Yeşil Sol Parti adayı Kerem Fırtına: Tam da görev alma zamanı

İSTANBUL - Ülkenin temel sorununun demokrasi olduğunu, bunu da toplumla birlikte değiştireceklerini söyleyen Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili adayı Kerem Fırtına, “Bir yerde baskı ve zulüm artarsa, o ülkenin dengesi bozulmuş anlamına gelir. Tam da görev alma zamanı” dedi. 
 
“Ben HDP’liyim” diyerek siyasete atılan oyuncu Kerem Fırtına, 14 Mayıs seçimlerinde Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul 3. Bölge Milletvekili adayı olarak seçmenle buluşmaya başladı. Fırtına, tarihi önem atfedilen seçimlerde demokratik dönüşüm için Yeşil Sol Parti’de mücadelenin zorunlu olduğunu vurguladı. 
 
1981 yılında doğduğu İstanbul Üsküdar’da yaşayan Fırtına, ortaokul ve lise çağlarında amatör tiyatro ile başladığı sanat hayatını, profesyonel oyunculuk ile sürdürüyor. Hak savunucularının Leman Teyzesi, devrimcilerin Leman ablası insan hakları mücadelesinin öncü isimlerinden Leman Fırtına’nın torunu olan Fırtına, İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nda (TİHV) büyür. Amcası araştırmacı yazar Doğan Fırtına’ya öykünen Fırtına, çocukluk hayali olan Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni de İstanbul’da okur. Öykündüğü amcasını ziyaret ettiği cezaevinde devlet baskı aygıtıyla çocukluk yıllarında tanışan Fırtına, bu yıllarda siyasi mücadelenin önemini de anlar. 
 
Lise ve üniversite yıllarında siyasi çalışmalarının ilk adımlarını atan Fırtına, üniversite eğitiminin tamamlamasının ardından birçok film ve dizide oynamaya başladı. Bu süreçte de siyasete ilgisini koparmaya Fırtına, o günden bugüne kendisini bir HDP’li olarak tanımlıyor. HDP’nin teklifi üzerine Fırtına, 3 Temmuz 2022’de gerçekleştirilen 5. Büyük Kongre’de kurulan HDP Danışma Kurulu’nda yer aldı. 
 
Fırtına, 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerde de Yeşil Sol Parti’nin teklifini kabul ederek, İstanbul 3. Bölge Milletvekili adayı olmayı kabul etti. Danışma Kurulu ve milletvekili adaylığı teklifinin kendisi için onur olduğunu dile getiren Fırtına, bu dönemde mücadelenin de bir zorunluluk olduğunu söyledi. 
 
*Sanatla geçen hayatınız, siyasetle devam ediyor. Siyaset sahnesine çıkmanızdaki etkenler neler oldu? Neden siyaset?
 
Ben hayatı, hayatın bütününü, aldığımız tüm kararları siyasi bulan bir insanım. Davranışımızı da siyasi bulan bir insanım. Hayatın kendisini de siyaset olarak değerlendiren bir insanım. Siyasete atılmak gibi bir aşama yok hayatımda. Ben böyle yaşıyorum. Sadece aktif, daha kurumsal bir görev almış oldum. Yoksa siyasete atılma kararı gibi bir durum yok. Her şeyde siyaset ve bir politika güderim hayatımda. Ekstra bir karar değil, ben böyle yaşayan biriyim. 
 
Hak savunucularının Leman Teyzesi, devrimcilerin Leman ablası babaanneniz. Leman Fırtına’nın yaşamınıza etkileri oldu mu? 
 
Tam da görev alma zamanı. Gururla ve seve seve kabul ettim. Bir yerde baskı ve zulüm artarsa, o ülkenin dengesi bozulmuş anlamına gelir.
 
