Gazeteci Argentieri: Uluslararası halk hareketi olursa hava sahası kapatılır

  • dünya
  • 09:03 7 Ağustos 2022
  • |
ANKARA - İtalyan gazeteci ve belgeselci Benedetta Argentieri, Türkiye'nin Avrupa ve ABD ile çıkar ilişkilerinin sürdüğüne işaret ederek, "Ancak uluslararası bir halk hareketi olursa Kuzey ve Doğu Suriye'de hava sahası Türkiye'ye kapatılabilir” dedi.  
 
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, uzun bir süredir Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik askeri müdahale için uluslararası diplomasi yürütmekte. 2023 yılında yapılması muhtemel seçimler öncesi Rojava’ya yönelik müdahale için uluslararası alanda olur almaya çalışan AKP iktidarı bir yandan da hem Irak’ta hem de Rojava’da SİHA saldırılarını sürdürüyor. 
 
Suriye ve Irak’taki çatışmaları 2014 yılından beri takip eden İtalyan gazeteci ve belgeselci Benedetta Argentieri, son dönemde artan Türkiye'nin SİHA saldırıları, Zaxo Katliamı, ABD'nin Türkiye'ye F-16 satışlarını, Erdoğan'ın bir süredir sinyallerini vermekte olduğu Kuzey ve Doğu Suriye olası operasyonuna ilişkin Mezopotamya Ajansı'nın (MA) sorularını yanıtladı.  
Türkiye’nin en son 24 Temmuz’da yapmış olduğu SİHA saldırısında DAİŞ'i bitirme hamlesinde komutanlık yapan 3 YPJ'li öldürüldü. 2014 yılında bu kadınlardan Jiyan Tolhildan ile tanıştığınızı ve sonrasında da birkaç defa daha karşılaştığınızı yazdınız. Bize biraz bu tanışıklıktan ve Jiyan'dan bahsedebilir misiniz?
 
İlk olarak 2014 yılında Ekim ayı sonunda Rojava'ya gitmiştim. O süreçte bölgede batılı gazeteciler yoktu. Gece çok geç bir saatte YPG ve YPJ'nin en önemli üslerinden birinin bulunduğu Qerecox'a geldik. Buraya 2017 yılının Nisan ayında Türkiye'nin çok sert bir saldırısı oldu. Bu saldırıda çok sayıda YPG ve YPJ savaşçısı hayatını kaybetti. Qerecox'a ulaştığımızda tanıştığımız ilk insan Jiyan Tolhildan oldu. Yanımda fotoğrafçı bir kadın arkadaş vardı. Arapça biliyordu o yüzden iletişim sorunu da yaşamıyorduk. O sırada şimdiki gibi Kürtçe bilmiyordum. Jiyan bizimle tanışınca çok heyecanlanmıştı. Konuşmaya başladık ve saatlerce sürdü. Bize orada kurmaya çalıştıkları yeni yaşamı tüm detaylarıyla ve heyecanla anlatıyordu. Üçüncü yoldan bahsediyordu. Anlattıklarından çok etkilenmiştik. Kendisinden de çok etkilenmiştik. Çok güçlü ve kararlı bir kadındı, hem de her anlamda. Daha önce böyle bir kadınla hiç karşılaşmamıştık.  
 
Dönem dönem Rojava’ya gidiyorsunuz ve oradaki gelişmeleri takip ediyorsunuz. 2014’ten bu yana nasıl bir değişim gözlemlediniz? 
 
2014'te Rojava şu an olduğundan farklıydı. Özerk yönetim henüz yoktu. Kobanê saldırısı başlamıştı, her şey henüz çok yeniydi. Özellikle batılı bir perspektiften bakılınca. Sonra bizim için bir tur düzenledi ve bize özgürleştirilen bölgeleri gösterdi. O sırada çok geniş bir alana sahip değillerdi. Cizirê Kantonu vardı, sıcak savaş hala sürüyordu, örneğin Haseke'de çok ciddi çatışmalar vardı. Haseke 2015 yılına kadar özgürleştirilememişti. Yani Kürtlere ait bölge şu an olduğuna göre daha küçük bir alanı kapsıyordu. Biz oraya gittiğimizde hali hazırda Jiyan komutan konumundaydı ve bize saatlerce vakit ayırıp çok detaylı bir şekilde durumu anlattı. Güvenliğimizi sağlamak için çok özen gösterdi. Biz Rojava'da seyahat halindeyken kendisi gelemese bile bizimle gelecek arkadaşlarını gönderiyordu ve bizimle sürekli irtibat halindeydi. Bize anlattığı şeyler çok eşsiz, daha önce duymadığımız şeylerdi. 
 
 
Daha önce de çatışmalı bölgelerde gazetecilik yapmıştınız. Kuzey ve Doğu Suriye'de farklı olan, sizi etkileyen neydi? Jiyan Tolhıldan’ın etkisi var mı?
 
