RIHA - Barış mitingnde konuşan TJA Aktivisti Ayla Akat Ata, “İmralı cezaevinde tecrit olduğunda barış olmaz, demokratik siyaset yürütenler cezaevinde olduğunda barış olmaz" diyerek hep beraber barış için haykıracaklarının mesajını verdi.
Riha Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında miting düzenledi. Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan miting, miting tertip komitesi Eş Sözcüsü Mahmut Binici’nin açılış konuşmasıyla başladı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısına işaret eden Binici, sürecin gerçekten ilerleyebilmesi için devletin adım atması gerektiğini belirtti. Ardından konuşan DEM Parti Riha İl Eşbaşkanı Ayşe Sürücü de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için özgür şartların sağlanması ve adım atılması gerektiğini ifade etti.
DBP Riha İl Eşbaşkanı Mahmut Manas’ın selamlaması ardından KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak söz aldı. Ayfer Koçak, “1 Eylül, halkların ortak yaşamı örmek için bir araya gelmesinin sembolüdür” diyen Ayfer Koçak, “Bugün yine insanlık 3’üncü Dünya Savaşı’nın girdabına itilmeye çalışılıyor. Kürtler 100 yıla aşkın dönemdir bir asimilasyon politikasıyla karşı karşıya” dedi.
Ardından Hozan Serwan sahne aldı. Gençlerin Abdullah Öcalan posteri açtığı miting sık sık “Biji Serok Apo” ve “Jin jiyan azadî” sloganlarıyla yankılandı.
'HEP BERABER BARIŞ İÇİN HAYKIRACAĞIZ'
Devamında konuşan Tevgera Jinên Azad (Özgür Kadın Hareketi-TJA) aktivisti Ayla Akat Ata, "Barış kapısını açana kadar bu sürecin sahibi olacağımızı herkese kanıtlayacağız. Bütün Türkiye’ye hep beraber barış için haykıracağız. Barış nedir en iyi bi biliyoruz. Çünkü yılların savaşının coğrafyası burası. O yüzden dünyanın çatışmaların olduğu diğer coğrafyalar için de bu 1 Eylül yeni bir anlam kazanıyor" dedi. Kadınlar olarak yıllardır mücadeleye öncülük ettiklerine vurgu yapan Ayla Akat Ata şunları kaydetti: “Bugün kadınlar olarak alanlardayız gidebildiğimiz tüm illerde halklarla buluşuyoruz. Bu barış çoklu kimliklerin barışı olacak. Gerçekleşirse tüm dünyaya umut olacak. Kadınlar olarak ‘olmazları’ biliyoruz bugün kadınlarla ‘olurlar’ için bu masaya oturacağız. Empati olmadan barış olmaz. İmralı cezaevinde tecrit olduğunda barış olmaz, demokratik siyaset yürütenler cezaevinde olduğunda barış olmaz. Bunu en iyi bu halk biliyor. Küresel ve bölgesel ölçekte karar vericilere buradan ses veriyoruz; demokratik toplumun inşası ve barış süreci için çağrısını yapıp karşılık bulan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a buradan selam yolluyoruz. Bir el sıkışmadan şunu gördük ‘olmaz’ diye bir şey yok önemli olan zihniyetleri değiştirebilmek. TJA olarak sürecin örgütleyicisi, koruyucusu olacağız. Kadınların Türkiye kadın hareketinin sesi olmaya hazırız. Kadın olmadan eşit özgür bir hukuk yaratılamaz.”
Kobane Davası’nda yargılanan ve tutsak olan siyasetçileri hatırlatan Ayla Akt Ata, “Başta HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş olmak üzere inanıyoruz ki hepsine dönük hukuksuzluk bir an önce sonlanır ve onları aramızda görürüz” dedi.
Ayla Akat Ata son olarak, “Welatê me Kürdistan ê” şarkısını seslendirdi.
ABDULLAH ÖCALAN'IN MESAJI
Ayla Akat Ata'nın konuşmasının ardından Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'dan gelen mesajı okudu.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bir mesaj gönderdi. Abdullah Öcalan’ın İstanbul'da gerçekleştirilen "Barış Mitingi"nde okunan mesajı şöyle:
“Barış ve demokrasi için mücadele edenlere…
Barış ve demokratik çözüm çağrımız, sıradan bir siyasi hamle değil; stratejik bir adım ve tarihsel bir dönüm noktasıdır. Bu çağrıyla birlikte hem Türkiye’de hem de Ortadoğu genelinde, savaşların ve yıkımların yerini barışa dayalı demokratik bir yaşamın alacağı yeni bir dönemin kapıları ardına kadar açılmıştır.
Bu, yalnızca bir temenni değil; güçlü bir imkan ve ciddi pratik adımlarla inşa edilmesi gereken somut bir gerçekliktir. Çünkü gerçek barış, yalnızca silahların susması ya da çatışmaların sona ermesi değildir. Gerçek barış; özgürlüğün, demokrasinin ve toplumsal adaletin yaşamın bütün alanlarında vücut bulmasıyla mümkündür. Bu toplumsal dönüşüm, halklarımız için sadece bir hak değil; aynı zamanda önümüzdeki yeni dönemin temel görevidir.
Halklarımızın mücadelesiyle barış, demokrasi ve özgürlük değerleri mutlaka kökleşecek, toplumsal yaşamda karşılığını bulacaktır. Artık bu ülke, barışı ve demokratik yaşamı hem hakkı hem de görevi olarak görenlerin yurdu olacaktır.
1 Eylül vesilesiyle halklarımızı bu tarihi göreve sahip çıkmaya, barış ve özgürlük yürüyüşünü daha da büyütmeye çağırıyorum.
Herkesin bu dönemin ciddiyetini kavrayarak kendini gözden geçireceğine ve barışın ruhuna uygun hareket edeceğine olan inancımla hepinizi bitmeyen sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Abdullah Öcalan
İmralı Adası.”