Yüksekdağ: Kadınlar, enkazın arasında filizlenen yeni toplumun mayası olacak

img
İSTANBUL - Türkiye ve Kurdistan halklarının tarihsel bir dönemden geçtiğini belirten HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, deprem bölgelerindeki dayanışmayı işaret ederek, “Jin jiyan azadî, enkazın arasında filizlenen yeni toplumun da mayası olacak” dedi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu 7 milletvekili, 4 Kasım 2016’da gözaltına alınıp tutuklandı. Bu tarihten bu yana Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan Yüksekdağ’ın, başvuru yaptığı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 8 Kasım 2022’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) işaret ederek, ihlal kararı verdi.
 
Bu karara rağmen hala tutuklu bulunan Yüksedağ, bulunduğu cezaevinden AİHM kararının uygulanmaması, Emek ve Özgürlük İttifakı ve kadınların mücadelesinin yanı sıra 8 Mart’a Dünya Kadınlar Günü’ne ilişkin sorularımızı yanıtladı.
 
‘İKİ TARAFTA SÜRECİ İDARE ETMEYE ÇALIŞIYOR’
 
AİHM kararına işaret eden Yüksedağ, bu karar ile birlikte kendilerine verilen cezalarının haksız ve siyasi saiklerle alındığının bir kez daha teyit edildiğini söyledi. Ancak kararın çok geç verildiğini ve bu nedenle sorunlu bir karar olduğunu da ifade eden Yüksedağ, “Türkiye iktidarının AB ile geliştirdiği açık kapı ilişkileri ve pazarlıkların bu gecikmede etkili olduğunu düşünüyorum. Öte taraftan Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala kararları Türkiye tarafından hala uygulanmadı. Son AİHM kararında benim dışımda İdris Baluken olmak üzere iki mahpus var. Derhal salıverme kararı bilindiği üzere bizim içinde aynı sebeplerle uygulanmıyor. AİHM kararı Kobanê davasındaki suçlamaları ve tutuklamayı da kapsıyor olmasına ve tutuklu yargılanan diğer arkadaşlar açısından da bağlayıcı sayılmasına rağmen heyet kararı yok sayıyor. Bu gün AİHM kararı ve Türkiye devletin altına imza attığı sözleşme ile ve bağlayıcılığını tanıdığı AİHM’le gerçek anlamda bir irtibatı kalmamıştır. İki tarafta da süreci idare etmeye çalışıyor” dedi.
 
HUKUK OYUNUNDA BİR PERDE: KOBANÊ DAVASI 
 
Tutuklamalarının nedenine de işaret eden Yüksekdağ, bunun verdikleri siyasi mücadele ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Yüksekdağ, serbest bırakılmalarının da ancak verilecek bir siyasi mücadele ile mümkün olabileceğini söyledi. Ayrıca hala süren Kabonê Davası’na da dikkat çeken Yüksekdağ, “Kobanê davasının hukuk ve yargı ciddiyeti boyutunu uzun uzadıya anlatmama gerek yok. Ama tarihe tam bir hukuk cinayeti ve rezaleti olarak geçeceği kesin. Dava, tastamam siyasi ve iktidar güdümünde olunca, hukuk zaten oyunun oynatıldığı bir perdeden fazlası değil” diye kaydetti.
 
YARGI SÜRECİ 
 
Davada sorguların hala bitmemiş olmasına rağmen esas hakkında mütalaa verildiğine de dikkat çeken Yüksekdağ, kendilerine alelacele ceza verilmek istendiğini belirtti. Dava kapsamında yapılan duruşmalara müdahalelerin yapıldığının altını çizen Yüksekdağ, “Bize özel seçilip görevlendirilen bir heyeti dahi günlük olarak yönetemeden edemiyorlar. Davanın hızlandırılması ve mütalaaya geçiş kararı da böyle oldu. Planladıkları seçim tarihinden önce bize kestirecekleri cezayı bir propaganda, karalama ve üstünlük gösterisi için kullanmak istediler. Kobanê davasında son aşamaya geçiş kararıyla eş zamanlı olarak HDP kapatma davasında da hazine yardımına el koyma kararı aldırıldı. Yani bütün siyasi yargı süreçleri senkronize, tek elden, tek masadan yürütülüyor” diye konuştu.
 
