Özsoy: İsveç ve Finlandiya’nın nur topu gibi Kürt meselesi oldu

ANKARA - İsveç, Finlandiya ile Türkiye arasında imzalanan memorandumun sadece bir niyet beyanı olduğunu ifade eden HDP Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy, “Bu memorandumla birlikte Finlandiya ve İsveç’in de nur topu gibi bir Kürt meselesi oldu” dedi. 
 
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, İsveç Başbakanı Magdelena Andersson ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'in katıldığı dörtlü görüşme sonrasında 28 Haziran’da bir memorandum imzalandı. Üçlü memorandumla birlikte iki ülkenin NATO’ya üyeliği yönünde müzakere çağrısı yapıldı. Erdoğan’ın iç kamuoyunda memorandumu bir kazanım olarak sunsa da karşı taraftan farklı içerik ve tepkiler var.  
 
HDP Dış İlişkiler Komisyonu üyesi ve Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy, memorandumun yargıyı bağlamadığını hatırlatarak, imzalanan kağıt üzerinde sadece niyet beyanı olduğunu söyledi. 
 
Özsoy, “Kürt meselesini her geçen gün siyaseten konuşma kapasitesini yitiren Erdoğan, Kürt meselesini militarize ederek; NATO’ya taşımaya çalışıyor” dedi. Süreci yakından katip eden Özsoy, Mezopotamya Ajansı’nın (MA) sorularını yanıtladı. 
 
 
Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında 28 Haziran’da bir memorandum imzalandı. Diplomaside memorandum nedir? Getirdiği hükümlülükler nelerdir?
 
Memorandumlar genel olarak aslında niyet beyanıdır. Herhangi bir ülkeyi sorumluluk altına sokan bir anlaşma değil. Orada beyanlar ve taahhütler var. Önümüzdeki zaman içerisinde devletlerin beyan ve taahhütleri nasıl yerine getireceğini gösteriyor. Memorandumlar müzakerelerin genel de tam istenilen sonuca gitmediği noktalar da görüşmelerin devam etmesi için yapılır. Türkiye’de Dolmabahçe Mutabakatı bir memorandumdu. O dönemde müzakereler iyi de gitmiyordu. En azından kağıdın üzerine 10 madde dökülebildi. Olumlu sonuçları da oldu. Hükümet sahip çıkabilseydi olumlu birçok noktaya gidilebilirdi. İktidarın inkarı ile memorandum kadük kalmış oldu.
 
Dolayısıyla üç devlet arasında yapılan memorandum uluslararası kamuoyu ve Türkiye’de Erdoğan’ın kazandığı bir zafer olarak kullanılıyor. Erdoğan bunu yoğunlukla iç kamuoyu malzemesi olarak kullanacaktır. Metni tamamına bakıldığında çok ekstra bir durum söz konusu değil.
 
Tamamında neler var?
 
Somut olarak bakıldığında ise ‘İsveç ve Finlandiya PKK’yi ‘terör örgütü’ olarak gördüklerini teyit eder’ demişler. Zaten AB ülkeleri PKK için ‘terör örgütü’ listelerinde diyorlardı, bu yeni bir durum değil. Kağıt üzerine konulunca Erdoğan’ın kullanabileceği bir şey oluyor. İkincisi ‘biz bundan sonra YPG ve PYD’ye destek sunmayacağız’ demişler. YPG ve PYD’yi ‘terör örgütü’ olarak görmüyorlar. Türkiye bunu zorlamış ama kabul ettirememiş. Oradaki (Rojava) sivil yapılara, yardım kuruluşlarına, meclislere, otonom yönetim, Suriye Demokratik Güçleri üzerinden isterseler yardım edebilirler. En fazla çok bilinen İlham Ahmed gibi isimleri İsveç’e açık bir şekilde çağırmazlar. İade meselesine gelince imzalanan memorandum da ‘iade edeceğiz’ denilmiyor. ‘Siz başvuru yapmışsınız, bu süreci hızlandırmak için takipçisi, olacağız’ diyorlar. Ama nihayetinde buna karar verecek olan yargıdır, mahkemelerdir. Bu memorandum yargıyı bağlamaz. Hükümet sadece beyan ediyor.
 
