‘Demirci Kawa halkın adaletini temsil eder’

img
ANKARA - Newroz’un kaynağını oluşturan Demirci Kawa’nın baskıcı düzeni değiştirmeye yönelik ortaya çıktığını vurgulayan akademisyen Savaş Dede, “Kawa, toplumsal adaletin bir ihtiyaç olduğu durumlarda halkın adaleti olarak ortaya çıkar” dedi. 
 
Ortadoğu, Mezopotamya, Anadolu, Ön Asya ve Balkan halkları tarafından bin yıllardır 21 Mart’ta kutlanan Newroz, Zerdüşt'ün Kitabı Zendavester'de, Firdevs'in Şehname’sinde, Ömer Hayyam'ın Newroznamesinde ve Şerefxan'ın Şerefnamesi gibi çeşitli yazılı eserlerde değişik şekillerde işlendi, anlatıldı ve günümüze taşındı. Günümüzden bin yıllar öncesine dayanan efsanelerdeki Kawa toplumsal adaletin; Dehak ise ezenin, baskının temsili oldu. 
 
Her halkın farklı anlamlar yüklediği Newroz, İran, Irak Afganistan, Belucistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Kosova, Makedonya, Özbekistan, Suriye, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, Tataristan, Gagavuzya, Yakutistan’da yaşayan halklar tarafından kutlanıyor. 
 
Kürtler için direnişin zafere ulaştığı günü ifade eden Newroz, Kürtlerin Demirci Kawa önderliğinde Asurlu kral Dehak’ın zulmüne karşı çıktığı, isyan ateşini tutuşturduğu, mücadele ettiği gün olarak kutlanıyor. 
 
Newroz’a can veren Demirci Kawa efsanesinin anlamlarını ve etkilerini Munzur Üniversitesi'nden ihraç edilen ve politik mitler alanında çalışmalarını sürdüren Barış Akademisyeni Savaş Dede ile konuştuk. 
 
 Demirci Kawa metaforu farklı halkların mitolojik öykülerinde yer alıyor. Demirci Kawa, halklar için neyi temsil ediyor, öykülerin ortak noktaları neler?
 
 
 Mitlerin halklar için ne anlam ifade ettiğini halkın içinde yaşayarak öğrenebiliriz. Gidip annelere, yaşlılara, bu işin hem özne hem de nesnesi olan insanlara sormak lazım.
 
Demirci Kawa mitinin halklar için ne anlam ifade ettiği, halkların kendi içinde o miti nasıl koruduğuyla biraz da siyasetin müdahale biçimiyle alakalı. O nedenle halklar için ne anlam ifade ettiğini anlamak için halkın içinde olmak gerekiyor. Mesela Rustemê Zal hikayesinin Van bölgesi için ne anlam ifade ettiğini söyleyebilirim. Çocukluğum orada geçti. Fakat yapılan başka derlemelerde Diyarbakır bölgesinde Rustemê Zal hikayelerinin hepsi birbirinden farklı. Aynı yönleri var ama halkın onu koruma biçimleri ayrılıyor. Kawa’nın, Rustem’den farklı olarak daha soyut bir imge olduğunu söyleyebilirim. Siyaset ya da toplum krize girdiği anda halkın kapısını çalar ve orada ne varsa alıp kendi amacı çerçevesinde yönlendirerek o miti politikleştirir. Ama burada da yine diyalektik bir süreç işler. Tamamıyla halktan kopararak o miti araçsallaştıramaz. Halkın etkisi, siyasetin onu yorumlama biçimi üçüncü bir durum olarak ortaya çıkıp devam eder.
 
Kısacası mitlerin halklar için ne anlam ifade ettiğini halkın içinde yaşayarak öğrenebiliriz. Gidip annelere, yaşlılara sormak lazım. Bu işin hem özne hem de nesnesi olan insanlara sormak lazım. Hepimiz Kawa’nın talep ettiği toplumsal yaşam biçiminden zamanla kopuyoruz ama örneğin Barış Anneleri adalet talebini hem etkileyen hem etkilenen olarak taşımaya devam eder. 
 
