Diyarbakır’da kayyım protestosu: İrade gaspına ses yükseltilmeli

DİYARBAKIR-  Kayyım atamalarının yıldönümünde konuşan HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki, kayyımların halkın iradesini gasp ettiğini söyleyerek, buna karşı ses yükseltilmesi gerektiğini belirtti.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu 19 Ağustos 2019 yılında Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerine kayyım atamanın yıl dönümüne ilişkin Lise Caddesi’nde açıklama yaptı. Açıklama öncesi DBB’si ve belediye giden yollar zırhlı araçlarla kapatıldı. Lise Caddesi’nde yapılan açıklamaya HDP’li Genlik Meclis Sözcüsü Dersim Dağ, HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Hakkı Saruhan Oruç, Mehmet Rüştü Tiryaki, Belediye eşbaşkanları, belediye meclis üyeleri, Diyarbakır’daki kurum ve kuruluş temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. Açıklama öncesi kitle uzun süre hep bir ağızdan “ Kayyım gidecek halk gelecek” sloganları attı. “Kayyım rejimine karşı çoğulcu demokratik belediyecilik” yazılı pankartın ardından kısa bir konuşma yapan HDP İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan, bugün bir kez daha kayyımlara hayır dediklerini söyledi.

‘SES YÜKSELTİLMELİ'

Ardından konuşan HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki, kayyım atamaların yıl dönümü olduğunu söyleyerek bu kayyım atamaların ilk olmadığını, 27 Mayıs ihtilalini yapanlarda, 12 Eylül darbecilerinin de siyasi partileri kapatarak belediye başkanlarını görevden uzaklaştırdığını söyledi. AKP-MHP döneminde,  yani ilk kez sivil iktidar döneminde halkın iradesinin gasp edildiğini belirten Tiryaki, “Belediye başkanları görevden uzaklaştırdılar. Bir tarafta seçme seçilme hakkını yok sayanlar, diğer tarafta halkın seçme ve seçilme hakkına, demokrasiye sahip çıkanlar var. Bugün burada bulunanlar sadece makamları için burada değiller. Bir bütün olarak Türkiye’nin demokrasisi için mücadele ediyor. Bugün burada belediye meclislerini lağvedenler, belediye başkanlarını uzaklaştıranlara ses yükseltilmezse yarın bir gün seçilen hiçbir iradeye saygı duymayacaklar” dedi.

ZİHNİYET 3 YILDIR DEĞİŞMEDİ

Mikrofonunun sesi kısılan Tiryaki, “Demokrasi düşmanları 19 Ağustos’ta belediyeleri gasp etmeye karşı sesimizi kısmaya da çalıştılar” dedi. Tiryaki şöyle devam etti: “Bu zihniyet 3 yıldır değişmedi. Bir el ilanı dağıtmak isteyen arkadaşlarımıza dün valilik yasak getirdi. Valilik neye yasak getirdi, Valiliğe göre ‘Kayyım darbedir, eşbaşaşkanlık mor çizgimizdir’ diyerek halkı kin ve düşmanlığa teşvik ediyormuşuz, tahrik ediyormuşuz. Halkın iradesini gasp edenler buna tepki göstermesine tahammül edemiyorlar. Gaspa gas, hırsıza hırsız, katile katil, tecavüzcüye tecavüzcü demeye devam edeceğiz” dedi.

‘EŞBAŞKANLIK MOR ÇİZGİMİZDİR’

HDP Gençlik Sözcüsü Dağ ise, kayyım atanmaları Kürt halkının iradesinin ve Kürdistan halkının iradesinin tanınmaması olduğunu söyledi. Dağ, “Biz hiçbir zaman sömürgecileri kabul etmedik ve buna karşı mücadele ettik. Bugün de bu kayyım atamaları da bununla ilgilidir. Sömürü düzenine karşı bizler her zaman özel savaş politikalarına karşı, kültür kırımına karşı mücadele edeceğiz. Kayyımlar bugün kültür kurumlarını, Kürtçe tabelaları kaldırdı. Kürt kadınlarının kazanımlarına saldırdı. Eşbaşkanlık sistemine saldırıyorlar. Kayyımlar kadın kurumlarına saldırıyorlar. Genç ve kadınlar şahsında mücadeleyi bitirmek istiyorlar” şeklinde konuştu.