Türkiye’de olmayan ancak İsveç’te olan bir güçler ayrılığı var. Hükümet, mahkemeye ‘Bunu iade et’ diyemez. Ancak şunu diyebilir; ‘Türkiye, bizden bunu istemiş, hukuki süreçleri bitirin, mahkeme bir karar versin’. Mahkemelerin orada hükümetin direktifi ile iş yapması olası değil. Hükümetten iki kişi Ragıp Zarokulu’yu Türkiye’ye teslim etmeye çalışsın, İsveç’te hükümet düşer. Bunun yansımaları çok farklı olur, o kadar kolay bir mesele değil. Şu an için zaman kazandılar. Sorunları biraz ötelediler. Madrid Zirvesi’nden önce veto kararını kaldırdılar ve bir davetiye gitti. Önümüzdeki dönemde birbirlerini getir-götür yapacaklar. İsveç ve Finlandiya en nihayetinde NATO üyesi olacaklar.
 
İsveç ve Finlandiya NATO’ya girme müzakereleri için davet edildi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “veto” açıklaması ardından verilen tavizlere bakıldığında nasıl bir süreç işleyecek?
 
 
 Talepler olacak; İsveç ‘mahkeme bırakmadı’ diyecek, Türkiye protesto edecek. Bu memorandum ile birlikte Finlandiya ve İsveç’in de nur topu gibi bir Kürt meselesi oldu. Erdoğan bunu da başardı.
 
Türkiye, veto kartından Finlandiya ve İsveç’in resmi olarak davet edilip, müzakerelerin başlaması için vazgeçti. Müzakereler başlaması ardından Finlandiya ve İsveç’in kabul edilmesi için uzun bir süreç var. Kabul edilebilmesi için 30 ülkenin parlamentolarında bunların oylanması gerekiyor. Türkiye’de de resmi onay için Meclis’e getirilip, oylanması gerekecek. Dolayısıyla önümüzdeki dönem Türkiye her seferinde veto kartını kullanma tehdidiyle bu ülkelerden taviz almaya çalışacak. Süreç henüz bitmedi. İlk veto kartını şu an sadece ertelemiş görünüyor. Türkiye’nin talep ettiği isimler var. Ragıp Zarakolu mesela…İsveç bu isimleri vermeyecek, veremeyecek. İsveç hukukunda iltica statüsü kabul olan birisinin uluslararası hukuk açısından Türkiye’ye iade edilmesi mümkün değil. Talepler olacak; İsveç ‘mahkeme bırakmadı’ diyecek, Türkiye protesto edecek. Bu memorandum ile birlikte Finlandiya ve İsveç’in de nur topu gibi bir Kürt meselesi oldu. Erdoğan bunu da başardı.
 
 Türkiye’nin “veto” çıkışı ardından ajansımıza verdiğiniz mülakatta AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın asıl ABD’den taviz almak istediğini dile getirmiştiniz. Bu tavizi alabildi mi?
 
 Mesele Suriye’deki Kürtlere batının, NATO üyesi ülkelerin destek vermesi olsaydı Erdoğan’ın en fazla Amerika’ya sonra da Fransa’ya kızması, kükremesi gerekirdi. Çünkü onların Rojava’ya sunduğu desteğin yanında İsveç ve Finlandiya’nın sunduğu komik ve cüzidir. Erdoğan ilk günden pazarlığı Biden ile yapmak istedi. Fakat Biden, büyük ustalıkla ‘Bu bizim meselemiz değil. Bu İsveç, Türkiye ve Finlandiya’nın kendi arasında çözmesi gereken bir mesele’ diyerek, kapıları kapattı. Erdoğan, dolaylı olarak görüşmek istedi. Biden, dolaylı görüştü. İsveç ve Finlandiya Devlet başkanlarıyla yüz yüze, Erdoğan’la telefon ile görüştü. Bunu bir Amerika- Türkiye pazarlığına çevirmek istemedi. Çevirseydi, Erdoğan orada aslında YPG/PYD’ye, SDG’ye dair taviz almaya çalışacaktı. Ama bu tavizi alması mümkün değil. Amerika diplomasisi açısından işi ucuza kapattılar. Kağıt üzerinde 3-5 tane taahhüt kaldı ama Erdoğan istenilen noktaya geldi.
 
