Sebahat Tuncel: Mela Mustafa’nın projesine ihanet ediliyor

img
ANKARA - Türkiye’nin temel amacının Kürt varlığını ortadan kaldırmak olduğunu belirten DBP eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, KDP’ye “işgal politikalarına karşı dur” çağrısı yaptı.
 
AKP’nin KDP işbirliğiyle sınır ötesinde yürüttüğü saldırılar bir ayını geride bıraktı. Sincan Cezaevi’nde tutuklu Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, içerde ve dışarıda Kürt sorununda çatışmacı siyaseti esas alan iktidarın politikalarını, Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesi ve KDP’nin AKP ile girdiği ilişkilere dair değerlendirmelerde bulundu.
 
İngiltere, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesinde esasta İsrail’in güvenliğini önceleyen bir politika izlediği belirten Tuncel, “Ortadoğu’nun sürekli savaş ve çatışmalı bir zeminde tutulması, kapitalist modernist güçlerin çıkarlarının bir sonucu olarak, Ortadoğu halklarının kendi kaderlerini tayin etmeleri engellenmektedir” dedi.
 
KDP’nin Türkiye ilişkilerini değerlendiren Tuncel, “KDP Kürt halkının -Federe Kürdistan Bölgesi de dahil- geleceğini etkileyecek, Kürt varlığını ortadan kaldırmaya yönelik bu politikalara ortak olmamalıdır. Sayın Mesut Barzani verdiği sözün arkasında durup Kürtler arası brakujîye ve siyasi brakujîye son vermeli ve Mela Mustafa Barzani’nin sağlamaya çalıştığı Kürt ulusal birliğinin sağlanması için çaba harcamalıdır” diye belirtti. 
 
ÇATIŞMAYLA DENETİM ALTINA ALMA POLİTİKASI
 
Tuncel’in, ajansımız için kaleme aldığı değerlendirmeleri şöyle: “Kürt halkının ulusal birliğini sağlamamış olması 21’inci yüzyılın şafağında Kürtlerin kazanımlarını da tehlikeye atmaktadır. Toplam nüfusu 40 milyonu aşan Kürtlerin büyük bir kısmı statüsüz yaşamaya mahkum edilmiştir. Emperyalistler tarafından coğrafyası dörde parçalanmış, sürekli çatışma zemininde tutularak Kürt halkının birliği ve özgürlüğü engellenmek istenmiştir. Kürtler yaşadıkları ülkelerin (İran, Irak, Suriye, Türkiye) zor ve zulüm politikaları ile karşı karşıya bırakılmıştır. Son 200 yıllık süreçte Ortadoğu ve Kürdistan coğrafyasında yaşanan siyasal, toplumsal, ekonomik gelişmelere bakarsanız Kürt halkının sadece statüsüz bırakılmadığını, Kürtlerin sürekli çatışma, savaş zemininde tutularak Ortadoğu’nun istikrarsızlaştığını, Ortadoğu ülkelerinin bu politika ile denetim altında tutulduğunu da görüyoruz. İngiltere, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’nun şekillenmesinde, esasta İsrail’in güvenliğini önceleyen bir politika izlediği günümüzde daha net görülmektedir. Ortadoğu’nun sürekli savaş ve çatışmalı bir zeminde tutulması kapitalist modernist güçlerin çıkarlarının bir sonucu Ortadoğu halkları kendi geleceğini kendilerinin belirlemesi ve kaderlerini tayin etmeleri engellenmektedir.
 