Nerede bir kadın kurumu, bir kadın eşbaşkan varsa ona karşı saldırıların olduğunu belirten Dağ, “Kadınların mücadelesi bugüne kadar sürdü. Bugünden sonrada sürecek. Buradan bir kez daha duyuruyoruz ki eşbaşkanlık bizim mor çizgimizdir. Bundan asla vazgeçmeyeceğiz. Biz özel savaş politikalarına, kayyımlara karşı gençler ve kadınlar olarak mücadelemizi büyüteceğiz. 2019’da kayyımlar nasıl gittiyse bir kez daha gideceklerdir. Buna karşı direnen genç erkekleri, genç kadınlar, Kürtler kazanacaktır” dedi.

DBB EŞBAŞKANLARI UYANIK VE MIZRAKLI: DİRENDİK KAZANDIK

Ardından Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Hülya Alöymen Uyanık ve Dr. Adnan Selçuk Mızraklı’nın mektubu okundu.

Eşbaşkanların mektubunu Ergani Beldiye Eşbaşkanı Mervan Yıldız okudu. Eşbaşkanların mektubu şu şekilde: “Türkiye’nin tarihinde darbeler hep süregelmiştir. Kurulduğundan beri demokratik bir yönetim anlayışı yerine darbeci bir yönetim anlayışı ile hareket edilmektedir. 1920’lerin sonunda çok partili sistem feshedilip tek parti rejimine geçildi. Özellikle de 1920 ve 1930’lu yıllarda Kürtler zor yöntemi kullanılarak bastırılmaya çalışıldı. 1960’larla birlikte her on yılda bir askeri darbe yapılarak 2000’li yıllara kadar gelindi. 2000’li yıllarda ise askeri darbelerin yerini post modern darbeler aldı.

2016 ve sonrasında bu defa halkın iradesi olan yerel yönetimler hedef alındı. Yerel yönetimler, bu dönemde kayyım uygulaması ile tanıştı. Yani askeri darbeler yerini siyasi darbelere bırakmış oldu. Demokrasiye yapılan bu darbe yönetimi, 2019 yerel seçimleri ile birlikte devrildi ve halkın seçtikleri yeniden seçimle iş başına geldi. Sandık demokrasisini esas almayanlar ilk darbeyi YSK eliyle gerçekleştirdiler. Seçimlerin hemen ardından KHK’li seçilmişlere mazbatalarının verilmemesi 31 Mart 2019 sonrası ilk irade gaspı oluyordu. Zora dayalı dikta anlayışını devam ettirmek isteyenler ise seçimle kaybettiği belediyelere, 19 Ağustos 2019 günü yeniden kayyımlar atayarak halkın iradesine bir kez daha darbe yaptılar.

Yaklaşık üç yıllık kayyım darbesinin ardından belediyelerimizde fiziksel bir tahribat ve yıkımla birlikte, tüm alanların talan edildiğine şahit olmuştuk. Kayyım döneminde: Kadın kırımından, gençlik çalışmalarına, kültür dejenerasyonundan toplumsal alanlara kadar tüm çalışmalarda Neo-Osmanlıcılık hakim olmuştu. Kentin ihtiyaçlarına aktarılması gereken gelirler yandaşlara peşkeş çekilmişti. Bizler, belediyelerimizi devraldıktan sonra kayyım sevdalılarının yönetim anlayışlarını da deşifre ettik. Deşifre olunca bu defa da bir panik havasına girdiler ve bizlere dönük saldırıları da yoğunlaştı. Halktan kopuk bir çağın izdüşümlerini, bir video ile tüm kamuoyuna gösterdik. Sarayı örnek alan kayyımlar pratiklerini de bu doğrultuda gerçekleştirmişlerdir. Kayyımlara ilişkin ortaya çıkan tüm usulsüzlüklere karşın hiçbir soruşturma yapılmamış olması sistemin yukarıdan aşağıya bir bütün olarak çalıştığının ispatıdır. Bizlerin ise tek bir amacı ve düşüncesi vardı. O da demokratik yerel yönetimleri inşa etmek.