Newroz’daki imgeler neyi temsil ediyor?
 
Newrozda’ki imgelere iyi bakmak gerekiyor. Ateşin Ortadoğu coğrafyasının kutsal bir imgesi olmasıyla beraber insanın doğayla olan ilişkisi bağlamında da kritik bir önemi var. Demirci Kawa’nın kendisi aslında bir anlamda emeği temsil eder. Dehak’ın sarayını yıkmaya giden Kawa, çoğu hikayede bayrak olarak önlüğünü mızrağının ucuna takar. Buradaki emek faktörünün de göz ardı edilmemesi gerekiyor. Yüz yıllardır emek sömürüsü var, ateşin bu toplum için ifade ettiği anlamalar var. Bunu günümüzle sınırlandırmamak gerekiyor. Newroz, binlerce yıllık bir olgudur. Binlerce yıldır halklar hem doğayla olan bütünlüğü çerçevesinde hem de politik karar alıcılara karşı verdikleri mücadele bağlamında kutluyorlar.
*Demirci Kawa miti halkların yaşadığı hangi zor durumlarda ortaya çıkıyor?
 
 
Kawa, Dehak adında bir canavarda cisimleşmiş haksızlığı, baskı ve zulmü değiştirmek amacıyla devrimci bir ihtiyaca yönelik ortaya çıkar. 
 
Mitler halk hikayesi olarak varlığını sürdürür ve politik alana taşınması genelde bir ihtiyaç sonucu olur. Bir şeyi korumaya ya da değiştirmeye yönelik de ortaya çıkabilir. Dışsal bir baskıya karşı da ortaya çıkabilir. Bizler bin yıldır bu topraklarda özgür yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz ihtiyacından dolayı da ortaya çıkabilir. Şehname ve diğer hikayelerde duyduğumuz Demirci Kawa’nın kendisi aslında bir düzeni değiştirmeye yönelik ortaya çıkar. Kawa, Dehak adında bir canavarda cisimleşmiş haksızlığı, baskı ve zulmü değiştirmek amacıyla devrimci bir ihtiyaca yönelik ortaya çıkar. Temsil ettiği fikir de adalettir. Dolayısıyla Demirci Kawa, toplumsal adaletin bir ihtiyaç olarak ortaya çıktığı durumlarda karşı tepki, halkın adaleti olarak ortaya çıkar.
 
Neden halkın adaleti? 
 
Çünkü Demirci Kawa mitinde de Kawa; adaleti ister, bunu tesis edecek ortamı kurar ve tekrar geri çekilir. Dolayısıyla siyasal alana, iktidara şu mesajı verir; bizim birlikte yaşayabileceğimiz sistem ancak adaletle mümkün olabilir. Yoksa toplumsal adaletin kendisi müdahale eder ve onu alaşağı eder ta ki toplumun üst kurumları halkın iradesine uyana kadar. Bugün Kürt hareketi bağlamında ifade edecek olursak, bir siyasal talepten ziyade toplumsal adalet fikrine duyulan ihtiyaç sonucu ortaya çıktığını söyleyebilirim. 
 
Demirci Kawa mitlerinde gördüğümüz toplumsal adalet neyi kapsıyor?
 
Gerek Demirci Kawa mitinde gerekse bir milyon önceki bir hikayede olsun, insanlık bilincinin oluşmaya başladığı ilk günden bugüne kadar adalet dediğimiz kurum iki yönlü ilerler. Bunun biri hak talebidir. Toplumun herhangi biriminde yapılan haksızlığı tazmin etme isteği olarak ortaya çıkar. Her ne kadar hukuku devlet kurumunun bir parçası olarak görsek de bu kendisini bir yokluk üzerinden var etmiyor. Fransız Sosyolog Pierre Bourdieu, “adalet toplumda tezahür eder, fakat devlet buna el koyar” der. Örneğin 8 Mart eylemleri tüm dünyaya yayılan adalet talebidir. Ya da meşru müdafaanın kendisi bir adalet talebidir, ama devlet buna el koyar, örneğin ceza hukuku kapsamında değerlendirir, kavramları da kendi hükmü altına alır ve farklı bir dile tercüme edip kendine has bir teknikle bize farklı bir adalet olarak dayatır. 
 
