Yüzyılın muhasebesi: Halk ünitelerinin yer alacağı ikinci Meclis kurulabilir

İSTANBUL - Demokratik Cumhuriyet Konferansı’nda konuşan Ahmet Türk, “Kürt ve Türk halkları ortak demokratik değerlerde buluşmalı” derken, Rıza Türmen, halkın oluşturduğu ünitelerin yer alacağı ikinci bir Meclis’in kurulması önerisinde bulundu.
 
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) İstanbul Cem Karaca Kültür Merkezi’nde düzenlediği Demokratik Cumhuriyet Konferansı devam ediyor. HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın yaptığı açılış konuşmasının ardından konferansın ilk oturumunda, “Cumhuriyet: Yüzyılın muhasebesi” başlığı altında tartışmalar yürütülüyor. Süreyya Karacabey’in moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda, ilk olarak sağlık sorunları nedeniyle online katılan görevden alınan Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk konuştu.
 
Ahmet Türk, Osmanlı İmparatorluğu’nun tekçilik üzerine kurulduğunu belirterek, Türklük ve Türkçülüğün de o dönemde gündem geldiğini ifade etti. İttihat Terakki’nin ulus devlet mantığıyla birleştiği bir dönem olduğunu dile getiren Türk, “Bir ulus devlet yaratma mantığı, Kürtlerin, gayri Müslimlerin farklı inançlara mensup insanların büyük acılar çekmesine neden oldu. Sivas ve Erzurum kongrelerinde Kürtlere özerklik sözü verilse de daha sonra Mustafa Kemal’in İslam’ı esas alan projesi yürütülmüş, ancak Cumhuriyetin kuruluşundan sonra bu tamamen değiştirmiştir. Mustafa Kemal o dönemde, ‘Vatan perverlik Türk olmaktan geçer’ sözleriyle, o mutabakat tamamen ortadan kaldırıldı” dedi.
 
DEVLET MANTIĞI HİÇ DEĞİŞMEDİ
 
Şeyh Sait isyanını hatırlatan Türk, “1925’ten sonra İsmet İnönü Şeyh Said isyanın bastırılmasında büyük bir rol oynamıştır. O dönem başbakanlığı getirilmiştir. Şimdi burada iki önemli şey var. Kürtlerin asimile edilmesi, Kürt nüfusunun yoğun olduğu yerlerde bazı göçmenlerin getirilmesiyle Kürtlüğün önüne geçilmesiydi. 1932 yılında İsmet paşanın Kurdistan’da yaptığı geziler, bütün illerle ilgili raporlar hazırlanmış. Burada bütün mesele Kürtlerin gerçekten Türkleştirilmesi gibi bir proje ortaya konuldu. 1960’lar, 80’lerde devam etmiş. Kürtlerin konuşulması yasaklanmış, bugüne geldiğimizde ulus devlet mantığı ve devlet politikasının hiç değişmediğini görüyoruz” şeklinde konuştu.
 
YAŞANAN HAKSIZLIKLAR ANLATILMALI
 
Türk, şunları söyledi: “Cumhuriyetin ikinci yüz yılına girerken, bu gerçekler toplumla paylaşmadan, değişim ve dönüşümü sağlamadan, demokratik cumhuriyeti inşa etmek kolay olmayacaktır. Mevcut siyaset ve siyasi partilerin bir rejim değişikliği, Kürtlerin eşit ve özgür vatandaş olma taleplerinde ciddi bir değişim göstermedikçe, toplumu da buna hazırlamadığında, ikinci yüzyılda cumhuriyetin demokratikleşmesinin kolay olmadığını ifade etmek istiyoruz. Aslında en büyük görev bizlere düşüyor. Bu salonda bulunan insanlar yüz yılda yaşananları toplumla paylaşmalı. Kürtlere ve bu coğrafyada yaşayan insanlara yapılan haksızlıkları anlatarak değişim ve dönüşüm yaratabilir.
 