Kadın, gençlik, anadil, kültür ve sanat alanındaki çalışmalarımız ve önümüze koyduğumuz planlamalarımız dahi iktidar için bir korkuya sebep oldu. Yerel yönetimler ve bünyesinde geliştirdiğimiz kadın çalışmaları iktidar bloğunun öncelikli hedefi haline gelmiştir. Kadın eşbaşkanlar ve kadın seçilmişler eşbaşkanlık sistemi üzerinden kriminalize edilmiş, eşbaşkanlık sistemi yargıya taşınmıştır. Bizler, eşbaşkanlık sistemini yerel yönetimlerdeki demokratik işleyişin bir gereği olarak görüyoruz ve bunun için sonuna kadar mücadele edeceğimizi söylüyoruz. Bu saldırılarla amaçlanan, kadın mücadelesinin yerel yönetimlerde oluşturduğu sistemi ortadan kaldırmak ve tekçiliğe dayalı eril anlayışın zeminini tekrardan yaratmaktır. 

Seçimin üzerinden henüz dört ay dahi geçmemişken 19 Ağustos 2019’da milyonların iradesi bir kez daha gasp edildi. Herkesin eşit bir şekilde yaşayacağı kentleri yaratma çabamız hedef alındı. Oluşturulan Kent Konseyi ile birlikte kentte bulunan tüm sivil toplum yapılarıyla birlikte tartışarak Amed’i geçmiş kayyım döneminin tahribatlarından arındırmak istiyorduk. Demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir belediyecilik anlayışını gerçekleştirmek önceliğimizdi. Çoğulculuk düşmanı tek adam rejimi, yasadışı uygulamalar ile engelleme arayışına girdi. Bu çabaların hepsi beyhude çabalardır. Esas olan halkın iradesidir. Bir kez daha belirtiyoruz ki darbeler ve kayyım atamaları yasadışıdır ve kabul edilemez. Halkımızın gözünde bizler halkın seçilmişleri iken kayyımlar irade hırsızlarıdır. Kayyım uygulamalarının aktif uygulayıcıları olan iktidar kadar pasif kalan siyasal muhaliflerin tutumları da bizler açısından manidardır ve hafızalarımızda not edilmiştir.

Tüm bu zor uygulamalarına, darbe yasa dışılıklarına rağmen demokratik siyasette ısrar ediyoruz. Tüm kesimlere çağrımız da bu yönlüdür. Sadece Cumhuriyeti demokratik temellerde ayaklarının üzerine oturtmak değil aynı zamanda toplum tabanlı, katılımcı, çoğulcu, eşitleyici, yerinden yönetim ve demokrasiyi geliştirmek gibi bir sorumluluğumuz da var. Umudumuzu büyüterek, bu yasadışı uygulamaların üstüne giderek, yakın zamanda gerçekleşecek olan seçimlerle de bu uygulamalara son vereceğimize olan inançla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Bizler kazanırken onlar kaybedecektir. Direndik, mücadele verdik, kazandık, yeniden kazanacağız.”

