Uca: Şengal'de öz yönetim bazı çevrelerde rahatsızlık yarattı

img

İZMİR – Ege İnsan Hakları Okulu çalıştayında konuşan HDP’li Feleknas Uca, statüsüz bırakılmak istenen Şengal’de öz yönetim deneyiminin birçok çevrede rahatsızlık yarattığını belirtti. 

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Dünyada İnsan Hakları ve Demokrasi İçin Avrupalı Avukatlar Birliği (ELDH), Avrupa Demokrat Avukatlar Birliği (AED) ile İzmir Dayanışma ve Bilimsel Araştırma Derneği tarafından düzenlenen Uluslararası Ege İnsan Hakları Okulu 2022 Sonbahar Çalıştayının 2’nci günü sona erdi.

Çalıştay öğleden sonra “Adalet krizi derinleşirken toplumsal hareketlerin durumu” başlıklı oturumla başladı.

Bu oturumda ilk olarak konuşan Jineoloji Dergisi Yayın Kurulu Üyesi Avukat Ruşen Seydaoğlu, Kürt kadınlarının geleneksel toplumsal cinsiyet rolü ve devletin dayattığı kimliklerden sıyrılarak üçüncü yolu çizdiğini söyledi. Kadınların bu çoklu saldırının içinde bir kimlik oluşturabilmek için farklı deneyimler ortaya koyduğunu kaydeden Seydaoğlu, kadınların evlere hapsedilen ulaşılamayan kadınları örgütlemenin yollarının aradığını ve bunu meclisler haline getirdiğini belirtti. Kürt kadın hareketinin yakaladığı dinamik sayesinde güçlü kadın siyasetçilerin tutuklanmasına rağmen yoluna devam ettiğini vurgulayan Seydaoğlu, “Gücünü hem teoriden hem de eylemden alan kadınlar akıl ve mücadele sistematiğiyle devam etti. Buna karşın yüzlerce kadın kurumu ve milyonlarca kadının örgütlü olduğu kurumlar kayyımlarla kapatılmaya çalışıldı. Devletin saldırısı arttıkça direnişini de arttığı bir durum ortaya çıktı” dedi.

JİNELOJİ

Kadın erkek arasında yaşanan eşitsiz ilişkilerin toplumsal anlaşmayı bozduğuna değinen Seydaoğlu, Kürt kadınlarının hukukun mevcut konumunun bu sorunu çözemediğini dile getirdi. Jinelojinin burada önemli olduğunun altını çizen Seydaoğlu, “Toplumsal sözleşmenin odaklarından birisi nasıl yaşayacağız tartışmalarıydı. Bu çerçevede Kürt kadın hareketi eş yaşamı tartışmaya açtı. Bu bir erkek kadın ya da doğayla kuracağımız ilişkinin genel ilkelere nasıl dönüşeceği ile ilgiliydi. Toplumsal faydayı açığa çıkarabilecek bir hukuk tartışması yaratmayı söylüyoruz. Jineloji toplumsal bir bilimsellik toplumu dönüştürecek bir bilim kaygısı. Jineloji kendisini demokratik modernitenin bilim ayağı olarak ifade ediyor. Kürt kadınlarını hareketi gibi bir yanılgı yaratsa da ulus ötesi biçimde ağlarını ören kadınların demokratik konfederalizmi ile aşılacağını söyleyen bir tartışmayı davam ettiriyoruz. Mevcut sistem kendisini yok ediyor. Bizim buradan yeni bir hukuk tariflememiz gerekiyor” diye konuştu.

EMEK REJİMİ

Daha sonra konuşan Gazeteci Bahadır Özgür de özne değil de failden yola çıkıldığında Türkiye’deki bütün meselelerin ekolojiye geldiğini vurguladı. Ekolojik yıkımla toplumsal katmanların dağılmasının eş zamanlı olarak geçtiğini belirten Özgür, “Hak siyasetinin yaşadığı krizin altında yatan ilişkiler buradan şekilleniyor. Hak siyaseti anlamında yeni olanaklar sunuyor. Yeni bir emek rejimi kurulmak istenen düzende bunun yolu ‘artık nüfus’ yaratmaktan geçer. Nüfusun doğal artışının yanında yeni bir emek ordusu yaratma ihtiyacı var. Bu AKP’nin becerdiği bir şey. Emek rejimi kurulurken bütün toplumsal katmanlar alt üst olmuş. Bugün Türkiye tamda bunu yaşıyor” dedi.