 
 Gazetecilik kariyerim boyunca çok seyahat ettim, pek çok hareketi ve örgütü takip ettim ama cinsiyet sorununun bu kadar gelişkin olduğu bir hareketi hiç tanımamıştım.
 
Gazetecilik kariyerim boyunca çok seyahat ettim, pek çok hareketi ve örgütü takip ettim ama cinsiyet sorununun bu kadar gelişkin olduğu bir hareketi hiç tanımamıştım. Jiyan’ın bize anlattığı şeyler sayesinde gördüklerimi idrak edebilir hale gelmiştim. Özerklikten bahsediyordu, ayrılıkçılıktan değil. Sürekli gülümseyerek konuşuyordu. O gece çok güldük. Gecenin karanlığıydı saat neredeyse beşe geliyordu. Kadınlarla toplanmış hep beraber gülüşerek, konuşuyorduk ve bize kurulan yeni sistemi anlatıyordu. Sonra bir anda kalktı, 'Hadi dedi, yatma zamanı. Sabaha işlerimiz var!' Sonrasında, takip eden yıllarda birkaç kez daha karşılaşma fırsatımız oldu, ama daha sonra hiç o kadar uzun süre sohbet etme fırsatı yakalayamadım onunla. 2017'de 'I am the revolution' filminin çekimlerine başladığımda, biri Afgan, biri Suriyeli biri Rojavalı 3 kadınla ilgiliydi, farklı mücadele şekillerini incelemeye çalıştım. O filmdeki Rojavalı karakterin o olmasını çok istemiştim ama müsait olmadı. Uzun aralıklardan sonra karşılaştığımız seferlerde hep beni hatırlayıp hatırlamadığını sorardım, her seferinde beni hatırlardı ve derdi ki, ‘Tabii ki seni hatırlıyorum, sen tanıdığım ilk gazetecilerden birisin.’ O'nu tanır tanımaz çok değerli bir insan olduğunu görebiliyordunuz.
 
DAİŞ’e karşı ön saflarda mücadele eden Tolhildan ve arkadaşlarının Türkiye tarafından hedef alınmasının sebebi nedir?
 
Şu anda bir yıldan fazladır süren bu gibi saldırılar var. Türkiye sistematik olarak pek çok kilit kişiye, özellikle kadınlara saldırıyor ve öldürüyor. Sırf bu yıl içinde 56 SİHA saldırısı oldu. Bu saldırıların 18'i araçlara karşı düzenlendi. Dünya ve teknoloji değiştikçe taktikler de değişiyor. Özerk Yönetim'in anahtar figürleri için seyahat etmenin, işlerini yapmanın gittikçe daha da zorlaşıyor olduğuna şahitlik ediyoruz. Bu durum da aslında çok çelişkili. Çünkü aynı bölgede sahada Amerikalılar da var. Yani onlara hiçbir şey olmazken, Kürtlerin anahtar figürleri Türkiye tarafından öldürülmeye devam ediyor. Özerk Yönetim'in IŞİD'e karşı her zaferinde Türkiye'nin bu başarının intikamını almaya çalıştığını görüyoruz. Yani bu 3 Kürt kadına ve Rojava'daki kazanımlara saldırı, stratejik olduğu kadar sistematiktir de. 
 
Türkiye, Zap, Avaşîn, Metina, Mahmur, Şengal ile Kuzey ve Doğu Suriye kentlerini sık sık hedef alıyor. SİHA'lı saldırılarda bugüne kadar aralarında çocukların da olduğu çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Bu SİHA'ların pek çok parçası batılı devletlerden alınıyor. Jiyan Tolhildan'ın öldürülmesi üzerine pek çok batılı askeri kurum taziye mesajları yayınlarken, bu satışların sürmesi ne kadar samimi? 
 
Son yıllarda Türkiye'de bu anlamda oldukça teknolojik gelişme oldu. Türkiye tüm gücünü askeri yönden gelişmeye kanalize etti. Bu anlamda da en çok çalışma SİHA'larda yoğunlaştı. Türkiye daha önce SİHA'lar için tamamen İsrail ve ABD'ye bağımlıydı. Fakat sonrasında bu konuya çok fazla yatırım yaptılar. Özellikle Erdoğan'ın damadı olmasıyla bilinen Bayraktar Holdingin kurduğu endüstri kompleksleri savaşa yoğunlaştı. Bu anlamda Türkiye'nin başka devletlere bağımlı olmaması için ciddi bir çaba gözlemledik. Şu anda Türkiye'nin birkaç sene öncesinde olduğu gibi dışarıdan parça almaya dahi pek ihtiyacı yok. Aksine dışarıya parça ve SİHA dahi satıyorlar. Örneğin son süreçte Ukrayna'ya ciddi miktarlarda SİHA sattılar. Yani Ukraynalıları kurtarmak amacıyla gönderilen aynı SİHA'lar Kürtleri ve Kürtlerin çocuklarını öldürüyor, diyebiliriz. 
 