SOYLU’YA SERT TEPKİ

Son olarak konuşan HDP’li Saruhan Oluç ise, 3 yıl önce Amed, Van ve Mardin’de başlayarak diğer şehirlere yayılan kayyım darbesi döneminin başladığını söyledi. Bu dönemde seçim hukukunun yerle bir edildiğini belirten Oluç, halkın kendi iradesine sahip çıkmasına engeller getirildiğini söyledi. Oluç şöyle devam etti: “AKP iktidarı ve sözcülerine demokratik işleyişte en kutsal nedir diye sorsanız hepsi ardı ardında sandık ve seçim hukuku derler. Ama kendileri halkın iradesini gasp etmekten, seçim ve sandık hukukunu yok saymaktan bir adım geri kalmazlar. 65 belediyemizden 48’ine kayyım atadılar, 6 mazbatayı KHK’li oldukları için vermediler. Bu nedenle bunların söylemleri koskaca bir yalan olarak ortaya çıktı.”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun dün bir TV programında kayyımlarla ilgili söylemlerine de değinen Oluç, “İçişleri Bakanı var mafya iltisaklı. Herkesle fotoğrafı var. Dün yaptığı televizyon programında büyük bir icatta bulunmuş gibi kayyım atamalarını savunuyor. İçişleri Bakanı Soylu senin bu yaptığını Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda Şark Islahat planlarıyla, umumi müfettişlerle, 12 Eylül darbesinde OHAL ile yaptılar. Senin iktidarının darbeci anlayışı yeni değil. Şark Islahattan bugüne kadar gelen anlayışla sürüyor. Kürt kendini yönetemesin, herhangi bir hakka, statüye sahip olmasın anlayışı var. İçişleri Bakanı Soylu’nun yeni dediği geçmişte yapılanların tekrarıdır. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü ile anayasa ile alakası yoktur. Bu adamın fıtratında hukuk çiğnemek, demokrasiyi çiğnemek var, hukuksuzluk var. AKP’den iki belediye başkanı ceza alıp hüküm giydiler. Peki bu İçişleri Bakanı bunları görevden aldı mı ? Almadı. Onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Ama bizim belediye eşbaşkanlarımız hakkında hüküm olmamasına rağmen kayyım atandı. 1 Nisan 2019’da ya da belediye eşbaşkanları mazbatalarını almadan kayyım atamayı kararlaştırmışlar. Bu kadar sahtekarlar” sözleriyle tepki gösterdi.  

KAYYIMLARA DA KAYYIM ATANDI

AKP-MHP dönemi bitince kayyım kelimesinin TDK’ya  “yolsuzluk, hırsızlık” demek oalrak geçeceğini ifade eden Oluç, bunu nedeninin ise Sayıştay raporlarına yansıyan  kayyım susulsüz harcamaları olarak yer almasından kaynaklandığını belirtti. Yolsuzluk yapan kayyımların yerlerine de kayyımlar atandığını belirten Oluç kimi belediyelere 4 kayyımın atandığını söyledi. Oluç, “Kendi kayyımları hırsızlık yaptıkları için yerlerine yenilerini atadılar. O yüzden bunlar TDK’ye böyle geçecek. Kayyım demek kadın düşmanlığı demektir. Kayyım demek Kürtçeye düşman olmak, kadın düşmanlığı demektir. Kayyım demek yerelden ve yerinden yönetim mekanizmalarının feshedilmesi demektir. Bir Türk sömürge valisi gibi davranmak demektir” dedi.

‘HUKUKSUZLUKLARA HEP BİRLİKTE KARŞI ÇIKALIM’

Üç yıl önce DBB’ye kayyım atandığında Lise Caddesi’nde “Kayyım rejimine karşı olmak sadece HDP’nin sorunu değildir. Bugün bu mesele bu coğrafyada ortaya çıkıyor ve yarın her tarafa yayılacaktır” dediklerini hatırlatan Oluç, söylemlerinde haklı çıktıklarını belirtti. Batı’da da belediyelere, şirketlere kayyımlar atandığını belirten Oluç, “Türkiye’deki demokrasi, hak ve özgürlüklerin çiğnenmesine hep birlikte amasız fakatsız karşı çıkarsak mücadele etmek mümkündür. Aksi takdirde bu iktidar bulduğu bütün boşluklarda her türlü hukuksuzluğu yapmaya hazırdır. Hele hele bu İçişleri Bakanı varken birkaç kez yapmaya hazırdır” dedi.

MÜCADELEYİ BÜYÜTELİM

Oluç son olarak tüm demokrasi kesimlerine seslenerek, “Gelin kayyım rejimine karşı birlikte mücadeleyi sürdürelim. 2023 ve 202 seçimlerinde kayyımların hesabını soralım. Bugüne kadar hiç boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Mücadelemizi sürdüreceğiz, siyasi irademize sahip çıkacağız. Bunu mutlaka başaracağımızdan eminiz. Yolumuz açık olsun” dedi.

