Av. Çakmak: Öcalan’a uygulanan tecrit Türkiye’yi 'kaynayan kazana' dönüştürdü

İSTANBUL- Yaşanan tüm krizlerin PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride bağlı olduğunu ve Türkiye'nin "kaynayan kazan"a dönüştüğünü belirten avukat Serhat Çakmak, tecrit bitmeden diğer hususlarda ilerlemenin olmayacağını söyledi. 
 
Uluslararası komployla Türkiye teslim edilen PKK Lideri Abdullah Öcalan, 23 yıldır İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne ağır tecrit koşulları altında tutuluyor. 8 yıl aradan sonra en son 7 Ağustos 2019 tarihinde avukatlarıyla görüşen Öcalan, yeniden tecrit altına alındı. Kardeşi Mehmet Öcalan’la 25 Mart 2021’de gerçekleştirdiği kesintili telefon görüşmesinden sonra Öcalan’dan bir daha haber alınamadı. 
 
Öcalan’ın avukatlığını üstenen Asrın Hukuk Bürosu avukatlarının müvekkilleriyle görüşmek için yaptıkları tüm başvurular sonuçsuz kalıyor. Öcalan’ın aile ve avukat görüş yasağına son zamanlarda ise verilen “disiplin cezası” kararlarıyla engelleniyor. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukat Serhat Çakmak, süreklileşen tecrit halini ajansımıza değerlendirdi. 
KEYFİ ENGELLEME VAR 
 
Hukuki açıdan dayanağı olmayan ve siyasi bir uygulama biçimi olan tecrit Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesiyle kamuoyunu gündemine girdiğini hatırlatan Çakmak, bu durumun politik atmosfere göre değişiklik gösterdiğini ifade etti. Tecridin siyasetteki gidişatla bağlantılı olduğuna dikkati çeken Çakmak, “İktidarlar kafasında tahayyül ettiği şeyleri gerçekleştirme amacıyla paralel olarak adaya ziyaretleri düzenliyor” dedi. Çakmak, “Ceza İnfaz Kanunu’nda ‘ağırlaştırılmış müebbet’ verilen kişinin bile aile ve avukat görüş hakkının engellenmesine dair bir düzenleme yok” diyerek uygulamanın keyfiliğine vurgu yaptı. 
 
‘DİSİPLİN KARARLARI ABSÜRT’
 
Son dönemlerde verilen “disiplin” kararlarına dikkati çeken Çakmak, bu durumu “absürt” olduğunu ve mevzuatta yer almadığını vurguladı. Çakmak, “Meslektaşlarımız gerekli hukuki başvuruları yapıyor. Ancak burada önemli olan husus ise Anayasa Mahkemesi (AYM) ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) başvurulara cevap vermemesidir. 10 yıllı aşkındır yapılan başvurular AİHM’de karar aşamasında olmasına rağmen herhangi bir karar verilmiyor. Bununla AYM ile AİHM’in politik kurumlar olduğu, onların da zaman zaman süreçlere göre hareket ettiklerini, bazı kararları sürece yayarak verdiklerini görüyoruz. Bu da AİHM’in de diğer kurumlar gibi şeffaf olmadığını gösteriyor” diye konuştu.
 
YARGI ‘ARACI’ ROLÜNDE
 
Devletin tecrit konusunda bir programı ve politika içinde hareket ettiğini ifade eden Çakmak, “Bugün Sayın Öcalan’ın Ortadoğu’daki politik konumu ve politik hakimiyetinin ne derecede olduğunu bütün dünya biliyor. Vermek istediği mesajların yansımasını istemiyorlar. Hukuku da buna araç ediliyor. Yargı kolları, devletin çantasında bulunan Sayın Öcalan’a dair programın uygulanmasına aracılık ediyor. Devlet veya hükümetin İmralı’ya dönük bir programı olabilir. Ama bağımsız ve tarafsızım diyen mahkemelerin aracılık etmemesi gerekirdi. Hükümetin yaptığını hukuk da sessiz ya da aracı olarak tasdik etti. İlerde telafisi imkansız olabilecek sonuçlar da doğurdu” diye belirtti.
 
İŞKENCEYE DÖNÜŞTÜ
 
Çakmak, Öcalan’ın temel haklarından mahrum bırakılmasının eziyet ve işkenceye dönüştüğünü hatırlatarak “Bu disiplin cezalarına ilişkin avukatlara bilgi de verilmiyor. Bunların tamamı ceza infaz yasası ile uyumlu olmayan, defacto olarak tanımlayabileceğimiz durumlar” dedi. 
 
