Beştaş: İç krizi çözemeyen iktidar yeni bir savaş başlattı

img
ANKARA - Türkiye'nin başlattığı yeni sınır ötesi operasyona dair HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, “Açlık, yoksulluk, işsizlik ve cinayetleri örtmenin yolu savaş politikasını devreye sokmak. Bu savaşın nedeni iç krizi çözememesidir” dedi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
 
Sözlerine, “İstibdat rejimi yasaklamalar ve sansürle davam ediyor” diyerek başlayan Beştaş, yasaklamaların amacının hakikati karartmak olduğunun altını çizdi. Beştaş, “Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini haber yapanlara ceza öngörülüyor, alternatif  açıklama yapanlara ceza öngörülüyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu hakkında kapatma davası açıldı ve daha birçok karartma çalışması devam ediyor. Açıkçası, AKP - MHP iktidarının uzun yıllardır hakikatleri karartma ve gerçekleri gizleme çalışmaları hayatın her alanda görüyoruz” dedi.
 
‘İKTİDARIN EN BÜYÜK KORKUSU GERÇEKLER’
 
İşkence yapanların, cinayet işleyenlerin soruşturulmadığı ama işkence haberi yapanların soruşturulduğu haklarında dava açıldığı bir aşamaya gelindiğini dile getiren Beştaş, “Çünkü iktidarın derdi işkence yapılması, cinayet işlenmesi değil bunun kamuoyuna yansıtılmasıdır. Yani gerçeklerin yansıtılmasıdır. Bu iktidarın en büyük korkularından biri gerçeklerdir. Gerçeklerle büyük sorunu var. Kendi çizdiği yalan çerçevesinde herkesin yazıp çizmesini istiyor ve bunun gereğini de yerine getiriyor.  20 yıllık tarihi arka planı var, ama son yıllar Cumhur İttifakı ile birlikte bunu giderek arttıran bir durum var. Bu karartma siyaseti ve politikasının istibdat rejimini bir diğer çıktısı da partimiz hakkında açılan kapatma davasıdır” diye belirtti.
 
KAPATMA DAVASI
 
Partilerine yönelik açılan kapatma davasının her şeyden önce demokratik siyasete müdahale olduğunu vurgulayan Beştaş, “Partimizin her alanda gerçekleri söylemesi, olanları gizlememesi ve bir demokrasi mücadelesini bütün yönleriyle vermesidir. Ama kendileri bu rotayı veremedikleri için işte partimizde sahte yalan, mesnetsiz iddialarla bir kapatma davasını devam ettiriyor. Tabii ki bu politikanın diğer sonucu da halkın gerçekleri öğrenmesini engellemek istemeleridir. Bütün toplumu 84 milyonu, pembe bir fanus içinde sadece kendi verdikleri haberler ile beslemek, onları bilgilendirmek istiyorlar. O fanusun dışında asıl hayatın devam ettiği alanlarda hiçbir haber almamaları, bilgilerinin olmaması ve her hangi bir itirazda bulunmamaları için bu siyaset devam ediyor.  Mesela, cezaevlerini örnek verecek olursak, şimdi bir yönetmelik çıkarılıyor ve cezaevinde yaşananların artık dışarı yansıması engellemek isteniyor. Hadi engellediniz de  çıkacak cenazeleri nasıl karartacaksınız. Mesela Ferhan Yılmaz’ın darp ve cebir izleriyle, işkence izleri ile çekilen videosunun yayılmasını nasıl engelleyemediyseniz, diğer uygulamalı da engelleyemezsiniz” sözlerini kullandı.
 
‘ÇETELER KORUNUYOR DERNEKLER KAPATILIYOR’
 