Adalet neden devletle özdeşleştiriliyor? Demirci Kawa mitinde toplumsal adaletin tesisi mümkün olmuyor mu?
 
Çünkü devlet bunu sistematize edecek güce ve araçlara sahip. Toplumun kendi içinde bir mekanizma oluşursa adalet devletle birlikte anılmayacak. Örneğin ben üniversiteye başladığımda kan davalarını araştırdım. Kan davası saikiyle cinayet işlemek öncesinde hafifletici neden iken, devlet bunun cinayeti teşvik ettiğini belirtip kan davası saikiyle cinayet işlemeyi ağırlaştırıcı sebep yaptı. Fakat kan davaları azalmadı. Benim incelediğim bir davada neredeyse 10’u aşkın kişi fiilen ya da hukuken yaşamdan alıkonuldu. Fakat tam tersi olabilir. Rojava’da da bu tarz bir sistem yerleştiriliyor; toplumsal uzlaşmayla bir tek kişinin burnu kanamadan üstesinden gelinebiliyor. Çünkü öldürmenin kendisi çok istisnai bir durumdur ve bu istisnaya karşı toplumsal mekanizmalar devreye girdiği, toplum kendi hukukunu inşa ettiği anda çözülebiliyor. Yüz yılı aşan kan davalarının çözülebildiği davalarda devlet ailenin yarısını alıkoyuyor, ceza veriyor ve 5 kişi öldü ama ona rağmen kan davasının biteceğine dair kimsenin umudu yok. Dolayısıyla adaletin bu şekilde toplumsal alanda tesis edilmesi, bir ihtiyaç olarak ortaya çıkar. Ama devletin buna el koyacak araçları olduğu için devletle özdeşleştirilir. Kawa siyasal sistemi değil de siyasal sistemin baskı unsuruna dönüşmüş olan versiyonunu yerle bir etmişti. Dolayısıyla kaynağını toplumsal adalet talebinden alan bir düzen de neden mümkün olmasın. 
 
 Demirci Kawa ve Newroz’un özellikle ulus devlet olgusu karşısında nasıl bir anlamı var?
 
Kaç bin yıllık insanlık tarihinden bahsediyoruz. Bir toplum nasıl tek tipleştirilir, yönetilir, ötekiler nasıl dışlanır üzerine kurulan en iyi yöntem ulus devlettir. Ulus devlet modernizmle birlikte insanlık tarihindeki en ağır soykırımlara, katliamlara, acılara yol açtı. Bu anlamda soykırım kelimesinin ulus devletle birlikte ortaya çıkması da aslında tesadüf değildir. Bana göre, bizim coğrafyamızdaki ulus devletleşme sürecinde en çok zarar görenler Kürtlerdi. Bugün hala Cizre’de, Roboski’de, Sur’da olanları da kısmi bir soykırım olarak düşünürsek, 150-200 yıla yayılan bir soykırımdan bahsediyoruz. Ulus-devlet, homojen bir kimlik fikri üzerine ortaya çıkar, fakat hiçbir zaman bunu tam olarak gerçekleştiremez. Bugün Türkiye dediğimiz sınırlar içinde, tüm soykırımlara rağmen yüzlerce etnik aidiyetten bahsedebiliyoruz. Bu baskının kendisi toplumsal tepkiye yol açıyor. Türk-ulus devleti bağlamında ilk ortaya çıkışı da belki Şeyh Said ayaklanmasıdır. Bu da bir adalet talebidir. Sonrasında Ağrı ayaklanmasıyla devam eder, oradan Dersim’e sıçrar ve günümüze kadar gelir. Bu adalet talebini dile getirme biçimi Kawa’nın adalet talebiyle de çok paralel bir durumdur. Kawa, baskıcı sistemi yıkar ve adaleti tesis etmesi için yönetimi tekrar Feridun’a bırakır.  
 
