Sokağa çıkmamaları, kendi haklarını aramıyor olmaları bu korku ile ilgili bir durum. Ama bir Müslüman fikir ve ifade hürriyetini savunmak zorundadır. Bir Müslüman zulme karşı gelmek zorundadır. Mazlumların yanında yer almak zorundadır. İslam haktır, İslam hakkı savunmaktır, İslam mazlumun yanında yer almaktır zalime karşı gelmektir. İslam’da iyilikleri söyleme bir de kötülüklere engel olma prensibi var. İslam’ın temel prensiplerindendir bunlar.  Şimdi bakıyoruz cemaatler bu ruhu kaybetmiş durumdalar. Bu İslam’ın temel prensiplerinden namaz gibi, zekât gibi bu da temel prensiplerimizdendir. Yani eğer Kur-an’i okuyor olsalardı kesinlikle böyle olmazdı. Kur-an mücadeleyi emreder. Tüm peygamberler muhaliftir. Çünkü her toplumda yanlışlar var ve peygamberler de o yanlışlara muhalefet etmişlerdir. Ama cemaatler bu ruhu kaybettikleri için muhalefeti unuttular. Dinimizin ilk kelimesi La İlahe İllallah, muhalefettir. Allahtan başka ilah tanımıyorum, tek ilah o, tek otorite o, tek kanun koyucu o. Çünkü inanların menfaatleri var kendi menfaatlerine göre hükmederler. Allah ise tüm kullar Allah’ın kullarıdır ve Allah’ın bir menfaati olamaz, her şey zaten onundur o hükmetmeli. O hükmederse herksin hakkını verir. Yani cemaatler bunu anlatmıyorlar. Devlet ile güzel geçinmek istiyorlar. Hâlbuki bu şekilde hiçbir yanlış düzelmez.
 
Bunun böyle olmasını devlet mi istiyor? 
 
Türkiye’deki İslami eğitimin yanlışlığından kaynaklanıyor. Devlet İslamiyet’i zaten doğru şekilde anlatmaz. Diyanetten bunu bekleyemeyiz. Zaten diyanet bunu öğretmez. Yani devletin bir kurumu. Dolayısıyla bu işi devlete bırakır ve bunu insanlara anlatmaz. Hani onu anlıyorum da cemaatler neden böyle. Çünkü cemaatler yanlış eğitim aldılar kendi cemaatlerinde. Eksik eğitim aldılar. Yani sadece İslam’ın ibadet ve ahlak meseleleriyle ilgililer. Oysaki bu din değildir. Din ibadet ve ahlaktan ibaret değil. Dinin evvela tevhit diye bir davası var. Din bir davadır. Bunlar dini sadece Allah’ın varlığı ve birliği ile yaşıyor.  Böyle bir dava yok İslam’da. İslam’ın davası bu değil, Allah’tan başka ilahın olmaması. Tek otoriterin Allah olması, Allah’ın dediği gibi bir dünyanın meydana gelmesi... Ve ancak o zaman adalet gerçekleşebilir.  Yoka ya bir ırk diğer ırka zülüm eder, ya zenginler fakirlere zülüm eder, ya devlet milletine zülüm eder. Krallar halkına zülüm eder. Bunu engellemek için, İslam’ın davası Allah’ın dediği olacak. İşte İslam davası bu ama cemaatlerin böyle bir davası yok. Öyle olunca yani davasız oldukları için, tüm dertler ibadet ve ahlak olunca niye sokağa çıksınlar ki. İbadet zaten yapıyorlar. İbadetten anladıkları namaz niyaz. Ahlak da zaten sorun değil. Bunlar ne kadar zülüm olursa olsun, kendilerine de zülüm yapılıyor ona da sessiz kalıyorlar. Bu İslam değil. Hangi peygamber böyle mistiktir. Hangi peygamber böyle suskundur. Tüm peygamberler mücadele etmişler. Eğer din sadece ibadet ve ahlak olsaydı o zaman Peygamberimiz ve diğer peygamberlerin başına gelenler niye geldi o zaman. Eğer Kur-an’ı okurlarsa, peygamberimizin hayatını okurlarsa bunun böyle olmadığını görecekler.
 