Beştaş’ın açıklamasının devamında şunları aktardı: “Kadına şiddet haberleri maalesef hepimizin hayatına çok acı bir şekilde düşüyor fakat kadına yönelik şiddetle mücadele etmek yerine, kadın cinayetleriyle mücadele eden dernekleri kapatmaya çalışıyorlar. Mesela, Kadın Cinayetlerini Durduracağız derneğine mücadelesini durdurmak isteyen bir dernekle neden uğraşıyorsunuz. Çünkü o cinayetleri üstünü örtmek istiyorsunuz. Bir diğer örnek Rosa Kadın Derneği. İki üç ya da bir yöneticilerine, başkanlarına yönelik operasyon yapılıyor. Kadın hak ihlalleri üzerine çalışan bir dernek vasfında Rosa Kadın Derneği. Kanuna ve ahlaka aykırı faaliyet yürütmek talebiyle Kadın Cinayetlerini Durduracağız platformu hakkında fesih talebiyle açılan dava 1 Haziran’da görülecek ve biz tabii ki o davada olacağız. Kadın haklarını ve özgürlük mücadelesi sürdüreceğiz. İktidarın kadın mücadelesini savunma ve İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek demekle bütün dünyaya ilan etmişti. Bu da onların çıktılarından biri. İktidar adeta kendisine ve yandaşlarına sunduğu cennet bozulmasın diye geri kalanları cehennem ateşine atıyor. Çeteler korunurken, kamu yararına çalışan dernekler, kurumlar kapatılmak isteniyor. Çeteler hakkında neden soruşturma yapmıyorsunuz? Neden yasaklamıyorsunuz?
 
SÖZLEŞMEDEN ÇEKİLEN KİM?
 
Geçenlerde Cumhurbaşkanı ‘kadına karşı şiddet kadın cinayetleri ayıbından ülkeyi kurtarmaya kararlıyız’ dedi bu ayıbı yaratan kim? İstanbul Sözleşmesi’nden imzayı çeken kim? 2002’den bu yana iktidarda olan kim? Kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran söylemlerden hiç bir şekilde kaçınmayan kim? Bu ayıbı yaratan sizsiniz, ayrıca kadın cinayetleri ve kadın meselesi bir ayıp olarak yönetemezsiniz.  Kadına yönelik şiddet de cinayetler de politiktir. Dünyanın her yerinde, kadın hak savunucularının çok önemle üzerinde durdukları bir ilkedir. Kadın cinayetleri, kişisel bir mesele, bir ayıp olarak nitelendirilemez. En ayıp suçlardan bir tanesidir.  
 
Bu yasaklar meselesinin her gün devam ediyoruz, her zaman üzerinde duruyoruz, ancak  bu yasakları alaşağı eden bir toplum ve mücadele kararlılığı var. HDP olarak yasaklara karşı her yerde her zaman en güçlü şekilde sesimizi, mücadelemiz yükseltme kararlıyız. Bütün demokratik kamuoyunu bu mücadelede ortak olmak için davet ediyor. 
 
SAVAŞIN NEDENİ İÇ KRİZ
 
Bugün bütün gazetelerde ve televizyonlarda sınır ötesi operasyon haberleri var. ‘Yıkacağız, bitireceğiz, öldüreceğiz’ her zamanki hezeyanlarıyla. Operasyon isimleri için alfabede harf kalmadı. Peki sorun çözüldü mü? Kürt sorunu çözüldü mü? Savaşın sonuçlarını ortadan kaldırdık mı, demokratik bir sistem kuruldu mu hayır. Ne oluyor. Şimdi içeride yığınla sıkıntı var. Açlık, yoksulluk, işsizlik ve cinayetleri örtmenin yolu savaş politikasını devreye sokmak. İnsanlar sofrasında ekmek olmadığını düşünmesin diye sınır ötesi operasyon devreye sokuluyor. Türkiye Rusya ve Ukrayna arasında arabuluculuk yapıyor. Dışarıda barış havarisi kesildi. Orada barış elçiliğine soyunan Türkiye, Kürt düşmanlığı ve savaş politikasıyla aslında hiç de barış elçisi olmadığını ilan ediyor. Bu savaşın nedeni iç krizi çözememesidir. Bunu kapatmak için, görünmez kılmak için bu operasyonlara devam ediyor. 
 
SAVAŞ POLİTİKASI ZAM OLARAK YANSIYOR
 
Bu operasyonlar, savaş politikası, Kürt düşmanlığı sadece Kürtlere zarar vermiyor. Olanak olsa bunu tek tek bütün yurttaşlara anlatmak istediğim en temel konulardan biridir. Kürtlerin talebi ve mücadelesi eşit ve özgür yurttaşlıktır. Herkes gibi anayasal ve demokratik bir sistemde yaşamaktır. Bu savaşın sonuçlarını 84 milyon insan yaşıyor. Her şeyden önce manevi olarak yaşıyor. Bir ülke düşünün sürekli savaş politikası ile savaş tamtamları çalıyor. Tehdit var, bertaraf ettik, şu kadar kişi öldürdük, şunu yaptık. Bu nedir? Bu toplum üzerinde ağır bir psikolojik baskıdır. Bu toplumun her kesimine yansıyor. Savaş politikası zam olarak benzine, domatese, bibere, mamaya yansıyor. Savaş politikasının iç ettiği ekonomik maliyeti sürekli ifade ediyoruz. Burada Türkiye toplumuna aç, yoksul, işsiz kalın iş cinayetlerinde ölün ama biz savaş politikamızı devam ettiriyoruz siz de bizi destekleyin diyorlar. Çünkü ellerinde başka bir malzeme kalmadı.  
 