Demirci Kawa mitolojik bir unsur olsa da tarihin her döneminde egemene karşı bir başkaldırı özü taşıdığını görüyoruz. Bu hakikati siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
 
 Ben mitleri halkın kendi felsefesi olarak görüyorum. Toplum, kendi hayatını değerlendirirken neye ihtiyacı olup olmadığını taahhüt eder ve bunu bir imge üzerinden kurar.
 
Mitlerin kendisi sıradan değildir. Mitleri mit yapan yaşanılan ilişki bakımından toplumsal bir gerçekliğe dayanıyor olmasıdır. Mitleri yaşanır kılan da toplumun gerçekliğidir. Ben mitleri halkın kendi felsefesi olarak görüyorum. Toplum, kendi hayatını değerlendirirken neye ihtiyacı olup olmadığını taahhüt eder ve bunu bir imge üzerinden kurar. Mitler bu tarz bir gerçekliktir. Toplum belli bir özlemi ihtiyaç olarak fark ettiği anda daha önce yaşanmış, değiştirilmiş ya da yaşanmamış ama uydurulmuş mit gerçekliğine döner ve yeniden yeniden yorumlanır. Kawa mitine baktığımızda, Kürt coğrafyasının bir bölümüne baktığımızda, Kürt hareketinde geleneksel olan kahramanımız Rustem’dir. Örneğin Cigerxwin eserlerinde sürekli Rustem’e vurgu yapar. Ama zamanla Kürtlerin kendi siyasal taahhütlerinin değişmesiyle birlikte Kawa daha fazla dile getiriliyor. 1900’lerde Kawa miti 31 Ağustos’taki Ulusal Kurtuluş Bayramı ile özdeşleştirilir. Bugün 21 Mart’a yaklaşırken Kawa’yı 21 Mart’ta Newroz ateşini yakan önder olarak görüyoruz. Fakat 1900’lerde Kawa ve Newroz, ayrı olgular, hikayeler olarak karşımıza çıkar. Toplum bugün yeniden yeniden tahayyül ederken, bugünkü ihtiyaçları çerçevesinde tekrar ele alıyor. Mitler tarihsel bir olgudur, tarihsel ihtiyacın değişmesi sonucu olarak ortaya çıkmış bir olgu olarak tekrar karşımıza çıkar. 
 
Bugün halklar neye ihtiyaç duyuyor, Demirci Kawa mitinden gelen direniş geleneği bu yıl halkların hangi talepleriyle Newroz alanında olacak?
 
Bugünkü Newroz’u üçüncü dünya savaşı ve pandemiden ayrı düşünemeyiz. Pandemi, bize gerçekliğin toplumsal olarak üretildiğini gösterdi. Günümüz dünyasında siyasal sistemler ne kadar güçlü olursa olsun toplumsal ihtiyaçlar bağlamında kendisini yeniden şekillendiriyor. Bir halk bayramını da bu şekilde değerlendirmek gerekiyor. Çin’de ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan bir virüsün bu kadar etkili olmasının nedeni toplumsal alanda yarattığı etkidir. Yıllardır Newroz kutlanıyor. Ortaya çıkan talepler var. Örneğin barış sürecindeki Newroz siyasal taleplerin daha fazla önde olduğu yıllardı. Ama barış sürecindeki talepler neyse, önümüzdeki süreçte gerçekliğimizi de o belirleyecek. 
 
Daha önceki yıllarda ortaya çıkan adalet ve Kürt halkının özgürlük talebinin, toplumsal gerçeklik olduğunu ve nihayetinde siyasalın kendisinin de bu gerçekliği artık göz ardı edemez duruma geldiğini görüyoruz. Bu nedenle Newroz’da verilen mesajlar önemli. 
 
Bu gerçeklik karşısında siyasal baskının tamamen kalkacağı zamanlar da gelecek. 
 
