Sebahat Tuncel: Mela Mustafa’nın projesine ihanet ediliyor

img
ANKARA - Türkiye’nin temel amacının Kürt varlığını ortadan kaldırmak olduğunu belirten DBP eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, KDP’ye “işgal politikalarına karşı dur” çağrısı yaptı.
 
AKP’nin KDP işbirliğiyle sınır ötesinde yürüttüğü saldırılar bir ayını geride bıraktı. Sincan Cezaevi’nde tutuklu Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, içerde ve dışarıda Kürt sorununda çatışmacı siyaseti esas alan iktidarın politikalarını, Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesi ve KDP’nin AKP ile girdiği ilişkilere dair değerlendirmelerde bulundu.
 
İngiltere, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesinde esasta İsrail’in güvenliğini önceleyen bir politika izlediği belirten Tuncel, “Ortadoğu’nun sürekli savaş ve çatışmalı bir zeminde tutulması, kapitalist modernist güçlerin çıkarlarının bir sonucu olarak, Ortadoğu halklarının kendi kaderlerini tayin etmeleri engellenmektedir” dedi.
 
KDP’nin Türkiye ilişkilerini değerlendiren Tuncel, “KDP Kürt halkının -Federe Kürdistan Bölgesi de dahil- geleceğini etkileyecek, Kürt varlığını ortadan kaldırmaya yönelik bu politikalara ortak olmamalıdır. Sayın Mesut Barzani verdiği sözün arkasında durup Kürtler arası brakujîye ve siyasi brakujîye son vermeli ve Mela Mustafa Barzani’nin sağlamaya çalıştığı Kürt ulusal birliğinin sağlanması için çaba harcamalıdır” diye belirtti. 
 
ÇATIŞMAYLA DENETİM ALTINA ALMA POLİTİKASI
 
Tuncel’in, ajansımız için kaleme aldığı değerlendirmeleri şöyle: “Kürt halkının ulusal birliğini sağlamamış olması 21’inci yüzyılın şafağında Kürtlerin kazanımlarını da tehlikeye atmaktadır. Toplam nüfusu 40 milyonu aşan Kürtlerin büyük bir kısmı statüsüz yaşamaya mahkum edilmiştir. Emperyalistler tarafından coğrafyası dörde parçalanmış, sürekli çatışma zemininde tutularak Kürt halkının birliği ve özgürlüğü engellenmek istenmiştir. Kürtler yaşadıkları ülkelerin (İran, Irak, Suriye, Türkiye) zor ve zulüm politikaları ile karşı karşıya bırakılmıştır. Son 200 yıllık süreçte Ortadoğu ve Kürdistan coğrafyasında yaşanan siyasal, toplumsal, ekonomik gelişmelere bakarsanız Kürt halkının sadece statüsüz bırakılmadığını, Kürtlerin sürekli çatışma, savaş zemininde tutularak Ortadoğu’nun istikrarsızlaştığını, Ortadoğu ülkelerinin bu politika ile denetim altında tutulduğunu da görüyoruz. İngiltere, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’nun şekillenmesinde, esasta İsrail’in güvenliğini önceleyen bir politika izlediği günümüzde daha net görülmektedir. Ortadoğu’nun sürekli savaş ve çatışmalı bir zeminde tutulması kapitalist modernist güçlerin çıkarlarının bir sonucu Ortadoğu halkları kendi geleceğini kendilerinin belirlemesi ve kaderlerini tayin etmeleri engellenmektedir.
 