Her şeyden önce öyle bir babaanneye sahip olduğum için kendimi şanslı sayıyorum. Çok şanslı sayıyorum, ne kadar öykündüğümü bilemem. Ama hep hayran oldum, vaktimi hep onunla geçirdiğim bir insandı. İzlediğim bir insandı, çünkü zaten evimizin içinde büyük büyük hareketler, büyük büyük toplanmalar olurdu. Ben de baya küçük biriydim, hep böyle izlerdim gelen insanları, gelen insanlar büyük, toplantılar büyük, meseleler büyük, ben küçük… Genelde izlemede kalır, sonrada yatağımda yatarken olan biteni kafamda düşünür müydüm, hayal mi kurardım bilmiyorum ama bununla yaşardım. Babaannemle aktif olarak İHD toplantılarına giderdim. İHD’nin başka faaliyetleri de vardı, uçurtma gibi, piknikler gibi, çocuklar içinde ailelerin buluştuğu her sene düzenli yapılan keyifli aktiviteleri vardı, oralarda hep beraberdik zaten, sonrada böyle devam ediyoruz. Bakalım. 
 
HDP Danışma Kurulu’nda yer aldınız, bugün Yeşil Sol Parti’de milletvekili adayısınız. Neden Yeşil Sol Parti?
 
Benim düşünceme göre mücadele etme zamanı. Tam da görev alma zamanı. Dolayısıyla gururla ve seve seve kabul ettim. Toplum için, toplumuna bağlı bağlı, insanına bağlı insanlarız. Bir yerde baskı ve zulüm artarsa, o ülkenin dengesi bozulmuş anlamına gelir. Bir uçak gibi düşünürsek, bizim uçağımız sağa yatmış vaziyette. Böyle uçamayız. Düşer o uçak. Dolayısıyla bunu dengeye getirmek lazım, sola ağırlık verip, uçağın balansını düzeltmek gerekiyor. Tam da o yüzden tabi ki seve seve görev aldım. Bence mecburiyet. 
 
Adaylık konusunda nasıl tepkiler aldınız? 
 
Genelde destek aldım. Güzel tepkiler aldım, elbette olumsuz düşüncelerini iletenler de var. Ama siyasete de bu yüzden giriyorum, meramımı anlatmak, derdimi anlatmak, sandığın gibi değil demek için. Bir konuşalım demek için. Neye itiraz edip neye tepki gösterdiğini söyle, ben de cevaplayabileyim, sonra sen bir daha söyle, sonra ben bir daha söyleyeyim. Ama köprüyü atmayalım demek için siyasete giriyorum. Dolayısıyla tepkileri anlıyorum. Olumlu tepkilerin de olumsuz tepkilerin de başımın üstünde yeri var. Olumsuz tepkilerin ezbere devam etmesini istemiyorum. Buna gönlüm razı değil, bunu halletmek istiyorum, derdimi anlatmak istiyorum. 
 
 “Birlikte değiştireceğiz” sloganıyla seçimlere gidiyorsunuz… 
 
Yüzde 100. Başka türlü olmaz, birlikte değiştireceğiz. Biz bir şey değiştirmeye talip değiliz, beraber değiştireceğimizi söyleyen, hatta ancak beraber değiştirirsek değişir diyenleriz. 
 
Ülkede öncelikli değiştirilmesi gereken ana sorunları sıralasanız ne olurdu? 
 
Kürtlerin çıkardığı bir huzursuzluktan yada kavgacılıktan yana bir sorun yok ortada. Biz merkezi yönetimin mutlak şekilde güçlendirilmesinin sonucunda işte işler buraya geliyor.
 
Temel olarak ülkemizin demokrasi sorunu var. Zaten saydınız, sıralasak uzun bir liste olacak bu sorunların temel sebebi, demokrasi sorunumuz. Buna ihtiyacımız var, çok ciddi bir tekçi zihniyet hüküm sürüyor ülkede. Birinci sıra elbette demokrasi sorunu, bugün Kürt sorunu diye tarif ettiğimizin şeyin kaynağı demokrasi sorunu. Kürtlerin çıkardığı bir huzursuzluktan yada kavgacılıktan yana bir sorun yok ortada. Biz merkezi yönetimin mutlak şekilde güçlendirilmesinin sonucunda işte işler buraya geliyor. Bu haklarımızı halka doğru, insanlara doğru, topluma doğru genişlemesi, bize ait olan haklarımızın yasayla güvence altına alınması gerekiyor. Bu da yetmiyor, çünkü daha önce bu reformlar yapıldı, uygulamada, hayatın içinde bizim yaşayabilmemiz gerekiyor. Sahip olduğumuz haklarımızdan doğan, söz hakkımızı, katılım hakkımızı, bizi, hayatımızı ilgilendiren, günlük yaşantımızı ilgilendiren hiçbir kurala, karara katılamıyoruz. Hiçbirinde söz hakkımız yok. Bu da tabi ki her türlü huzursuzluğu, her türlü zorluğu yaşatır bize. En başta bu sorun çözülürse, insanların sözlerinin merkezden tüm ülkeye akan kararlar değil de insanların istekleri ne, orada yaşayan insanların ihtiyaçları ne, burada insanların talepleri ne? Buna göre şekillendirilir. 
 