Diğer başlıklar

16:13 Bagok'ta ağaç kesenlere saldırı: Bir kişi yaşamını yitirdi
16:13 Cudi Dağı’nda yangın çıktı
16:11 HDP'li Bülbül: Ayağa kalkma zamanı
16:11 Halbusi’nin istifası kabul edilmedi
15:59 Tutuklu yakınları: Sesimizi duyun artık
15:42 Gazeteci Demir davasında mütalaa hazırlanacak
15:28 Radyoloji teknikerleri iyonize radyasyona maruz kalıyor
15:25 Van Gölü'nün ‘Doğal Sit Alanı’ ilan edilmesine karşı dava açtılar
15:00 Esma Başeğmez'in faili 3 ay sonra yakalandı
14:39 ‘Barışın yolu Roboski’den geçer’
14:38 Abdullah Öcalan sorusuna ‘Sorulamayacak soru’ cevabı
14:31 Bismil’deki kazada 4 kişi yaralandı
14:24 Antep Barosu: Jina Mahsa isyanımızdır
14:08 İHD Mersin Belediyesi çalışanlarına yönelik gözaltıyı kınadı
13:55 'Fındıkta mağduriyetin tek sorumlusu AKP'
13:43 Kadınlar seçim öncesi toplanıyor: 11 kentte forum düzenlenecek
13:32 'Adliye kapısında geçirilen her gün yönetenler için utançtır'
13:22 İran Kürt partilerinin üslerine saldırdı: 7 ölü, 25 yaralı
13:08 Bakırhan: Emek ve Özgürlük ittifakını genişleteceğiz
13:01 Demokratik Modernite davasında ‘tarihsel perspektif’ vurgusu
12:45 Marmaris’te yurttaşlar ÇED toplantısını yaptırmadı
12:36 Eğitim Sen ÖMK’ye karşı topladığı imzaları Meclis’e sunacak
12:33 Ceylan Önkol için açıklama: Failleri tespit et, etkili soruşturma yürüt
11:36 Ekonomist Durmuş: Barınma yaşamsal bir krize dönüştü
11:33 Tutuklu kadınlardan erkek zihniyetine karşı mücadeleyi büyütme çağrısı
11:04 Tutuklu yakınları: Meclis’in ilk gündemi hasta tutuklular olmalı
10:51 Kadınlar Jina için kitlesel eylem yapacak
10:03 Sur’da yapılacak ‘festivale’ tepki: Önce özür dilenmeli
10:03 Türkiye bireysel silahlanmada 11’inci sırada: Kadınlara karşı kullanılıyor
09:55 Diril Davası: Gerçek faillerin açığa çıkması için ortak irade gösterilmeli
09:54 Batman Devlet Hastanesi için üçüncü ihale
09:50 İBB’den çıkarılan akademisyenler: Emek ve Özgürlük İttifakı umut veriyor
09:40 Türkyılmaz: Emek ve Özgürlük İttifakı özgürlükçü bir yol öneriyor
09:30 Bir yıl cezası kalan hasta tutuklu Yusufoğlu’nun durumu ağırlaşıyor
09:29 Mersin’de belediye çalışanları gözaltına alındı
09:27 Silopi’de dengbêj dinletisi
09:22 Kuzey ve Doğu Suriye’de ders zili çaldı
09:21 Akdeniz: Emek ve Özgürlük İttifakı’nı halk ittifakına dönüştüreceğiz
09:14 Kızıldere: Ekolojik saldırılara karşı mücadele sürekli hale getirilmeli
09:11 Bodrum bir yazı daha susuz geçirdi
09:07 Asker ve korucularla mahalleye giren DSİ tapulu arazileri kazıyor!
09:04 Köylülerin helikopterden atılması iki yıldır soruşturulmadı
09:03 Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 8 yıldır adım atmadı
09:02 İdare ve Gözlem Kurulları ‘paralel mahkeme’ gibi çalışıyor
09:01 Tutuklular: Hiçbir rejimde bulunmayan bir infaz sistemiyle karşı karşıyayız
09:00 Ömrünün 30 yılı cezaevinde geçti: Hüzün ve mutluluğu bir arada yaşadım
09:00 28 EYLÜL 2022 GÜNDEMİ
08:53 Türkiye’nin saldırısında Adalet Bürosu eşbaşkanları yaşamını yitirdi