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) bir taziye mesajı yayınladı ancak Türkiye’nin saldırıları önlenmiyor. Bu politikayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
CENTCOM'unki gibi bazı taziye mesajları samimi olduğunu düşünüyorum. Çünkü Jiyan Tolhildan ile sahada beraber çalışmış kişilerin ondan çok etkilendiğini, kaybına üzüldüğünü biliyorum, bu durumun şahıslar anlamında samimi olduğunu düşünüyorum. Ancak devletler ve devlet kurumları anlamında samimi değil. Devletlerin Türkiye'nin Kürdistan'daki savaş politikalarına destek vermeye devam ettiğini görüyoruz. Daha yeni Zaxo'da sivillerin hedef alındığı bir saldırı yaşandı. Devletler nezdinde de bu saldırıda yaşamını yitirenler için pek çok taziye mesajı yayınlandı. Fakat bu mesajların hiç birisinde failin adı geçmedi. Kim öldürdü Zaxo'da insanları? Birdenbire kendi kendilerine mi öldüler? O ya da bu şekilde müttefik oldukları bir ülkenin adını fail olarak zikrederek, bu ortaklıklara çomak sokmak istemediler. Yani bu içi boş taziye mesajlarını ne şekilde değerlendirebiliriz ki başka?
 
Konu Zaxo'ya gelmişken, Türkiye 20 Temmuz'da burada bulunan bir turistik alanı bombalayarak, aralarında çocukların da olduğu 9 kişiyi öldürdü. BMGK gibi kurumlar saldırıyı kınamış da olsa, dediğiniz gibi kınama mesajında saldırının kimin tarafından gerçekleştirildiği ifade edilmedi. Bu saldırıya ilişkin batıda yeterince ses çıkarılıyor mu? Türkiye'ye verilen tepki yeterli mi?
 
 
 Hayır, yeterli değil. Yine devletler nezdinde olan bitenin BM ve NATO'nun açıklamaları ve verdikleri mesajlar anlamında reklamını yaptıkları demokratik değerlerle uygun olmadığı ortada. Ama sözle pratik arasında devasa bir kopukluk var. 
 
Hayır, yeterli değil. Yine devletler nezdinde olan bitenin BM ve NATO'nun açıklamaları ve verdikleri mesajlar anlamında reklamını yaptıkları demokratik değerlerle uygun olmadığı ortada. Ama sözle pratik arasında devasa bir kopukluk var. 
 
Saldırının Arap turistlere yönelik olması tepkilerinde farklı olmasına neden oldu mu?
 
Zaxo saldırısı bundan önce Türkiye tarafından gerçekleştirilen diğer saldırılardan da farklı bir yerde duruyor. Yani çıkan tepki, saldırılar Kürtlere karşı gerçekleştirildiğinde çıkan tepkiye nazaran daha yüksekti. Bu saldırılar Zaxo saldırısıyla sınırlı değil, daha önce de vardı, şu anda da devam ediyor. Şengal'de Mahmur'da, Kuzey Irak'ta pek çok yerde devam ediyor. Tüm bu bahsettiğim yerlerde siviller de var ve Türkiye tarafından hedef alındılar. Daha birkaç ay önce, Irak Kürdistan'ında bazı siviller Türkiye'nin bir askeri üssü önünde bazı eylemler gerçekleştirdi ve üsse saldırmak istedi. Bu siviller Kürtler değildi. Onlar da Türkiye'nin tamamen kontrolden çıkmış olduğunu artık görüyorlar. Çünkü Türkiye bu bölgelerde hareket eden her şeye saldırıyor. 
 
Türkiye, Irak’ta nasıl bir politika izliyor? Iraklılar, Türkiye’nin varlığından rahatsız mı?
 
 
 Irak hükümeti Türkiye'nin topraklarından çıkmasını istiyor. Ama Kürdistan Bölgesel Hükümeti inatla sessizliğini koruyor. İnsanları değil, kendi çıkarlarını koruyor. Türkiye'nin Kürdistan Bölgesel Hükümeti ile sıkı ilişkilerini, petrol anlaşmalarını biliyoruz.
 