KÜRTLER TARİH SAHNESİNDEN SİLİNMEK İSTENİYOR
 
Türkiye 1925’ten bugüne İngiltere, ABD ve İsrail başta olmak üzere batılı emperyalist ülkelerle geliştirdiği diplomatik ilişkilerin, imzaladığı anlaşmaların, ortaklıkların temelini Kürtlerin tarih sahnesinden silinmesi, Kürt varlığının ortadan kaldırılması esasına dayandığını bugün çok daha geniş bir kamuoyu bilmektedir. Türkiye’nin Suriye iç savaşına müdahil olması, El Kaide, El-Nusra, DAİŞ gibi cihatçı çete örgütlerini destekleyerek Kürt halkının ortadan kaldırılmasını hedeflediğini, Kürt halkının yoğun yaşadığı bölgeleri işgal ederek oradaki Kürt nüfus yerine cihatçıları yerleştirdiğini herkes biliyor. Türkiye uluslararası arenada Kürt halkının Suriye’deki örgütlü yapısını, DAİŞ çetelerine karşı büyük bir mücadele yürüten ve insanlığı DAİŞ çetelerinden kurtaran halkı ‘terörist’ ilan etmesi de bu politikanın sonucudur.
 
ZOR AYGITLARI DEVREDE
 
Türkiye, 3’üncü paylaşım savaşının Rusya’nın Ukrayna’yı işgal girişimi ile birlikte yeni bir aşamaya girdiği bir süreçte kendi hegemonik, Neo-Osmanlı planları çerçevesinde değerlendirmek ve bu süreçte karlı çıkmak istemektedir. AKP-MHP-Ergenekon faşist iktidarı, kurmak istedikleri 2’nci Cumhuriyeti Kürt karşıtı politika üzerinden şekillendirmek için devletin tüm baskı ve zor araçlarını da devreye sokmuştur. İçeride Kürt siyasi hareketine, Kürt halkının örgütlü tüm kurumlarına saldırarak, Kürt siyasetçileri hapsedilip kayyum siyaseti ile halk iradesini gasp ederek HDP’nin kapatılması için her türlü hileye başvurarak; Kürtlerin özgürlük, eşitlik talebini boğmak istemekte ve Kürtlerin birliği, Kürtlerin, Türkiye halklarıyla ortak bir gelecek kurmasını engellemeye çalışmaktadır. Hem içeride hem dışarıda Kürt düşmanlığı üzerinden yürüttüğü politika, Türkiye’de siyasi ve ekonomik krizi derinleştirdiği gibi demokrasi ve özgürlüklerden uzaklaştırmıştır. Türkiye’nin, Kürdistan coğrafyasını işgal politikasını Misak-ı Milli sınırlarımız diye meşrulaştırmaya çalıştığı ‘sınır güvenliğimizi sağlıyoruz’ bahanesi gerçek niyetini gizleyememektedir.
 
İŞGAL GİRİŞİMİ VAR
 
Bildiğimiz gibi 28 Ocak 1920’de ilan edilen Misak-ı Milli, daha önceden Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olan bölgelerin 1918’deki anlaşmayla (30 Ekim 1918 Mondros Antlaşması) çizilen hattın güneyindeki Arap yerleşim yerlerinde kendi geleceklerini tayin etme hakkı tanırken; Arap kökenli olmayan Müslüman toplulukların yaşadığı bölgelerin Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu kabul etmektedir. Bahsedilen bölge ise Musul-Kerkük’tür. Mondros Antlaşması sonrası bölgede yaşanan kargaşanın giderilmesi için İngiltere-Irak-Türkiye arasında 1926’da imzalanan Ankara Antlaşması’nda Musul-Kerkük meselesinde Kürt halkının iradesini yok saymıştır. Türkiye’nin son süreçte devreye koyduğu Neo-Osmanlı stratejisinin bir parçası olarak Kürdistan topraklarını kendi sınırları içine katmak için ‘işgal’ girişiminde bulunmaktadır.
 