EKOLOJİ HAREKETİNİN ÖNEMİ

Çevresel yıkımın Türkiye’yi siyasi alt üst oluşa itebileceğini söyleyen Özgür, “Bu süreci çıkmazların yanında olanaklar sunduğunu düşünüyorum. Toplumda geniş bir hayatta kalma sorunu yerleştirilmiş oldu. Geçmişte yan yana gelemeyecek hareketlerin yan yana dizildiğini görüyoruz. Burada ekoloji hareketini önemsiyorum. Ekoloji hakaretinin diğer hak mücadelelerini hareketlendireceğini düşünüyorum. Geriye düşen emek hareketinin bile ekolojik hareketle canlanacağını düşünüyorum. Ekoloji mücadelesinin parçalanmış yapısına ve zayıflına rağmen çok etkili olduğunu düşünüyorum. Çok fazla kesinini hayati sorunlarını kapsayan ve sermayeyi kesen bir mücadele olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

YEŞİL NEOLİBERALİZM

Son olarak konuşan ekolojist yazar Max Ajl ise, “Dünyanın ekolojik kriz içinde olduğu kesin. İnsanlar mevcut üretim biçimiyle, doğanın kendisini yenilemeye yetmeyeceğini biliyor. Bu sadece yoksullar için değil zenginler içinde önemli hale geldi. İklim krizi en acil ele alınması gereken kriz. Çok geniş bir ekolojik yıkım var. Bu mesele sadece iklim meselesi de değil. Var olan iktidar ve gücün de dağıtılmasıyla ilgili bir durum. Şu an da yeni yeşil liberalizm ile karşı karşıyayız. Bunun bir amacı da ekonominin büyümesini sürdürebilmek ve mülkiyetin şu an ki dağılımını korumak. Önümüzdeki 40 yılın gündemi bu olacak. Buna dair bir direniş geliştirmek gerekiyor” dedi.

Çalıştayın 2’nci günü “Yerel yönetimler ve toplumsal hareketler” başlıklı oturumlarla sona erdi.

EZİDİ KATLİAMI

Burada ilk olarak konuşan Halkların Demokratik Partisi Milletvekili Feleknas Uca, Şengal deneyimi üzerinden yerel yönetim deneyimlerini anlattı. Şengal’deki öz yönetimin bölgede verilen kadın mücadelesi ve IŞİD katliamından bağımsız konuşulamayacağını söyleyen Uca, 2013 yılında Şengal’de gerçekleşen Ezidi katliamından bahsetti. Uca, “Bu katliam gerçekleştiği sırada KDP’li peşmergeler Şengal’den çekildi. Öncesinde sizi koruyacağız demişlerdi. DAİŞ geldiğinde ilk onlar kaçtı. Ezdiler yalnız bırakıldı. 12 özgürlük hareketi savaşçısı oraya yöneldi. 3’ü KDP tarafından yakalandı. Sadece 9 kişi mücadele edip insani koridorun açılmasını sağladı. Susuz ve yemeksizlikten onlarca insan hayatını kaybetti. 21’inci yüzyılda yaşanan en büyük trajedi Ezidi kadınlarının yaşadığı trajediydi. Dünyanın hiçbir yerinde kadınlar pazarlarda köle olarak satılmadı. Musul’da Ezidi kadınların ellerine zincir vurup çarşaf giydirdiler. IŞİD elinden kurtulan kadınlarla konuştuğumuzda bir defa değil günde defalarca kez satıldıklarını söylediler” dedi.