 
Amed’te yaşayan insanın yaşam koşullarına Amed halkı, İkizdere’de yaşayan İkizdere köylüsünün, -şimdi oraya bir HES yapıyorsunuz- orada yüz yıldır yaşayan insanların köylerindeki evlerinin konumları, yaşam tarzlarını kökünden değiştiriyorsunuz. Oluyor mu öyle, olmuyor! Sonrasında ne oluyor, buna itiraz sonucunda ne oluyor? Devletin baskı aygıtları devreye giriyor. İşte süreç kapatılıyor. Kapanmıyor aslında, huzursuzluğa sebep oluyor. Sonra ayrışmaya, kutuplaşmaya sebep oluyor. Bunların çözüm yolu diyalog, müzakere, demokrasi… Demokrasi dediğimiz, en kaba haliyle açarsak içini, haklarımızın halka doğru, topluma doğru genişlemesidir. Sahip olduğumuz haklar bize çok uzakta duruyor. Göremiyoruz bile, bilmiyoruz bile onları. Yakınlaşması gerekiyor. Bize ait, belirli bir süre için devrediyoruz o hakları ve sonra asla denetleyemiyoruz. 
 
Yerel yönetimlerin önemi budur, bunu gördük, pandemide, depremden sonraki depremzedelerin yaşadığı mağduriyette gördük. Merkezi yönetimin gücü yetmez zaten. Eski bir sistem bu. Burada bir duygu yok, teknik bir durum bu. Eski, tek durum eski. Eski uygulamalar çalışıyor mu? Teknoloji kullanıyoruz hepimiz, bilgisayar, cep telefonunda uygulamalarımız var, onlar güncelleniyor. Güncellenmediğinde artık çalışmıyor. Aynı şey. Siz ekranda oynadığınız bir oyunun son sürümünü kullanırken, insanı, doğayı, canlıyı, bizi yöneten kurallarla ilgili kurallar bütününün en eski sürümünü, yüz yıl önceki sürümünü kullanıyoruz. Nasıl günlük hayatta kullandığımız uygulamalar ihtiyaca cevap vermiyorsa, bu da ihtiyaca cevap vermiyor. Bu basit bir konu aslında. Gerçekten duygularla, oradan oraya çekiştirilecek bir konu değil. 
 
Seçmenle buluşuyorsunuz, sokağa, halkın nabzına dair izlenimiz nedir? Değişim mümkün mü?
 
Böyle gelmiş, böyle gidecek diye yaşamanın benim açımdan manası yok. Mevzu yol. 
 
Umutluyum, bir kere umut yoksa, mücadelenin de anlamı yok. Niçin yaşayacağız o zaman, zaten ölüp gideceğiz. Böyle gelmiş, böyle gidecek diye yaşamanın benim açımdan manası yok. Belki değişmeyebilir, göremeyebilirim ama mevzu bu değil. Mevzu yol öyle değil mi? Bir şeyleri değiştirmeye çalıştığımızda, düzeltmeye çalıştığımızda, bizim hayatımızı rahatlatacak geri dönüşler sonuç diye sandığımız şeyler olacak. Neyi ne kadar göreceğimizi bilemeyiz. Ama yolda giderken o iyileştirmedir amaç. Dolayısıyla o yılgınlığı, umutsuzluk, kara propaganda olarak değerlendiriyorum ben bunu. Umut hep var. 
 