Türkiye'nin saldırdığı alanlar savaş alanları değil, sivillerin de olduğu alanlar. Ama Türkiye tüm bu alanları savaş alanına çevirdi. Sadece Avrupa'nın da değil, Kürdistan Bölgesel Hükümeti'nin sessizliği de dikkat çekici. Irak hükümeti Türkiye'nin topraklarından çıkmasını istiyor, hem de yüksek bir sesle. Ama Kürdistan Bölgesel Hükümeti inatla sessizliğini koruyor. İnsanları değil, kendi çıkarlarını koruyor. Bu durum da çok sorunlu bir durum. Türkiye'nin Kürdistan Bölgesel Hükümeti ile sıkı ilişkilerini, petrol anlaşmalarını biliyoruz. Bütün bunlar bölgede ciddi bir gerginlik ve istikrarsızlık yaratıyor. Irak da Güvenlik Konseyi'ne bu anlamda bir tutum almalarını söylüyor. Birkaç sene önce bir elin parmaklarını geçmeyen Türkiye üsleri an itibariyle 30'un üzerine çıkmış durumda. Bu üslerin tepeden tırnağa silahlı olduğunu biliyoruz. Buralarda sürekli operasyon gerçekleştiriyor, insanları tutukluyorlar. Irak Kürdistan'ında Türkiye hangi yetkiyle Iraklı insanları tutukluyor? Tüm bunlar son derece çelişkili ve batı da bu anlamda hiç samimi değil. 
 
Avrupa ülkelerinde yaşayanlar, Ortadoğu’da olan biten konusunda sağlıklı bilgiye ulaşabiliyor mu? Gerçekleri biliyorlar mı?
 
Batıda toplumun bir kısmı Türkiye'nin batı medyasına yansıyan tarafını biliyor. Onlara göre Türkiye Ukrayna'ya yardım ediyor, çok iyi bir ülke. Bir felaketi önlemeye çalışıyor. Oysa gerçek bundan çok uzak. Türkiye Vladimir Putin'in yaptığı her şeyi yapıyor ve daha uzun zamandır yapıyor. Rusya'nın Ukrayna'da yaptığı gibi kendisine ait olmayan toprakları işgal ediyor, insanların dilini, kültürünü yasaklıyor, o zaman aradaki fark ne? Aradaki fark Türkiye'nin NATO üyesi olması. Bu batının sesini kesiyor. Bu NATO ilişkisi yalnızca askeri bir ortaklık da değil, bir kar ortaklığı, iş ortaklığı.
 
Tüm bunlar olurken bir yandan da ABD'nin Türkiye'ye F-16 satışı gündemde. Biden yönetimi bu satışı NATO çıkarı olarak gerekçelendirirken, Türkiye'nin bu geliştirilmiş savaş uçaklarını ne için kullanacağını düşünüyorsunuz? NATO üyesi ülkeler Türkiye'nin saldırılarını görmezden mi geliyor?
 
 
 Türkiye kendisinin de aktörü olduğu bir savaşın yarattığı mültecilerden edindiği parayı, daha fazla mülteci yaratacak başka savaşlara yatırım için kullandı. Yine bu süreçte Türkiye'nin DAİŞ'i nasıl desteklediğini de gördük. Bunu bir gazeteci olarak ben ya da başka gazeteciler söylemiyor yalnızca. CIA söylüyor. Beyaz Saray'ın kendisi söylüyor. Fakat her nasılsa bu kadar göz önünde apaçık duran bunca bilgi, hala görmezden gelinebiliyor.
 
Türkiye'nin bu savaş araç gereçlerini nerede kullanacağını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok. Türkiye'nin askeri gücünü nasıl kullandığı yıllardır biliyoruz. Kürtlere ve başka azınlıklara karşı kullanıldığını görüyoruz. Libya'daki varlığını, Yunanistan'a olan tehditlerini biliyoruz. Burada asıl mesele Ukrayna ve Rusya sürecindeki arabulucu rolü karşılığında Türkiye'nin Avrupa ve NATO ortaklarıyla ne gibi bir pazarlığa girip neler talep ettiği. Türkiye uluslararası anlamda sürekli bir şantajcı konumunda. Örneğin mültecilere ilişkin şantajı 2014 yılından beri sürüyor. O zaman da ne yapmıştı, demişti ki 'Tamam biz mültecilerle ilgileneceğiz, ama siz de bize para vereceksiniz.' Bunun için de yüklü miktarda para aldı. Bu paranın mülteciler için kullanılmadığını da gördük. Bu para da askeri yatırıma gitti. Türkiye kendisinin de aktörü olduğu bir savaşın yarattığı mültecilerden edindiği parayı, daha fazla mülteci yaratacak başka savaşlara yatırım için kullandı. Yine bu süreçte Türkiye'nin DAİŞ'i nasıl desteklediğini de gördük. Bunu bir gazeteci olarak ben ya da başka gazeteciler söylemiyor yalnızca. CIA söylüyor. Beyaz Saray'ın kendisi söylüyor. Fakat her nasılsa bu kadar göz önünde apaçık duran bunca bilgi, hala görmezden gelinebiliyor.
 