BARIŞI SAVUNMAYA DEVAM EDİYORUZ
 
Bu politika tüm halklara Türkiye’de Türk’e, Kürde, Laz’a, Çerkez’e, Arap’a, Alevi’ye bütün kimliklere dillere ve inançlar zarar veren bir politikadır.  Biz HDP olarak her zaman savaşın karşında barışı diyalogu ve müzakere savunduk. Kürt meselesini, Türk meselesini kesinlikle barış yolu ile çözebiliriz. Birbirimizi anlayabiliriz. Kürtler Türklerle Araplarla Çerkezler ile bir çatışma yaşamıyor aslında. Bunu yaratan iktidarın politikaları, devlet yaklaşımdır ve bu yeni değildir. Bunun çıktısı olarak savaş politikaları ve operasyonlarla  hiçbir şey elde edilemeyeceğini biliyoruz. İçerde kendi iktidarlarını devam ettirmek, bekalarını güvenceye almak için savaş tamtamlarını çalmaya devam edecekler. Bütün Türkiye toplumuna seslenmek istiyorum. Bu politikalara karşı duralım. Biz her zaman savaş tezkerelerine karşı durduk. Libya’ya da, Irak’a da, Suriye’ye de Afganistan’a da karşı durduk. Çünkü biz içerde dışarıda ve Ortadoğu'da bir barış politikası yürütülmesini gerektiğini savunuyoruz. Burada kaos yaratan hem Türkiye’de hem de komşu ülkelerde hem de Ortadogu bir iktidara daha fazla prim vermeyelim. Bu aynı zamanda siyasetlerinin bittiği noktayı da ifade ediyor. İçerde baskı şiddet ve dışarıda savaş tamtamları devam ediyor. Savaş yıkım, ölüm, kayıp, ezadır. Savaşı savunmak insanlık değerleri ile bağdaşmaz. Tüm demokratik kamuoyunu savaş karşı barışı, ölüme karşı yaşam siyasetini savunmaya devam ediyoruz. Bu konuda kararlı duruşumuzdan asla vazgeçmeyeceğiz.
 
KRİZ DEĞİL ÇÖKÜŞ YAŞANIYOR
 
Hakikaten şu anda bir kriz değil çöküş yaşıyoruz. Savaş sebeplerinden biri çöküştür. Çöküş sonucu girişilen savaş siyasetidir. Bu çöküşün nedenlerinden biri de savaş politikalarıdır. Mesela BM Kalkınma Programı Borç Kırılganlığı Raporuna göre 19 devlet borçlarını ödeyemez duruma gelmiş, 72 devlet ise borç ödeyememe riski altında. Türkiye yüksek riskli ülkeler kategorisine girdi. Açlık tehlikesi o kadar hayatımıza girdi ki, yağ kuyrukları, çöpten yiyecek toplayanlar hayatın olağan seyri haline geldi. Domatesler tek tek satılmaya başlandı, karpuzlar 6’ay bölünüyor, bebek mamaları kelepçe ile konuyor. Hangimiz pazara gitsek bununla yüzleşiyoruz. Ekonomik çöküşün temel sebeplerinden biri de israf ve haksız kazançtır bir diğeri de savaş politikasıdır. Bizler bu hafta çoklu maaşların yasaklanması için Meclis başkanlığı Kanun teklifi vereceğiz. Bütün muhalefeti bu teklifi desteklemeye çağırıyoruz. Bu hafta en çok canımı yakan haber dün birkaç öğrencinin okula giderken açlıktan bayılmasıydı. Dün birkaç öğretmen sosyal medyada paylaşmıştı. Veliler beslenme çantasına hiçbir şey bırakamıyor. Okulda bayılan çocukların en son önceki gün yemek yedikleri tespit edilebiliyor. İşte dram dediğimiz budur. Bunu yüzleşmek gerekiyor.
 