‘İSTEDİKLERİNİ BAŞARAMADILAR’
 
Bu hususlarla özelde Kürt halkına ve Türkiye halklarına gözdağı verildiğini belirten Yüksekdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanlarımızın kolunu kanadını kırdıklarını sanıyorlar. Demokratik siyasetin hedeflendiği ve rehin alındığı Kobanê ve HDP kapatma davası gibi süreçler bu amaca matuftur. Ama bizim tutsak edildiğimiz süreç boyunca kaç HDP’li, kaç kadın, kaç genç kendi kanatlarıyla uçmayı öğrendi? Halklarımız darbe ve operasyonlara hangi düzeyde dayanıklılık kazandı? Bunu hesap edemiyorlar. Bu nedenle bizi yargıladığını sananlar, yıllardır halkın iradesini hapiste tutanlar, istediklerini başaramadılar. Bir yanımız esaret ise bir yanımız ise özgürlüktür çünkü.”
 
SALDIRILAR NEYLE BOŞA ÇIKARILDI?
 
HDP’ye yönelik saldırıların yıllardan beri çeşitli biçimlerde sürdüğünü ancak bu güne değin bu saldırılardan devletin sonuç alamadığını sözlerine ekleyen Yüksekdağ, bunun temel nedeninin ise her saldırının altından kalkmayı bilmelerinden kaynaklandığını vurguladı. Yüksekdağ, “Bunda en önemli faktör halkımızın dirayeti, değerlerine bağlılığı ve iradesinden taviz vermemesidir. Arada bir hapishanedeki arkadaşlarla konuşuyoruz; neredeyse tutuklanmayan, hapse girmeyen HDP’li kalmamış. 12-13 yaşlarındaki çocuğumuzdan 75-85 annemize, babamıza kadar herkes politik duruşuyla sınandı. Hala yanımızda 4 yaşında annesiyle birlikte üç yıldır hapis yatan çocuklar var. HDP’ye yönelik saldırılar öyle genel geçer cümlelerle tarif edilecek bir şey değil. Büyük kırım hareketi ve büyük direniştir. Hiçbir siyasi organizma bize yapılanın yarısını bile kaldıramayacak durumdayken HDP’nin yaygın algı sınırlarını zorlayarak gerçekleştirdiği bir direniş söz konusudur” şeklinde konuştu.
 
‘HDP HALKTIR’
 
“Hep söylüyoruz, yine hatırlatalım; HDP, halktır. Baştan sona, aşağıdan yukarıya halk hakikatidir” diyerek, sözlerine devam eden Yüksekdağ, “Bu hakikatin varlığını ve gelişimini durduramazsınız. Bu güne kadar HDP adıyla ve çatısıyla gelişiyordu. Yarın başka bir ad, başka bir çatı da yaratır. Halklarımızın, kadınların, gençlerin iktidarın zulmüne uğrayanların merkezinde durduğu, çoğu zaman tek başına bir parti gibi davranan, hatta yer yer bilinciyle, pratiğiyle onun önüne geçen bir toplumsal güçten söz ediyoruz. Bu nedenle kapatma davası bizden çok siyasi iktidarın ve bu kuralsız savaştan medet umanların sonudur.  Hiçbir HDP’li ve devrime, demokrasiye, özgürlüğe inan hiçbir insanımız eminim ki kapatma saldırısını felaket senaryosu gibi okumuyordur. Ve bence başka hiç kimse de böyle okumamalıdır.
 
‘BU TAKTİKTİR VE BOŞA ÇIKARILABİLİR’
 
Kapatma davası ve diğer saldırılarla “Ha kapandı ha kapanacak” kaygısının yaratılmak istendiğine dikkat çeken Yüksekdağ, bunun bir taktik olduğunu ve boşa çıkarılmanın yollarının da olduğuna işaret etti. Yüksekdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hareketin yasalarına uymak ve öz örgütlenmelerimize sahip çıkmak bu dönemin ana eksenidir. Bizleri, bu tür darbe saldırılarıyla alt üst edip devre dışı bırakmaya çalışanlara şu eski sözdeki gibi cevap verebiliriz; Yerin altının üstünden daha kötü olduğunu nereden biliyorsunuz? Tarih tanıktır ki birçok kritik süreçte bazı kırılma anları yıllar boyunca süren statükoların devrilmesi ve yeniye alan açmasına vesile olmuştur. Biz de bu uğursuz saldırıyı bir olanağa çevirmek için dikkat kesilmeliyiz. Neden olmasın? Şimdikinden daha iyisi neden olmasın?”
 