ORTAK DEMOKRATİK DEĞERLERDE BULUŞMA
 
Bu nedenle demokratik bir geleceği içselleştirmiş olan, değerli insanların, demokratların, aydınların başarabileceği bir şeydir, demokrasiye inananlar bunu başarabilir. Geleceği içselleştirmek için Türkiye haklarını kucaklaştıracak bir anlayışla, Türkiye’nin geleceğini tartışan bir toplum, demokrasiye inanlar, bunu gerçekleştirebilir. Eğer gerçekleştiremezsek, siyasetten fazla bir şey beklemek hayal olur. Türkiye halklarının aydınlanması gerekiyor. Kürtlerin asla ve asla Türkiye’yi bölmek gibi bir niyetinin olmadığını, Kürt ve Türk halkının ortak demokratik değerlerde buluşması gerektiğini anlatmamız gerekiyor. Eğer gerçekten bir kucaklaşma istiyorsak, eşit yurttaşlık temelinde bir araya gelmenin, ancak Kürt sorununu çözeceğini, Türkiye’yi demokrasiye kavuşturacağını bilmek gerekiyor. Geçmişten bugüne kadar Kürtleri potansiyel tehlike gören siyasetin, artık niçin Kürtleri düşmanlaştığını halk tarafından çok iyi bilinmesi gerekiyor. Tüm bunları aşabilirsek, geleceğimizi güvence altına alabiliriz. Bu ülkede halkların ortak demokratik yarınlarda buluşacağını yakın.”
 
DEMOKRASİ TARİHİNDE CUMHURİYET
 
Yazar Murat Belge, demokrasi konusunda cumhuriyet tarihinde pek parlak sonuçlar olmadığına dikkat çekti. “Hayatının kaç yılını demokrasi içinde geçirdiniz?” sorusunu soran Belge, “Demokrasisiz geçen bir cumhuriyet. Bunu yapanlar, hazırlayanlar belki çok sıkıcı olabileceğini düşünerek, değişiklik vaat ediyorlar. Bir tür diktatörlük altında yaşarken bu sefer popüler bir diktatörlük altında yaşam gibi bir şey sunuyorlar. Yani hangisini beğenirsen. Sonuçta demokrasinin yanından geçmemenizi sağlayacak birtakım tedbirler alıyorlar” ifadelerini kullandı.
 
‘KRİTİK BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ’
 
Anti-demokrasiyi demokrasiye dönüştürebilecek potansiyelde olduklarını kaydeden Belge, “Seçime yaklaşıyoruz. Kritik bir dönemden geçiyoruz. Nedir bu kritik dönem? Bir diktatörlük altında bir seçim daha kaybedersek neler olacağını tahmin etmek zor. İyi şeyler olmayacağını tahmin etmek gayet kolay da hangi pozitif tutamaktan gideceğiz? Bunu tarif etmek hiç kolay değil. Böyle bir durumda olmamıza rağmen 6’lı masa edebiyatı vs. ‘Bir mesafe aldık mı?’ diye bakıyorlar. Evet muhakkak almış olmalıyız. Seçime az kalmışken, çözülemediği anlaşılan sorunlar var. Türkiye’de yeterli, doyurucu bir demokrasi olamamasının nedenleri arasında Kürt sorunu yok mu? En büyük sorun ve buna bir türlü demokratik bir çözümle yaklaşamamışız. Şu ortamda demokrasiyi konuşacağız ama bu konuşmaların içinde Kürtler olmayacak mı? Bunu anlamak çok zor geliyor bana” şeklinde konuştu.
 
ALPAY: GERÇEKLİK YOK EDİLDİ
 
Gazeteci yazar Necmiye Alpay, bilim ve gerçeklik üzerine sunum yaptı. Gerçekliğin yok edilmesi için tüm araçların kullanıldığını ifade eden Alpay, “Pek çok insan anadilin ne demek olduğunu bilmiyor. Herhangi bir şekilde kayda geçmemiş, öğretilmemiş. O günden bugün gidip gelerek konuşmak zorundayım. Bugün okullarda, hangi kökenden olursa olsun, çocuklar anadil kavramını öğrenerek mi okuyor. Okul dışı kalan büyük gerçeklikler var. Kan gövdeyi götürüyor ama dillerimiz arasında bağlantı kurulmuyor” ifadelerini kullandı.
 