TECRİDİN DIŞARIDAKİ İZLERİ 
 
Öcalan’a uygulanan tahayyülü zor tecridin zamanla tüm ülkeye uygulanacağına dair uyarılar yaptıklarını anımsatan Çakmak, “Bu bir devlet politikası haline geldi. Dışarının içerileştiği bir süreci yaşıyoruz. Artık mahkemelerde de değil, hayatımızın tüm alanlarında tecridin izleriyle karşı karşıya kalabiliyoruz. Örneğin darbe girişiminden sonra avukatların müvekkillerle cezaevinde görüşmeleri kısıtlandı. Belirli günlere ve saatlere indirildi. Normal şartlarda istediğim saatlerde müvekkillerimi görme hakkına sahip iken istediğim saate göremedim” ifadelerinde bulundu. 
 
‘HERKES UYGULAMANIN MUHATABI OLUR’ 
 
Çakmak, değerlendirmelerine şöyle devam etti: “Sayın Öcalan’ın hakları kısıtlanıyor buna hiç kimsenin sessiz kalmaması gerekir. Buna hukukçular sessiz kalmamalı. Yargıçların kararlarıyla buna destek vermemeleri, bunu engellemeleri belirtmememize rağmen sonuç aynı. Örneğin ‘FETÖ’ yargılamalarında yer alanlar ‘Ya size neler yapılıyormuş. Biz bunları yeni yeni anlıyoruz’ demeye başladılar. Ya da kendi pratikleriyle karşılaştıklarında demeye başladılar. Eğer bir yasa, anayasa veya temel hak ve özgürlüklere uygun değilse her an bu yasa ya da bu fiili uygulamanın muhatabı olabilirsiniz.”
 
‘KARŞI OLACAĞIZ’
 
Muhalif kesimlerin, insan hakları konusunda çalışma yapan hukukçu ve aktivistlerin tecride karşı olduğunu sözlerine ekleyen Çakmak, şöyle devam etti: “Kamuda yer alan alt ve üst kademelerdeki herkes de buna karşı olması lazım. Bu ülke cumhuriyet tarihiden bu yana hep aynı uygulamalarla devam ediyor. Ama yeri geldiğinde bu uygulamaların muhatabı da olabiliyorlar. Bundan zarar da görebiliyorlar. Devletin resmi ideolojisine uygun şekilde hukuki araçlarla uygulamalarını sürdürüyorlar. 20 yıl önce biz Kemalizm rejiminden uygulamalarından devlet güvenlik mahkemelerinden bahsediyorduk. Bugün isimleri değişmiş olabilir ama uygulamalar aynı. Bu uygulamaların sahipleri kim olursa olsun bizim için bir önemi yok. Karşı olacağız. Bizim için temel olan olgu insan haklarına, hukuka ve uluslararası sözleşmelere bağlı olan yargısal mekanizmalar. Buna saygı gösteren ve baskı altına almayan siyasal iktidarların olması gerekiyor.” 
 
AİHM KARARI UYGULANMIYOR
 
Tecridin son bulması için birçok sivil toplum örgütü ile birlikte Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne başvuruda bulunduklarını hatırlatan Çakmak, şunları söyledi: “AİHM’in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının insani olmadığını kişinin illaki ilerde bir gün özgürlüğüne kavuşması gerektiğine yönelik kanuni düzenlenme olması gerektiğine dair kararı var. Bu karar hala uygulanmadı Türkiye’de. Bu karar Sayın Öcalan nedeniyle uygulanmıyor. Sayın Abdullah Öcalan olmasaydı, bugün bu karar kesinlikle uygulanırdı. Ve mevzuatta değişiklik yapılarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının da belli bir süresi olduğu kanuni düzenleme altına alınırdı. Ama sırf Öcalan şu anda infazını gerçekleştirdiği için ona dair bir düzenleme yapmaktan çekiniyor. En son yapılan 9’a 2 başvurusu ile birlikte Bakanlar Komitesi, bunu gündemine aldı ve Türkiye’ye sordu, ‘Bu konuda ne yaptın?’ diye. Daha sonraki süreçlerde tekrardan Türkiye’ye yasal değişikliğini yaptın mı yapmadın mı diye soracak.”  
 