BARZANİLERE TARİH HATIRLATMASI
 
Türkiye’nin hem Suriye’de hem Irak’ta Kürtlere karşı yürüttüğü politikayı Kürtlerin doğru değerlendirmesi, Kürt varlığını ortadan kaldırmaya yönelik AKP-MHP-Ergenekon ittifakı tarafından güncellenen inkar, imha ve asimilasyon politikasına yol vermemesi, Kürt halkının geleceği açısından hayati bir önem taşımaktadır. Irak Federe Kürdistan Bölgesi yöneticilerinin bilerek veya bilmeyerek Türkiye’nin Osmanlı planına destek sunması, kendi küçük çıkarları, burjuva siyasetinin kısa vadede etkili olacağını düşünse de orta ve uzun vadede Kürt halkına, Federe Kürdistan halkı da dahil, kaybettirecektir. Kürdistan halkı bu gerçeği görmüş ve bunun için Türkiye’nin işgal politikasına ve KDP’nin Türkiye ile ortak hareket etmesine, ortak operasyona katılmasına büyük tepki göstermektedir. Bu toplumun ne kadar haklı olduğunu tarihsel gelişmeler de bize göstermektedir. Tarihin tekerrür etmemesi ancak tarihsel, toplumsal gelişmelerden ders çıkarmakla mümkündür. KDP’nin Kek Mesut’un Barzani ailesinin kendi yakın geçmişine bakması bile bugün içine düştükleri gafletin hatta ihanetin nasıl bir sonuca yol açacağını gösterecektir.
 
KÜRTLERİN YENİ YAŞAM MÜCADELESİ
 
Molla Mustafa Barzani 1943’te Irak hükümetine karşı isyan ettiğinde, Kürt halkının kendi kaderini belirlemesi, Kürdistan’ın kültürel, ekonomik ve siyasi özerkliğinin en geniş biçimde tanınması -ordu ve jandarma ile ilgili meseleler haricinde- Kürtçenin resmi dil olması, Kürtlerin Irak hükümetinin yönetiminde yer alması gibi taleplerini sıralıyordu. Bugün Türkiye’de Kürt halkının talepleri ile ne kadar benzerlik gösteriyor değil mi? Türkiye’deki Kürtler de Türkiye’nin siyasi ve idari yapısında reform istiyor ve Kürtlerin kendi kendini yönetmesi ve Türkiye halklarıyla eşit-özgür, barış içinde yeni bir ilişki kurmak istiyor. Kürt dilinin, kimliğinin, kültürünün tanınmasını ve anayasal güvenceye alınmasını talep ediyor. Bunun için Demokratik Özerklik, Demokratik Cumhuriyet projesini öneriyor. Kürtler dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, kendi dili, kimliği, kültürünün tanınması ve birlikte yaşadıkları halklarla eşit-özgür, barış içinde bir yaşamı inşa etmek için mücadele yürütmektedir.
 
Mela Mustafa Barzani’de kendi siyasetinin merkezine bunu almıştır. Ancak Mela Mustafa’nın isyanı hem İngilizlerin yürüttüğü siyaset, Kürdü kürde kırdırma politikası hem de Türkiye’nin sınırlarını Mela Mustafa’ya kapatması, başarısızlığa uğramasına yol açmıştır. Yaşanan tarihsel gerçekleri sanırım Irak Federe Kürdistan yönetimi benden daha iyi bilir. 1945’te Barzan’da düzenlenen toplantı ile yeni yönetimin, program ve tüzüğünü yeniden şekillendiren Hiva Partisi, Kürtlerin özerkliğini ilan etmek ve herhangi bir yabancı güçle bağlantı kurulmamasını, aşiretlerin tek çatı altında birleştirilmesini, Irak Kürdistan’ına siyasi yollarla bağımsızlık kazandırılmasını, özgürlük için mücadele eden partilerle temasa geçilmesini, Irak’ın sömürgeci politikalarına karşı durulmasını karar altına almıştır. Bu toplantı sonrasında Mela Mustafa Akra, Seyhan, Behdinan, Bradost, ve diğer bölgelerdeki aşiretlerle görüşmeler yaparak birlik çağrısı yapıyor. İran’daki Kürt siyasi örgütler ile Suriye’deki Hoybun ile yakın ilişkiler kurmaya çalışıyor. Mela Mustafa’nın bu çalışmaları sonucunda Zhori, Mızuri, Zheri, Berazi, Şervani, Dolamari ve Bradost aşiretlerinden oluşan bir konfederasyon oluşturuluyor. Bugün Mela Mustafa Barzani’nin Kürt ulusal birliğini geliştirmekteki emeği, çabası tüm Kürt örgütleri, siyasetleri tarafından sahiplenilmektedir. Ancak anlaşılan o ki Irak Federe Kürdistan bölgesindeki yetkililer Mela Mustafa’nın temsilcisi olduğunu söyleyenler kendi tarihine ihanet etmekte bir sakınca görmemektedir.
 