KADIN PARTİSİ İLE AĞIR DARBE ALDI
 
HDP’ye yönelik saldırılar ile kadınlara yönelik saldırıların eş zamanlı ve aynı düzlem üzerinde geliştiğini dikkat çeken Yüksekdağ, “Bu kaçınılmaz bir bağlaşıklık. HDP’ye saldırınca kadın iradesi üzerine kurulmuş kadın özgürlük hukukun uyguladığı, mücadelesinin verildiği bir yapıya saldırmış oluyorsunuz. Üstelik meclis ve merkez siyaset gibi bir alanda yüzyıldır süren erkek hegemonyasının tekelinin kırılmasını sağlayan bir partiye saldırmıştır oluyorsunuz.  İktidar ve düzen partilerinin HDP’yi hazmedememesinin başat nedenlerinden biri de budur. Meclis, belediye, merkezi yönetim, siyasi partiler gibi alanların daima erkeklere parsellenmesi geleneği HDP’nin siyasete etkin girişiyle ağır darbe aldı” dedi.
 
KADINLARIN VARLIK ALANLARI HEDEFTE
 
Yüksekdağ, bu nedenle en çok kadınlara ve özellikle siyasetçi kadınlara yönelik saldırının olduğunu söyledi. Yüksekdağ, cezaevine atılan kadın siyasetçilere dikkat çekerek, “Eşbaşkanlık ve eşit temsiliyet bu gün hiçbir düzen partisinin ulaşamadığı bir seviye olarak tarihe kaydedilmiştir. HDP bu güçlü yanlarıyla hem sistemin yanlarını ortaya çıkarmakta ve milyonlarca kadına özgürlük ve cesaret enerjisi taşımaktadır. HDP’nin ev kölesi yapmak istedikleri, şiddete, tacize, tecavüze ve ucuz iş gücü sömürüsüne mahkum etmek istedikleri kadına örnek olmasını istemiyorlar. Özellikle de kadınların aktif siyasete çekilmesine ve teşvik edilmesine tahammül edemiyorlar. Bu nedenle HDP’nin kapatılması ve tasfiye saldırısına uğratılmasıyla kadınların kazanılmış tarihsel varlık alanlarını yok etmeyi ve siyasi direncini kırmayı hedefliyorlar. Tam da bu nedenle istediklerini başaramayacaklar. Çünkü kadın direnişleri çağında olduğumuzu idrak edemeyecek kendi kibirlerine ve zulümlerine batmıştır” ifadelerini kullandı.
 
‘KADIN SOYKIRIMINA KARŞI MÜCADELE ZORUNLU’
 
Kadınların en çok köleleştirilen ve sömürülen kesim olduğu tespitini yapan Yüksekdağ, şunları söyledi: “Bu eril sistem bin yıldır kendisini üreterek ve baskıyı perçinleştirerek bu günlere gelmiş. Bugün baktığımızda da kapitalist eril yönetim yapılarının kadınla açık ya da gizli biçimleri ülkeden ülkeye farklılık gösterse de köhnemiş bu ilişki biçimini sürdürdüğünü görüyoruz. Ortadoğu, Kurdistan ve Türkiye gerçeği bakımından eril hegemonyanın çok ağır ve şiddetli biçimiyle yüz yüzeyiz. Kadına dönük şiddet ve cinayetler öyle sistematik bir hal aldı ki artık bunu jenositten, kadın soykırımından farklı tanımlamak mümkün değil. Bu aynı zamanda kadınların mücadele zorunluluğunu da öne çıkarıyor. Özgürlük talebi, eşitlik mücadelesi bu gün öne çıkan en büyük toplumsal hareketlerdir. Kadın toplumsallığı geliştikçe, kadınlar hak ve kurtuluş mücadelesine yöneldikçe şiddetin dozu artıyor.”
 