Türkiye’de 2023 seçimlerine giderken, Erdoğan iç kamuoyunda kullanabileceği -her ne kadar kağıt-parçası da denilse bir kazanım var. Erdoğan ne istiyordu, istediğini alabildi mi?
 
 
 Erdoğan’ın politikasının biri ‘Müsaade edin gideyim, Suriye’de iki Kürt döveyim’.. Batı diyor ki; ‘Gel birlikte dünyayı dizayn edelim’, diyor. Türkiye, ‘Yok ben Kürt döveceğim. Tel Rıfat’a gireceğim, Kürtlere saldıracağım’ diyor.
 
Erdoğan’ın istediği ufak-tefek kırıntılar değil. Erdoğan batı ile ‘Beni iktidarda tutun’ pazarlığı yapıyor. O konuda Erdoğan’ın, biraz yalıtılmışlığı kırdığını görüyoruz. Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte Türkiye’nin artan bir önemi var. Karadeniz çok önemli bir alan olmaya başladı. Bu tahıl krizi Afrika’da çok büyük bir açlık krizine yol açabilir. Dolayısıyla hem güvenlik alanında hem de tahılın transferi açısından Türkiye olmadan bunu yapabilmek mümkün değil. Hala bir NATO gücü ama bir şekilde Türkiye’yi -Erdoğan’ı değil- değerlendirmek isteyen bir batı söz konusudur. Türkiye’nin jeopolitik gücü artmış durumda. Batı Türkiye’ye ya da Erdoğan’a diyor ki; ‘Karadeniz ve Doğu Avrupa’dan İskandinav ülkelerine kadar yeniden bir yapılandırma olurken bir rol biçiyoruz’ diyor. Fakat Erdoğan’ın perspektifi o kadar ve küçük ki; onlar bile şaşkınlık içine düşmüşler. Erdoğan’ın politikasının biri ‘Müsaade edin gideyim, Suriye’de iki Kürt döveyim’.. Batı diyor ki; ‘Gel birlikte dünyayı dizayn edelim’, diyor. Türkiye, ‘Yok ben Kürt döveceğim. Tel Rıfat’a gireceğim, Kürtlere saldıracağım’ diyor. İkincisi Türkiye’ye dair herhangi bir vizyonu kalmadığı için 2023 seçimlerinde iktidar da ‘nasıl kalabilirim’ taktik manevralarını yapmaya çalışıyor. Seçime kadar bakacaklar; Erdoğan’ın tehditlerini sineye çekiyorlar bir şekilde fakat çok da güvenilir bir partner olmadığını da düşünüyorlar. Erdoğan’ın her ne kadar asıp, kesen bir görüntüsü olsa da taviz verdiğini de biliyorlar.
 
F-16’ların modernizasyonu konusunda Biden, Erdoğan’a söz verdi. Bu da almak istediği tavizi almış olduğu anlamına gelmez mi?
 
F-16’ların modernizasyonu; Türkiye’nin 80 F-16’sı var. Bunları modernize etmek istiyor, 40 tane de almak istiyor. Türkiye’nin yeni F-16 almasına onay çıkmadı, Türkiye’nin elinde olanların modernize edilmesi konusu var. Türkiye zaten bir NATO üyesi ve ‘Türkiye’nin elindeki F-16’ları modernize etmezsek; bu NATO’yu da güçsüz kılabilir. Bir NATO gücü olarak Türkiye’ye bunu yapmamız, lazım” argümanı kullanılıyor. Kongre düzeyinde 5-6 aydır, hükümet diplomasi yürütüyor. Sürekli heyetlerle kongreyi ikna etmeye çalışıyorlar. Biden şimdi sözü de verdi. Daha önce de hükümet kongreye mektup yazmıştı ve ‘Türkiye’nin modernizasyon talebini gündemimize alalım’ demişti.
 