Hareketinizi “terörle” ilintili gösteren itham ve açıklamalar oldu. Bu kavram hakkında ne düşünüyorsunuz? 
 
“Terör ve terörizm nedir. Terörist kimdir. Vatan haini kimdir” Bunların hepsinin yerine oturtulması ve tanımlanması lazım. Adam kendi gibi düşünmeyene ‘vatan haini’ diyor. Senin gibi düşünmeyebilir. O vatanın iyiliği için düşünüyor ve senin dediğini yanlış buluyor. Senin gibi düşünmediği için sen buna vatan haini diyemezsin. “Terörün” bir tanımı var. “Teröristin” bir tanımı var. Bunlar hakkını arayana “terörist” diyor. Bunlar işin kolayını bulmuşlar. Herkesi susturmanın yolunu bulmuşlar. “Terörist deriz” demek istiyorlar. Hak arayan insan ne zamandan beri “terörist” oldu. Ben basın açıklaması yapma hakkımı kullanıyorum. Yürüyüş yapmakta hakkım. Bu konunun hal edilmesi için ‘terör nedir’, ‘terörist kimdir’, ‘vatan haini’ kimdir, hatta devlet nedir. Bunların bir kere tanımlanması lazım. Mesela ‘Polis diyor ben devletim.’ Ya sen kimsin ki ben devletim diyorsun. Sen nesin de devletim diyorsun. Dün işsiz güçsüz gezen biriydin. Ne zaman devlet oldun.  Sen devletin memurusun. Sen anayasanın bana verdiği hakkı engelliyorsun ve ‘ben devletim’ diye engelliyorsun. Sen anayasadan üstün müsün? Yani böyle bir had bilmezlik var. Onun için bu kavramların tekrar tanımlanması lazım. Ben şahsen devletin kim olduğunu bilmiyorum. Ömrüm okumakla, anlatmakla geçti ama devlet kimdir bilmiyorum. Bilen varsa söylesin, ben de öğreneyim. Bunlar gerçekten tekrar tanımlanması gereken şeyler. 
 
Hareketiniz için “Bundan sonra sokağa çıkamazlar” diyenler de oldu. Sokakta kendinizi ifade etme yöntemlerini sürdürecek misiniz?  
 
Görecekler. Görecekler nasıl sokağa çıkıyoruz. Görecekler sokağa çıkabiliyor muyuz, çıkamıyor muyuz?
 