KÜRTLER TARİH SAHNESİNDEN SİLİNMEK İSTENİYOR
 
Türkiye 1925’ten bugüne İngiltere, ABD ve İsrail başta olmak üzere batılı emperyalist ülkelerle geliştirdiği diplomatik ilişkilerin, imzaladığı anlaşmaların, ortaklıkların temelini Kürtlerin tarih sahnesinden silinmesi, Kürt varlığının ortadan kaldırılması esasına dayandığını bugün çok daha geniş bir kamuoyu bilmektedir. Türkiye’nin Suriye iç savaşına müdahil olması, El Kaide, El-Nusra, DAİŞ gibi cihatçı çete örgütlerini destekleyerek Kürt halkının ortadan kaldırılmasını hedeflediğini, Kürt halkının yoğun yaşadığı bölgeleri işgal ederek oradaki Kürt nüfus yerine cihatçıları yerleştirdiğini herkes biliyor. Türkiye uluslararası arenada Kürt halkının Suriye’deki örgütlü yapısını, DAİŞ çetelerine karşı büyük bir mücadele yürüten ve insanlığı DAİŞ çetelerinden kurtaran halkı ‘terörist’ ilan etmesi de bu politikanın sonucudur.
 
ZOR AYGITLARI DEVREDE
 
Türkiye, 3’üncü paylaşım savaşının Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi ile birlikte yeni bir aşamaya girdiği bir süreçte kendi hegemonik, Neo-Osmanlı planları çerçevesinde değerlendirmek ve bu süreçte karlı çıkmak istemektedir. AKP-MHP-Ergenekon faşist iktidarı, kurmak istedikleri 2’nci Cumhuriyeti Kürt karşıtı politika üzerinden şekillendirmek için devletin tüm baskı ve zor araçlarını da devreye sokmuştur. İçeride Kürt siyasi hareketine, Kürt halkının örgütlü tüm kurumlarına saldırarak, Kürt siyasetçileri hapsedilip kayyum siyaseti ile halk iradesini gasp ederek HDP’nin kapatılması için her türlü hileye başvurarak; Kürtlerin özgürlük, eşitlik talebini boğmak istemekte ve Kürtlerin birliği, Kürtlerin, Türkiye halklarıyla ortak bir gelecek kurmasını engellemeye çalışmaktadır. Hem içeride hem dışarıda Kürt düşmanlığı üzerinden yürüttüğü politika, Türkiye’de siyasi ve ekonomik krizi derinleştirdiği gibi demokrasi ve özgürlüklerden uzaklaştırmıştır. Türkiye’nin, Kürdistan coğrafyasını işgal politikasını Misak-ı Milli sınırlarımız diye meşrulaştırmaya çalıştığı ‘sınır güvenliğimizi sağlıyoruz’ bahanesi gerçek niyetini gizleyememektedir.
 
İŞGAL GİRİŞİMİ VAR
 
Bildiğimiz gibi 28 Ocak 1920’de ilan edilen Misak-ı Milli, daha önceden Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olan bölgelerin 1918’deki anlaşmayla (30 Ekim 1918 Mondros Antlaşması) çizilen hattın güneyindeki Arap yerleşim yerlerinde kendi geleceklerini tayin etme hakkı tanırken; Arap kökenli olmayan Müslüman toplulukların yaşadığı bölgelerin Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir. Bahsedilen bölge ise Musul-Kerkük’tür. Mondros Antlaşması sonrası bölgede yaşanan kargaşanın giderilmesi için İngiltere-Irak-Türkiye arasında 1926’da imzalanan Ankara Antlaşması’nda Musul-Kerkük meselesinde Kürt halkının iradesini yok saymıştır. Türkiye’nin son süreçte devreye koyduğu Neo-Osmanlı stratejisinin bir parçası olarak Kürdistan topraklarını kendi sınırları içine katmak için ‘işgal’ girişiminde bulunmaktadır.
 