Ancak bu duruma kongrenin nasıl bakacağını göreceğiz. İsveç ve Finlandiya’nın ‘veto’ edilmesi açıklamasında kongreden Türkiye’ye büyük bir tepki olmuştu. Hele hele de Rojava’ya yönelik yeni bir işgal tartışmaları sırasında 15 Haziran’da Washington’daydım. O tarihte kongre Temsilciler Meclisi hem de senatosunun dış ilişkiler sorumluları, komite başkanları, Cumhuriyetçilerinde imzasıyla açıklama yapıldı. Türkiye’nin, Suriye’ye yönelik yeni bir saldırısını kabul etmeyeceklerini belirttiler. Böyle bir yerden bakıldığında Erdoğan’ın elinde olan somut kazanım; NATO’ya meydan okudu, istediklerini kısmen aldı. Bütün dünya Erdoğan’ı konuşuyor. Biden, Erdoğan’ın egosunu da sevdi ve bir saat ayırdı. Muhtemelen Erdoğan’ın bu zaafını da bildikleri için biraz kale alıp, egosunu okşadılar. İç politikada kullanabileceği bir kağıtta verdiler.
 
İsveç ve Finlandiya’nın AKP hükümeti ile imzaladığı memorandum, İsveç ve Finlandiya kamuoyunda nasıl karşılandı?
 
İsveç’te çok yankıları var. Şu an hükümet güven oyu almayabilir. Hükümet düşebilir. Erdoğan, Kürt düşmanlığı ile Kürt meselesini küresel hale getirdi. Kürt meselesi yüzünden İsveç hükümeti düşebilir. Daha önce Rojava yüzünden Amerika’nın Savunma Bakanı istifa etmişti. Mesele sürekli büyüyor. Muhalefetin, basının ciddi tepkileri var. Muhalefetin tepkilerine sosyal demokratlar cevap üretemiyorlar. Bir karmaşa söz konusu. Biz de fikirlerimizi hem hükümete hem de siyasi partilere sunuyoruz. Kağıt üzerinde olan irade beyanının pratikte yansımalarını takip edeceğiz. Zaten şu anda NATO’nun desteğiyle 40 yıldır Kürtlere karşı savaşan bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti var. NATO’yu, ABD’yi, İngiltere’yi arkasına alarak, savaşı yürüten Türkiye’nin faşizan çığlıklarına İsveç ve Finlandiya katılsa ne katılmasa nedir? Her halükarda Kürtler mücadelelerini devam ettirir. Asıl düşünmesi gereken İsveç ve Finlandiya halkı ve siyasetçileridir. Erdoğan, açıkça talep ediyor; ‘Yargıyı ve uluslararası sözleşmeleri bırakın, benimle dar pazarlığa girin’ diyor. Şu an yapılacak her tartışma ülke içerisinde krize, tartışmalara gebedir. Böyle zaten içten çürütüyorlar. Resmen, hukuk kurumlarınızın üzerine çıkın, diyorlar. Çıkabilecekler mi? Çıkamayacaklar. İsveç’te kurumlar Kürt meselesi yüzünden birbirine girecek. Kürtler ve Kürtlerin haklı taleplerinin daha görünür olması da sağlanabilir.
 
Nasıl?
 
Bu tür süreçlerin paradoksal sonuçları olur. Şu an İsveç ve Finlandiya basını hiçbir dönemde olmadığı kadar Kürtleri konuşuyor. Hiçbir dönemde olmadığı kadar İsveç ve Finlandiya halkı Kürtler hakkında bilgileniyor. Bu durumu fırsata dönüştürmemiz lazım. Şimdi ikili mekanizma kuracaklar ama bunlarda birkaç toplantı sonrası genelde dağılıyor. Erdoğan’ın gazı alındı.
 
Rusya, AKP’nin onay verdiği süreçten memnum mı? Yansıması nasıl olur?
 