‘KADINLAR SEÇİME DAMGASINI VURACAKTIR’
 
“Kadın isyanı”nın da geliştiğini dile getiren Yüksekdağ, bunun ayrıca kurulu düzeni değiştirmeye dönük bir devrim niteliği de taşındığını ve görülmesi gerektiğine dikkat çekti. Yüksekdağ, Türkiye ve Kurdistan’da kadınların verdiği mücadeleyi işaret ederek, “Türkiye ve Kürdistan kadın hareketi yakın tarihimize göz ucuyla baksak bile öncü ve hayati rol oynamıştır. Jin jiyan azadî haykırışı, basit olmanın ötesinde bir dönemin ruhu, eylem bilinci ve harekete geçirici gücü olmuştur. Darbelerin katliamların, kitle hareketlerinde dibe vuruşların yaşandığı dönemlerde kadın hareketi hep diri kalmayı bildi. 8 Mart’ların 25 Kasımların ve kadın haklarının gasp edilmesine karşı kampanyaları bütün bir toplum için bir ‘kalk borusuna’, işaret fişeğine dönüştürdü. Kadınların bu rolü ve öncülüğü hala günceldir ve yaşamsaldır. Türkiye’nin kritik, kaotik bir seçim sürecine girdiğini ve sistem felaketleriyle altüst olduğunu dikkate alırsak böyle bir dönemde kadın öncülüğü ve siyasetin merkezine yürüyüşü çok daha önemlidir. Kadınlar tabandan ve yaşamdan doğan güçleriyle gerek temsili gerek hareket boyutuyla bu tarihsel sürece damgasını basmalıdır, basacaktır.”
 
İKTİDAR NASIL GİDER?
 
Millet İttifakı’nın Türkiye ve Kurdistan’ın kritik sorunlarına dair somut adımlar atmadığını ve bu durumun temelinde ise ittifakı oluşturan güçlerin arasındaki çelişkilerin olduğunu vurgulayan Yüksekdağ, ittifakın öncelikle Kürt sorununu ele alması gerektiğini belirtti. Kürt sorununun çözümsüzlüğünün rejim krizine yol açtığını belirten Yüksekdağ, ittifakın demokratik inşaya dair güçlü ve güven artırıcı sözler söylemesi gerektiğinin altını çizdi. Yüksekdağ, “Bütün muhalefetin istediği mevcut iktidarın değişmesi ise bu her şeyden önce muhalefetin demokratik değişimiyle başlar. Aksi durumda iktidardan farklı olmaz. Ama bu konuda bilhassa İP merkezli direnç geliştirdiği, diğer ittifak bileşenlerinin de suni bir denge kurmak adına bu dirençle uyumlu davrandığı görülüyor” diye kaydetti.
 
‘KABUL EDİLEMEZ’
 
Yüksekdağ, Millet İttifakına dair sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer taraftan faşist, ucube bir sisteme dönüşmüş iktidardan kurtulmak için gereken yapıcılığı göstermemek, saray siyasetini çağrıştıran tepeden bakış sergilemek çok doğal ve kabul edilebilir sayılıyor. Ama bizim açımızdan kabul edilemez. Kürtlerin, HDP’yi var eden devrimci, demokratik güçlerin oyununa talip olanların, taleplerine yabancılığı normal değildir. Bizim tabanımız ve demokrasi güçlerinin beklentisi, eğilimi belidir. Asıl önemlisi Millet İttifakı ve onun çıkaracağı Cumhurbaşkanı adayı, bu tayin edici gücü ne kadar dikkate alacak; ya da demokratik, yenilenmeci karaktere sahip mi, değil mi? Tabi bizim stratejimiz her durumda nettir. Kendi adayımızı çıkarmak da dahil bağımsız bir politik hattan ilerleme eksenindedir. Bu eksenin geliştirilmesi, Millet İttifakının ne yapacağından çok daha belirleyicidir” dedi.
 