BARZANİLERE TARİH HATIRLATMASI
 
Türkiye’nin hem Suriye’de hem Irak’ta Kürtlere karşı yürüttüğü politikayı Kürtlerin doğru değerlendirmesi, Kürt varlığını ortadan kaldırmaya yönelik AKP-MHP-Ergenekon ittifakı tarafından güncellenen inkar, imha ve asimilasyon politikasına yol vermemesi, Kürt halkının geleceği açısından hayati bir önem taşımaktadır. Irak Federe Kürdistan Bölgesi yöneticilerinin bilerek veya bilmeyerek Türkiye’nin Osmanlı planına destek sunması, kendi küçük çıkarları, burjuva siyasetinin kısa vadede etkili olacağını düşünse de orta ve uzun vadede Kürt halkına, Federe Kürdistan halkı da dahil, kaybettirecektir. Kürdistan halkı bu gerçeği görmüş ve bunun için Türkiye’nin işgal politikasına ve KDP’nin Türkiye ile ortak hareket etmesine, ortak operasyona katılmasına büyük tepki göstermektedir. Bu toplumun ne kadar haklı olduğunu tarihsel gelişmeler de bize göstermektedir. Tarihin tekerrür etmemesi ancak tarihsel, toplumsal gelişmelerden ders çıkarmakla mümkündür. KDP’nin Kek Mesut’un Barzani ailesinin kendi yakın geçmişine bakması bile bugün içine düştükleri gafletin hatta ihanetin nasıl bir sonuca yol açacağını gösterecektir.
 
KÜRTLERİN YENİ YAŞAM MÜCADELESİ
 
Molla Mustafa Barzani 1943’te Irak hükümetine karşı isyan ettiğinde, Kürt halkının kendi kaderini belirlemesi, Kürdistan’ın kültürel, ekonomik ve siyasi özerkliğinin en geniş biçimde tanınması -ordu ve jandarma ile ilgili meseleler haricinde- Kürtçenin resmi dil olması, Kürtlerin Irak hükümetinin yönetiminde yer alması gibi taleplerini sıralıyordu. Bugün Türkiye’de Kürt halkının talepleri ile ne kadar benzerlik gösteriyor değil mi? Türkiye’deki Kürtler de Türkiye’nin siyasi ve idari yapısında reform istiyor ve Kürtlerin kendi kendini yönetmesi ve Türkiye halklarıyla eşit-özgür, barış içinde yeni bir ilişki kurmak istiyor. Kürt dilinin, kimliğinin, kültürünün tanınmasını ve anayasal güvenceye alınmasını talep ediyor. Bunun için Demokratik Özerklik, Demokratik Cumhuriyet projesini öneriyor. Kürtler dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, kendi dili, kimliği, kültürünün tanınması ve birlikte yaşadıkları halklarla eşit-özgür, barış içinde bir yaşamı inşa etmek için mücadele yürütmektedir.
 
Mela Mustafa Barzani’de kendi siyasetinin merkezine bunu almıştır. Ancak Mela Mustafa’nın isyanı hem İngilizlerin yürüttüğü siyaset, Kürdü kürde kırdırma politikası hem de Türkiye’nin sınırlarını Mela Mustafa’ya kapatması, başarısızlığa uğramasına yol açmıştır. Yaşanan tarihsel gerçekleri sanırım Irak Federe Kürdistan yönetimi benden daha iyi bilir. 1945’te Barzan’da düzenlenen toplantı ile yeni yönetimin, program ve tüzüğünü yeniden şekillendiren Hiva Partisi, Kürtlerin özerkliğini ilan etmek ve herhangi bir yabancı güçle bağlantı kurulmamasını, aşiretlerin tek çatı altında birleştirilmesini, Irak Kürdistan’ına siyasi yollarla bağımsızlık kazandırılmasını, özgürlük için mücadele eden partilerle temasa geçilmesini, Irak’ın sömürgeci politikalarına karşı durulmasını karar altına almıştır. Bu toplantı sonrasında Mela Mustafa Akra, Seyhan, Behdinan, Bradost, ve diğer bölgelerdeki aşiretlerle görüşmeler yaparak birlik çağrısı yapıyor. İran’daki Kürt siyasi örgütler ile Suriye’deki Hoybun ile yakın ilişkiler kurmaya çalışıyor. Mela Mustafa’nın bu çalışmaları sonucunda Zhori, Mızuri, Zheri, Berazi, Şervani, Dolamari ve Bradost aşiretlerinden oluşan bir konfederasyon oluşturuluyor. Bugün Mela Mustafa Barzani’nin Kürt ulusal birliğini geliştirmekteki emeği, çabası tüm Kürt örgütleri, siyasetleri tarafından sahiplenilmektedir. Ancak anlaşılan o ki Irak Federe Kürdistan bölgesindeki yetkililer Mela Mustafa’nın temsilcisi olduğunu söyleyenler kendi tarihine ihanet etmekte bir sakınca görmemektedir.
 