MA / Selman Güzelyüz - Hamdullah Yağız Kesen

Diğer başlıklar

05/04/2025
23:58 İBB soruşturmasında bir kişi daha gözaltına alındı
23:25 Tişrîn Barajı'ndaki direniş sürüyor
23:19 ABD genelinde Trump ve Musk protestoları
23:10 Edirne’de bir çocuk katledilmiş halde bulundu
22:17 İtalya’da on binlerce kişi AB’nin silahlanma planını protesto etti
21:38 Avrupa’da 4 Nisan kutlamaları sürüyor
21:29 ABD Senatosu, Trump'ın vergi kesintilerini içeren tasarıyı kabul etti
21:15 Karasu’dan ‘süreç’ açıklaması: Saldırılar durmalı, Öcalan kongreyi yönlendirmeli
19:21 İsrail ordusu, Kuneytra Valiliği binasını hedef aldı
17:56 Kadınlardan gözaltında cinsel şiddete karşı eylem
17:51 ÇHD İzmir Şubesi tutsak avukatların gününü kutladı
17:29 İran’da yılın ilk üç ayında 230 kişi idam edildi
17:12 TTB: Kutuplaştırıcı siyaset toplumsal barışı olumsuz etkiliyor
16:59 Cevdet Yılmaz’dan Polat açıklaması: Tutuklular devletimize emanet
16:29 ÖHD’den 5 Nisan açıklaması: Baskılara boyun eğmeyeceğiz
16:07 Tişrîn nöbetini Fırat kantonu devraldı
15:57 SOHR: İsrail ordusu Quneytira kırsalına girdi
15:51 Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de Asayiş güçleri güvenliği devraldı
15:36 Avukatlar Günü yürüyüşü: Mesleğimize ve hukukun üstünlüğüne sahip çıkıyoruz
14:57 Hasta tutsaklar Erdem, Kocatürk ve Filiz için tahliye çağrısı
14:44 Gazeteci Metin Alataş mezarı başında anıldı
13:46 Kayıp yakınları: Toplumsal barış için geçmişle yüzleşilmeli
13:09 Cumartesi Anneleri Erdoğan’a seslendi: Sorumluluğunuzu yerine getirin
12:45 Ümit Özdağ’ın iddianamesi hazırlandı
12:30 Amara’ya yürüyen enternasyonal genç: Öcalan bize yol gösteriyor
11:59 İşçi servisleri çarpıştı: 20 yaralı
11:56 İstanbul’da sis
11:36 İsrail'in Gazze’ye saldırı: 11 Filistinli yaşamını yitirdi
11:08 MKG Mart ayı raporu: En az 54 hak ihlali yaşandı
10:31 İzmir'de kadın cinayeti
10:23 Roma'da 'Abdullah Öcalan'a özgürlük' kampanyası tartışılacak
10:09 Bakanlık: İstanbul’da 455 kilo uyuşturucu yakalandı
09:24 Gazeteci Öznur Değer tutulduğu cezaevini anlattı: Psikolojik baskının merkezi
09:22 Şahinöz: '19 Mart Vakası'nın ekonomiye maliyeti 2001'deki kriz gibi olacak
09:01 4 Nisan kutlamaları: Öcalan özgürleşirse toplum özgürleşir
09:01 Federe Kürdistan Bölgesi'nde 6 aydır hükümet kurulamıyor
09:00 5 NİSAN 2025 GÜNDEMİ
04/04/2025
23:54 4 Nisan kutlamaları geç saatlere kadar sürdü
22:53 Avrupa kentlerinde 4 Nisan kutlamaları
22:25 Suriye’deki anlaşma hayata geçiriliyor: İç Güvenlik Güçleri'ne devir başladı
22:19 Amedspor sahasında berabere kaldı
21:53 Elektrik ve doğalgaza zam
21:38 4 Nisan Festivali’nden notlar: Halk Önderini istiyor
21:17 Belucistan'da eylemler 15'inci günü geride bıraktı
21:13 Myanmar'daki depremlerde 3 bin 301 kişi hayatını kaybetti
20:13 Riha Barosu, Mustafa Dağ ve Mahsum Karaoğlan'ı andı