‘HER ŞEYİ YAPACAĞIZ’
 
AİHM’in de kararını sürece yayıp, politik saiklerle hareket ettiği için bir girişimde bulunmadığın ifade eden Çakmak, şöyle dedi: “Biz bu kararın ilerde Bakanlar Komitesi’nin tekrardan gündeminden düşürülebileceği ihtimalinin olabileceğini görüyoruz. Ama şu anda en etkili hukuki yol bu. Çünkü AİHM’in bir kararı var. Bu kararın uygulanması gerekiyor. Uygulanması açısından Türkiye’de yasal mevzuat değişikliklerinin olması gerekiyor. Bu mekanizmayı uygulamak için her şeyi yapacağız.”
 
‘ÖZGÜR KALABİLİR’
 
AİHM kararını uygulaması durumunda Öcalan’ın hukuken özgür kalma durumunda olduğuna dikkati çeken Çakmak, şunları dile getirdi: “Kararların uygulanmaması durumunda Konsey’den atılması bile gündeme gelebilir. Zaten Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın durumunda böyle bir sürece doğru gidiliyor. Daha önce Azerbaycan’a aynı tarzda bir uygulama uygulandı. Azerbaycan geri adım atmak zorunda kaldı. Aynı sürece Türkiye’de çok yakın. Ki en son uygulamak zorunda kalacak. Globalleşen bir dünyada dijitalleşen bir dünyada kimsenin bu riski göze alabileceğini politik açıdan çok da mümkün görmüyorum. Ama zamansal açıdan ne kadar uzar bu süreç bunu kestirebilmek çok zor.” 
 
ÖCALAN’LA GELEN BAHAR 
 
Öcalan’a uygulanan tecridin kısmı olarak kaldırılması ile Türkiye’de birçok şeyin değişmeye başlayacağını 2013- 2015 barış görüşmelerini örnek gösteren Çakmak, “2013 -2015 yılları arasında bu ülke yüz yıllık tarihinde bahar mevsimini yaşadı. Toplumun her alanında insanların bir araya gelip, tabu olarak gördüğü sorunu açık bir şekilde konuşabildi. Demokratik özerklikten, otonomiden, Kürtlerin siyasal hakların verilmesinden, anadilde eğitimden tutun da uluslararası anlamda ülkenin bir cazibe merkezi haline gelmesine kadar tutun da tüm alanlarda nasıl bir baharı yaşadığımızı herkes gördü. Bunların tamamı Öcalan’la yapılan görüşmeler esnasında oldu. 
 
ÖCALAN’SIZ TÜRKİYE’NİN HALİ
 
Öcalan’ın Türkiye toplumuna, Ortadoğu’ya ya da dünya toplumu içindeki konumunun, politik gücünün ne derecede olduğu, fikirlerinin uygulanmaya çalışıldığında ne kadar topluma katkı  sağaldığını görebildik. Ama kendisiyle görüşmeyip farklı yapılarla hareket edilmeye başlandığında bu ülkede ekonominin de çok iyi gitmediğini gördük. Ekonomi iyi değil, hukuk iyi değil, toplum mutsuz, aydınlar ülkeyi terk ediyor, yeni nesil gençlerin büyük bir kısmının tek amacı belli bir yaşa geldikten sonra bu ülkeyi terk etmek. Şimdi bunu görebilen makul siyasetçinin, bireyin yapması gereken tek şey İmralı ile tekrar görüşüp süreci başlatıp ülkenin tekrar iyi pozisyona gelmesini sağlamak iken maalesef bu yapılmıyor. Bunu istemeyenlerin aslında ülkenin bekasını istemediğini, ülkenin ilerde politik, ekonomik ve hukuk anlamda dünya standartlarına ulaşmasını istemeyen ve sürekli 3’üncü dünya ülkesi komunda kalmasını isteyen güçler olduğunu görebiliyoruz.”
 
ANA DAMARI KOPUK
 
Tecridin demokratikleşmenin önünde en büyük engel olduğunu ve toplumsal kaosun daha fazla derinleştiğini de sözlerine ekleyen Çakmak, değerlendirmelerini şöyle tamamladı: “İçerde kaynayan kazanı görmeyip 30 yıl öncesinden kalma yöntemleri daha da geliştirip toplumsal baskı aracı haline getirmeye devam edilirse ülkenin ilerlemesinin imkanı bulunmamaktadır. O yüzden tecrit kaldırılmadan bu ülkede demokratikleşme de olmaz ekonomik anlamda düzelmede olmaz. Toplum refah düzeyi de gelişmez. Tüm bu hususlar birbirine zincir halkası gibi bağlanmış. Bu halkının ana damarı kopuk olduğu sürece diğer hususlarda da ilerleme kaydedilmeyeceğini belirtebiliriz.” 
 