‘CUMHURİYET KAPİTALİZMİ SEÇTİ’
 
Alpay, Cumhuriyetin kapitalizmi seçtiğini belirterek, “Çok mücadele ettik ama yolun dönüp dolaşıp başına geliyoruz. Kapitalizmin bugün geldiği aşamada, sınıf çatışması temelinde toplumların geliştiğini düşünen akıma göre, sermaye birikimi belirleyici oluyor. Türkiye’de de aynı şey oluyor. Kapitalizm geliştikçe, sermaye işi zorluyor. Tek amaçları karı yükseltmek. Türkiye’de cumhuriyet, uzun süre devlet eliyle sermeye biriktirdi. Türkiye sermayesi emperyalistleşmeye başlıyor” şeklinde konuştu.
 
“Şiddet” ve “Terör” kavramı üzerinde duran Alpay, “Devlet terörü, baskı, zulüm ve faşizan diyoruz ama en büyük terörist diyemiyoruz. Ondan söz edemiyoruz. Bu kavramın da içinde bulunduğumuz durumda ve önümüzdeki yüz yılda önemli kavramlar olacağını düşünüyoruz” dedi.
 
BAYDAR: CUMHURİYET NEDEN BU HALDE?
 
Gazeteci yazar Oya Baydar, “Yüz yıllık cumhuriyet neden bu halde?” diye sorarak, “Bu macera yüz yıl önce başladı. Zor koşullarda bir doğum gerçekleşecek. Doğması beklenen bebek, bir ulus devlet. O ulus devletin adı da cumhuriyet. Bu bebek bir doğuş günahı. Bir doğum sakatlığı var. Bir türlü bu günahtan kurtulamadığımız için de bu haldeyiz. Cumhuriyetimizin malul olduğu sakatlık, ulus devletin egemen Türk unsuru üzerinden kurulması. Misak-ı Milli kapsamında diğer halkların, toplulukların ve kimliklerinin tanınmaması cumhuriyetidir. Başka türlü olabilir miydi? Olabilirdi. Doğuş koşulları Osmanlı İmparatorluğu yıkılıyor, bütün toprakları elden gidiyor” diye anlattı.
 
KÜRT VE TÜRK HAKLININ KURUCU OLDUĞU MODEL
 
Dönemin koşullarının önemine değinen Baydar, cumhuriyetin ilanına giden süreci anlattı. Baydar, 1920 Anayasa’sını hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kürt ve Türk halklarının kurucu olduğu bir model çıkıyor ortaya. Mustafa Kemal’in İzmir konuşması var, özerklikten söz ediliyor. 1923’e gelindiğinde Cumhuriyet ilan ediliyor. 1923 Anayasa’sında durum değişiyor. Artık Türkiye devleti değil, Türk devleti söz konusu. O zamandan Türklük üzerinden gideceği, ortaklığın gideceği anlaşılıyor. O dönem art arda çıkan isyanların etkisi var. 1925’e gelindiğinde, Kürt artık kurucu ortak olmak bir yana, bölünmez bütünlüğün tehdididir. Türkleştirilmek zorundadır. Bunun yolu da inkar, imha, Kürt kimliğinin inkarıdır. Bu koşullarda zor bir doğumla çıkan devletin baskıcı olması mecburi. Vatanın bölünmez bütünlüğünü ancak öyle savunabilir. 1930’lara gelindiğinde faşizan bir öz kazanmaya başlıyor.
 
CUMHURİYETİN İDEOLOJİSİ ÜZERİNE DÜŞÜNMELİ
 
Bu sadece Kürtlerle ilgili bir mesele değil. 1915’lerle birlikte önce Ermenilerden, Pontuslardan kurtuluyoruz. Ama Kürtlerden kurtulamıyoruz. Türkleşmiyorlar. Ulus devletin Türklük üzerinden kuruluşu, bütün bu gelişmelere yol açıyor. Ulus devlet kuruluyorken, millet yok. Milleti de inşa etmek lazım. Nasıl bir millet yaratacağız? Makbul olan vatandaş, makbul olan vatandaş Türk’tür. 1950’lerle Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle ayaklar baş oldu. Eğer yüz yıldır demokratik toplumun peşinde koşuyorsa, sadece Kürtlerin, diğer halkların değil, toplumun bütün kesimlerinin ittifakını sağlayamıyorsak, cumhuriyetin ideolojisi üzerinde düşünmek gerekiyor.”
 