EMEK VE ÖZGÜRLÜK İTTİFAKI
 
Emek ve Özgürlük İttifakının Türkiye ve Kurdistan halkları için yeni bir umut ve enerji olduğunu ifade eden Yüksekdağ, “İttifakın, amaç ve hareket birliğini, açıklığını, doğrudanlığını daha iyi yansıtabilmesi gerekiyor. Ne kadar ağır ve bıçak sırtı bir zamandan geçtiğimiz ortada. Böyle bir zamanda halkların, kadınların, gençlerin, emekçilerin umut ve beklentilerini merkeze almayan karşılığını en iyi şekilde vermeyen her politik organizasyon akamete uğrar. Emek ve Özgürlük İttifakı, ilk çıkış rüzgarını çok iyi değerlendirmeli. Hepsinden önemlisi de halkların ona, ‘Üçüncü İttifak’ olduğu için yüzünü çevirdiğini, değer verdiğini, unutmamalı. Ayrıca ittifakın Kartal Mitingi gibi enerjik ve kitlesel çıkışlara ihtiyacı var” diyerek, seçime işaret edip, bu doğrultuda gelişmelerin çoğaltılması gerektiğini kaydetti.
 
UYGULAMALAR ÇOĞALTILMALI
 
Mereş Merkezli depremlere de değinen Yüksekdağ, iktidar ve devletin çöktüğünü ancak buna karşın ise insanlık değerlerini savunan güç ve hareketlerin ise güçlü bir biçimde ayağa kalktığını ifade etti. Bu yönüyle önemli bir sınavın verildiğini söyleyen Yüksekdağ, kadınların rolüne dikkat çekti. Kadınların yaşamı kuruduğu ve aynı zamanda sürekli üreten bir ruh ile enerji olduğunu da dile getiren Yüksekdağ, şöyle konuştu: “Bir taraftan hala yitirdiğimiz canların yasanı tuttuğumuz doğrudur; ama diğer taraftan kadına ve onun nezdinde yaşama sahip çıkmak zorundadır herkes. Bu süreçte kadın örgütlerinin, özelde kadın dayanışması eksenli çalışan gönüllü ve inisiyatiflerin geliştirilmesi, desteklenmesi çok önemlidir. Mevcut dayanışma hareketlerinin özgün kadın boyutunun kapsayıcı, sistematik ve daha zengin olanak aktarımıyla büyütülmesi gerekiyor. Bu nedenle Silopyalı kadınların örnek organizasyonu, Mor Tır,  Mor Yerleşke, kadın ve çocukların için psiko-sosyal destek, kreş gibi uygulamaların çoğaltılması önemlidir.”
 
YENİ TOPLUMUN MAYASI OLACAK
 
Yüksekdağ, “İnancımız o ki; ‘Kadın yaşam özgürlük (Jin jiyan azadî)’, eril kapitalist sistemin enkazının arasında filizlenen yeni toplumun da mayası olacak” dedi. Yüksekdağ, kadınların 8 Mart sürecinde deprem bölgesinde bu mayayı çalması gerektiğini belirtti. Yüksekdağ, sözlerini, “Elbette ki dayanağımız, Rojava’dan İran’a ve dünyayı saran kadın isyanlarına inanmak aynı yoldan ilerlemektir. Bu 8 Mart’ı bir yıl öncekisinden daha güçlü ve kendinden emin karşılayan bir kadın hareketi var. Ve artık toplumsal kurtuluş, politik özgürlük, adalet mücadelesi, çok daha fazla kadının kurtuluşuna bağlanmış durumda. Kadın kurtuluşunu sağlanması emekten, özgürlükten, haktan yana hiçbir toplumsal kesimin kurtulamayacağı bir çağın ilk çeyreğindeyiz. 8 Mart kadın dayanışması ve mücadelesinin bir meşalesi olarak, bu tarihsel dönemi aydınlatan ışığa dönüştürebiliriz. Tam da böylesi bir dönemde; ölümlerin, çaresizliğin kol gezdiği zamanda 8 Mart’ın ruhuna, birleştirici ve kazanma odaklı kuvvetine ihtiyaç var. Kaybettiklerimiz arasında ve kadınların yaşamını ve yarınını birlikte kazabiliriz” şeklinde noktaladı.
 