MA / Mehmet Aslan
 

Diğer başlıklar

04/07/2022
22:22 İsveç ve Finlandiya, NATO'da üyelik müzakerelerine katıldı
22:11 Cizre’de gözaltına alınan 15 kişi serbest bırakıldı
21:16 Yeniden Refah Partisi’nin hedef göstermesine karşı dayanışma çağrısı
20:34 SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey tutuklandı
20:16 Gençlik örgütleri: Barınma haktır, satılık değildir
20:00 Batman'da HDP'li 2 genç gözaltına alındı
19:38 Kobanê Davası: Gizli tanıkların kayıtları boş salonda dinlendi
19:03 Emekliler TÜİK'i protesto etti
18:40 Tarım işçilerini taşıyan minibüste kaza: 4’ü ağır, 27 yaralı
18:26 Mültecileri taşıyan araç durduktan sonra da taranmış!
18:02 Cizre’de yaşanan DEDAŞ gerginliği Meclise taşındı
17:59 Gizli tanıklara dair talepler reddedildi, siyasetçiler duruşmayı terk etti
17:08 AİHM: Kavala davası 11 Temmuz’da açık görülecek
16:45 Şerzan Kurt Öykü Yarışması’na başvurular başladı
16:35 Suya düşen sağlıkçı 24 gündür bulunamadı
16:32 Ma Music konserleri ertelendi
16:18 Akdeniz Belediyesi’nin ‘kayyım kardeşliği’ teklifine ikinci ret
16:07 Oluç: HDP kongrede iktidara ve muhalefete mesaj verdi
15:37 Boğaziçi Özel Kalem Müdürü: Kapıları personel kapattı
15:31 Jandarma müdahalesine tepki: Yolu trafiğe kapattılar
15:23 Kobanê Davası: Gizli tanık hafta sonu dinlendi
14:55 JİTEM Davası: Savcı sanıkların avukatlığını yaptı
14:45 Resmi yalanlar!
14:41 Diyarbakır’da 35 dönümlük buğday kül oldu
14:25 Cumartesi Anneleri: JİTEM davası kararını tanımıyoruz
13:30 Maden ocağında 1 işçi yaşamını yitirdi
13:22 Buldan ve Sancar: Dünden daha güçlüyüz, yarın daha da güçlü olacağız
13:10 Tutuklulara ayakta sayım dayatılıyor
12:39 Piya ve Ari yapım şirketleri 27 gündür polis ablukasında
12:26 DEDAŞ talep etti köye TOMA’lar sevk edildi: 5 yaralı 6 gözaltı
12:06 Adalet Nöbeti sürüyor: Sarayın kapısında 483 gün!
11:51 HDP’li gençler: Partimizi kapattırmayacağız
11:40 Dargeçit JİTEM Davası’nda sanıklar beraat ettirildi
11:39 Gazeteci Demirhan’a beraat
11:33 TÜİK ile ENAG enflasyonu arasında 100 puan fark var
11:30 DİSK TÜİK önünde: Milleti açlığa sürüklüyorsunuz
11:19 HDP kongresine katılan Avrupalılar: Öcalan’sız barış olmaz
10:55 Cizre’de jandarma köylülere saldırdı: Yaralılar var
10:14 DFG: 35 gazeteci gözaltına alındı 16'sı tutuklandı
10:03 Anadolu-Der Başkanı Pekyen öldürüldü
10:00 Yargıtay da 'Haksız tahrik' indirimini uygun buldu!
09:36 Urfa'da HDP yöneticisi gözaltına alındı
09:07 Besta çoraklaştırılıyor: 14 bölgede ağaç kıyımı başlatıldı
09:04 Tutuklanmasına gerekçe yapılan mesleğiyle cezaevinde tanıştı
09:03 Diyarbakırlılardan asgari ücret tepkisi: Kaşıkla verip kepçeyle geri alıyorlar
09:01 Terolar'da mahalleli tedirgin, mülteciler mağdur
09:00 30 yıllık tutuklunun tahliyesi 'iyi halli olmamaktan' ertelendi
09:00 04 TEMMUZ 2022 GÜNDEMİ
07:41 Van Valiliği: Seken kurşunlardan bir göçmen hayatını kaybetmiş!