TÜRMEN: YENİ BİR CUMHURİYETİN TAM ZAMANI
 
Hukukçu Rıza Türmen, Türkiye’nin geldiği süreçte Demokratik Cumhuriyet Konferansı’nın düzenlenmesinin önemli olduğunu vurgulayarak, “Şu yaşa geldik, demokratik bir cumhuriyette yaşayamadık. Bundan sonra yeni bir şeyi inşa edebileceğimiz bir dönemdeyiz. Her şey o kadar çöktü ve dibe vurdu ki. Her şeyin bitmesinin yarattığı bir fırsat var. ‘Yeni bir demokratik cumhuriyet kurabilir miyiz?’ tartışmasının tam zamanı. Cumhuriyet 1920’lerde dondu kaldı. Cumhuriyeti özetleyen altı ok. Bunlar cumhuriyeti özetleyen ilkeler değil. Devletçilik aynı zamanda bütün devlet yönetimine hakim olan bir ilkedir. Toplumdaki her türlü dinamik ve gelişme, devlet tarafından kontrol edilmesidir altı oktaki devletçilik. Devlet kendi ulusunu kurmuştur” diye konuştu.
 
TEK TİPLİ VATANDAŞLIKTAN ÇOK TİPLİYE
 
Türkiye usülü cumhuriyetin önemli bir özelliğinin vatandaşlık olduğunu belirten Türmen, “Bu vatandaşlık, farklı özellikleri görmezden gelir. Tek tip toplum yaratır. Vatandaşlık, bir ulus devlete aidiyetten kaynaklanır. Oysa vatandaşlık ulus devlete aidiyetten değil, haklar ekseninde ele alınması gerekir. Bunun için kültürel haklar da vardır. Bu anlayışı değiştirmek gerekiyor. Tek kimlikli anlayıştan, çok kimlikli bir vatandaşlık anlayışına geçmek gerekiyor. Bunun yaratılması Türkiye’de ağır yaralara yol açmıştır. Bu tek tipli vatandaşlıktan çok tipli vatandaşlığa geçerken, geçmişle hesaplaşmalı” diye belirtti.
 
DEMOKRASİ TARTIŞMALARI
 
Türkiye’de demokrasi tartışmalarının devlet üzerinden yapıldığını söyleyen Türmen, “Bunu tersine çevirmek lazım. Demokrasi tartışmalarını halk üzerinden yapmak lazım. Aşağıdan yukarıya bir demokrasiyi nasıl yaratabiliriz? Vatandaşlığı ulus devletten arındırmak lazım. Demokratik cumhuriyet denildiği zaman, hak eksenli bir vatandaşlık ve aşağıdan yukarı katılımcı bir demokrasi kurabilmek. Bu katılımcılık meselesi, ağızdan ağıza dolaşıyor. Altılı Masa’nın son metninde yer alıyor. Peki nasıl bir katılımcılık, hiç tartışılmıyor. Nasıl gerçekleştireceğiz. Katılımcılık, demokrasinin ayrılmazı. Türkiye’de halkı siyasetin içine çekebilmek lazım. Siyasetin halk olmadan yapılması en büyük sorun” ifadelerini kullandı.
 
‘İKİNCİ BİR MECLİS KURULABİLİR’
 
“Parlamenter demokrasi” sistemi üzerinde duran Türmen, “İkinci bir meclis kurulabilir. Bu meclis siyasi partiler dışında üyelerini seçsin. Kurulacak üniteler kendi delegesini büyük üniteye gönderebilir. Kent konseyi olabilir. Bu delegeler, kendi aralarında ikinci meclise gidecek üyelerini seçebilirler. Bu meclis yerel demokrasiyle doğrudan irtibat halinde olmalı. Bu meclis halkın meclisi olacaktır. Bu nedenle bütün yurttaş inisiyatiflerin bu meclise gelmesi gerekir. Bu meclise geldikten sonra ikinci meclise gider” önerisinde bulundu.
 
Altılı Masa’nın tek alternatifinin “Güçlendirmiş Parlamenter Sistem” olduğunu söyleyen Türmen, “Nasıl güçlendirilmiş? Yeni bir demokrasi lazım. Milletin bölünmezliği ne demek? Türkiye’de federasyonu savunmak suç mu?” diye sordu.
 