KDP ŞİRKET GİBİ HAREKET EDİYOR
 
Irak Federe Kürdistan’ı yönetenler kendi dar aşiret çıkarlarını esas alarak Kürt halkının istem ve taleplerini yok saymaktadır. Türkiye-İsrail-KDP arasında Kürdistan petrolü üzerine, Kürdistan’ın ekonomik kaynakları üzerine yapılan anlaşma belki kısa vadede ekonomik olarak bir getirisi olabilir. Ancak Kürtlere, Kürt siyasetine çok şey kaybettireceğini görmeleri gerekir. KDP bugün kendi tarihsel toplumsal misyonuna göre Kürt halkının eşitliği, özgürlüğü, Kürtler arası birlik, halklar arası dayanışmayı esas alan bir siyasi parti, hareket gibi hareket etmekten ziyade, bir şirket gibi hareket ettiği izlenimi verdiklerinin farkındalar mı acaba? Bir şirket toplumu, halkı değil kendi ekonomik çıkarlarını düşünür. Ama bir siyasi parti halkını, yoksul emekçi halkının yaşam koşullarını, ulusal onurunu, demokratik özgürlükçü katılımcı bir yönetimi düşünür. Halkın çıkarlarını kendi çıkarlarının önünde tutarlar.
 
KDP KENDİ DIŞINDAKİ SİYASETLERE TUTUM ALDI
 
Ortadoğu’daki, dünyadaki dengelerin yeniden kurulduğu bir süreçte Kürtler arası birlik ve dayanışmanın kritik bir önemi olduğu ortada. KDP’nin, Barzani ailesinin Kürtler arası çatışmanın, Kürt halkının kazanımlarına saldıranlarla iş birliği yapmasının Kürtler tarafından kabul görmeyeceğini bilmesi gerekir. Daha önce sayın Mesut Barzani’ye yaptığımız ziyaretlerin temel gündemlerinden birisi Kürtler arası birlik, Kürt ulusal birliğinin sağlanmasıydı. Hatta o süreçte sayın eş başkanlığını yürüteceği, 4 parçada Kürtlerin bir araya gelerek Kürt halkının siyasi, ekonomik, kültürel, barış taleplerini ve çalışmalarını bir çatı altında yürüteceği bir ulusal meclisin kurulması önerilmiş, bu konuda birçok çalışma da yapılmıştı. Ancak KDP’nin çeşitli bahanelerle Kürt ulusal birliğini engellemekle kalmadı, Kek Mesut’un ‘Kürtler arası ‘brakujî’ sona erdi, ben yaşadığım sürece buna izin vermeyeceğim’ sözü de pratikte boşa çıkarılmış oldu. KDP kendi dışındaki tüm siyasetlere -Türkiye’de olduğu gibi- hareketlere karşı tutum aldı. Türkiye’nin Kürt düşmanı politikalarına da destek vererek; Kürt ulusal birliğinin önünde engel bir konuma geldi. KDP’li yetkililer Kürtlere, Kürt halkına karşı Türkiye’nin yürüttüğü politikayı eleştirmek yerine eleştirilerini Kürt siyasetine yöneltti. Türkiye’nin Kürt düşmanı politikalarına destek sunmakta bir sorun görmeyen KDP’li yetkililer Mesrur ve Neçirvan Barzani Türkiye’ye gelip Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşmeleri ne yazık ki Kürt halkının aleyhine kararlarla sonuçlandı.
 