MA / Zemo Ağgöz
 

Diğer başlıklar

16:45 HDK: Madımak’la yüzleşin
16:36 Adana'da 37 kişi 6 gündür gözaltında
16:31 Karaköy’de vapur iskeleye çarptı
15:27 ‘Tek başına kalamaz’ raporu olan tutuklu tekli hücrede tutuluyor
15:15 Hasta tutuklu Muhlise Karagüzel’in durumuna dikkat çekildi
14:36 ‘Ağır hasta tutuklu Koyuncu derhal tahliye edilsin’
14:26 Ortadoğu ve Kuzey Afrikalı kadınlar HDP ve TJA’lılarla bir araya geldi
14:07 Emekçiler geçici 35’inci maddenin kaldırılmasını istedi
13:51 Cumartesi Anneleri: Galatasaray’dan vazgeçmiyoruz
13:35 Meclis tatile girdi
13:34 Kayıp yakınları Vedat Aydın’ı andı
12:57 Mahkeme Kaz Dağı’nda ‘ÇED olumlu’ kararını durdurdu
12:03 DTSO’dan kadın kooperatifi çalıştayı
11:46 Mazıdağı’nda silahlı kavga: 1 ölü, 3 yaralı
11:45 Şenyaşar ailesi: Acının son bulması için adalet gelsin
11:43 Madımak’ta katledilenler anıldı: Sivas’ın ışığı hiç sönmeyecek
11:11 Munzur Çevre Derneği’nden Arslan: Madenlere izin vermeyeceğiz
11:10 Beyoğlu'nda şüpheli ölüm
11:00 Kayıp yakınları Hüseyin Ertaş'ın faillerini sordu
10:57 Mersin’de kaza: 4 kişi öldü
10:43 Cezaevindeki işkence kamerada: Darp edildi, sürüklendi, su dökülen hücreye çıplak konuldu
10:40 Haliç'te metrobüs alev aldı
10:40 Osmaniye’de mültecilere saldırı: Çok sayıda yaralı var
10:27 Kaçırılan Orhan mezarlıklarda gezdirildi, çıplak fotoğrafları çekildi
10:00 İran'da peş peşe 3 deprem: 3 ölü, 19 yaralı
09:21 Oluç: Kongremiz Newroz'da verilen mesajın devamı olacak
09:08 Kayyım işçileri tehditle sendika değiştirmeye zorluyor
09:06 Mahkeme tecavüz failinin geleceğini düşündü: Cezayı düşürdü
09:04 Şırnak’ta Kemal Kurkut Futbol Turnuvası başlıyor
09:01 02 TEMMUZ 2022 GÜNDEMİ
01/07/2022
23:16 Tutuklulardan ‘Özgürlüğün Sesi’ sergisi
19:40 İzmir’in iki ilçesinde yangın
19:35 ‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğiz’
19:13 Ekonomist Şahinöz: Asgari ücrette yüzde 25’lik zam göstermelik
18:51 Madımak'ta katledilenler için anma
18:46 Kobanê Davası tanığından mahkemeye: Ne anlatmamı istiyorsunuz?
17:38 Asgari ücret 5 bin 500 TL oldu
16:57 Mimarlar Odası: Mardin’de tarihi yapılara izinsiz müdahale ediliyor
16:55 Boşanma duruşması öncesi katledildi
16:39 İzmir’de makilik alanda yangın çıktı
16:36 EGEÇEP: İliç’teki altın madeni kapatılsın
16:32 Stant açmak isterken gözaltına alınan HDP’liler serbest bırakıldı
16:14 Lokumcu davasında kaymakam hakkında suç duyurusu talebi
15:32 Zap'ta bir asker yaşamını yitirdi
15:14 Sağlık emekçileri talepleri için eylemde
14:58 Kayıp korucuların Zap’ta yaşamını yitirdikleri ortaya çıktı
14:52 KESK: TUİK gerçek rakamları açıklasın
14:50 Yine ‘yüksekten düşme’: 1 çocuk öldü 1 çocuk ağır yaralı
14:09 Gazeteci Safiye Alağaş: Gazeteciler toplumun nefes borusu
13:47 Dedeoğulları’na saldırı davası görüldü