ABDULLAH ÖCALAN’IN FARKI
 
Siyasetçi Sırrı Süreyya Önder, salondakileri Kürtçe selamlayarak sözlerine başladı. Önder, şöyle devam etti: “Öncelikle bir özeleştiri ile başlamak istiyorum. Burada cumhuriyet ve cumhuriyetle ilişkisi olan her kesime demokratik cumhuriyet tahayyülü verilmiş LGBT kurum temsiliyeti ıskalanmış. Kuvvetli bir özür ve yeni bir platformla bunun telafi edilmesi gerekiyor. Kimsenin hatırını yıkmak istemem ama devletin, iktidarın, son anayasa değişikliğinde kadın ve aile kurmak istediği ilişki, zindan ilişkisinden farkı yok. Düşmanlarınızı seçerken dikkat edin, ileride onlara benzeyeceksiniz.
 
İlk politik tutsaklığım 16 yaşında, Maraş katliamını protesto ederken oldu. Yaklaşım farkımız şurada, herkes cumhuriyeti ve diğer birçok meseleyi tartışırken, bir hal üzerinde konuşur. Oysa bir akış üzerinedir. Devrimci yaklaşım bu hal ile yeterince hallendiğini düşünüyorum. İleriye bakmalı, ancak o şekilde yol alabiliriz. Bir masa üzerinde gündemi olan, kontrolü olan, sonuçlarının değerlendirileceği, denetleneceği bir sürece girmek gerekiyor. Yöntemle başlamalıyız. Buralardan başlamak lazım. Çözüm süreci boyunca birçok siyasetçi, öncü ve lider ile görüşme imkanı buldum. Sayın Öcalan’ın bir tek farkı vardır. Diğer siyasi aktörlerle kıyaslandığında, görüşlerden, önerilerden, kategorik karşıtlıklardan azade gerçeğe saygısı olan tek insan. Bunu gözlemledik. Gerçeğe saygı önemlidir. Cumhuriyetin zalimliği, tekçiliği, hepsini konuştuk, artık yaşlanmanın verdiği özgürlükle konuşabiliyoruz. Bizim elimizde çözümlerimiz var. Ona göre problem tarif ediyoruz. Hiçbir zaman bu nedir? Buna uygun çözüm nedir? Bu konuda konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Bunu da ikinci özeleştiri olarak söyleyeyim.
 
GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM!
 
‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’, zayıfından ne hayır gördük. Binlerce insan toprağın altına girdi, zindanlara girdi, sürgünle sınandı, ortada zırh gibi kavram varken, bu tarihsel emeğe küfür etmektir. Kavramlar ve kavramsallaştırma çok önemli. Türklük buraya 150 atlıyla gelmiş. Silahları yok, mecalsizdi. Bir söz üzerine burayı yurt edinmişler. 72 millete bir nazarla bakarız demişler, bu çoklu bir yaklaşımdır. Türklük buraya geldiğinde, bugünkü kadar problemi çözüme uydurma gibi bir yaklaşım içinde değil. Bu mecalsiz düşmüş insanlara çok iyi geldi. Bununla burayı yurt edindi, cumhuriyet serüveni başlayana kadar. Bir oluşa işaret ediyorum. Teke indirgendi, silahla kendi birliğini sağlayamaz duruma geldi.
 
‘YURTTA SULH, CİHANDA SULH’ İFADESİ
 
‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ yerinde kullanılmadan önce İzmir İktisat Kongresi’nde sarf ediliyor. Bu bir barış perverlik ifadesi değil. Batıya paylaşım savaşlarınızla ilgilenmeyeceğiz anonsudur. Bunun tarihsel anlamıyla aldığınızda böyledir, bununla cumhuriyet yüz yıllık bir avans almıştır. Kürtler bu ülkenin istikbalinde söz sahibi ve hisse sahibi olmak istiyorlar. Kimsenin hakkına göz dikmeden, bu hisse egemenliğin paylaşımıdır. Bunu cesurca, çerçevesini net çizerek tarif etmezseniz, bu tür panelleri izlemeye devam edeceksiniz. Egemenlik paylaşımında korkacak bir şey yok. Adını doğru koyalım, bundan fazla dayak yemeyiz. Kürt halkı ve etnisite demeyen sosyalist dostlarımız, bütün bu bilgiler için ağır bedeller ödemiştir. Bizim için hayati olduğu kadar kimse için değildir. Bedelini hayatlarımızla ödüyoruz.
 