ŞENGAL’DE ÖZ YÖNETİM

“Bu katliamın sebeplerinden birisi de Şengal’in örgütsüz olmasıydı” diyen Uca, devamında şunları söyledi: “Şengal’de Ezidilerin öz yönetimleri olsaydı bu katliam olmayacaktı. Ama katliamdan sonra bölgede öz yönetimler oluşmaya başladı. Öz yönetimle birlikte kadın ve gençlik meclisleri oluşturuldu. Kültür ve basın çalışmaları yapıldı. Bu Şengal’de yeni bir yaşama sebep oldu. 70 yaşındaki anneler dahil mevzilerde Şengal’i savunmaya başladılar. IŞİD elinden kurtulan kadınlar Şengal savunmasına katıldı. Bu öz yönetimle birlikte yeni bir yaşam oluştuğu için Irak bölgesindeki en sakin bölge Şengal oldu. Ama Türkiye devleti kaç defa Şengal’e saldırdı. Hastaneler, sivil halk bombalandı. Ezidi toplumu için önder olanlar hedef olarak görüldüler. Şengal’deki öz yönetim birçok çevre tarafından tehlike olarak görülüyor. İradesiz ve köle bir toplum istiyorlar.”

ŞENGAL’DE DEĞİŞİM

Şengal üzerinde statüsüzlüğün devam etmesinin istendiğini vurgulayan Uca, “Şengal’in kendisini örgütlemesi için daha da güçlenmesi lazım. Onun için bu konu çok önemli. Soykırım öncesi ve sonrasında önemli bir değişim var. Ama bu iradeye tahammülleri yok. 9 Ekim’de Irak ve Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi arasında yapılan anlaşma da Şengal için büyük bir sorundu. Bu anlaşmada bütün güçlerin Şengal’den çıkarılması istendi. Şengal’de doğmuş ve burayı savunmuş insanların buradan çıkmasını istiyorlar. Halkta bunu kabul etmiyor. Keşke Şengal dağının dili olsaydı da soykırımın trajedisini ve verilen direnişi anlatabilseydi” diye konuştu.

BELEDİYELERİN YETKİLERİ TIRPANLANDI

Ardından konuşan akademisyen Zülfiye Yılmaz ise, Türkiye’de yerel özerlik ifadesinin Anayasa’da geçmediğini ifade etti. Belediye ve ile özel idaresi kanunlarında belediyelere mali ve idari özerlik tanımı yapıldığını kaydeden Yılmaz, “Bu tanımlar 2011 yılından itibaren kaldırılmaya başlandı. Bu tarihte kapsamlı bir Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi yerel yönetimlerin yetkilerini sarstı. Belediye kanununda büyükşehirler, ilçe beledileri karşısında güçlendi. 2016’da belediyenin gündelik hayatını etkileyecek düzenlemeler getirildi. Belediyelerde hizmetin aksadığını denetleme yetkisi sulh hakimlerinden alınıp valilere verildi. Bu iç denetim ve mali özerkliği etkileyen bir mesele olarak gündeme geliyor. Böylece belediyeler ve özerklik boğuldu” diye belirtti.

‘YARGIYA TALİMAT’

Belediyelerin güvenlik nedeniyle taşınmazlarının içişleri bakanlığına devredilmesi kararı alındığını dile getiren Yılmaz, aynı zamanda belediyenin bütün gelirlerini yönetme yetkisinin cumhurbaşkanına verildiğini söyledi. Başka bir düzenlemeyle yatırım fonlarından yaralanmanın cumhurbaşkanının takdirine bağlandığını aktaran Yılmaz, “Bu şundan önemli. Yakın zamanda yerel yönetimler için uluslararası bir kredi çıktı. Bu krediden hangi beledilerin yararlanacağı konusunda cumhurbaşkanın karar verecek. Yine belediye başkanı ya da meclis üyesi hakkında soruşturma başlatılma sürecinde savcılık makamı soruşturma açmak istiyorsa büyükşehir için içişleri bakanından ilçeler için kaymakamlıktan izin almak zorunda. İzin verebilmeleri için ön inceleme yapmaları gerekiyor. Bu yargıya talimat niteliğinde bir madde anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. 