CEZAEVLERİNE SES OLALIM
 
Cezaevleri üzerine planlı, devam eden sistematik saldırı var. Mevzuatta olmayan bir saldırı planı devrededir. Özel bir hukuk, olmayan bir hukuk uygulanıyor. İşkence, baskı ve ölenler cinayet aşamasına gelmiş durumdadır.  Geçen hafta hayatını kaybeden Ferhan Yılmaz’ın  cenazesini Silivri cezaevinden çıkması, intihar ettikleri dedikleri meselenin ailesi tarafından videonun kamuoyuna yansıması ile bu dehşet verici görüntüleri gördük. Hasta mahpuslar tek tek ölmeye devam ediyor. Ölenleri sayı olarak paylaşmayacağız çünkü onlar birer insan. Cezaevlerinde yaşananları dinlemeyelim, ses olalım, onların devletin denetimi ve güvenliğinde altına olduğunu unutmayalım, her kes gibi temel haklarından yararlanma hakları var. Bu baskı ve şiddet politikasını lütfen sonlandırın.
 
MİLYONLARIN TALEBİ SUÇ DEĞİLDİR
 
Her gün her hafta neredeyse operasyon yapılıyor. Bu sefer Kobanê’nin mali boyutu diye ucube bir gerekçe ile 46 kişi gözaltına alındı. İçinde eski belediye başkanları, yöneticiler, avukatlar, birçok isim var. 91 kişi hakkında gözaltı kararı var. Bir de Diyarbakır’da Newroz’a katıldıkları sebebiyle 46 kişi gözaltına alındı. Aklını kaçırmış bu iktidar. Newroz’a milyonlarca insan katıldı. Alıyorlar 40-50 kişiyi ‘suç işledin’ diyorlar. Bu ülkede milyonlarca insan bir talepte bulunuyorsa o suç değildir artık. 40 kişi ile milyonlarca insanı korkutabileceğini mi sanıyorsun? Bu taleplere kulak ver. Bununla başa çıkamazsın. Senin çete üyesi olan bir mahkeme başkanın var. Kobanê kumpas davasının mahkeme başkanı bu. Bütün tanıkların çökerttiği davada mali operasyon diye bir soruşturma açmışsın bu da çökecek. Altında kalacaksınız. Bu operasyonların ne size ne de Türkiye toplumuna hiçbir faydası olmayacak. Bizi bu mücadele  asla alı koyamayacaksınız.
 
IŞİD’LE BAĞINDIZI BİLİYORUZ
 
Bu 46 kişi 7 gündür gözaltında. Bu insanlara daha tek bir soru sorulmamış operasyonla ilgili.  Her zamanki gibi ellerinde bir delil yok, bir suç yok. Orada tutup suç üretmeye çalışıyorlar. Yok mal varlıklarına el koyduk diyorlar. Uzun gözaltıyla işkence yapıyorlar. Bu işkenceyi durdurun, arkadaşlarımızı bir an önce savcılığa çıkarın. İŞİD’lilerin mal varlığı üzerindeki tedbirin kaldırıldığı görmedik sakın ha sanmayın. IŞİD ile bağınızı görmüyoruz yanılgısına kapılmayın. Çünkü IŞİD’lilere her şey serbest, mal varlıklarına konulan tedbir kaldırıldı ama mesela Kürtler ve muhalefet olunca kendilerince tedbir koyuyorlar. Bu IŞİD ile bağınızı resmileştiren bir durumdur.
 
MECLİSE AKSPOR YASASI GELİYOR
 
Bu hafta Meclis’te spor yasası var, yarın başlayacağız. AK spor yasası ile karşı karşıyayız. Parti devleti oldu, partili spor olacak artık. Partili baro dönemi başlatıldı, partili Et Süt Kurumundan Yüzme Kulüplerine falan da el atılacak. Çoklu spor federasyonları dönemi başlıyor. Spor Bakanlığınca tescil edilen spor kulüpleri bir ay içinde İçişlerine bildirilecekmiş. Bu zorunlu kılınmış. Açıkçası İçişleri Bakanlığı'nı sanatta ve sporda onay merci neden oluyor. Polis devleti olma yolunda emin adımlarla ilerleniyor.  İçişleri Bakanlığı neye göre spor kulüplerine cevaz verecek veya vermeyecek onun bir yanıtı yok. Çok büyük yetkiler verilmiş İçişleri Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığına da federasyon kurma yetkisi veriliyor. Federasyonların genel  kurullarında spor bakanlığının yüzde 10 temsilini önü açılıyor. Sporun doğasına aykırı bu düzenlemelerin tek amacı var tabii ki bu tek adam rejiminin dayatmasıdır. Spor dünyasının temel talebi, kadın sporculara destek, ayrımcılıkla mücadele, engelliler için ayrıntılı düzenleme amatör spor kulüpleri desteklenmesi gibi gereken hiçbir şey bu kanunda yok. Türkiye’de sporda şiddet ve ırkçılık yaygınken Türkiye’de bununla ilgili hiçbir şey görmüyoruz. Bu hafta spor yasasına muhalefetimizin göreceksiniz. Tüm sorunlar çözüldü akspor yasası var şimdi. Bunu getirerek bütün sorunları çözmeyi planlıyorlar her halde."