4 yıldır Muaythai eğitimi aldığınızı söylediniz! Var olan Meclis’i özetlediniz bir anlamda. Meclis nasıl olmalı? 
 
Bu çok esprili bir şeydi. Biz müzakere diye bayrak açmış insanlarız. Diyalog, diyalog, diyalog diye bayrak açmış insanlarız. Orada sevgili Candan hanım Meclis’in yumruklarla izlediğimiz sert yönüne dikkat çekerek, “Oraya hazır mısınız?” diye sordu. Bende dediğiniz gibi uzun bir süredir Muaythai eğitimi alıyorum. Çok da seviyorum. Şu sıralar biraz antrenmansızım. Bu tempodan dolayı pek gidemiyorum. Şuan savunmasız sayılabilirim. (Gülerek) Ama çok esprili bir şey. İlla “gerginliğe hazır mısınız?” deyince, bende espri olarak “ona da hazırız” dedim, “4 yıldır Muaythai eğitimi alıyorum” dedim. İnsanları güldürdü baya. Yoksa müzakeredir esas olan, bir espridir o. 
 
Biraz sanatı konuşalım, özellikle Kürt sanatına dönük ciddi baskılar ve engellemeler söz konusu. Bu Kürtlerle de sınırlı kalmıyor. İktidarı eleştiren, yanında saf tutmayan tüm sanatçılar hedef alındı. İktidarın sanat politikalarını, sanatçılara yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? 
 
Bence zaten bu dediğiniz sorunların sebebi, sanatın özgür olmamasıdır. İktidar, devlet sanata sahipse, sanatın üzerine tente açtıysa, o zaman iktidara göre tabi ki sanat şekillenir, sanatçılar kıstırılır. Bu kaçınılmaz olandır. Dolayısıyla iktidara göre gündelik çözümler üretmek yerine, sanatı özgür bırakmak gerekir. O zaman kim gelirse gelsin, fark etmeyecektir. Devlete bağlı bir sanat yapısında özgür sanat üretmek, sanatın kendi doğasına aykırı. Sanat ne olursa olsun isyan edendir, eleştirendir, hayal kurandır, ütopya ortaya koyandır. Bunun devletin gölgesi altında olması mümkün değildir. Ne konuşursak konuşalım, bir isyan, bölücülük etiketlemesiyle karşı karşıya kaldığımız için… Sanata aykırı bir şey. Bu konuları konuşurken, işin içeriğinde, manasında kalırsak, etiketlerden kurtulabilirsek daha rahat ilerleyebiliriz. 
 
Baskıdan, iktidara bağlılıktan kurtulmayınca, bugün gündelik sorunları halletseniz, iki ay sonra yine bir sorun çıkacaktır yada kadrolar değişince yine bir sorun çıkacaktır.
 
Özgür sanat için bir özerk sanat kurulu olsa, özel kaynaklı olsa, kamu desteği, kampanya desteği, toplum desteği, böyle bir bütçesi olsa, özgür sanatçıların projeleri oralardan geçse, desteklense, o zaman zaten hiçbir dönemin iktidarına göre sanatçının şekillenme, şekillenmeyen sanatçının sıkıntı yaşama, kaynaksızlıktan dolayı proje üretememe gibi sorunları zaten ortadan kalkacaktır. İş yine demokrasiye dönüp geliyor. Baskıdan, iktidara bağlılıktan kurtulmayınca, bugün gündelik sorunları halletseniz, iki ay sonra yine bir sorun çıkacaktır yada kadrolar değişince yine bir sorun çıkacaktır. Sanatçı her kadroya göre nasıl şekillenebilir. Öyle sanat mı olur, öyle ürün mü çıkar? Mümkün değil. O yüzden zaten her iktidara göre o diziler, -ben diziden örnek vereyim, sanat sadece bir oyunculuk yada sinema gibi sığ bir çerçeveden değerlendirdiğim için değil, kendim tanık olduğum için- aynı tür diziler bir anda geliyor. Çünkü mecbur kalıyor insanlar. Bu bir endüstri. Siz bu endüstrileşmiş devlete bağlı, iktidara bağlı, nasıl özgür sanattan bahsedebiliriz. Bahsedemeyiz. 
 