03/07/2022
23:27 Bagok’ta askeri hareketlilik
21:12 Van'da mülteci minibüsü tarandı: 1 çocuk öldü, 13 yaralı
20:58 HDP kongresinin mesajları
20:26 İstanbul’da ormanlık alanlara girişler yasaklandı
20:15 Zarok MA'nın kuruluş yıldönümünde konser
17:47 Kitlesel ve coşkulu geçen HDP kongresine soruşturma
17:04 Buldan ve Sancar yeniden seçildi
16:58 33 siyasi parti ve güçten saldırılara karşı BM’ye mektup
16:22 Şengül Kaya’yı katleden fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet istemi
15:47 37 kişinin gözaltı süresi 4 gün daha uzatıldı
14:38 HDP’nin PM listesi belirlendi
14:28 Ekinci: Ülkeyi çıkmazdan çıkaracak tek yol HDP
14:24 Fotoğraflarla HDP kongresi
14:19 Kongre salon dışına taştı: Kürtler yok diyenler gelip görsünler
14:06 Tutuklu gazeteci Oruç: Kürt gazeteciler üzerinden batıya mesaj veriliyor
14:04 Bitlis kırsalında askeri operasyon başlatıldı
13:49 HDP’nin yeni dönem Danışma Kurulu
13:39 Avrupa’dan Federe Kürdistan’a kongre mesajları: HDP’nin yanındayız
12:58 Öztürk’ten muhalefete: Yüzyıllık zihniyette ısrar ederseler sonları Erdoğan gibi olur
12:31 Leyla Güven: Faşist rejimden hesap sormanın zamanı geldi
12:31 Tutuklu kadınlardan HDP kongresine: Sesiniz özgürlük çığlığı gibi yankılanacak
12:28 Demirtaş ve Mızraklı: Bu mücadeleyi zaferle taçlandıracağız
12:16 HDP kongresi: Öcalan’sız çözüm olmaz
11:59 Avrupa’dan HDP kongresine katılanlar: Kürt halkının ruhunu gördük
11:58 Şenyaşar ailesinin adalet mücadelesi HDP kongresinde
11:52 Sancar çözüm yollarını gösterdi: İmralı üzerinden oyun oynamayın
11:51 Buldan: Çözüm biziz, iktidarı göndereceğiz
10:52 HDP kongresi on binlerin katılımıyla başladı: Çözüm Biz’de
10:23 AKP’deki ‘revize’nin arka planı: Rüşvet
09:30 Gazeteci Ömer Çelik’in mektubu ‘sakıncalı’ bulundu
09:13 Sokak müzisyenleri izin belgelerini yaktı
09:12 Kayyım su sorununu çözmüyor
09:11 Kahta’da 11 günde 9 kişi intihara sürüklendi!
09:10 Dargeçit JİTEM Davası: Cesaretli yargıç tutumuna ihtiyaç var
09:09 Adalet Nöbeti 230'uncu gününde: Siyasi partiler sözünü tutmadı
09:03 7 parti ve örgüt ‘İlkeler Manzumesi’ yayınlayacak
09:01 03 TEMMUZ 2022 GÜNDEMİ
08:56 On binler HDP kongresi için Ankara’da
07:44 Hakkari'de bir asker yaşamını yitirdi
02/07/2022
22:07 Sîrê’de Türkiye'ye ait üs bombalandı
21:08 HDP 5’inci Olağan Büyük Kongresi’ne hazır
20:22 Cumartesi Annesi Demir yaşamını yitirdi
18:27 Madımak’ta katledilenler birçok kentte anıldı
17:14 Kaçırılan Suphi Orhan: Kimsenin can güvenliği yok
16:45 HDK: Madımak’la yüzleşin
16:36 Adana'da 37 kişi 6 gündür gözaltında
16:31 Karaköy’de vapur iskeleye çarptı
15:27 ‘Tek başına kalamaz’ raporu olan tutuklu tekli hücrede tutuluyor
15:15 Hasta tutuklu Muhlise Karagüzel’in durumuna dikkat çekildi
14:36 ‘Ağır hasta tutuklu Koyuncu derhal tahliye edilsin’
14:26 Ortadoğu ve Kuzey Afrikalı kadınlar HDP ve TJA’lılarla bir araya geldi