Diğer başlıklar

30/08/2025
23:04 2 Eylül Kuruluş Festivali: Beritanlaşarak, İbrahimleşerek mücadeleyi büyütüyoruz
21:56 DEM Parti: Yarın Riha'da buluşalım
21:17 Sebahat Tuncel: Öcalan Meclis'te siyaset yapabilmeli
20:53 Hesekê’deki DAİŞ operasyonun sonuçları açıklandı
19:34 Gençlerden 1 Eylül mitingine davet
19:28 Husiler, Ahmed er-Rehavi’nin öldürüldüğünü doğruladı
19:25 Tarihçi Aydın: Kürt hareketinin aldığı riski savunmak gerekir
19:16 Serinlemek için girdiği sulama kanalında boğuldu
19:05 Yatalakken tutuklanmıştı: 1 yıl sonra tahliye edildi
18:46 Kerboran'daki yangın söndürüldü
18:30 Kürt işçilere saldırıya tepki: Münferit değil
18:16 Karatepe memleketi Bismil’de toprağa verildi
17:57 Sedat Arslan için taziye kuruldu
17:46 Amed’de kaza: 1 ölü, 16 yaralı
17:00 Hevsel'deki yangın kontrol altına alındı
16:58 Wan'da 'barış' paneli: Öcalan'ın özgürlüğü noktasında adım atılmalı
16:42 Qamişlo'da 'Adem-i Merkeziyetçi Bir Suriye’ye Doğru' paneli
16:24 Demokratik Birlik İnisiyatifi’nden Çewlîg’te buluşma
16:07 Amed Kent Konseyi Dil Meclisi yönetimini belirledi
16:01 Agirî ve Ankara'da 1 Eylül yürüyüşüne çağrı
15:44 TUAY-DER Êlih Temsilciliği yeni yönetimini belirledi
15:37 Wan Gölü’nde ölü bulunan kadının kimliği belli oldu
15:34 Wan-Colemêrg yolunda kaza: 4 ölü
15:17 İdama mahkum edilen 3 kadına İtalya’dan fahri vatandaşlık
15:15 Westan’da orman yangını
15:14 Arap Dünyası Sosyal Demokratlar İttifakı Başkanı Bafil Talabani oldu
15:08 Hasta tutsaklar Tenzile Acar ve Emin Aladağ için tahliye talebi
14:46 30 yıl tutsaklığın ardından Amed’de karşılandı
14:43 Zorla Kaybedilenler Günü: İHD'den 10 talep
13:46 Kayıp yakınlarının adalet talebi büyüyor
13:45 Kerboran'da orman yangını
13:26 Kürt yazarlar buluşmasında 'birlik' mesajı
13:20 AKP’li başkanlardan partilerine ‘üvey evlat’ tepkisi
13:00 Tutsaklara cezaevi koridorları temizlettiriliyor
12:53 Cumartesi Anneleri: Barış geçmişin adil aydınlatılmasıyla mümkün olur
12:51 İstanbul'un 1 Eylül programı belli oldu
12:20 DAİŞ'e karşı operasyonda 39 kişi yakalandı
12:19 Tahliye edildikten 7 ay sonra hayatını kaybetti
12:10 Amed’de 1 Eylül yürüyüşüne çağrı
11:43 Amed’te tiyatro sahnesi Jîn oyunuyla 'perde' diyecek
11:41 Deprem konteynerinde yangın: 3 yaşındaki çocuk öldü
11:20 Riha’da şüpheli kadın ölümü
11:04 Barış Kürsüsü'ne katılan kadınlar: Sürece büyük katkı sunacağız
09:55 1 Eylül çağrısı: Newroz ruhuyla karşılayalım
09:53 Çelebi: Çözümün muhatabı işçi sınıfı ve emekçilerdir
09:44 Erdîş’te halkın önerileriyle hizmet üretiliyor
09:40 KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak'tan TİS tepkisi: Süreç heba edildi
09:14 ‘Hasta tutsakların özgürlüğü barışın en somut adımıdır’
09:13 Komisyon üyesi Ekmen: Herkes için demokrasi ve adalet sürece güveni arttırır