HDP’Yİ ZİYARET AKILLARINA GELMEDİ
 
Türkiye’de, HDP’ye yönelik iktidar tarafından yürütülen siyasi soykırım operasyonları, HDP’li siyasetçilerin tutuklanması, halk iradesini gasp eden kayyım siyasetine, Kürt halkına karşı devlet tarafından sistematik olarak uygulanan şiddet ve zor politikalarına karşı herhangi bir itirazları olmadığı gibi AKP-MHP-Ergenekon faşist blokunun Kürt düşmanı politikalarını onaylamış oldular. Türkiye’ye gelen KDP yetkilileri HDP’yi ziyaret etmek, dayanışma göstermek akıllarına bile gelmemiştir.
 
SİYASİ BIRAKUJÎYE SON VERİN
 
Sonuç itibariyle bugün Türkiye’nin Irak sınırları içinde Federe Kürdistan bölgesindeki işgal girişimini hiçbir Kürt kabul etmez, etmemelidir. KDP Kürt halkının -Federe Kürdistan bölgesi de dahil- geleceğini etkileyecek, Kürt varlığını ortadan kaldırmaya yönelik bu politikalara ortak olmamalıdır. Sayın Mesut Barzani verdiği sözün arkasında durup Kürtler arası birakujîye, siyasi birakujîye son vermeli ve Mela Mustafa Barzani’nin sağlamaya çalıştığı Kürt ulusal birliğinin sağlanması için çaba harcamalıdır. Şunu kimsenin unutmaması gerekir. Bizler zorunlu olarak farklı ülke sınırları içinde yaşamak zorunda bırakılsak da aynı halkın üyeleriyiz ve tarih bize göstermiştir ki birlik olmadan kazanmak mümkün değildir. Bugün Bakur, Başur, Rojhılat, Rojava halklarımızın büyük emek ve çabaları ile elde ettikleri kazanımları korumanın yolu da Kürt ulusal birliğini sağlamaktan geçer.
 
YAPILMASI GEREKEN İŞGALE KARŞI DURMAK
 
Bizler cezaevinde olan Kürt siyasetçiler olarak yaşanan gelişmelerden rahatsızız ve kaygılıyız. Sayın Mesut Barzani’nin, KDP’li kadınların bizim kaygılarımızı anlayacağını düşünüyorum. KDP gerçekten Kürt halkının özgürlük mücadelesine katkı vermek ve kendi tarihine sahip çıkmak istiyorsa yapması gereken; Türkiye’nin işgal politikalarına karşı durmak ve Türkiye’deki Kürt siyasetine, halk iradesine yönelik saldırılara son vermesini, sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit uygulamalarının sona erdirilerek, müzakerelerin başlatılması, Kürt sorununun demokratik, barışçıl çözümü, özgürlükçü çözümü için çaba içerisinde olması gerekir.
 
ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ 
 
Bu süreçte Kürt ulusal birliğini sağlamak Kürt halkının adil demokratik, özgür ve barış içinde bir arada yaşaması için mücadele eden aydın, yazar, akademisyen ve siyasetçileri, dostları, halklarımızı selamlıyorum. Bu emek ve çabaların, halklarımızın, bizlerin umudunu büyüttüğünü ve bu emekleri asla unutmayacağını bilmelerini istiyoruz. Halkımızın özgürlük mücadelesi mutlaka başarıya ulaşacaktır. Buna inanıyorum. Herkese selam ve sevgilerimi sunuyorum."