KDP ŞİRKET GİBİ HAREKET EDİYOR
 
Irak Federe Kürdistan’ı yönetenler kendi dar aşiret çıkarlarını esas alarak Kürt halkının istem ve taleplerini yok saymaktadır. Türkiye-İsrail-KDP arasında Kürdistan petrolü üzerine, Kürdistan’ın ekonomik kaynakları üzerine yapılan anlaşma belki kısa vadede ekonomik olarak bir getirisi olabilir. Ancak Kürtlere, Kürt siyasetine çok şey kaybettireceğini görmeleri gerekir. KDP bugün kendi tarihsel toplumsal misyonuna göre Kürt halkının eşitliği, özgürlüğü, Kürtler arası birlik, halklar arası dayanışmayı esas alan bir siyasi parti, hareket gibi hareket etmekten ziyade, bir şirket gibi hareket ettiği izlenimi verdiklerinin farkındalar mı acaba? Bir şirket toplumu, halkı değil kendi ekonomik çıkarlarını düşünür. Ama bir siyasi parti halkını, yoksul emekçi halkının yaşam koşullarını, ulusal onurunu, demokratik özgürlükçü katılımcı bir yönetimi düşünür. Halkın çıkarlarını kendi çıkarlarının önünde tutarlar.
 
KDP KENDİ DIŞINDAKİ SİYASETLERE TUTUM ALDI
 
Ortadoğu’daki, dünyadaki dengelerin yeniden kurulduğu bir süreçte Kürtler arası birlik ve dayanışmanın kritik bir önemi olduğu ortada. KDP’nin, Barzani ailesinin Kürtler arası çatışmanın, Kürt halkının kazanımlarına saldıranlarla iş birliği yapmasının Kürtler tarafından kabul görmeyeceğini bilmesi gerekir. Daha önce sayın Mesut Barzani’ye yaptığımız ziyaretlerin temel gündemlerinden birisi Kürtler arası birlik, Kürt ulusal birliğinin sağlanmasıydı. Hatta o süreçte sayın eş başkanlığını yürüteceği, 4 parçada Kürtlerin bir araya gelerek Kürt halkının siyasi, ekonomik, kültürel, barış taleplerini ve çalışmalarını bir çatı altında yürüteceği bir ulusal meclisin kurulması önerilmiş, bu konuda birçok çalışma da yapılmıştı. Ancak KDP’nin çeşitli bahanelerle Kürt ulusal birliğini engellemekle kalmadı, Kek Mesut’un ‘Kürtler arası ‘brakujî’ sona erdi, ben yaşadığım sürece buna izin vermeyeceğim’ sözü de pratikte boşa çıkarılmış oldu. KDP kendi dışındaki tüm siyasetlere -Türkiye’de olduğu gibi- hareketlere karşı tutum aldı. Türkiye’nin Kürt düşmanı politikalarına da destek vererek; Kürt ulusal birliğinin önünde engel bir konuma geldi. KDP’li yetkililer Kürtlere, Kürt halkına karşı Türkiye’nin yürüttüğü politikayı eleştirmek yerine eleştirilerini Kürt siyasetine yöneltti. Türkiye’nin Kürt düşmanı politikalarına destek sunmakta bir sorun görmeyen KDP’li yetkililer Mesrur ve Neçirvan Barzani Türkiye’ye gelip Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşmeleri ne yazık ki Kürt halkının aleyhine kararlarla sonuçlandı.
 