Kuzey ve Doğru Suriye'den 33 parti ve örgüt bir çağrı yayınlayarak hava sahasının Türkiye'ye kapatılmasını talep etti. Bu konuda Avrupa'da, İtalya'da tartışmalar var mı? Son dönemde 3 YPJ'liye dönük suikast, Zaxo saldırısı gibi durumlar gündemdeyken, batı hava sahasını kapatmayı tartışıyor mu?
 
Hava sahasının kapanması 2018'de Türkiye Efrîn'e ve Serêkanîye'ye saldırdığı zaman da istenmişti. Bu saldırılarda savaş uçakları ve SİHA'lar kullanılmıştı. O zaman da bu anlamda devasa kampanyalar düzenlendi ve hava sahasının Türkiye'ye kapatılması ısrarla talep edildi ama bu talep karşılanmadı. Şimdi kapatılacağına dair çok bir umudum yok. Bu elbette çok haklı bir talep. Bu sayede Özerk Yönetim'in kendisini savunma fırsatı olabilecek. Zaten yapmak istedikleri de kendilerini savunmak, saldırmak değil. Ama daha önce de bahsettiğimiz ilişkilerden dolayı bunun olacağına pek inancım yok. Tüm ticari ve askeri bağlar orada duruyor. NATO üyeliği orada duruyor. Ancak bu anlamda çok büyük bir uluslararası hareket olursa, çok daha fazla kamuoyu oluşturulabilirse, insanlar sokaklara dökülürse bu olabilir. Ama uluslararası toplumun bunu sağlayabileceğini pek sanmıyorum.  
 
Kendiniz de Kuzey ve Doğu Suriye'de gazeteci olarak çalıştınız. Halk ve buradaki askeri güçler özsavunma noktasında hazırlık yaptıklarını söyledi. Türkiye’nin buraya yönelik saldırı için de uluslararası diplomasi yürüttüğü aşikar…
 
Örneğin 2019'daki Türkiye saldırılarında ciddi bir halk hareketi görmüştük. Halk desteği çok güçlüydü. Her şey çok hızlı olmuştu. O zamanki ABD Başkanı Donald Trump ve Erdoğan arasında bir konuşma gerçeklemiş ve ABD aniden kimi kilit bölgelerden çekilme kararı almış ve Türkiye'nin saldırmasına izin vermişti. Oysa şu anda Erdoğan çok uzun zamandır bu saldırı için onay almaya çalışıyor ve başaramıyor. Umarım insanlar bunun neden önemli olduğunu anlar ve dayanışma gösterirler. Hava sahasının kapatılmaması durumunda şunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Bu bölgede hala DAİŞ var. Çöl bölgelerinde tekrardan toplanmaya devam ediyorlar. Özerk Yönetim bölgesinin hemen dışındalar. Bunun dışında bölgede rejim güçleri de var. Sivillerin buradan kaçış yolları kapalı. Tutuklanabilirler. Bu da son derece problematik bir durum. Geçtiğimiz haftalarda Demokratik Suriye Güçleri Generali Mazlum Abdi bir basın açıklaması yaptı. Sıkıntılı bir durumla karşı karşıya olduklarını ama güçlü olduklarını ve umutları olduğunu söyledi. ‘Artık 2019 yılındaki durumda değiliz’ dedi. Hazır olduklarını ve buna uzun zamandır hazırlanmayı sürdürdüklerini söyledi. Yani böyle bir durumda çok büyük bir direniş olacağı açıkça görülüyor. Bu direnişe halkın da katılacağını görüyoruz. Kobanê'ye giden gazeteciler bilir, orada halk zaten böyle bir iradeyi ifade ediyor. Bölgeleri ve özgürlükleri için savaşmaya hazırlar. Zaten dediğim gibi oradan kaçılacak bir yer de yok. Türkiye şu anda lobicilik faaliyetleriyle bu operasyon için onay almaya çalışıyor. Zaten benzeri bir durumu yakın zamanda İsveç ve Finlandiya olayında da yaşadık. Bu onayın alınamamasını umuyorum. Neler olacak göreceğiz. 
 
Erdoğan'ın bu saldırıyı gerçekleştirmemesi yönünde pek çok kampanya var. Avrupa’daki siyasi gündemi takip eden bir gazeteci olarak, bu saldırının olup olmayacağını öngörebiliyor musunuz? Bu saldırının gerçekleştirilmesi durumunda sonuçları ne olur?
 