19:43 Eğitim Sen Genel Başkanı: Tutuklu ve ev hapsindeki öğrencilere sınav hakkı tanınsın
19:38 Myanmar Devrimcileri Kadın Birlikleri’inden YPJ’ye: Sizden ilham alıyoruz
19:06 DEM Parti Eş Genel Başkanları'ndan Polat için çağrı: Ağır hasta tutsaklar tahliye edilsin
18:37 Öğrencilere cinsel ve şiddet içerikli şarkı söyleten öğretmen hakkında soruşturma
18:24 Abdullah Öcalan’ın doğum gününde fidanlar toprakla buluşturuldu
18:15 Pakize Nayır’ın babası yaşamını yitirdi
18:06 Ümit Uysal, CHP Genel Başkan adaylığını açıkladı
17:19 TL’nin reel değeri azaldı
17:02 İBB Genel Sekreter Yardımcısı Polat ATK’ye sevk edildi
16:54 Wan’da 4 Nisan kutlaması: Örgütlenerek çağrıya sahip çıkmalıyız
16:46 Avukatlar polis şiddetine karşı yürüdü
16:42 Jin Dergi podcast yayını başlattı
16:09 CHP’nin standına saldıran şahıs tutuklandı
16:02 CHP’yi hedef alan Erdoğan’dan Gezi göndermesi
15:49 Abdullah Öcalan’ın doğum günü doğduğu evde kutlandı
15:28 Yaşamını yitiren Taş için mevlit verildi
15:00 Riha’da göçükte yaşamını yitiren 3 işçi defnedildi
13:38 Reşit Kibar davası başlıyor
13:24 'Sert kış ve don fındık rekoltesini düşürecek'
13:12 Bayramda yaşanan kazalarda 57 kişi hayatını kaybetti
12:56 Yat limanına Danıştay'dan onay
12:21 Ege’de göçmen botu battı: 9 kişi öldü
12:19 On binler Amara'ya yürüdü: Devlet adım atmalı
11:17 Sozdar Avesta: Devlet laftan çıkıp uygulamaya geçmeli
10:25 4 Nisan Festivali 2’nci gününde
09:29 Kurd Archive yayında: 30 yıl bekleyen hazine açılıyor
09:13 Alfonso Gomez: Müzakere için tarafları Cenevre’de ağırlamaya hazırız
09:12 'Abdullah Öcalan'ın doğumu insanlığın yeniden doğuşudur’
09:11 Avukat Ergül: Türkiye AİHM'in Öcalan kararını uygulamak zorunda
09:07 ‘Gazeteciler sahadaki gerçeği yansıttığı için hedefte’
09:06 İstanbul’da tutuklananların tek suçu Saraçhane’de bulunmak
09:03 'Şervano' şarkısını ‘tehlikeli’ bulan savcı ceza istedi
09:02 Emekliler bayramı evde geçirdi
09:00 04 NİSAN 2025 GÜNDEMİ
08:32 32 kent için sağanak uyarısı
03/04/2025
23:54 Çiğdem Kılıçgün Uçar: Devletin sessizliği kabul edilemez
23:23 İsrail bir kez daha Şam’ı bombaladı
23:15 Kadınlar Abdullah Öcalan için 76 meşale yaktı
22:20 Kuzey ve Doğu Suriye’de 4 Nisan kutlamaları
21:50 Cizîr’de şüpheli ölüm
21:06 Adalet Bakanlığı’na yürümek isteyen Alevilere polis engeli
20:53 Abdullah Öcalan’dan gençlere mesaj: Örgütlenin, örgütleyin
20:38 Zenûbiya Kadın Topluluğu: Meşru bir yönetim istiyoruz
20:29 Gençler festival alanında
20:09 Ankara’da 3 kişi tahliye edildi
19:53 Dîlok'ta boykotu paylaşan işçi işten atıldı
19:50 Şengal için 21 kurumdan çağrı
19:32 İstanbul'da gözaltına alınan 11 kişi serbest bırakıldı
19:29 Eskişehir’de ‘tutuklular serbest bırakılsın’ çağrısı
19:23 İsrail'den Şam'a saldırı uyarısı
19:18 Bahçeli boykot edenleri hedef aldı
18:54 Tavuk dönerden zehirlenenlerin sayısı 300'ü geçti