Diğer başlıklar

18:59 CHP'li heyeten Amed Büyükşehir Belediyesine ziyaret
18:54 Amed Büyükşehir Belediyesi sokak hayvanları için harekete geçti
18:09 Gazze’de 20 binden fazla çocuk kayıp
16:58 CHP'li Başarır: Yangın alanı afet bölgesi ilan edilsin
16:33 Karatepe: İktidarın anlayışında bir değişim iradesi görmedik
16:24 397 Êzidî Şengal’e geri döndü
16:20 Kayyımın daire başkanı İŞKUR İl Müdürlüğü’ne atandı
16:10 Cezaevleri önünden seslendiler: Tecrit barışa giden yolun önündeki tek engeldir | YENİLENDİ
16:04 DEM Parti'den Amed-Mêrdîn yangını için 'afet bölgesi' teklifi
15:54 Madımak Katliamı'nın 31’inci yıldönümü: Unutmadık unutturmayacağız
15:53 Cinsel saldırı davasında yarın karar bekleniyor
15:49 İzmir’de belediye çalışanları TİS için eylemde
15:13 Adana’da 12 tutsak Suluca Y Tipi Cezaevi'ne sevk edildi
14:43 Burger King ve Starbucks saldırısında 16 gözaltı
14:21 'Hayata Dönüş Operasyonu' kararı alan 3 isim hakkında suç duyurusu
14:18 Mahkeme kararı olmadan belediye eşbaşkanlarına yurt dışı yasağı
13:49 Kazım Koyuncu isyanı ve müziğiyle yaşamaya devam ediyor
13:43 Cenazeler günlerdir hastanede bekletiliyor
13:37 Koçyiğit’ten iktidara: DEDAŞ’la nasıl bir ilişki ve iltisakınız var?
13:36 Slovenya’da ‘Abdullah Öcalan ile Diyalog Günleri’
13:30 Mawa’dan 2 cenaze hastaneye getirildi
13:29 ‘Adli süreç başlatılsın’
13:17 CHP heyeti yangın bölgesinde: Savcılar göreve çağrıldı
13:11 Diyarbakır Kampüs cezaevinde 32 tutsak gıdadan zehirlendi!
13:10 Colemêrg Belediyesi'ne giden meclis üyeleri muhatap bulamadı
13:00 Wan Gölü’nde kaybolan genç 5 gündür bulunamadı
12:35 Abdullah Öcalan için CPT önünde açıklama yapılacak
12:34 İkinci Kobanê Davası yarın başlıyor
12:30 Emelianova davasındaki beraatın gerekçkesi: Yeterli delil yok
11:58 Riha'da şüpheli kadın ölümü
11:40 Erkek şiddetinin 3 günlük bilançosu: 9 kadın katledildi
11:22 Bedlîs ve Sêrt’te bombalama, Elkê’de operasyon
11:06 Tiryaki: Bakanlık çok sayıda eşbaşkan hakkında yurt dışı yasağı getirdi
11:02 Rusya’da sinagog ve kiliseye saldırı: 15 polis öldü
10:36 İki kardeş yangını söndürmek isterken yaşamını yitirdi
10:11 Saldırı anını anlattı: Müdür linç edilmek istendi
09:51 Kayyıma karşı mitinge çağrı: Sesimizi yükseltmeliyiz
09:49 Tutsaklar Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için eylemde
09:48 Aryen ve Sîn yayınlarından 4 yeni kitap
09:46 Kayıp kadının cenazesi Zap’ta bulundu
09:28 Elektrik hattının neden olduğu yangın kameraya yansıdı
09:21 HÜDA-PAR'lılar saldırıyor emniyet izliyor!
09:09 Doç. Dr. Yılmaz: Siyasetin normalleşmesi Kürt sorununun çözümünden geçiyor
09:05 Xwebûn ‘Rêgeha me azadî ye’ manşetiyle çıktı
09:02 Altın madenlerine karşı kampanya hazırlığı
09:00 24 HAZİRAN 2024 GÜNDEMİ
08:42 Yangın bilançosu: 924 hayvan öldü, 14 bin 900 dekar alan yandı
23/06/2024
23:57 CHP heyeti, yangın bölgesinde incelemelerde bulunacak