Toplum gibi sanatta, sanatçılar da kutuplaştırıldı. Bu saatten sonra özgür sanat mümkün mü?
 
Ben her şeyin mümkün olduğuna inanan biriyim, mümkün tabi, her şey mümkün. Bizle ilgili. Bizim sloganımız öyle slogan olsun diye yazılmadı. Bence çok yerinde. Birlikte değiştireceğiz önemli bir şey. Birlikte değiştireceğiz. Bu iktidar insanlarımıza rağmen bu noktaya gelmedi. Dolayısıyla insanlarımıza rağmen devam edemez. İnsanlar, hep beraber kendimizi değiştireceğiz, hangi işe yaramaz alışkanlıklarımızı getirdiysek, muhafaza ederek bugüne getirdiğimiz davranışlarımızın artık işe yaramadığını tespit ediyorsak, bundan kurtulacağız. Bu muazzam bir şey. İnsan niye yaşar başka? Bunu memleket meselesi olarak da düşünmeye gerek yok. Kendi meselende bu değil midir? Gelişmek değil midir mevzu? Kendine bir şey katmak, pratik hayatta olmayan eşyayı oradan kaldırmıyor muyuz? 
 
Ne söylediğimizin anlaşılması gerekiyor. Peşinen itiraz edilmemesi için, peşinen itirazın eleştirilmesi işe yaramıyor. Peşinen itiraz edilmenin koşullarını kaldırmak gerekiyor.
 
Uymayanın yerine uyan başka bir materyal aramıyor muyuz? Aynısını içinde yaşadığımız sistemde niye yapmayalım! Yapamıyoruz, çünkü etrafını ideolojik aygıtlarla hemen kuşatıyorlar. Seni linç ettiriyorlar, ortaya atıyorlar, ne dediğin duyulmuyor, duyulmasın isteniyor. Zaten dediklerinde haklısın çünkü. Bunu anlatmamız gerekiyor insanlara. O gürültüyü sakinleştirmemiz gerekiyor. Ne söylediğimizin anlaşılması gerekiyor. Peşinen itiraz edilmemesi için, peşinen itirazın eleştirilmesi işe yaramıyor. Peşinen itiraz edilmenin koşullarını kaldırmak gerekiyor. Neden öyle bir ortam varsa, o ortamı düzenleyip konuşulacak alanı, konuşulacak kimliğe getirmemiz gerekiyor kendimizi. O zaman söylediklerimizin arkasında durduğumuz, bunun sağlamalarını yaptığımıza inandığımız için herhangi bir sessizlikte, herhangi bir müzakere ortamında, herhangi bir diyalogda ikna edemeyeceğimiz bir durum olamaz. 
 
Çünkü söylediğimiz şey, arkadaş sen şu mahallede yaşadığın sorunu bundan sorumlu olan insana çok kısa sürede iletebilme özgürlüğünü istemez misin? Sonra da bunu ne oldu, sen bu mahalle idare komisyonundasın, sana geçen gün bu apartmanda bir dilekçe verdik, ne oldu bu iş. Seneye oy istemeye geleceksin bu siteye, görüşürüz o zaman demek istemez misin? Bunu anlatırız. Bunda istenmeyecek bir şey yok. Bunu her insan ister, demek ki anlatamadık. Anlatacağız, bundan vazgeçmek yok, haklıyız. İnsana dair bir şey bu. 
 
Hedefiniz büyük, 100 vekil dediniz. Doğup büyüdüğünüz İstanbul için hedefiniz nedir? 
 
Aday olmasaydım da yine bir HDP, Yeşil Sol Parti seçmeni olsaydım, bir tahminde bulunurdum. Tabi ki partimin çok vekil çıkarması, zaten bu konuştuğumuz meselelerin daha güçlü seslendirilmesi ve arkasında sağlam durulmasını sağlayacaktır. O yüzden çok önemli. Ama yol mühim. Bu seçim döneminde neyi ne kadar anlatabildiğimiz mühim. Bu yüzden benim için o bir sonraki aşama. Kaç vekil çıkardık, nasıl ilerleyebiliriz, etkinliğimiz ne durumda. Bu benim için sonraki aşama, şuan tek konsantrasyonum bu haklı meramımızı nasıl geçirebiliriz insanlara. 
 