Diğer başlıklar

14:45 Resmi yalanlar!
14:41 Diyarbakır’da 35 dönümlük buğday kül oldu
14:25 Cumartesi Anneleri: JİTEM davası kararını tanımıyoruz
13:30 Maden ocağında 1 işçi yaşamını yitirdi
13:22 Buldan ve Sancar: Dünden daha güçlüyüz, yarın daha da güçlü olacağız
13:10 Tutuklulara ayakta sayım dayatılıyor
12:39 Piya ve Ari yapım şirketleri 27 gündür polis ablukasında
12:26 DEDAŞ talep etti köye TOMA’lar sevk edildi: 5 yaralı 6 gözaltı
12:06 Adalet Nöbeti sürüyor: Sarayın kapısında 483 gün!
11:51 HDP’li gençler: Partimizi kapattırmayacağız
11:40 Dargeçit JİTEM Davası’nda sanıklar beraat ettirildi | YENİLENDİ
11:39 Gazeteci Demirhan’a beraat
11:33 TÜİK ile ENAG enflasyonu arasında 100 puan fark var
11:30 DİSK TÜİK önünde: Milleti açlığa sürüklüyorsunuz
11:19 HDP kongresine katılan Avrupalılar: Öcalan’sız barış olmaz
10:55 Cizre’de jandarma köylülere saldırdı: Yaralılar var
10:14 DFG: 35 gazeteci gözaltına alındı 16'sı tutuklandı
10:03 Anadolu-Der Başkanı Pekyen öldürüldü
10:00 Yargıtay da 'Haksız tahrik' indirimini uygun buldu!
09:36 Urfa'da HDP yöneticisi gözaltına alındı
09:07 Besta çoraklaştırılıyor: 14 bölgede ağaç kıyımı başlatıldı
09:04 Tutuklanmasına gerekçe yapılan mesleğiyle cezaevinde tanıştı
09:03 Diyarbakırlılardan asgari ücret tepkisi: Kaşıkla verip kepçeyle geri alıyorlar
09:01 Terolar'da mahalleli tedirgin, mülteciler mağdur
09:00 30 yıllık tutuklunun tahliyesi 'iyi halli olmamaktan' ertelendi
09:00 04 TEMMUZ 2022 GÜNDEMİ
07:41 Van Valiliği: Seken kurşunlardan bir göçmen hayatını kaybetmiş!
03/07/2022
23:27 Bagok’ta askeri hareketlilik
21:12 Van'da mülteci minibüsü tarandı: 1 çocuk öldü, 13 yaralı
20:58 HDP kongresinin mesajları
20:26 İstanbul’da ormanlık alanlara girişler yasaklandı
20:15 Zarok MA'nın kuruluş yıldönümünde konser
17:47 Kitlesel ve coşkulu geçen HDP kongresine soruşturma
17:04 Buldan ve Sancar yeniden seçildi
16:58 33 siyasi parti ve güçten saldırılara karşı BM’ye mektup
16:22 Şengül Kaya’yı katleden fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet istemi
15:47 37 kişinin gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı
14:38 HDP’nin PM listesi belirlendi
14:28 Ekinci: Ülkeyi çıkmazdan çıkaracak tek yol HDP
14:24 Fotoğraflarla HDP kongresi
14:19 Kongre salon dışına taştı: Kürtler yok diyenler gelip görsünler
14:06 Tutuklu gazeteci Oruç: Kürt gazeteciler üzerinden batıya mesaj veriliyor
14:04 Bitlis kırsalında askeri operasyon başlatıldı
13:49 HDP’nin yeni dönem Danışma Kurulu
13:39 Avrupa’dan Federe Kürdistan’a kongre mesajları: HDP’nin yanındayız
12:58 Öztürk’ten muhalefete: Yüzyıllık zihniyette ısrar ederseler sonları Erdoğan gibi olur
12:31 Leyla Güven: Faşist rejimden hesap sormanın zamanı geldi
12:31 Tutuklu kadınlardan HDP kongresine: Sesiniz özgürlük çığlığı gibi yankılanacak