Diğer başlıklar

27/11/2022
22:55 Mêrdîn Barosu’ndan Tahir Elçi kararı
21:55 ÖHD: Askeri yöntemler sorunu daha da büyütür
21:19 Şêrawa köyleri bombalandı
20:36 Tahir Elçi ödülünün ilki Jîna Emînî’ye
19:52 Qers'te 3 gözaltı
19:23 ‘Kapitalizmde Kadın Sömürüsü’ çalıştayında göç vurgusu
19:05 Gazeteci Evren: Kadınlar özgürlüğe yakın
18:37 Şirnex’te gözaltına alınanlar serbest
18:22 Taşdöğen: ‘Makul kadına’ karşı mücadele edilmeli
17:59 Amedspor deplasmanda 2 farkla kazandı
17:53 Saldırılarda 3 Suriye askeri yaşamını yitirdi
17:27 Çatışmalarda yakınlarını kaybedenler bir araya geldi
17:17 25 Kasım eylemlerinde İranlı kadınlara selam!
16:46 TMMOB Amed: Gözaltıları serbest bırakın
16:30 Kadınlar erkek-devlet şiddetine karşı yürüdü
16:21 Şahintepe'de 'kentsel dönüşüm' protestosu
15:34 Colemêrg’te 155 yerleşim yerinin yolu kapandı
14:51 Hussein Ronaghi serbest bırakıldı
14:43 Asker kayıpları sonrası Akar sınırda
14:39 QSD'den 26 Kasım bilançosu
14:27 Mêrdîn ve Colemêrg'te çok sayıda gözaltı
14:01 ATO'dan hastane kapatılmasına tepki
13:46 Mersin'de 25 kişi 3 gündür gözaltında
13:45 OBB'nin projeleri Danıştay'dan döndü!
12:50 Şenyaşar ailesi: Ümidimizi yitirmeyeceğiz
12:03 AKP'li belediyenin cenaze aracında uyuşturucu yakalandı
11:50 Minix Havaalanı’na saldırı
11:10 Taksim’de polis bir genci öldürdü
11:06 Polis ayağını kırdı, doktor örtbas etmeye çalıştı
10:47 Düzce’de 4.3 şiddetinde deprem
10:39 ESU: BM, Türkiye saldırılarına karşı harekete geçmeli
10:06 Colemêrg’e 17 asker cenazesi getirildi
09:40 Gözaltına alınanlar: Savaşa karşı durmaya devam edeceğiz
09:38 Êzidîlerin yaşadıklarını dünyaya duyuruyor
09:37 AKP’li geleceğin iki ayrı tablosu!
09:17 Tarihi kilise çöplüğe döndü
09:16 Süryani köyünde ağaç kıyımı sürüyor
09:15 25 Kasım’da özgür ve demokratik yaşam talebi
09:15 Yoleri: Tutukluların yalnızlaştırmasını dayanışmayla kırabiliriz
09:13 Elçi katledileli 7 yıl oldu: Tek bir kişi cezalandırılmadı
09:13 Grip vakaları artınca hastahanelerde yer kalmadı
09:12 Savcı, gençlik kongresine katılmayı suç saydı
09:06 Hasta tutuklu Güler'in 29 yıllık hikayesi
09:00 Mahabad'da halk geri adım atmıyor
09:00 27 KASIM 2022 GÜNDEMİ
07:44 Saldırılar gece boyunca sürdü
26/11/2022
23:59 Mêrdîn'de kaza: 3 ölü, 2 yaralı
23:22 Gençlerden saldırılara karşı yürüyüşlü protesto
22:11 İran ve Rojhilat’ta 18 binden fazla kişi gözaltına alındı
20:27 Üç asker hayatını kaybetti, 3’ü yaralandı
18:55 Emekoloji Meclisi Girişimi: İşçi ve ekoloji kırımının sorumlusu sermaye
18:16 Keskin: Kadınlar biatsız mücadele veriyor
17:59 187 örgütten BM’ye ‘Türkiye’nin saldırılarını durdurun’ çağrısı
17:36 Silopiya’da şüpheli çocuk ölümü