MA / Özgür Paksoy
 

Diğer başlıklar

19:32 CENTCOM: DAİŞ’in Suriye ve Irak’ta saldırıları arttı
19:25 MLSA’nın 'Gazeteciler için hukuk el kitabı' yayında
18:32 Saldırılar protesto edildi: KDP ihanet içerisinde
18:25 Köpek katliamını öngören tasarı Meclis’te: İnsanlığa ve hukuka sığmaz
17:49 BM önünden seslendiler: CPT Abdullah Öcalan’la ilgili bilgileri derhal sağlasın
17:37 1 Mayıs davası: Adli kontrol hükümleri kaldırıldı
17:17 Türkiye’den BM’ye İmralı yanıtı: Tecrit yok, yasak var!
17:01 Ege'de 3 ayrı yangın
16:59 Gediz Elektrik'e kırmızı boyalı protesto
16:36 Depremzedeler için Meclis'e 'araştırma' önerisi
15:45 AKP'nin kapattığı üretim tesisini DEM Parti açtı
15:34 Botan Vadisi’nde yangın
15:34 Hayvanları 'öldürmeyi' öngören tasarının görüşmeleri gergin başladı
15:25 Kaya’nın cenazesi 6 yıl sonra ailesine verildi
15:16 Öğretmenler 'Eğitim Nöbeti'ni sonlandırdı
14:54 BM, Türkiye’den savunma istedi: İmralı’daki durumun nedeni ne?
14:47 Otizmli çocuğa tecavüz davasında ceza istemi
14:41 İHD 38 yaşında: Mücadele devam edecek | YENİLENDİ
14:25 Ege Üniversitesi'nde yurt ücretlerine zamma tepki
14:06 Sağlıkçıların ‘vergide adalet’ mücadelesi 19’uncu haftasında
13:51 Riha'da şüpheli kadın ölümü
13:44 Sûr’da tarihi PTT binasının ranta açılmasına tepki
13:42 Rüşvetten yargılanan AKP'li Beyoğlu tutuklandı
13:38 İHD’den 6 aylık rapor: 3 bin 895 hak ihlali
13:19 TEV-DEM’den 19 Temmuz açıklaması: Mücadeleyi yükseltelim
12:54 Öğretmenlik Meslek Kanunu görüşmeleri Ekim’e ertelendi: Tasarı geri çekilsin
12:51 Ruhsatsız madende göçük: 1 işçi toprak altında kaldı
11:35 Rüşvetten yargılanan AKP'li Beyoğlu hakkında tutuklama kararı
11:30 DEM Parti'den ağaç kesimine tepki: Bu talanı durdurun
11:08 KNK Eşbaşkanı Hewlêr’de
09:56 Türkiye’nin bombaladığı alanda yangın çıktı
09:54 8 kentteki alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı
09:22 Savcıya göre Fendik'i vuran polis dikkatsiz hareket etmiş!
09:19 Gazeteci Buldan: Saldırılar 3 bölgede yoğunlaştı
09:14 Atölyelerde kadın karakterleri analiz ediyorlar
09:10 Çiftyürek: Kurdistanî partiler saldırılara tutum almalı
09:08 Tutsaklarla görüşen anneler: Mücadelede kararlılar
09:06 40 değirmenden geriye sadece 1'i kaldı
09:03 Prof. Öztürkmen: İklim krizi sürerse su kıtlığı yaşanır
09:00 17 TEMMUZ 2024 GÜNDEMİ
08:55 Meteorolojiden şiddetli yağış uyarısı
08:09 Dîlok'ta Gülistan Doku Turnuvası final maçı oynandı
07:57 14 Temmuz direnişçilerinin fotoğrafı tarihi surlarda
16/07/2024
23:48 Meclis Başkanvekili Karaca rahatsızlandı
23:19 3 işçinin ölümüyle ilgili soruşturmada 1 kişi tutuklandı
22:44 Colemêrg’te ‘iradeye saygı nöbeti’ 12’nci gününde
22:11 Serdeşt’te 1 kolber katledildi
22:07 Federe Kurdistan Bölgesi’ne saldırıların bir aylık bilançosu