09:06 Engelli çocuğa tecavüz: Karın ağrısıyla götürüldüğü hastanede doğum yaptı
09:06 Karadeniz’de köy köy süreç buluşması: Endişe ve öneriler Öcalan'a iletildi
09:05 Tarihi kale halka kapalı
09:04 Belediyeden kentsel dönüşüm gaspı: Halk 'adil sözleşme' istiyor
09:03 ÖHD'li Akın: Tecrit sürüyor, halkın beklentisi somut adım
09:02 Öcalan bir ütopyayı gerçekleştiriyor
09:00 30 AĞUSTOS 2025 GÜNDEMİ
08:36 Hesekê’de DAİŞ'e karşı operasyon
07:40 Riha'da ilçe ilçe 1 Eylül çalışması
29/08/2025
23:33 Hunergeha Welat'tan yeni klip: Kerwan
23:06 Nanaxaanım Babazade için serbest bırakılma çağrısı
22:19 Alevilerden barış için ‘aktif rol alacağız’ mesajı
21:29 Cizîr Belediyesi kadın buluşmalarını sürdürüyor
21:03 Wan Gölü'nde bir kadın cenazesi bulundu
21:00 ICRC: Dünyada 300 bine yakın kayıp kişi var
20:56 Süveyda'da rehineler karşılıklı olarak serbest bırakıldı
20:44 Licê’de yangın bölgesinde yurttaşlar nöbette
20:37 Kürt işçilere saldıran Cemal Özer tutuklandı
20:32 Kocaeli’nde kadına yönelik şiddet
20:31 ÖHD’den Diyanet’e Kürtçe hizmet verilmesi talepli başvuru
20:00 Gazze'de hayatını kaybedenlerin sayısı 63 bini aştı
19:53 Bursa’da maki yangını
19:50 223 işçi direnişte: Hakkımızı alacağız
19:41 Ankara'da ateşli piknik yasağı uzatıdı
19:39 Mêrdîn’de uyuşturucuya karşı yürüyüş
19:37 Trump yönetimi, Filistinli yetkililerin vizelerini iptal etti
19:30 Erdoğan, Çin'e gidecek
19:18 1 Eylül eylemleri: Sürecin yasal zemini oluşturulsun
19:09 Meclis'te Gazze tezkeresi kabul edildi
18:19 Şirnex’te öğrencilere ajanlık dayatması protesto edildi
18:07 DEM Parti’den Filistin için 11 öneri
17:39 Licê’dek yangın büyüyerek devam ediyor
16:34 Dêrazor Askeri Meclisi: 2 DAIŞ’li yakalandı
16:23 Askerlerin yaktığı esrar yangına neden oldu
16:01 Silêmanî’de bir helikopter düştü
16:00 İsrail’in saldırıları sürüyor: 47 kişi katledildi
15:41 Berat Nazlıcan’ın taziyesine kitlesel ziyaret
15:19 Kadınlardan Diyanet hakkında suç duyurusu: Haklarımızdan vazgeçmiyoruz
14:54 DBP ve DEM Parti’den Celal Talabani’nin mezarına ziyaret
14:32 30 yılın ardından tahliye oldu: Öcalan'ın çağrısına cevap olacağız
14:04 Moritanya’da tekne battı: 49 ölü, 100’ü aşkın kayıp
13:55 BM: İran’da 8 ayda 841 kişi idam edildi
13:51 CHP İstanbul seçimi iddianamesi hazırlandı
13:44 SOHR: Süveyda’da ölü sayısı 2 bini aştı
13:30 BM Genel Sekreteri'nden İsrail'e Gazze uyarısı
13:23 DEM Parti komisyon üyeleri: Önerileri kıymetli buluyoruz
12:52 İsrail ‘ateşkes’ kararını sonlandırdı
12:51 Dumlu Cezaevi'nde tutsaklara saldırı
12:12 DBP’den Niğde'deki saldırıya dair açıklama
12:12 İran-İsrail savaşına dair paylaşıma 2 yıl ceza
12:11 TÜİK'e göre Temmuz'da işsizlik azaldı