HDP’Yİ ZİYARET AKILLARINA GELMEDİ
 
Türkiye’de, HDP’ye yönelik iktidar tarafından yürütülen siyasi soykırım operasyonları, HDP’li siyasetçilerin tutuklanması, halk iradesini gasp eden kayyım siyasetine, Kürt halkına karşı devlet tarafından sistematik olarak uygulanan şiddet ve zor politikalarına karşı herhangi bir itirazları olmadığı gibi AKP-MHP-Ergenekon faşist blokunun Kürt düşmanı politikalarını onaylamış oldular. Türkiye’ye gelen KDP yetkilileri HDP’yi ziyaret etmek, dayanışma göstermek akıllarına bile gelmemiştir.
 
SİYASİ BIRAKUJÎYE SON VERİN
 
Sonuç itibariyle bugün Türkiye’nin Irak sınırları içinde Federe Kürdistan bölgesindeki işgal girişimini hiçbir Kürt kabul etmez, etmemelidir. KDP Kürt halkının -Federe Kürdistan bölgesi de dahil- geleceğini etkileyecek, Kürt varlığını ortadan kaldırmaya yönelik bu politikalara ortak olmamalıdır. Sayın Mesut Barzani verdiği sözün arkasında durup Kürtler arası birakujîye, siyasi birakujîye son vermeli ve Mela Mustafa Barzani’nin sağlamaya çalıştığı Kürt ulusal birliğinin sağlanması için çaba harcamalıdır. Şunu kimsenin unutmaması gerekir. Bizler zorunlu olarak farklı ülke sınırları içinde yaşamak zorunda bırakılsak da aynı halkın üyeleriyiz ve tarih bize göstermiştir ki birlik olmadan kazanmak mümkün değildir. Bugün Bakur, Başur, Rojhılat, Rojava halklarımızın büyük emek ve çabaları ile elde ettikleri kazanımları korumanın yolu da Kürt ulusal birliğini sağlamaktan geçer.
 
YAPILMASI GEREKEN İŞGALE KARŞI DURMAK
 
Bizler cezaevinde olan Kürt siyasetçiler olarak yaşanan gelişmelerden rahatsızız ve kaygılıyız. Sayın Mesut Barzani’nin, KDP’li kadınların bizim kaygılarımızı anlayacağını düşünüyorum. KDP gerçekten Kürt halkının özgürlük mücadelesine katkı vermek ve kendi tarihine sahip çıkmak istiyorsa yapması gereken; Türkiye’nin işgal politikalarına karşı durmak ve Türkiye’deki Kürt siyasetine, halk iradesine yönelik saldırılara son vermesini, sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit uygulamalarının sona erdirilerek, müzakerelerin başlatılması, Kürt sorununun demokratik, barışçıl çözümü, özgürlükçü çözümü için çaba içerisinde olması gerekir.
 
ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ 
 
Bu süreçte Kürt ulusal birliğini sağlamak Kürt halkının adil demokratik, özgür ve barış içinde bir arada yaşaması için mücadele eden aydın, yazar, akademisyen ve siyasetçileri, dostları, halklarımızı selamlıyorum. Bu emek ve çabaların, halklarımızın, bizlerin umudunu büyüttüğünü ve bu emekleri asla unutmayacağını bilmelerini istiyoruz. Halkımızın özgürlük mücadelesi mutlaka başarıya ulaşacaktır. Buna inanıyorum. Herkese selam ve sevgilerimi sunuyorum."