Rusya tabii ki hoşnut değil. Ama Rusya Türkiye’nin ilk günden beri NATO’yu veto edeceğini düşünmedi. Türkiye NATO üyesi, bunu yaparsa korkunç bedel ödetirler hele de seçimlerden önce Erdoğan’ın bunu yapacak durumu yok. Aslında İsveç ve Finlandiya pek ala bu kadar geri adım atmadan da Erdoğan’ı bir noktaya çekebilirlerdi. Erdoğan, blöf yaptı bunlarda yedi. Erdoğan’a iki sayfalık bir memorandum verdiler. Metin çok muğlak ve herkesin kaçabileceği alanlar bolca mevcut.
 
İsveç, 2019 yılında Grespi’ye yönelik saldırılar ardından Türkiye’ye silah ambargosu uygulamaya başlamıştı. Bu ambargoda memorandum ile ortadan kalkacak bu ne anlama geliyor?
 
 
 Erdoğan bu meseleyi her uluslararası platformda bir restleşme unsuru olarak taşıdığı zaman bilerek, bilmeyerek, isteyerek, istemeyerek Kürt meselesini küresel ajandaya sahip olmasını beraberinde getiriyor. 30 NATO üyesi oturup, Rojava’yı, Kürtleri vs. konuşuyor.
 
Silah ambargosunun çok fazla bir karşılığı yoktu. İsveç-Finlandiya’nın Türkiye’ye sattığı çok fazla bir silah yoktu. Daha çok İngiltere, Kanada, Fransa, ABD satıyor. Kısmi bir ambargoydu. 2019 yılında devreye konulmuştu. Fakat sembolikte olsa bunun kaldırılması, Türkiye’nin militarist yaklaşımına destektir. Sembolik olarak da olsa Erdoğan’ın bir kazanımıdır. Totalde ise Erdoğan’ın iki sayfa kağıdı seçim meydanlarında NATO’yu dize getirdik, kullanmasının dışında çok fazla pratik getirisi yok. Kürt meselesini her geçen gün siyaseten konuşma kapasitesini yitiren Erdoğan, Kürt meselesini militarize ederek; NATO’ya taşımaya çalışıyor. Erdoğan bu meseleyi her uluslararası platformda bir restleşme unsuru olarak taşıdığı zaman bilerek, bilmeyerek, isteyerek, istemeyerek Kürt meselesini küresel ajandaya sahip olmasını beraberinde getiriyor. 30 NATO üyesi oturup, Rojava’yı, Kürtleri vs. konuşuyor. Bir parça aklı olsa, Kürt meselesini çözmek isterse gidip Helsinki’de, Stocholm’de değil, burada bu meselenin çözümü için bir yol bakardı. İktidar, uluslararası güçleri toparlayıp, Kürtlere saldırmak için bir zemin yoklamaya çalışacak.
 