MA / Mehmet Aslan
 

Diğer başlıklar

09:03 7 kişilik heyet İmralı’ya doğru yola çıktı SON DAKİKA
09:00 27 ŞUBAT 2025 GÜNDEMİ
08:09 Meteoroloji’den kar, yağmur ve don uyarısı
07:46 Beykoz Belediye Başkanı Köseler gözaltına alındı
26/02/2025
23:43 Ukrayna, ABD ile yapılacak anlaşma taslağını onayladı
23:37 Riwêşid kırsalında12 kişi katledildi
23:29 Eyn Îsa kırsalında bir gencin cenazesi bulundu
23:24 Tarihi Kestel Kalesi'nde yangın
22:45 Zonguldak'ta bir köy karantinaya alındı
22:18 Wan’da Kent Meydanı çağrısını halk 'Bijî Serok Apo' sloganıyla karşıladı
22:13 Amed’e çağrı: Gelin bu tarihi açıklamaya hep birlikte kulak verelim
21:47 Wan Barosu’ndan ‘#ozgurbasinsusturulamaz’ kampanyası
21:23 Gazze'de soğuktan hayatını kaybeden bebek sayısı 7’ye yükseldi
20:53 Lavrov: Rus ve ABD’li yetkililer yarın İstanbul’da görüşecek
20:36 İmralı açıklaması Amed ve Wan’da dev ekranlarda verilecek
20:33 İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan’ın çağrısını aktaracak
20:22 Trump: Zelenski değerli madenlerle ilgili anlaşmayı imzalayacak
19:47 Cenevre eylemi 50'nci ayında: Barış Öcalan’ın özgürlüğüyle mümkün
19:19 AP Milletvekili Jonas Sjöstadt: Umarız Öcalan’a gerekli koşullar sağlanır
18:57 DEM Parti: Açıklama yarın İstanbul’da yapılacak
18:57 KHK eylemi 320'nci haftada
18:46 İmralı Heyeti'nin açıklama yapacağı kent ve tarih değişti
18:06 MSD'den Şam’daki kongreye dair açıklama
17:55 ‘Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi' kuruldu
17:46 CHP’nin kurultayı için açılan davaların tümüne ret
17:21 Wan Barosundan sansür açıklaması
17:11 Qaxizman Belediyesi önünde seslendiler: Seçimle geldik kayyımla gitmeyiz
17:07 Marmara cezaevlerinde 7 bin 349 ihlal
17:04 Mintaş’ın taziyesine kitlesel ziyaret
17:02 TJA'lı Rojbin Bor gözaltına alındı
16:51 ‘Kadınlar Jin, jiyan, azadî felsefesiyle özgür yaşamı inşa ediyor’
16:48 Bakırhan: Öcalan devletin ezberini bozacak bir çağrı yapacak
16:30 İmralı’da tarihi görüşme netleşti: Ne zaman olacak, kimler katılacak ve çağrı yapılacak mı?
16:25 Eş Genel Başkanlar da İmralı Heyeti'nde yer alacak
16:13 İmralı Heyeti 28 Şubat'ta açıklama yapacak
16:03 Merak edilen başlıklar 3'üncü İmralı görüşmesi sonrası netleşecek
15:52 İmralı Heyeti doğruladı: Ziyaret yarın, heyette Ahmet Türk de var
15:37 Kadınlar 7 Mart'ta greve gidiyor
15:31 Zirgan’daki ciddi hasar görüntülendi
15:27 Gazetecilerden polis şiddetine karşı baroya başvuru
15:08 Akdeniz'de kayyım nöbeti: Talebimiz ısrarla barıştır
14:43 Aktaş, Yavuzel ve Yeşil anıldı
14:40 Tütün fabrikası işçileri greve gidiyor
13:37 Ege’de 8 Mart startı: Şiddet ve savaş politikalarına karşı alanlarda olacağız
13:35 Sudan ordusuna ait uçak düştü: En az 46 ölü
13:34 Zeyneb Celaliyan’dan mektup: Rojhilat ve İran halkları idamlara ses çıkarsın
13:04 Gazeteci Kaya'nın duruşması ertelendi
12:14 Gülistan Kılıç Koçyiğit: Kayyım ataması tartışmaları geriye çeken adımlardır