Diğer başlıklar

21:21 Erdoğan'dan 'süreç' açıklaması: Sabotajların üstesinden geliyoruz
21:05 Adana'da 27 Kasım kutlaması
20:57 SYRİZA ve Avrupa Solu'ndan DEM Parti'ye 'süreç' ziyareti
20:23 Ege İnsan Hakları Okulu: Demokratik toplum sosyalizmi yeni çağın hamlesi
20:17 Kaya ailesinin öldürülmesinde tutuklu sayısı 3'e yükseldi
18:51 Ahmet Özer, DEM Parti Eş Genel Başkanlarıyla görüştü
18:48 Dêrazor'da komün konferansı düzenlendi
18:27 Özgür Özel yeniden CHP Genel Başkanı seçildi
18:24 Şam’da bakanlık binasına giren Süveydalı gençten haber alınamıyor
18:20 Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Platformu'ndan sürece destek çağrısı
17:58 Erdoğan ile Kurtulmuş bir araya geldi
17:51 Hesekê'de binlerce kişi Abdullah Öcalan için yürüdü
17:47 'İsrail ile ticareti sürdürenler Filistin'in yanında değildir'
17:41 'Suriye'de Aleviler için insani yardım koridoru açılsın'
17:27 Sancaktepe mitingine çağrı: Onurlu bir yaşam için ses yükseltelim
16:50 Kadınlardan ‘Yükselen sesler, ortaklaşan mücadeleler’ paneli
16:42 Hewler’de eylemcilere ateş açıldı: 3 ölü iddiası
16:25 Kayyımın AKP’li aday için dağıttığı kolilerin görüntüsünü paylaştı
16:25 Gazeteci Aykol'un tedavisi devam ediyor
15:40 PKK’li Yürür ve Taş anıldı
15:20 Çocuk işçi ölümleri için sorumluluk çağrısı
15:16 KESK'ten Ege'de genel grev çağrısı
14:58 Hasta tutsaklar Delal Tekdemir ve Salih Gün için tahliye talebi
14:22 Ege İnsan Hakları Okulu: Kapitalizm yerine komünalite
14:10 İmralı'ya üye göndermeyen CHP’den istifa etti
14:03 Kayıp yakınları: Sürecin temel parçası adalet ve yüzleşmedir
13:58 Emekçiler Wan’dan seslendi: Savaşa değil barışa bütçe
13:23 Cumartesi Anneleri Mahmut Doğan için adalet istedi
13:11 Suriye'deki Alevilere dönük katliam protesto edildi
12:38 Emniyet Amiri'nden Cizîr Belediye eşbaşkanlarına tehdit ve darp
12:18 Halk şölenine katılan yurttaşlar: Onurlu barış için mücadele edelim
12:11 CHP Genel Başkanı Özel'den kurultayda 'süreç' açıklaması
11:27 Tayip Temel: İlham Ehmed’in de konferansa katılmasını bekliyoruz
11:05 Tutsak Filiz Işık’ın tahliyesi 6 ay ertelendi
11:02 Mesûd Barzanî’den Abdullah Öcalan'a teşekkür: Süreci desteklemeye hazırız
10:08 Besê Hozat: İktidar süreç konusunda halen kararsızdır
09:46 Ankara'da gençlerden kuruluş kutlaması
09:43 Sağkan: Barışın inşası için hukukun üstünlüğü tesis edilmeli
09:39 İstanbul 'ekmek' mitingine hazırlanıyor
09:03 Eski polis okulu yerine bina yapılmak isteniyor
09:02 Halep'te yeniden DAİŞ tehdidi!
09:00 Bir poster nedeniyle 10 yıldır yargılanıyor
09:00 29 KASIM 2025 GÜNDEMİ
28/11/2025
22:02 Okmeydanı Demokrasi Platformu'ndan direnişteki sağlık emekçilerine destek
21:27 ‘Enflasyona göre yapılacak ücret artışları halkı daha da yoksullaştıracak’
20:58 Kadın+ Edebiyatçılar Grubu'ndan yayın sektörüne 'şiddete karşı adım at' çağrısı
20:50 Şam'da Alevi yurttaşa suikast
20:32 Bayındır: İktidara adım attıracak gücümüz var
19:54 Maden ve kum ocağına karşı nöbete geçtiler