23:43 Mawa’ya girişleri engellenen heyetten duyarlılık çağrısı
22:39 Bahçede çıkan yangın hasat edilmiş araziye sıçradı
22:01 Aydeniz’den vali ve AKP’lilere: Biz halklayız, onlar koruma ordularıyla gezsin
20:44 Hayvanlar için eylem 31'inci gününde
20:24 Qerejdax'da yangın
20:17 İşçi sempozyumunda ‘toplumsal mücadele’ vurgusu
20:07 Meteorolojiden 6 kent için ‘yangın’ uyarısı
19:58 TMMOB İKK: DEDAŞ’ın onarım girişimi delilleri karartmaya yönelik
19:49 Colemêrg’te trafo patlaması sonrası yangın
18:56 Riha'da sağanak yağış
18:53 DTSO’dan Starbucks ve Burger King açıklaması
18:49 Hezex ve Silopiya’da yangın
18:40 Savcılık ön raporu: Amed-Mêrdîn yangını elektrik kaynaklı
18:31 Wan Gölünde kaybolan genci arama çalışmaları sürüyor
18:24 Bismil’de çıkan yangın kontrol altına alındı
18:19 Operasyon bölgesinde yangına müdahale engelleniyor
17:13 SGDF 11’inci Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi
17:05 Amed’de bir kadın katledildi
16:40 Tutsak Kaydu tahliye oldu
16:12 Amed Barosu: Yetkilileri göreve çağırıyoruz
15:29 ‘Özgürlüğe ses ver’ eyleminde tecride karşı mücadele kararlılığı
14:57 İran’da bir Kürt genci gözaltına alındı
14:48 Taziye evinde yurttaşlardan vali ve AKP'lilere tepki
14:43 TJA’dan yangının yaşandığı köylere ziyaret: Özel savaş politikalarının sonucu
14:15 Aynı bölgede 2023'te de yangın çıkmış: DEDAŞ kusurlu bulundu, köylüye tazminat ödendi
14:14 Şemrex’te yıldırım düşmesi sonucu yangın çıktı
13:15 Deprem ve yangınlarda yaşamını yitirenler için adalet istendi
12:44 Yangın yeri için 'Afet Bölgesi' talebi
12:38 Xîzan köylerinde askeri operasyon
12:36 Hezex’te yangın kontrol altına alındı
12:10 Mawa’daki askeri operasyon genişletildi
12:08 Elektrik Mühendisleri Odası: Anız yok, önlem alınmadı
12:00 Korucuları taşıyan araç kaza yaptı: 1 ölü
11:26 Kürt'e de coğrafyasına da çifte standart yaklaşım
11:24 Bayram bilançosu: 8 günde 68 ölü
10:36 Starbucks ve Burger King şubelerine saldırı
10:09 Yangın sonrası yaşananlara dair yeni detaylar
09:51 Kayyıma karşı direnişte yeni aşama: İstanbul'dan Colemêrg'e İradeye Saygı Yürüyüşü
09:40 Yangın bölgesinde valiye tepki gösteren genç darp edildi
09:36 'Tek adamlar' dünyaya hep yıkım getirdi
09:22 Cezaevlerinde ‘Öcalan’a özgürlük’ eylemi sürüyor
09:13 Jin derginin 69’uncu sayısı okurla buluştu
09:04 Katledilen kadının yakını: Önlem alınmıyor
09:03 Onarılmayan trafo ve elektrik telleri yangınlara neden oluyor
09:00 23 HAZİRAN 2024 GÜNDEMİ
08:58 Yangına dair ön rapor: Mêrdîn'de yanık tedavi ünitesi yok
08:57 İzmir’de iki kardeş şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi
22/06/2024
23:44 Yangında yaşamını yitirenlerin sayısı 15’e yükseldi
22:06 Ayfer Ayçiçek 17 yıldan sonra tahliye edildi
22:00 Meletî’de 4 büyüklüğünde deprem
21:48 Hezex’in 8 köyünde yangın
21:44 İstanbul’da nöbet 15’inci gününde: Herkes kayyıma karşı dursun
21:23 Nöbet eylemlerinde 'İrade gaspına son verin' çağrısı