12:28 Demirtaş ve Mızraklı: Bu mücadeleyi zaferle taçlandıracağız
12:16 HDP kongresi: Öcalan’sız çözüm olmaz
11:59 Avrupa’dan HDP kongresine katılanlar: Kürt halkının ruhunu gördük
11:58 Şenyaşar ailesinin adalet mücadelesi HDP kongresinde
11:52 Sancar çözüm yollarını gösterdi: İmralı üzerinden oyun oynamayın
11:51 Buldan: Çözüm biziz, iktidarı göndereceğiz
10:52 HDP kongresi on binlerin katılımıyla başladı: Çözüm Biz’de
10:23 AKP’deki ‘revize’nin arka planı: Rüşvet
09:30 Gazeteci Ömer Çelik’in mektubu ‘sakıncalı’ bulundu
09:13 Sokak müzisyenleri izin belgelerini yaktı
09:12 Kayyım su sorununu çözmüyor
09:11 Kahta’da 11 günde 9 kişi intihara sürüklendi!
09:10 Dargeçit JİTEM Davası: Cesaretli yargıç tutumuna ihtiyaç var
09:09 Adalet Nöbeti 230'uncu gününde: Siyasi partiler sözünü tutmadı
09:03 7 parti ve örgüt ‘İlkeler Manzumesi’ yayınlayacak
09:01 03 TEMMUZ 2022 GÜNDEMİ
08:56 On binler HDP kongresi için Ankara’da
07:44 Hakkari'de bir asker yaşamını yitirdi
02/07/2022
22:07 Sîrê’de Türkiye'ye ait üs bombalandı
21:08 HDP 5’inci Olağan Büyük Kongresi’ne hazır
20:22 Cumartesi Annesi Demir yaşamını yitirdi
18:27 Madımak’ta katledilenler birçok kentte anıldı
17:14 Kaçırılan Suphi Orhan: Kimsenin can güvenliği yok
16:45 HDK: Madımak’la yüzleşin
16:36 Adana'da 37 kişi 6 gündür gözaltında
16:31 Karaköy’de vapur iskeleye çarptı
15:27 ‘Tek başına kalamaz’ raporu olan tutuklu tekli hücrede tutuluyor
15:15 Hasta tutuklu Muhlise Karagüzel’in durumuna dikkat çekildi
14:36 ‘Ağır hasta tutuklu Koyuncu derhal tahliye edilsin’
14:26 Ortadoğu ve Kuzey Afrikalı kadınlar HDP ve TJA’lılarla bir araya geldi
14:07 Emekçiler geçici 35’inci maddenin kaldırılmasını istedi
13:51 Cumartesi Anneleri: Galatasaray’dan vazgeçmiyoruz
13:35 Meclis tatile girdi
13:34 Kayıp yakınları Vedat Aydın’ı andı
12:57 Mahkeme Kaz Dağı’nda ‘ÇED olumlu’ kararını durdurdu
12:03 DTSO’dan kadın kooperatifi çalıştayı
11:46 Mazıdağı’nda silahlı kavga: 1 ölü, 3 yaralı
11:45 Şenyaşar ailesi: Acının son bulması için adalet gelsin
11:43 Madımak’ta katledilenler anıldı: Sivas’ın ışığı hiç sönmeyecek
11:11 Munzur Çevre Derneği’nden Arslan: Madenlere izin vermeyeceğiz
11:10 Beyoğlu'nda şüpheli ölüm
11:00 Kayıp yakınları Hüseyin Ertaş'ın faillerini sordu
10:57 Mersin’de kaza: 4 kişi öldü
10:43 Cezaevindeki işkence kamerada: Darp edildi, sürüklendi, su dökülen hücreye çıplak konuldu
10:40 Haliç'te metrobüs alev aldı
10:40 Osmaniye’de mültecilere saldırı: Çok sayıda yaralı var
10:27 Kaçırılan Orhan mezarlıklarda gezdirildi, çıplak fotoğrafları çekildi
10:00 İran'da peş peşe 3 deprem: 3 ölü, 19 yaralı
09:21 Oluç: Kongremiz Newroz'da verilen mesajın devamı olacak
09:08 Kayyım işçileri tehditle sendika değiştirmeye zorluyor
09:06 Mahkeme tecavüz failinin geleceğini düşündü: Cezayı düşürdü
09:04 Şırnak’ta Kemal Kurkut Futbol Turnuvası başlıyor