19:50 Rusya’da WhatsApp’a kademeli kısıtlama
19:44 Ege İnsan Hakları Okulu: Barışın inşası toplumsal müzakeredir
19:15 Amedspor’dan önemli galibiyet
19:11 Papa 14. Leo İstanbul'da
19:02 Suriye’deki Alevi katliamı protesto edildi
18:57 Bermal Nergis ve Muhlise Karagüzel tahliye edildi
18:51 Dilan Karaman için inceleme komisyonu kuruldu
18:28 Peyas Belediyesi’nden ‘heykel’ açıklaması
18:24 KESK'ten işçilerin direnişine destek
18:16 Amedspor’dan Elçi kareografisi
17:48 Abdullah Öcalan'ın çağrısı Almanya mahkemesinde okundu
16:44 'İslam'da Barış ve Demokratik Toplum' paneli: İnsanlığın ortak hakikati barıştır
16:04 Eski Belediye Eşbaşkanının tahliyesi üçüncü kez engellendi
15:48 'Hasta tutsakları serbest bırakın, ihlalleri sonlandırın'
14:49 Roboskî için Adalet Girişimi: Hakikat ve Adalet Yasası çıkarılmalı
14:44 Dilan Karaman zılgıtlarla defnedildi
14:23 Tahir Elçi mezarı başında anıldı
14:00 Elçi anıldı: Geçmişle yüzleşin, cinayeti aydınlatın
13:48 Ege İnsan Hakları Okulu başladı
12:51 'Özgür Halk' yeni yıla dijital yayınla başlayacak
12:48 CHP 39'uncu Kurultayı başladı
11:38 Kerboran'da doğa için palamutlar toplandı
11:37 Qoser'deki cinayetlerde tutuklanma sayısı 2'ye çıktı
11:36 6 tutsağın tahliyesi ertelendi
10:23 Tahir Elçi katledildiği yerde anıldı: Mücadelesini sürdüreceğiz
10:00 Gülistan Kılıç Koçyiğit: Abdullah Öcalan temel arayışın siyasal mutabakat olduğunu söyledi
09:42 TJA: Dilan’ın şüpheli ölümünün karanlıkta kalmasına izin vermeyeceğiz
Amed Barosu Kadın Hakları Merkezi: Takipçisi olacağız
09:16 İhraç edilen sağlıkçı 10 yıldır tarlada çalışıyor
09:15 Avukat Çağlar: 'Umut hakkı' hayata geçirilmeli
09:12 İHD Eş Genel Başkanı Aydın: Yasal düzenlemelere gidilmezse süreç toplumsallaşmaz
09:12 Kırşehir Cezaevi’nde kışkırtma: Bunlar terörist üzerlerine kaynar su dökün
09:09 Bekaroğlu: İktidara namzet bir parti birtakım riskleri de göze almalıdır
09:07 Düşük yevmiyeye karşı kooperatif kuracaklar
09:04 Psikolog Erol: İntihar artışında sosyal problem ve adalet yoksunluğu etkili
09:03 13 yıldır yaşadığını ispat edemiyor
09:01 30 yıl PKK davasından tutuldu: Yeni dönem çalışması demokratik toplum inşasıdır
09:00 28 KASIM 2025 GÜNDEMİ
08:55 Hong Kong’daki yangında can kaybı 94’e yükseldi
27/11/2025
23:45 DEM Parti milletvekillerinden Kurum'a: Adil ve şeffaf bir bütçe oluşturulmalı
23:10 İsrail, teslim olan 2 Filistinliyi katletti
22:52 Maduro’dan hava kuvvetlerin ‘hazır olun' emri
22:15 Hong Kong’daki yangında can kaybı 83’e yükseldi
22:01 Hênê’de en az 70 öğrenci zehirlendi
21:21 Riha’da komünlerin inşası tartışıldı
20:52 Şölende sahne alan sanatçı gözaltına alınmak istendi
20:47 Ajansa Welat birinci yılını kutladı
20:36 Bayındır: Abdullah Öcalan'ın barış mücadelesini dünyaya yaymamız gerekiyor
20:30 KESK'li kadınların Rojin Kabaiş eylemine rektörlük engeli
20:13 Kuzey ve Doğu Suriye’de 27 Kasım kutlamaları
19:47 KESK'ten Wan bölge mitingine katılım çağrısı
19:37 Putin: Ukrayna yönetimiyle anlaşma imzalanın anlamı yok