12:10 ‘Sosyal Demokratik İttifak Konferansı’ üçüncü gününde
11:34 Kent kent 1 Eylül programı
11:32 Kürt işçiye saldırıda MHP’li başkandan ‘kuru sıkı’ baskısı
09:51 Öcalan: Demokratik toplum, barış ve entegrasyon bu sürecin üç kilit kavramıdır
09:13 ÖHD Eş Genel Başkanı: Komisyon Abdullah Öcalan’ı dinlemeli
09:12 Artık pazar bile pahalı
09:11 1 Eylül çağrısı: Demokrasi talebi için Kadıköy'e
09:10 Êlih’te 1 Eylül programı belli oldu
09:09 Nanaxanim Babazade'nin avukatı: Nana'nın sesini duyuralım
09:06 Basa’da yeni sondaj kuyusu açılıyor: Doğa tahribatı derinleştirilecek
09:05 Komisyonun Kürtçe engeline tepki: Dil kabul edilmezse barış olmaz
09:04 PSAKD Genel Başkanı: Gerçek bir barış konuşulacaksa Öcalan serbest bırakılmalı
09:02 Komisyona ilettiler: Abdullah Öcalan'la görüşülmeli
09:01 Sur'un hafızasına odaklanan belgesel: Bîra Sûrê
09:00 29 AĞUSTOS 2025 GÜNDEMİ
00:12 Niğde'de Kürt işçilere ırkçı saldırı
28/08/2025
23:36 DEM Parti ve DBP heyeti Silêmanî'de
23:02 İsrail İHA’sı Nakura’da düştü: 2 ölü
22:56 Cizîr'de kadın buluşması
22:52 Meletî’de günlük trafik kazası bilançosu: 7 kaza, 22 yaralı
22:32 Cinsel saldırı suçlusu öğretmene 159 yıl ceza
21:53 Meletî'de 3.8 büyüklüğünde deprem
21:18 Riha’da miting çalışmaları sürüyor
20:20 Êzidî Kadınların Rönesansı Konferansı sonuç bildirgesi
20:15 İran’da kadın tutsaklara yeni dava
20:05 İzmir Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi kuruluşunu ilan etti
19:33 Fed üyesi Lisa Cook, Trump'a dava açtı
19:25 223 işçi işlerine geri dönmek için direnişte
19:18 Basa’da yüzyıllık Zêw geleneği sürdürülüyor
19:15 DEM Parti'den İstanbul'daki mitinge katılım çağrısı
18:40 Özgül Saki, Nanaxaanım Babazade'yi GGM’de ziyaret etti
17:45 Dipsizgöl Köyü’nde maden protestosu
17:27 Komisyon akademisyenleri, iş insanlarını ve sendikaları dinleyecek
17:25 Bursa’da orman yangını
17:23 Avrupa’lı belediye başkanlarından İmamoğlu’na ödül
17:16 DEM Parti heyeti İmralı’dan döndü
17:04 Binali Yıldırım: Adem-i merkeziyet üniter devlete tehdit değil
16:54 1 Eylül Akdeniz'de şölenle kutlanacak
16:03 SOHR: Geçiş hükümeti 95 Dürzi’yi infaz etti
15:59 Salih Müslim: Rojava, Ortadoğu için bir barış projesi olabilir
15:10 Roboskî Katliamı 164'üncü ayında: Hakikat bugünün borcu
15:06 107 uluslararası örgütten BM’ye Afganistan mektubu
14:49 TOKİ inşaatının 6'ncı katından düşen işçi yaralandı
14:46 Çanakkale'den ‘Savaşan İHA Yarışması’na tepki
14:44 Önkol kardeşlerin mezar taşını yıkma girişimine tepki
14:22 Bafil Talabani: Demokratik bir dünya için birlikte çalışmalıyız
14:12 TJK-E idamlara karşı ses yükseltmeye çağırdı
13:29 Suriye’nin eski cumhurbaşkanı adayı Öcalan ile görüşmek istiyor
13:24 İzmir'de trafik kazası: 1 ölü, 13 yaralı
13:10 Arınç: Umut Hakkı mutlaka uygulanmalı