MA/ Berivan Altan  
 

Diğer başlıklar

15:30 Esenyurt mitinginde Abdullah Öcalan posteri
15:08 Büyük Özgürlük Yürüyüşçüleri 'özgürlük' mitinginde
15:03 Bayındır: Çözüm istiyorsanız muhatap Abdullah Öcalan'dır
14:44 Esenyurt'ta 'Demokrasi ve Özgürlük' mitingi
13:58 Gültan Kışanak’tan kadın gazetecilere mektup
13:49 Binler ‘Özgürlük ve Demokrasi’ mitingine akın ediyor
13:43 Alevi konferansı: Asimilasyon politikaları farklı yöntemlerle devrede
12:58 Efrîn'de bir kişi daha kaçırıldı
11:33 Bakırhan: Kerboran'a yoksulluktan başka ne verdiniz? | YENİLENDİ
11:06 Tepkiler üzerine mermer ocağı iptal edildi
10:32 Jin Dergi'nin bu haftaki konusu eşit temsiliyet ve eşbaşkanlık
09:30 Abdullah Öcalan’ın avukatı: CPT’nin tavrı tecridi derinleştiriyor
09:18 Tutsakların eylemi üçüncü ayını geride bıraktı
09:16 KDP’nin alıkoyduğu gazeteciden 124 gündür haber yok
09:15 STÖ’ler Kürt sorununun çözümüne dair ne düşünüyor?
09:14 Rohat Aktaş’ın annesi: Onlar baharımızın en güzel çiçekleriydi
09:14 Beraat kararı verilmişti: Başka çocukları da taciz ettiği ortaya çıktı
09:11 Abdullah Öcalan'dan 36 aydır haber alınamıyor
09:09 Tutsak Abi'nin tahliyesi 15 ayda 5 kez engellendi
09:06 Müftüoğlu'nun duruşması 29 Şubat'ta: Hukuksuzluk son bulmalı
09:05 İngiltere’den Adalet Nöbeti’ne desteğe geldi
09:00 25 ŞUBAT 2024 GÜNDEMİ
24/02/2024
23:28 Lübnan Hizbullahı İsrail’e ait askeri noktaları vurdu
22:24 Ankara Dayanışma Akademisi’nin panelinde ‘Belirsizlik Çağı’ vurgusu
21:30 DAD, Hızır Cemi düzenledi
20:05 Akdeniz’de meşaleli büro açılışı
19:47 DEM Parti’nin Başakşehir adayları tanıtıldı: Kazanacağız
18:51 Şirnex’te gözaltına alınanlar serbest bırakıldı
18:48 Cizîr’de gençlerden sloganlar eşliğinde yürüyüş
17:48 DEM Parti Bedlis eşbaşkan adayları halkla buluştu
17:42 Bakırhan Cizîr’de: Kürt sorununu çözmek isteyenlere adres veriyoruz, tecridi kaldırın!
17:42 Sit alanına yapılmak istenen proje için bilirkişi incelemesi
17:26 Kuzey ve Doğu Suriye’de 8 Mart'ın startı verildi
17:16 Barış Akademisyeni Şık görevine iade edildi
17:06 Toplumsal Tecrit ve Hapishaneler: Tecrit özgür sandığımız mekanlarda yaşanıyor
17:03 Adalet Nöbeti: Tecrit insanlık suçudur, son verilsin
17:01 Adana'da 4 tutsak sürgün edildi
16:39 Birdal: Barış olmazsa bizleri büyük bir tehlike bekliyor
16:18 Milletvekili Koca: Anadil hakkı için mücadele edeceğiz
16:07 Emekliler: Kırmızı kartı göstermemize az kaldı
15:44 DEM coşkusu kent kent yayılıyor
15:22 Şirnex’te 6 kişi gözaltına alındı
15:21 Rapor: 2023'te Ege bölgesinde 515 kadın hak ihlaline maruz kaldı
15:14 Esenyurt’ta yurttaşlar özgürlük mitingine davet edildi
15:08 TJA Êlih ve İzmir'de 8 Mart startını verdi: Rabe, dem dema azadîya jina ye
15:04 Gözaltına alınan Tuşba Belediye Eşbaşkan adayları serbest bırakıldı
14:56 ‘Ağır hasta tutsak Aladağ ve Gömi serbest bırakılsın’
14:27 Gözaltında kaybedilen 4 kişinin akıbeti soruldu
14:20 KHK eylemi 87’nci haftasında: Karara rağmen göreve iade edilmiyorlar
13:43 29 yıldır oğlunu arıyor: Unutmadık, buradayız!