18:52 Venezuela THY dahil 6 şirketin faaliyetlerini durdurdu
18:18 RTÜK’ten 3 televizyon kanalı ve 2 radyoya ceza
18:07 Bayındır: Kürt Özgürlük Hareketi barış arayışının ifadesidir
17:31 Birleşik Kamu-İş: Açlık sınırı 30 bin 61 lira oldu
17:23 Erzirom’da bir okulda sülfür gazı tespit edildi
17:21 İHD'nin yeni yönetimi görev dağılımı yaptı
17:18 Birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Çırak Sazlığı’nda yangın
17:02 Aydın: Elçi’nin barış hayalini gerçekleştireceğiz
16:37 11'inci Yargı Paketi'nde adli suçlar için 'Kovid' düzenlemesi çıktı
16:12 Peyas Belediyesi Glutensiz Yaşam Merkezi'nin açılışını yaptı
16:01 Kuruluş kutlamaları: Kürt halkı direnişiyle var oldu
15:54 3'lü cinayetin zanlısı tutuklandı
15:44 Şakiro Kent Meydanı hizmete açıldı
15:42 BM: Sudan'da 21 milyondan fazla insan şiddetli açlıkla karşı karşıya
15:36 '19 Aralık katliamı insanlığa karşı suçtur, zaman aşımı olmaz'
15:27 Kent Uzlaşısı'nda 2 kişi hariç tahliye kararı çıktı
15:20 Gazeteci Aykol üçüncü kez beyin kanaması geçirdi
15:19 Pirsûs Katliamı davasında ek rapor kararı
15:12 Seyfettin Tutmaz ve Sadun Tutmaz için anma
14:42 'Sürece katılmayan kaybeder'
14:11 ‘Basmane Çukuru'nda gökdelen istemiyoruz’
14:06 İstanbul Barosu Yönetim Kurulu üyesi Epözdemir'e ceza istemi
13:53 Ayşegül Doğan: İmralı görüşmesinin tutanakları paylaşılsın
12:53 '60 milyonluk vurgun' haberine takipsizlik
12:52 3 kadın gazetecinin duruşması ertelendi
11:59 Apocu tutsaklar: Demokratik sosyalist inşa bayramını heyecanla karşılıyoruz
11:53 Özgür Gündem dağıtımcısı Işık mezarı başında anıldı
11:51 İmamoğlu protestoları davasında gazetecilere beraat
11:47 Ejegül Ovezova'yı katletmekten yargılanan polisin duruşması ertelendi
11:32 İlk Kürt kadın tarihçi 'Mesture Erdelan' adına kütüphane açıldı
11:16 'Amacımız Başûr gençliğinin desteğini Önder Apo'ya bildirmek'
10:51 'Kent Uzlaşısı davasında yanlış yoldasınız, bu yoldan dönün'
10:38 Meclis Komisyonu 4 Aralık’ta toplanacak
09:50 Qoser’de 3 kişinin öldüğü olayda 1 tutuklama
09:20 Gazete dağıtımcısı Işık cinayeti 32 yıldır aydınlatılmadı
09:19 Abdullah Öcalan ile görüşme, devlet paradigmasında kırılmanın işaretidir
09:17 Suluca 1 Nolu Cezaevi’nde neler oluyor?
09:16 Yolsuzluğa karşı çıkan sendika temsilcisine saldırı
09:15 Tahir Elçi'siz 10 yıl geçti: Savaşsız bir ortamı tahayyül ediyordu
09:14 'Görüşmenin içeriği açıklansın'
09:11 'Abdullah Öcalan'ın felsefesi sömürgenin sömürgesi kadını tanrıçalaştırdı'
09:10 Bulancak'ta organik fındık projesi geliştiriliyor
09:08 Amed'de trafik artık çileye döndü
09:07 Dorşîn’deki ağaç kıyımına tepki: Eko-kırıma karşı tutum sergilenmeli
09:06 Maden için bir milyon zeytin ağacı 'taşınacak'
09:01 Fuat Kav: Müzakere de mücadelenin bir parçasıdır
09:00 27 KASIM 2025 GÜNDEMİ
08:51 3. Uluslararası Amed Film Festivali başlıyor
26/11/2025
23:58 Maxmûr gençlerinden 47. yıla özel koreografili kutlama
23:39 Muğla’da tavuktan zehirlenen kardeşlerden biri hayatını kaybetti