12:13 Suriye Kadın Meclisi: Bir daha baskı altında kalmayı kabul etmeyeceğiz
12:06 Tişrîn Barajı çevresinde bombardıman
11:30 Gazeteci Mahmut Altıntaş'a 1 yıl 6 ay hapis cezası
11:15 Başsavcılıktan İmamoğlu'nun diploması haberine yalanlama
11:06 DEM Parti İmralı Heyeti'nden başvuru
11:03 DEM Parti: Ahmet Türk için de başvuru yapıldı
10:40 İstanbul’da ev baskınları
10:25 Ekoloji örgütleri: İklim Kanunu meşru değildir
10:08 Sevim Belli yarın son yolculuğuna uğurlanacak
10:00 Emekliler: Savaşın kaybedeni bizler olduk
09:59 Temelli: İktidar da muhalefet çağrıya dikkat kesilmeli
09:41 Gazeteci Öznur Değer farklı bir cezaevine sevk edildi
09:25 Artan kitap fiyatları sahaflığı bitiriyor
09:24 Kantin fiyatları öğrencilerin beslenmesini olumsuz etkiliyor
09:20 'AKP 1980 darbesi pratiklerini uyguluyor'
09:11 Cemile Turhallı: Anadilde eğitim çözüme büyük katkı sağlar
09:10 Salih Müslim: Kongre için davet almadık, söylemler pratikten uzak
09:09 Adalet Bakanı'na yanıt: Peki tecrit mevzuatta var mı?
09:08 3 köyün ortak merasına GES tehdidi: İzin vermeyeceğiz
09:07 Kayyım su ve kanalizasyon ihalelerini iptal etti
09:06 AKP'li belediye yol ve kötü koku sorunlarını çözmüyor
09:05 'Fuhuş çetesi'nden yargılanan rütbeli askerler hala görevde
09:00 26 ŞUBAT 2025 GÜNDEMİ
25/02/2025
23:32 Kerboran’da ‘Bekoyê Ewan’ oyunu sahnelendi
22:51 HPG’li Doğan’ın cenazesi 4 yıl sonra teslim edildi
22:47 İmamoğlu’nun şikayetiyle bilirkişi S.B.'ye soruşturma
21:11 Özerk Yönetim: Şam’daki ulusal kongre bizi temsil etmiyor
20:24 TTB ‘Beyaz Yürüyüş' başlattı: Daha iyi bir sağlık sistemi mümkün
20:13 Erakçi ile Lavrov Tahran'da görüştü
19:13 Kadınlardan 8 Mart etkinlikleri
19:04 Qaxizman’da kayyıma karşı yürüyüş
18:30 Evin Cezaevi’ndeki 3 kadın için hashtag kampanyası
18:19 Kazım Öz’ün ‘Oy’una Geldik’ filmine bakanlıktan yasak
18:08 ‘Rejim, her kayyım darbesiyle meşruiyetini yitiriyor’
18:01 İngiltere heyetinden Özerk Yönetim’e ziyaret
17:56 Cerablus’ta hava saldırısı: Bir kişi öldürüldü
17:47 Kadın cinayetine kaza süsü verdi
17:28 Temelli: HDK bizim gurur kaynağımızdır
17:04 Özsavunmada bulunan Serap Avcı tahliye edilmedi
16:58 Gülistan Kılıç Koçyiğit’ten kayyım tepkisi: Bu darbedir
15:40 Êlih'te 8 Mart startı
15:31 Rezan Belediyesi'nden Rojin Kabaiş adına bir birim
15:21 Seyhan Belediyesi işçilerinden 'iş yavaşlatma' eylemi
15:16 ‘Ulusal Diyalog Kongresi’ eleştiri ve boykotla başladı
14:55 Kırmızı bültenle aranan Mısırlı Denizli'de yakalandı
14:48 İstanbul Barosu yönetimi hakkında 12 yıla kadar hapis istemi
14:47 Licê'de bir esnaf en az 8 çocuğa cinsel tacizde bulundu
14:35 Mahkeme iptal etti, bakanlık tekrar onay verdi
14:10 Kadınlardan 'özgürlük mücadelesiyle barışı örgütlüyoruz’ yürüyüşü
14:05 Bakırhan: Çağrının ciddiyetine uygun bir formül bulunsun
13:12 Kesintilere tepki gösterip çocukları okula göndermediler
12:44 Bakırhan: Yeni bir başlangıcın eşiğindeyiz
12:19 İmamoğlu’nun avukatı: YÖK siyasi saiklerle devreye konuldu