Bir şey öngörmek çok zor. Tahminlere inanmam. Bunun olup olmayacağını bilen tek kişi de muhtemelen Erdoğan'ın ta kendisi ve çok yakın çevresi. Şu anda bunu değerlendirdiklerini biliyoruz. Uluslararası anlamda ne kadar destek gördüklerine göre karar vereceklerdir. Şu an için devletler nezdinde bir göz yumma, göz ardı etme hali var diyebiliriz ama destek olmadığını söylemek mümkün. Savaşlar yalnızca sahada olmuyor. Savaş çok katmanlı bir şey. Propaganda var, halk desteği gerekli, uluslararası ittifaklar gerekli. Şu anda tüm kapıları zorluyorlar. Destek bulmaya çalışıyorlar. Biliyorsun önümüzdeki yıl bir seçim olacak gibi görünüyor ve görünen o ki Erdoğan eski halk desteğine sahip değil. Zaten bu nedenle bu 'zafere' bu kadar çok ihtiyacı var. Bunun Erdoğan'ın sürekli kullandığı bir strateji olduğunu biliyoruz. Her seçim öncesi böyle bir operasyon söz konusu oluyor. Ama Erdoğan hazırlanıyor. 
 
BENEDETTA AGRENTIERI KİMDİR?
 
Benedetta Argentieri, İtalya'da yaşayan bağımsız bir gazeteci ve belgesel yönetmeni. 2014 yılından bu yana Irak ve Suriye'de devam eden çatışmalara ve kadın mücadelesine odaklanıyor ve bu konuda bağımsız belgeseller çekip yazılar yayınlıyor. Çalışmaları Reuters, The Sunday Times, Daily Beast ve Sunday Telegraph gibi birçok uluslararası medya kuruluşu tarafından yayınlandı. Argentieri'nin Blooming in the desert (Çölde çiçek açmak), I am the revolution (Ben devrimim), Our War (Bizim savaşımız), Çapulcu, Voices from Gezi (Çapulcu, Geziden sesler) adlı belgeselleri bulunuyor. Bunun yanı sıra Argentieri'nin I am not Islam (Ben islam değilim) adlı bir kitabı da bulunuyor. 
 