21:35 Eğitim Sen, Xelfetî'de çöpleri topladı
21:30 İstanbul’da kayyım nöbeti: Mücadeleyi birleştirmeliyiz
21:20 Meclis kürsüsünde İmralı'yı 'cehennem' olarak tanımladı
20:57 Mêrdîn’de DEDAŞ, jandarmayla köye baskın yaptı
20:48 Oksijen sisteminin bozulduğu hastanede çocuklar mağdur edildi
20:45 Semsûr'un Faxrikan köyünde yangın
20:26 ÖHD’den işkenceci komutan hakkında suç duyurusu
20:20 14 Temmuz direnişi için Surlara pankart
20:10 Besê Hozat: İmralı’da aile ve avukat görüşü pazarlık konusu yapılıyor
20:05 Gençlik örgütlerinden Suruç anmasına çağrı
18:46 Erdoğan enflasyon için yine tarih verdi: Bu kez yıl sonunu gösterdi
18:35 Hezex’te 2 gözaltı
17:44 Gazeteci Topaloğlu Meclis gündeminde: Görme yetisini kaybedebilir
16:33 Curnê Rêş Belediyesi Kürtçe tabelalar astı
15:38 'Öldürme' karşıtı protestoya polis engeli
15:27 Özel muhalifleri meydanlara çağırdı
14:42 Sağlıkçılara dönük silahlı tehdide tepki
14:38 Birçok kentte 'Sefalete teslim olmayacağız' eylemi
14:33 Cemaatteki tecavüz davası yine ertelendi
13:23 BES-AR: Sağlıklı beslenmenin günlük maliyeti 880 lirayı geçti
12:54 En düşük emekli maaşı belli oldu
12:45 Hatimoğulları: AKP darbe mekaniğinin uygulayıcısı oldu
12:44 Hastanedeki sorunu gündemleştiren sağlıkçıya soruşturma
11:59 Bütçe ilk 6 ayda 747 milyar lira açık verdi
11:50 Abdullah Öcalan’ın avukatlarından görüşme başvurusu
11:28 Şirnex kırsalına girişler bir kez daha yasaklandı
11:26 DEM Partili Ayten tahliye edildi
10:26 Çiftçiler Tarım Mitingi’nde taleplerini haykıracak
10:19 Hakkını isteyen Rihalı işçiye işkence
10:14 Tutuklanan Kaya hiçbir zaman zulme boyun eğmedi
09:56 Tutuklu Barık: Ölümle tehdit ediliyorum
09:45 Kadın örgütleri: Saldırılara karşı sokakta birleşme zamanı
09:41 9 yıldır teslim edilmeyen evleri için 2025'i bekleyecekler
09:33 Federe Kurdistan Bölgesi’nde 6 ayda 30 kadın katledildi
09:25 Gözaltı ve ev baskınlarında şiddet arttı
09:19 Tutsağın kaleminden Kelekê'nin 30 yılı
09:14 Licê'de maden için ormanlık alan yok ediliyor
09:13 ÖHD’li Durmaz: Y ve S tipleri kapatılmalı
09:07 Krize karşı 'özgüce' dayalı çalışma kararı
09:06 6 bin yıllık tarih baraj suları altında kalacak
09:01 Gazeteci Altan: Türkiye ilhaka başladı
09:00 16 TEMMUZ 2024 GÜNDEMİ
00:02 İsrail saldırısında Esad’a yakın iş insanı öldü
15/07/2024
23:58 Mereş’te elektrik akımına kapılan Şahin yaşamını yitirdi
23:17 Gever’de gençler 14 Temmuz için alanlara çıktı
22:52 Hatimoğulları’dan 'yangınlara karşı etkin çalışma yürütülsün' çağrısı
21:51 İstanbul’daki nöbet 35’inci gününde: Kayyım defol
20:55 Cûrne Rêş Belediyesinden kadın işçilere ziyaret
20:51 Hayvanlar için çağrı: Nöbetler başlatın
20:13 Oyun oynarken gözaltına alınan çocuklar serbest bırakıldı
19:32 Eşbaşkanlar Zeydan ve Uzunay’dan İmamoğlu’na ziyaret