16:50 'Gündoğmuş’un doğasından ellerinizi çekin'
16:50 QSD, 24-25 Kasım bilançosunu açıkladı
15:48 Ebdi: Saldırıya karşı hazırlıklıyız, direniş göstereceğiz
15:41 Yaralı 20 işçiden 2’si yaşamını yitirdi
15:39 DÖM: Rojava Devrimi dünyaya yayıldı
15:24 Kadınlar alanları terk etmiyor: Direniş sürecek
15:16 Kadın hasta tutukluların durumuna dikkat çekildi
15:03 25 Kasım’da gözaltına alınan 2 kadın sınır dışı edilmek isteniyor
14:59 İHD: Hasta tutuklu Eylem Baş serbest bırakılsın
14:54 Şirnex’te 2 gözaltı
14:37 Gözaltında kaybedilen Aydoğan’ın akıbeti soruldu
14:35 İHD kadın tutukluların yaşadığı hak ihlalerine dikkat çekti
14:21 MEBYA-DER ve TUHAY-DER Emine Şenyaşar’ı ziyaret etti
14:06 Fincancı için Amed’de açıklama: Aynı umutla mücadele edeceğiz
14:00 Amed’de trafik kazası: 3’ü ağır 35 yaralı
13:54 Prof. Sassoli: Türkiye uluslararası insancıl hukuku ihlal ediyor
13:51 Sağanak yağmur Şirnex - Cizîr yolunu göle çevirdi
13:51 Doğumda ölen kadının ailesi: İhmal var
13:15 Katledilen kadınlar için fidan dikildi
13:04 Kayıp yakınlarının eylemine polis engeli
12:58 Evin Şahin'in infazı yakıldı: Pişmanlığı kabul etmiyoruz
12:52 Amed’de gözaltı sayısı 40'a yükseldi
12:40 Çatışmada bir asker ve korucu hayatını kaybetti
12:38 Elçi’yi anma etkinlikleri kapsamında satranç turnuvası düzenledi
11:56 'Kapitalizmin savaş ve sömürü politikalarına karşı mücadele ediyoruz'
11:17 Rencüzoğulları: IŞİD Türkiye garantörlüğündeki topraklarda cirit atıyor
10:30 Kurdistan pankartından gözaltında alınanlar emniyette tutuluyor
10:06 Polis, 25 Kasım yürüyüşüne katılan Türker’in ayağını kırdı
09:46 HDP Çukurova İlçe Örgütü’ne taşlı saldırı
09:38 Garibe Gezer'in ablası: İsteyene delil çok, savcının niyeti yok
09:36 Kadınlar: Tecridi kırmak sistemi yıkmaktır
09:28 Özgür Gündem dağıtımcısı Adnan Işık 29 yıl önce katledildi
09:18 İki eli olmayan tutuklunun avukatı: Devlet intikam alıyor
09:15 6 saatlik ömür biçildi, 45 yıl oldu!
09:09 Xoy ve Urmiye: Halk İran rejiminden çok çekti
09:04 ‘Mahkemeler, ekoloji davalarında sermayeden yana tavır alıyor’
09:03 ‘Asimilasyon konser yasaklarıyla sürdürülüyor’
09:01 Sürücü: Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit son bulmalı
09:00 Kriz büyüyor: Sattığımız ürünün yerine yenisini koyamıyoruz
09:00 Bilirkişi polis şiddetini 'bulamadı': Herkes herkese vuruyor
09:00 26 KASIM 2022 GÜNDEMİ
25/11/2022
23:40 Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri tamamlandı
23:37 Operasyonlarda 3 asker hayatını kaybetti, 4’ü yaralı
22:33 Adalet Nöbeti’nde gözaltına alınanlar serbest bırakıldı
22:30 Wan Barosu yasak kararına karşı dava açtı
22:19 Şirnex’te kadın paneli