MA / Gözde Çağrı Özköse
 

Diğer başlıklar

22/06/2024
23:44 Yangında yaşamını yitirenlerin sayısı 15’e yükseldi
22:06 Ayfer Ayçiçek 17 yıldan sonra tahliye edildi
22:00 Meletî’de 4 büyüklüğünde deprem
21:48 Hezex’in 8 köyünde yangın
21:44 İstanbul’da nöbet 15’inci gününde: Herkes kayyıma karşı dursun
21:23 Nöbet eylemlerinde 'İrade gaspına son verin' çağrısı
20:49 Bir ayda yaşanan hayvan katliamları sıralandı
20:37 Hacıahmet’te kayyım protestosu
19:36 Gültan Kışanak, kaybettiği yakınları için lokma dağıttı
19:32 Mawa’da bombardıman sonucu yangın çıktı
19:13 Yazar Ümit’ten İmamoğlu’na Adalar çağrısı: Kararlarınızı halkla alın
18:55 ‘Zorlukları aşmanın yolu işçilerin politikleşmesinden geçiyor’
18:31 Gazze'de 4 çocuk daha ‘açlıktan’ öldü
18:10 Afgan kadınlardan Doha görüşmelerine şerh: Önemli tehlikeler oluşturuyor
17:55 Adana'da erkek şiddeti: 4 ölü
17:44 Gever’de birçok bölgede askeri operasyon başlatıldı
17:15 DEDAŞ'ın hakkında suç duyurusunda bulunduğu Eren: Onlara papuç bırakmayacağız
17:09 Kadınlardan nöbetteki öğretmenlere dayanışma ziyareti
16:45 Tanrıkulu: DEDAŞ ve valiliğin peşin yargısının amacı suçlarını gizlemektir
16:23 Dêrik’te aileler arasındaki kavganın önlenmesi için siyasetçilere çağrı
16:21 Başvuru süresinde sona gelinen seçimlerin tarihi belirlenmedi
15:56 DEDAŞ’ı yangından sorumlu tutan kişi hakkında suç duyurusu
15:47 CPT’ye bin 300 mektup
15:33 İdam cezası verilen Özdemir’in babasından duyarlılık çağrısı
15:07 Şarkıcı Tumac Salihi hakkında verilen idam kararı bozuldu
14:52 Hasta tutsaklar Özbay ve Taşar’ın tahliyesi istendi
14:45 İzmir'de bir kadın katledildi
14:28 Bismil’de çıkan yangın kontrol altına alındı
14:20 3 kentten seslendiler: Kayıplar bulunsun, failler yargılansın
14:15 DEDAŞ'ın 'yangın bölgesinde yok' dediği elektrik direkleri görüntülendi
13:17 Cumartesi Anneleri Mehmet Zeki Doğan’ın akıbetini sordu
13:13 DBP ve DEM Parti yangın bölgesinde: Toplumsal dayanışmayla acılarımızı dindireceğiz
12:47 10 yakınını kaybeden belediye eşbaşkanı: DEDAŞ burada büyük bir sorun
12:43 Halası ağır yaralanan yurttaş: Kesik elektrik gelince yangın başladı
11:57 İran bir kolberi katletti
11:49 Bayram tatili bilançosu: 62 ölü
11:38 Amed ve Şirnex Barosu’ndan ırkçı paylaşımlara suç duyurusu
11:01 Curnê Reş'te silahlı kavga: 3 ölü 4 yaralı
10:55 Yangında hayatını kaybedenlerin sayısı 14’e yükseldi
10:53 Hastanede 'liyakatsizlik' ve 'taciz' iddiası
10:39 İçişleri Bakanlığı: Yangının çıkış nedenini tespit edemedik
10:29 Erdemci polis ablukası altında defnedildi
09:48 Güneş: Jandarma yol kapattı, yurttaşlar yangın yerine yetişemedi
09:47 Ada halkı ‘Azmanbüsleri’ istemiyor
09:18 'Tecrit kırılana kadar mücadele edeceğiz'
09:17 Enerji nakil hatlarının yangınlara etkisi nedir?
09:05 Tutsakların 'özgürlük' talepli eylemi sürüyor
09:03 'Kayyıma geçit yok' mitingine CHP'den çağrı: Ortak mücadeleyle aşabiliriz
09:00 22 HAZİRAN 2024 GÜNDEMİ
08:39 Mawa’da yaşamını yitiren Özkan defnedildi
08:19 Omerîyan bölgesindeki yangın söndürüldü
08:14 Yangında yaralanan yurttaşlardan biri daha yaşamını yitirdi
21/06/2024
23:59 Yangın raporu: Havadan müdahale geç olduğundan zarar artmıştır
23:51 Yangında yaşamını yitirenlerin isimleri
23:43 Yaşamını yitirenlerin sayısı 12’ye yükseldi
22:37 İstanbul’da halk buluşmaları: Zaman tecridi kırma zamanı
22:15 Belediyeler önünde nöbetteler: Kayyım demokrasiye darbedir
21:53 Mêrdîn’de bir yangın daha
21:10 İstanbul’da kayyım nöbeti: Çözüm biziz
20:57 Yangına müdahale yetersizliğine tepki: Asıl suçlu iktidar
20:37 Sûr’da yangın
20:14 Hayvanlar için eylem: Canlılar hayatını kaybederken devlet seyirci kalıyor
19:26 Ege yanıyor: Manisa'da 145 ev boşaltıldı
19:25 Mawa’da yaşamını yitirenlerin cenazesi hastaneden alındı
19:21 Yangında yaşamını yitiren 4 yurttaş defnedildi
18:39 Aargau’daki kadınlardan CPT’ye bin 49 mektup
18:28 Amed Kent Koruma Platformu yangın bölgesinde
18:12 Wan Gölü’nde kaybolan genci arama çalışmaları devam ediyor
18:00 Doğa talanının sürdüğü Gabar ve Cudî’ye giriş yasağı
17:46 Meteoroloji: Yüksek sıcaklıklar devam edecek
17:35 Sêrt’e çıkan yangın söndürüldü
17:30 DEDAŞ’tan yangına dair açıklama
17:27 DEM Parti Gimgim yöneticisi yaşamını yitirdi
17:25 ‘Özgürlüğe ses ver’ eylemleri: Tecrit kırılıncaya kadar mücadeleye devam