13:45 Kobanê Davasında ‘Şikayetçi misin’ sorusuna müştekinin yanıtı: Olayı hatırlamıyorum
13:05 HDP'nin kongresine 100'ü aşkın yabancı delegasyon katılacak
13:03 Metin Lokumcu davası: Uyarı yapıldığını duymadım
12:57 Sayaç taşımaya karşı çıkan 3 kişi gözaltına alındı
12:56 DW’den erişim engeline ilişkin açıklama
12:37 Alıkonulan sinemacı Orhan işkenceye maruz kaldı
12:33 Öcalan’ın aile ve vasisinden görüş başvurusu
12:14 Şenyaşar ailesi: Adalet toplumları var ya da yok eder
11:44 HDP’de kongre için geri sayım başladı: Danışma Kurulu deklare edilecek
11:44 Yemek zamlarını protesto eden öğrenciler yurttan atıldı
10:56 Özer’in ‘cezanın konutta infazı’ için yapılan başvuruya ret
10:53 Pınar Gültekin'in katili cinayeti 'Aktütün baskını'yla savundu
10:47 Demirtaş: En etkili barış kurucu aktör Öcalan'dır
10:06 Bir kadın katledildi, bir kadın ağır yaralandı
09:34 İstanbul Sözleşmesi: Esas mesele eşitlik fikridir
09:27 Operasyona katılan 2 korucu kayıp
09:26 Yeni Yaşam Kadın Eki ‘Mekan ve Kadın’ manşetiyle yayında
09:24 Artvin’de heyelan: 1 ölü, 2 yaralı
09:15 AKP’li belediye, yol ihalesini yüksek teklif veren firmaya verdi
09:14 Madımak Katliamı 29’uncu yılında: Katleden zihniyet iktidarda
09:13 Avukat Akipa: Öcalan’la görüşme sağlansın
09:11 Gençler futbol turnuvasını Kemal Kurkut anısına düzenleyecek
09:10 Gazeteci Eryılmaz: Sansür yasasıyla toplum hedef alınıyor
09:08 Madımak tanığı: O is kokusu silinmiyor
09:07 Herkese açık olan İstanbul Adliyesi tutuklu yakınlarına yasak
09:05 Erdoğan verdiği müjdeyle çiftçi maliyeti kurtaramıyor
09:03 Karadenizliler talan ve sömürüye karşı HDP kongresinde olacak
09:02 HDP bileşenleri: Kongre umutsuzluğa cevap olacak
09:00 Bekir Kaya’nın avukatı: Dosyada somut tek bir delil yok
09:00 01 TEMMUZ 2022 GÜNDEMİ
30/06/2022
23:34 Polisten sokak ortasında işkence
22:56 DW Türkçe ve Amerika'nın Sesi sitelerine Türkiye'den erişim engeli
22:42 Kürt sinemacı Suphi Orhan'dan haber alınamıyor
21:53 Ankara’da selde bir kişi hayatını kaybetti
21:36 Adana ve Mersin’de ekmeğe zam
20:46 CPJ’den gazeteci Gök ile dayanışma mesajı
20:40 Ekoloji örgütleri: İliç Türkiye'nin Çernobilidir
20:07 İsrail Parlamentosu feshedildi
19:27 Teklif edilen asgari ücret açıklandı
18:52 KESK Adana Şubesi: İhraçlar işlerine iade edilsin
18:48 HDP İstanbul İl Kadın Meclisi’nden kongreye çağrı
18:43 TTB, KESK, TMMOB VE DİSK: 6331’i kaldırın!
18:39 İliç'e giden heyet: Mücade edeceğiz
18:06 Alp’in cenazesi İdil’de defnedildi
17:47 Kobanê Davası’nda dinlenen tanıktan soyut ve çelişkili beyanlar
17:09 Gazeteci Gök: Yaptığım işten dolayı başım dik
17:01 Amedspor Beyaz Grup’ta mücadele edecek
17:00 DEDAŞ iki mezranın elektriğini kesti
16:42 Adliye önünde hasta tutuklular için tabutlu eylem
16:34 MAL-ÇEP: İliç’te 20 ton saf siyanür toprak ve suya karıştı