20:49 Bir ayda yaşanan hayvan katliamları sıralandı
20:37 Hacıahmet’te kayyım protestosu
19:36 Gültan Kışanak, kaybettiği yakınları için lokma dağıttı
19:32 Mawa’da bombardıman sonucu yangın çıktı
19:13 Yazar Ümit’ten İmamoğlu’na Adalar çağrısı: Kararlarınızı halkla alın
18:55 ‘Zorlukları aşmanın yolu işçilerin politikleşmesinden geçiyor’
18:31 Gazze'de 4 çocuk daha ‘açlıktan’ öldü
18:10 Afgan kadınlardan Doha görüşmelerine şerh: Önemli tehlikeler oluşturuyor
17:55 Adana'da erkek şiddeti: 4 ölü
17:44 Gever’de birçok bölgede askeri operasyon başlatıldı
17:15 DEDAŞ'ın hakkında suç duyurusunda bulunduğu Eren: Onlara papuç bırakmayacağız
17:09 Kadınlardan nöbetteki öğretmenlere dayanışma ziyareti
16:45 Tanrıkulu: DEDAŞ ve valiliğin peşin yargısının amacı suçlarını gizlemektir
16:23 Dêrik’te aileler arasındaki kavganın önlenmesi için siyasetçilere çağrı
16:21 Başvuru süresinde sona gelinen seçimlerin tarihi belirlenmedi
15:56 DEDAŞ’ı yangından sorumlu tutan kişi hakkında suç duyurusu
15:47 CPT’ye bin 300 mektup
15:33 İdam cezası verilen Özdemir’in babasından duyarlılık çağrısı
15:07 Şarkıcı Tumac Salihi hakkında verilen idam kararı bozuldu
14:52 Hasta tutsaklar Özbay ve Taşar’ın tahliyesi istendi
14:45 İzmir'de bir kadın katledildi
14:28 Bismil’de çıkan yangın kontrol altına alındı
14:20 3 kentten seslendiler: Kayıplar bulunsun, failler yargılansın
14:15 DEDAŞ'ın 'yangın bölgesinde yok' dediği elektrik direkleri görüntülendi
13:17 Cumartesi Anneleri Mehmet Zeki Doğan’ın akıbetini sordu
13:13 DBP ve DEM Parti yangın bölgesinde: Toplumsal dayanışmayla acılarımızı dindireceğiz
12:47 10 yakınını kaybeden belediye eşbaşkanı: DEDAŞ burada büyük bir sorun
12:43 Halası ağır yaralanan yurttaş: Kesik elektrik gelince yangın başladı
11:57 İran bir kolberi katletti
11:49 Bayram tatili bilançosu: 62 ölü
11:38 Amed ve Şirnex Barosu’ndan ırkçı paylaşımlara suç duyurusu
11:01 Curnê Reş'te silahlı kavga: 3 ölü 4 yaralı
10:55 Yangında hayatını kaybedenlerin sayısı 14’e yükseldi
10:53 Hastanede 'liyakatsizlik' ve 'taciz' iddiası
10:39 İçişleri Bakanlığı: Yangının çıkış nedenini tespit edemedik
10:29 Erdemci polis ablukası altında defnedildi
09:48 Güneş: Jandarma yol kapattı, yurttaşlar yangın yerine yetişemedi
09:47 Ada halkı ‘Azmanbüsleri’ istemiyor
09:18 'Tecrit kırılana kadar mücadele edeceğiz'
09:17 Enerji nakil hatlarının yangınlara etkisi nedir?
09:05 Tutsakların 'özgürlük' talepli eylemi sürüyor
09:03 'Kayyıma geçit yok' mitingine CHP'den çağrı: Ortak mücadeleyle aşabiliriz
09:00 22 HAZİRAN 2024 GÜNDEMİ
08:39 Mawa’da yaşamını yitiren Özkan defnedildi
08:19 Omerîyan bölgesindeki yangın söndürüldü
08:14 Yangında yaralanan yurttaşlardan biri daha yaşamını yitirdi
21/06/2024
23:59 Yangın raporu: Havadan müdahale geç olduğundan zarar artmıştır
23:51 Yangında yaşamını yitirenlerin isimleri
23:43 Yaşamını yitirenlerin sayısı 12’ye yükseldi