16:59 DEM Parti Eş Genel Başkanları: Yaralarımızı birlikte saracağız
16:46 Kriz Koordinasyon Masası çalışmalarını aralıksız sürdürüyor
16:19 'Zamanında müdahale edilmemesi faciaya yol açtı'
16:07 Yangında can kaybı 11’e yükseldi
15:59 Amed Kent Koruma Platformu: Gerekli tedbirleri alın!
15:55 Yangında yaralanan yurttaş yaşamını yitirdi
15:33 AKP’li başkan MHP’lilere silah çekti!
15:32 Mêrdîn’de çıkan yangın kontrol altına alındı
15:32 30 yıllık tutsağın tahliyesi 9 ay ertelendi
15:05 1 Mayıs tutuklularından 6'sı serbest
14:56 ‘Yangının nedeni anız değil DEDAŞ’
14:54 Manisa'da yangın
14:28 HDK: İdari ve siyasi sorumluların peşinde olacağız
14:22 Yangına ilişkin soruşturma başlatıldı
14:02 Erxeni’de ekili arazide yangın
13:38 Yangında yaralanan hayvanların tedavisi için veterinerlere çağrı
13:35 Mawa'da askeri operasyon devam ediyor
13:21 'Yaşananlar kader değil, müdahale araçları hazır tutulmalı'
13:20 Yangını ilk gören: Elektrik tellerinden çıkan kıvılcımla başladı
13:04 Yangın 66 kilometrelik alanı etkiledi
11:40 Amed Barosu'ndan suç duyurusu
11:39 DEM Parti: Hiçbir felakette iktidar halkın yanında değil
11:13 Öcalan'a ilişkin kanaatini açıklamaya zorlanan tutsağın tahliyesi 3 ay ertelendi
10:50 Son durum: Yangın söndü, soğutma çalışmaları sürüyor
10:49 Wan'dan yangın bölgesine ekip
10:23 Yangının bilançosu: 5 ölü, 10’u ağır 44 yaralı
09:13 Mahkemeleri boykot edip aile ve telefon görüşmelerine çıkmıyorlar
09:06 Stanfield: Türkiye'de çocukların yüzde 13'ünün cinsel görüntüleri paylaşılıyor
09:05 'Öcalan özgür olana kadar alanlardayız'
09:03 Cizîr'de 4 ayda 1 kadın katledildi, 6 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi
09:00 21 HAZİRAN 2024 GÜNDEMİ
08:30 Yangında hayatını kaybeden 2 kişi defnedildi
08:25 Yangın gece boyunca sürdü: Yetkililer sabah saatlerinde geldi
02:42 DEM Parti'den yangın çağrısı: Hızlı bir şekilde devreye girin
02:35 Valiliklerden yangına ilişkin açıklama
02:19 Amed Büyükşehir Belediyesinde kriz yönetimi oluşturuldu
00:10 Amed ve Mêrdîn'de çıkan yangın yerleşim yerlerine sıçradı: Ölü ve yaralılar var
20/06/2024
23:57 İtalya’da mültecileri taşıyan tekne battı: 20 ölü
23:27 Akut açlık çeken insan sayısı 55 milyonu geçti
22:42 ‘İktidar hayvanları öldürme yasasını kabul ettirmeye çalışıyor’
22:16 Direniş sürüyor: Gaspa izin vermeyeceğiz
21:33 Eğitim Nöbeti 26’ncı gününde: TED’e protesto
21:16 İstanbul’da nöbet eylemi: Kayyım faşizmini yıkacağız ve kazanacağız
20:57 Wan'da nöbet eylemi başlatıldı
20:42 Hunergeha Welat’tan ‘Sosina Siya Darê’ parçası
19:56 Ecevit Piroğlu için Sırbistan Adalet Bakanlığı'na mektup
19:42 İHD’den Heskif’teki operasyona ilişkin açıklama
19:36 Suruç Aileleri İnisiyatifi: Adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz
17:46 Çanakkale ve İzmir'de orman yangını
16:58 Emînî'den 6 gündür haber alınamıyor
15:48 Türkiye’ye geçmeye çalışan 4 gence işkence edildi
15:36 30 yılın ardından tahliye olan Özhan’a kitlesel ziyaret
15:34 Mensur Dağı bombalandı
15:13 Gever’de bir kadın katledildi
15:00 İHD: Dünyadaki her 69 kişiden biri mülteci
14:42 Agirî Dağı'ndaki operasyon devam ediyor
13:49 Dola Qeşura’da yasak
13:40 Tüketici güven endeksi yılın en düşük seviyesine geriledi
13:16 'Göçmenlerin hayatları pazarlık konusu yapılamaz'
13:04 ‘Kayyıma geçit yok’ mitingine çağrı: Gün birleşik mücadeleyi büyütme zamanı
12:45 Qabilcewz’da şüpheli çocuk ölümü
12:31 Amed'de hemzemin geçidinde tren kazası: 2 yaralı
11:55 Altın-gümüş madenlerinin etkilerini raporlaştırdılar
11:42 Gazeteci Zagros: Erdoğan savaş ve soykırım diplomasisi yürüterek ülkesini iflasa sürükledi
11:41 İşçi sınıfı deneyimlerini tartışacak
11:38 Toprak altında kalan sondaj işçisi yaşamını yitirdi
11:05 Av. Vefa: Mülteciler için insan hakları bağlamında düzenlemeler yapılmalı
10:33 Bayram tatilinin 5 günlük bilançosu: 36 ölü, 6 bin yaralı
09:45 'Adalet Bakanı tutsakların sorunun çözümü için bir takvim vermedi'
09:08 Cezaevlerinde 'Öcalan'a özgürlük' eylemi sürüyor
09:05 İstanbul’da kayyım nöbeti sürüyor: Sessiz kalmayacağız
09:04 Sur’daki kadın yoksulluğu kitaplaştı
09:02 Besiciler alacaklılarının korkusundan evlerine dönemiyor
09:00 20 HAZİRAN 2024 GÜNDEMİ
08:55 Hasta tutuklu Han yaşamını yitirdi
19/06/2024
22:20 Mawa’da çatışma: 2 kişi yaşamını yitirdi