13:17 Amed’de ‘Kürt sorununa çözüm’ toplantısı
13:16 Gazeteci Cengiz Altun mezarı başında anıldı
13:09 Hatimoğulları: Kayyımlar gidecek, demokrasi gelecek
12:46 Ezgi Zerkin'in katili ölü bulundu
12:26 Aram Yayınevi'nden 4 yeni kitap
12:25 TJA, 'Jin Jiyan Azadî ile 8 Mart’a Doğru' şiarıyla alanlarda olacak
12:06 Asrın Hukuk Bürosu: CPT’nin İmralı'yı ziyaret etmemesi kabul edilemez
12:02 Bakırhan Şirnex'te: Sayın Öcalan'ın iradesini dikkate alarak tecridi kaldırın
12:00 Temelli’den CPT’ye tepki: Çizilen sınırlarda insan hakkı mücadelesi yürütülemez
10:04 Rojnews editörü Ahmet 123 gündür KDP istihbaratının elinde
09:47 ‘Öcalan’a özgürlük’ talebiyle 90 gündür açlık grevindeler
09:45 Wan’ın eşbaşkan adayları: Seçimlere 50 yıllık direniş ruhuyla hazırlanıyoruz
09:33 Dr. Berwarî: Türkiye’nin Irak’ta artan trafiği Kürtlerin kazanımlarına karşıdır
09:27 Sanatçı Taşdoğan: Kuşa başka dilde öt denilebilir mi?
09:26 Silopiya'da 'Sanatsal Etkinlikler' programı başlıyor
09:25 ‘Özgürlük ve Demokrasi Mitingi’ne çağrı: Biz kazanacağız
09:23 Tilqebîn eşbaşkan adayları: Halkın sorunlarını halkla çözeceğiz
09:12 Av. Adıbelli: İmralı kapılarının açılmasıyla ülke refaha erecek
09:09 DEM Parti’nin Dihê adayları: Bizim olanı almaya geliyoruz
09:05 Yargıtay, Zafer’leri karıştırdı: Olmayan beyana dayanarak mahkumiyet verdi
09:01 Av. Kılıç: Her şüpheli ölümünün arkasında şiddet var
09:00 24 ŞUBAT 2024 GÜNDEMİ
23/02/2024
23:51 İzmir Halkevi'nden MA'ya zeytin ağacı
23:16 Uçar: Kürt halkının yüzü Abdullah Öcalan’ın paradigmasına dönük
23:09 Türkiye’ye gelen CPT heyeti İmralı Adası’nı ziyaret etmedi
20:41 Tutar Apartmanı davasının tek sanığı yakalandı
19:07 Antalya'da bir avukat tutuklandı
18:47 İstinaf, H.K.G davasında cezayı az bularak kararı bozdu
17:35 ‘Size barış getirdik’ diyen AKP’li adaya: Barış nerede, ekmek 10 lira!
17:08 Mitinge davet: Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü sağlamak zorundayız
17:01 DEM Parti'nin kent kent seçim çalışması
16:54 ÇHD’li avukatlar sevk edildi
16:52 Bakırhan: Kürt sorunu Roboski, Uludere ve 33 kurşundur
16:29 Bayındır: Bu bir özgürlük meselesidir
15:38 Adalet Nöbetini tutan aileler Öcalan’ın özgürlüğünü talep etti
15:37 Erkek şiddeti: 3 kadın katledildi
15:35 Gemlik'te 4.1 büyüklüğünde deprem
15:32 Farqîn’de patlama: 1 kişi yaşamını yitirdi
15:16 Şartlı tahliye edilen Mutlak Tozun yoğun bakıma alındı
14:30 Ege açlık grevi raporu: Sağlığa erişilemiyor, disiplin cezaları veriliyor
14:00 DBB’de işçilerin ‘ek protokol’ talebi görmezden gelindi
13:45 Hatimoğulları: 31 Mart zaferini DEM’li çay ile kutlayacağız
13:21 ‘Barış sürecinde kadın hakikati ve tecrit sorunsalı’ paneli düzenlenecek
13:14 Bakırhan: Bu dağları ne İskender ne Persler geçti, hırsızlar asla geçemez
13:10 Mera ve tarım arazilerine GES kuruluyor
13:07 YÖK’ten Boğaziçi Üniversitesi Rektörü İnci hakkında inceleme
11:50 Amed Şehir Tiyatrosu Mart ayı programı
11:22 'Kendimizi ve kentlerimizi yeniden inşa edeceğiz'