19:24 Nöbeti 6’ncı grup devraldı: Kayyım talandır
18:57 Hayvanları öldürme yasasına tepki: Aklınızdan bile geçirmeyin!
18:44 Ege'nin 3 bölgesinde orman yangını
18:22 Esad’tan Erdoğan’a yanıt: Suriye'den kuvvetlerini çeksin
17:46 Boşaltılan Meclis kadrosuna AKP ve BBP’lilerin kızları alındı
17:40 İran’da 4 Kürt tutuklandı
17:08 İzmir'de orman yangını: 3 kişi yaşamını yitirdi
17:07 Ethem Barzani için yakalama kararı
17:05 Cizîr'de oyun oynayan 4 çocuk gözaltına alındı
17:03 Hewlêr’de katledilen Bülbün’ün duruşması ertelendi
16:33 IFJ’den gazeteci Mîrza için Türkiye ve Irak’a çağrı
16:27 ‘Savaş politikalarının son bulması için tecridi kaldırın’
15:18 Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı, Talabani ile görüştü
15:02 DEM Parti'den 2 bakanlığa çağrı: İmralı'ya dair açıklama yapın
15:01 DEM Parti 9’uncu Yargı Paketi’ne muhalefet şerhi düştü
14:54 Sultanbeyli’de şüpheli kadın ölümü
14:52 Serinlemek için girdiği ırmakta boğuldu
14:51 Annelerden tutuklanan 9 kişinin serbest bırakılması çağrısı
14:24 Elektrik kaçağı soruşturması: Son işlemi GDZ Elektrik yapmış
14:18 Aracın çarptığı 2 çocuk hayatını kaybetti
14:04 İzmir'de orman yangını
14:03 Irak Komünist Partisi: Saldırılar derhal durmalıdır!
12:47 ‘Irak Türkiye’nin saldırılarını Lahey’e taşıyabilir’
12:15 Açlık sınırı 19 bin, yoksulluk sınırı 65 bin TL'ye yükseldi
12:06 Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Ereci Süleymaniye’de
10:55 Musul’da toplu mezar
10:51 DEM Parti MYK'si toplandı
10:26 Amed'de iş yerlerine saldırı: Devlet yönlendiriyor
10:02 Köy merkezlerine hava saldırısı
09:57 AYM’den cinsel istismar kararı: Yeniden yargılama ve tazminat
09:54 Amêdiyê'de yoğun askeri hareketlilik
09:43 Türkiye'nin Kuzey ve Doğu Suriye'ye saldırıları BM’de tartışılacak
09:27 Xwebûn'dan 'Kim satıyor, kim koruyor?' manşeti
09:26 Su hattı kazısında göçük: 3 işçi öldü
09:23 Seyit Rıza’nın silahşoru
09:13 Şanar Yurdatapan: Aydınlar güçlerini birleştirerek savaşa karşı durmalı
09:11 Federe Kurdistan Bölgesi'nde gazeteciler risk altında
09:09 Kayyımın bariyerleri kuş ölümlerine neden oldu
09:04 Selin vurduğu köyde zarar büyük
09:03 Yeni ayakkabı alamayanlar eskisini tamir ettiriyor
09:01 Gazeteci Seyda: KDP ile çeteler aynı mevzide
09:00 15 TEMMUZ 2024 GÜNDEMİ
08:05 6 kent için sarı kodlu uyarı
07:57 Öğmen’in cenazesi Gever’de defnedildi
00:12 Semsûr'da şüpheli çocuk ölümü
14/07/2024
23:08 Aydın'daki yangın fabrikanın ikinci kısmına sıçradı
22:25 Öğmen'in cenazesi teslim edildi
20:50 Riha'da Gülistan Doku futbol turnuvası başladı
20:02 Gençlik örgütleri ‘adalet zinciri’ oluşturdu: Suruç’un hesabını soracağız
19:45 Eyn Îsa’ya saldırı: Bir yurttaş yaşamını yitirdi
19:07 Yanan tur teknesinde 4 kişi yaralandı