08:17 Mersin'de polisevi saldırısı sonrası 22 gözaltı
27/09/2022
22:42 Çatımız Gökyüzü’nün eylemi 19’uncu gününde
22:27 Katledilen çocuğa ilişkin 2 kişi tutuklandı
21:57 Amedspor: Yaratılmak istenen algı gerçeği yansıtmıyor
21:43 Adana’da halk toplantısı: Barışın anahtarı Öcalan’dır
21:36 Sanal medyada #ZindanlardaKatliamlaraSon çalışması
21:10 Öztürk: Sömürgeci zihniyetlerin hesap verecekleri gün yakındır
20:12 Giresunlu kadınlar: Direnen kadınlar ilham veriyor
19:45 Bulanık eski Belediye Eşbaşkanı Çelik tahliye edildi
19:41 KDP, Avrupalı heyetin kimyasal silah kullanımını araştırmasını engelledi
19:24 YNK: Tek adayımız Berhem Salih’tir
19:12 Kobanê Davası’na ara verildi: Siyasetçiler duruşmaya katılmadı
18:57 Girkê Legê’de SİHA saldırısı: 2 ölü
18:49 İfadeye çağrılan kadınlar Meclis gündeminde
18:16 Gezi’de ve Rojava’da yaşamını yitirenlerin ailelerine ziyaret
17:59 Ardahan’da 5 büyüklüğünde deprem
17:41 HDP’den Urfa’da halk buluşması
17:04 Van Kalesi’ne Amînî pankartı asıldı
16:59 İkizköylüler reddi hakim talebinde bulundu
16:35 Jîna Amini için yapılan eyleme ırkçı saldırı girişimi
16:10 Tacizi haberleştiren Karafazlı’nın duruşması görüldü
15:55 Statta bayrak açan 6 kişi serbest bırakıldı
15:51 Adalet Nöbeti 117’nci gününde
15:07 Gergerlioğlu: KHK’lerle engizisyon usulü cezalandırma uygulandı
15:04 ESM’den promosyon tepkisi: Emekçileri görmezden gelemezsiniz
14:10 ‘Davutoğlu’nun tanıklık kararının geri çekilmesi skandaldır’
14:04 Girêçoliya bölgesinde ağaç kesimi başlatıldı
14:01 İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nden İran’a uyarı
13:48 İHD: İran’da yaşam hakkı ihlal ediliyor
13:33 Dilşah Ercan’ın aile evine baskın: 4 gözaltı
13:16 Gazeteci Çapan’ın yargılandığı dava yine ertelendi
13:15 HDP'den Şenyaşar ailesine ziyaret
13:15 OHAL-KHK raporu: İnsanlığa karşı suçlar işlendi
12:39 Çermik’teki Sinagogun kurtarılması için çağrı
12:22 Urfa’da STÖ buluşması: Sorunların temel çözümü halktır
12:14 Avukatlardan Abdullah Öcalan’la görüşme başvurusu
12:14 Urfa Adliyesi önünde 568 gündür süren adalet talebi
12:08 Mem Ararat’ın Mersin konseri iptal edildi
11:38 Irak Parlamentosu Başkanı Halbusi istifa etti
11:32 Münür Rahvancıoğlu Ankara’ya alınmadı
11:32 ‘İyi çocuklar’a verilen beraat kararına karşı Yargıtay’a başvuru
11:01 Tutuklu yakınları 11 aydır adalet arıyor
11:00 Ege İnsan Hakları Okulu’nda Sonbahar Çalıştayı 30 Eylül’de başlıyor
10:59 Çınar'da trafik kazası: 1 ölü, 5 yaralı
10:47 Çağlar Demirel’e 301’den ceza istemi
10:46 Gazeteci Sason: Xelifan olayı KDP’nin planıdır
10:45 Güneyli kadınlar: Haklarımız için meydanlardan çekilmemeliyiz
10:27 Moghaddam: İran, eylemcilerin motivasyonunu düşürmeyi başaramadı
10:16 ‘Sanatçılar zulüm karşısında birlik olmalı’
09:28 ‘Dünya Kadın Konferansı’nın hedefi enternasyonal dayanışmayı örgütlemek’
09:26 Av. Marcelli: Öcalan’ın özgür olması global ölçekte bir kazanım
09:22 Dicle Üniversitesi’nde zamlanan yemeğin porsiyonu küçüldü