18:46 CHP standına bıçaklı saldırı
18:40 Serêkaniyê'de göçük altında kalan işçiler hayatını kaybetti
18:37 Abdullah Öcalan'a özgürlük nöbeti 667'nci haftasında
18:29 Şengal Özerk Yönetimi: Irak Êzidîlerden özür dilemelidir
18:16 Anlaşma kapsamında tutsaklar serbest bırakıldı
18:14 Xelfetî'de festival sürüyor
18:12 CPT: Türkiye 118 saldırı gerçekleştirdi
17:38 Tişrîn direnişi 87'nci gününde
16:59 Saldırıya rağmen Amara yürüyüşçüleri Xelfetî'ye yürüyor
15:44 HDK’den 'boykot' gözaltılarına tepki: Cadı avı
15:09 Xelfetî'de 4 Nisan Festivali
14:31 BES-AR: Gerçek enflasyon yüzde 58,20
13:27 GGM'de tutulan Ylhamcanov Hurşit için serbest bırakılma çağrısı
12:48 TTB: Protestolarda tutuklananlar sağlık hakkına erişemiyor
12:37 Af Örgütü: Suriye’de Aleviler kasten öldürüldü
12:33 Tarık Taş toprağa verildi
12:24 Xelfetî'de festival erken başladı
12:12 Silêmaniyê'de şüpheli kadın ölümü
11:43 Amara yürüyüşçüleri Mustafa Dağ’ı andı
11:40 Gençlerin yürüyüşü 3’üncü günde: 33 düş yolcusu anıldı
11:37 DFG’den Mart ayı raporu: 21 gazeteci gözaltına alındı, 8'i tutuklandı
11:32 Özel'den hesapları engelleyen X'e uyarı
11:25 Xelfetî’de 4 Nisan Festivali coşkusu
11:15 Yıllık enflasyon TÜİK'e göre yüzde 38, ENAG'a göre yüzde 75
11:14 OSB'nin tehdit ettiği Söke Ovası için çağrı
10:33 Sondaj çalışmaları, heyelan ve sele neden oldu
10:26 İran’da ilk 3 ayda en az 56 Beluc katledildi
10:17 Amara’ya yürüyen gençlerin mesajı net: Abdullah Öcalan özgür olmalı
09:51 Tahliye olan Eripek 30 yılın ardından köyünde
09:10 Gazeteciye ceza gerekçesi ‘soru sorma’
09:09 Avrupa’da Kürtler ve dostları 4 Nisan’a hazırlanıyor
09:08 Tutsaklara 20 ay 'aile görüş yasağı' cezası
09:07 Cilo Dağı eteklerinde baharı müjdeleyen görüntüler
09:06 Ayşe Çelikbilek: ‘Umut Hakkı’ sağlanmalı
09:05 Trump yeni gümrük vergilerini açıkladı
09:03 Kozanoğlu: Döviz kontrol edilmese kriz başlayacak
Sönmez: Enflasyonun 6 puan yükselmesi bekleniyor
09:02 6 yıl sonra İmralı’ya giden Sabiha Aslan: Sağlık durumları ve moralleri iyiydi
09:00 03 NİSAN 2025 GÜNDEMİ
08:40 Kadınlar Çiyayê Reş'te 4 Nisan’ı kutladı
08:35 İstanbul’da ‘boykot’ gözaltıları
07:25 Colemêrg’teki madende iş cinayeti
02/04/2025
23:18 Polisten şiddet görenler için bilgilendirme formu
23:09 Uluslararası Af Örgütü: Suriye sahilindeki katliamlar savaş suçudur
22:18 ‘Kürt Dirilişi’ belgeselinin ilk bölümü yayınlandı
22:13 Amor: AB üyeliği askeri güçten değil demokrasiden geçiyor
21:53 Mêrdîn'de fırtına: Çatılar uçtu, ağaçlar yerinden söküldü
21:40 Gözaltı sonrası beyin kanaması geçiren kişi yaşamını yitirdi
21:09 30 yıl tutsaklığın ardından yaşamını yitirdi
20:43 Abdullah Öcalan’ın yaş günü sloganlarla kutlandı
20:01 OHCR’ye Alevi katliamları dosyası sunuldu
19:44 Tirbespiyêli Êzidîlerden 4 Nisan kutlaması
19:24 Tişrîn nöbeti 86'ncı gününde