11:15 QSD: Tüm cephelerde saldırılar püskürtüldü
11:08 DBP Kadın Meclisi 11 kentte atölyeler düzenleyecek
11:02 Sibirya soğukları yerini sıcak havaya bırakacak
11:01 Abdullah Öcalan’ın avukatlarından görüşme başvurusu
10:48 Ukrayna-Rusya barışı: BM, ABD'nin karar tasarısını kabul etti
10:24 Güney Kore'de otoyol inşaatı çöktü: 4 ölü, 6 yaralı
10:07 'Yenidoğan Çetesi' davasında tahliyeye itiraz
09:36 'İstihbari bilgi' delil, WhatsApp ise 'örgütsel ilişki' sayıldı
09:32 Ağabeyi anlattı: Mehmet Yavuzel'in yaşı küçük yüreği büyüktü
09:31 Çocuklar tecavüze uğradı, tehditle fuhuşa sürüklendi
09:18 Gelecek Partili Torun: Demokratik sistemi güçlendirmekle sorun çözülebilir
09:15 Berwari: Heyetin ziyareti Kürt ilişkilerinde yeni bir sürecin başlangıcı
09:11 Nesrin Nas: İktidarın saldırılarılarına karşı muhalefet birleşmeli
09:11 Şirnex'te 11 bölgeye giriş yasaklandı
09:10 'İktidarın sözü ve pratiği çelişiyor'
09:07 Süryani başkan: Yeni sürece hepimiz sahip çıkmalıyız
09:06 Mahkemeden polisi aklama kararı: İleride suç işlemeye çekinir!
09:05 'Epochi düne ve bugüne ışık tutuyor'
09:01 Beykoz Belediyesi'ne konser soruşturması
09:00 25 ŞUBAT 2025 GÜNDEMİ
08:35 Meteoroloji'den sağanak ve kar uyarısı
24/02/2025
23:57 Trump ile Macron'dan Ukrayna gündemli ortak açıklama
23:52 Akdeniz’de gençlerden eylem
23:32 İzettin Tekmen 30 yılın ardından tahliye edildi
23:15 35 siyasi parti ve güç: Bileşenlerin dahil edilmediği ulusal kongre sonuçsuz kalacaktır
22:33 ‘Dünya genelinde dakikada dört kadına meme kanseri teşhisi konuyor’
21:58 Narin Güran cinayetinde 3 sanığın duruşması 20 Mart’a görülecek
21:50 19 barodan kayyım tepkisi: Yetkilileri sorumlu davranmaya çağırıyoruz
20:55 BM'deki Ukrayna tasarısına ABD'den 'hayır' oyu
20:38 Besê Hozat: Önder Apo’nun açıklaması görüntülü olmalı, aksini kabul etmeyiz
19:56 İngiltere'den Rusya'ya 100’den fazla yaptırım kararı
19:48 Yenidoğan Çetesi davasında 4 tahliye
19:14 Uşak’ta çıkan yangında bir kişi yaşamını yitirdi
18:35 Antalya’da göçük: 1 işçi yaralandı
18:17 DFG: Cengiz Altun'dan Egîd Roj'a hakikatleri yazmaya devam ediyoruz
17:31 ABD’de refakatçisiz göçmen çocuklar sınır dışı edilecek
17:23 Bafil Talabani: Halkı siyasi çatışmalardan uzak tutmaya çalışıyoruz
17:17 Almanya'da seçimin galibi Merz’den Netenyahu açıklaması
17:08 Yönetmen Sinan Çetin'e soruşturma
16:38 Pınar Zorlu'nun katledilmesine dair davada tanıklar dinlendi
16:16 3 ilçede kayyım protestosu: Hırsızları göndereceğiz
15:52 Amed ve Botanlı kadınlardan 8 Mart etkinliği
15:30 Aliağa Termik Santrali'nin kapatılması için başvuru
15:22 Seyhan Belediyesi'nde işçiler eylemde
15:01 'Yoksulluk' raporu: Kadınlar temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor
14:52 Serhat’ta 8 Mart startı: Onurlu barışı kadınlar getirecek
14:18 Qaxizman'da kayyıma karşı yürüyüş
14:09 Ankara Tabip Odası: Dr. Çelik göreve iade edilmeli
14:03 32 yıllık tutsağın tahliyesi kurul toplanmadan engellendi