11:18 Sêwereg'de bir kadın katledildi
11:02 Qileban’da koruculara 'operasyon' baskısı
10:38 Ailelerden İmralı’ya gitmek için başvuru
10:37 Alıkonulan gazeteciden 122 gündür haber yok
10:16 Cezaevlerindeki açlık grevi eylemi 89’uncu gününde
09:42 AKP’li aday seçime ‘hırsızlıkla’ başladı
09:32 Katledilen gazeteci Altun’un annesi: Kalemi yerde kalmadı
09:05 Özbingöl: 8’inci Yargı Paketi siyasi sürece hizmet eden bir argüman
09:04 Öğrenciler ‘müze’ kararından vazgeçilmesini istiyor
09:02 Özgürlük ve Demokrasi Mitingi hazırlıkları sürüyor
09:01 Kayyımla mahkemelik olan yurttaş evinden çıkarılmak isteniyor
09:00 İsveçli siyasetçi Karlqvist: Abdullah Öcalan’ın konumu iyi anlaşılmalı
09:00 23 ŞUBAT 2024 GÜNDEMİ
22/02/2024
23:20 Murat Kurum Leman'ın kapağında: Nalet olsun içimdeki imar sevgisine
22:42 AKP’nin ardından MHP’de de toplu istifa
22:38 Şirnex’te şevbuhêrk düzenlendi
20:26 Wan’da Dünya Anadil Günü etkinlikleri
19:59 DEM Parti Bursa’da eşbaşkan adaylarını açıkladı
19:07 Silivri Cezaevi’nde 25 tutsak sürgün edildi
18:43 İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin protestosu sürüyor
18:40 AKP’nin İBB adayı Kurum hakkında suç duyurusunda bulunulacak
18:19 Cumartesi Anneleri 950'inci hafta eylemi nedeniyle yargılanacak
18:18 Tuncel’den Kışanak ve Türkdoğan’a tebrik mesajı
18:03 Fransa’daki Kürt gençlerinden CPT’de eylem
17:52 Cihanbeyli ve Kulu’da coşkulu büro açılışları
17:22 İHD'den Mülteci Raporu: Her yerde ayrımcılığa uğruyorlar
17:18 Beştaş ve Çepni'den Egîdê Cimo Müzik Okulu’na ziyaret
17:15 DEM Parti Sözcüsü: Seçmen taşıyanlara sesleniyoruz, kazanamayacaksınız!
17:06 Gençler Mêrdîn’den İmralı’ya mektup gönderdi
16:58 Gazeteci Gayıp’ın yurtdışı çıkış yasağına devam kararı
16:53 DEM Partili adaylar birçok kentte halkla buluştu
16:34 Adalet Nöbeti: İktidarın zulmüne karşı mücadelemiz sürecek
16:30 Sanatçı Metin Kahraman: Konser yasağına karşı davacı olacağız
15:33 AYM’den yeni Can Atalay kararı
14:53 Eski milletvekillerinin yargılandığı dava ertelendi
14:28 Bakırhan: Gever halkı sandıkta ders verecek
14:22 Merkez Bankası'ndan faiz kararı
14:20 Kayyım yönetimindeki DBB’de usulsüz kadrolaşma protesto edildi
14:19 Baro Başkanı Eren'i tehdit davasında davanın genişletilmesi talebi
13:51 Silopiya Belediyesi’nin Toplu İş Sözleşmesi imzalandı
13:48 Qers'te konuşan Hatimoğulları: Kürtçeyi yasaklayanlara oy yok
13:05 Gazeteci Ren’e dayatılan kelepçeli muayeneye takipsizlik
12:49 DEM Parti: Siyanürle altın arama yasaklanmalı
12:46 Serhat ve Karadeniz cezaevlerinde ihlaller arttı: Tecridi derhal kaldırın
12:13 Ceylan ve Alökmen'nin duruşması ertelendi
12:12 Gazeteci Pelin Özkaptan'ın yargılandığı davada mütala hazırlanacak
11:47 DEM Parti halk buluşmaları başlattı: İktidardakilerin başı seccadede aklı hilede!
11:26 Savcılık ve cezaevine İmralı başvurusu
11:10 Metîna Dağı bombalandı
10:19 Gazeteci Alağaş’ın duruşması ertelendi
10:01 AKP ve kayyımlar Bedlîs’i parsel parsel sattı
09:44 121 gün oldu: Gazeteci Ahmet’ten haber yok